Ana içeriğe geç
Sözlük

tropik ile cümle

tropik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Orijinleri Tropiklerdir.Ne ovat siis autotrofeja.
Atlantik kasırga mevsimi Atlas Okyanusu'nda kasırga ve tropikal fırtınaların oluştuğu döneme verilen addır.Atlantin hurrikaanikauden aikana muodostui 11 trooppista myrskyä.
Yeni Dünya'da tropikal bölgede yaşar.Tribus kasvaa Uuden maailman tropiikissa.
En çok çeşitlilik tropiklerdedir.Kärsäkkäitä esiintyy eniten tropiikissa.
Tropikal bölgelerde çok rastlanır.Erityisen paljon niitä esiintyy trooppisilla alueilla.
İhmal edilmiş tropikal hastalıklardan biridir.Είναι μία από τις παραμελημένες τροπικές ασθένειες.
Ekvator Frengisi, 2012 yılı itibarıyla, en az 14 tropik ülke de yaygındır.Από το 2012 η τροπική μόρωση είναι κοινή σε τουλάχιστον 14 τροπικές χώρες.
Dağılımı genelde ılık, nemli tropikal iklime sahip bölgelerle sınırlıdır.Η κατανομή του περιορίζεται κυρίως σε περιοχές με θερμό και υγρό τροπικό κλίμα.
Tropikal bölgelerde yetişir.Καλλιεργείται στις τροπικές περιοχές.
Bu hastalık bir solucan enfeksiyonu türü olup ihmal edilen tropik hastalıklardandır.Ανήκει σε μία ομάδα ασθενειών που είναι γνωστές ως παραμελημένες τροπικές ασθένειες.
Atlantik kasırga mevsimi Atlas Okyanusu'nda kasırga ve tropikal fırtınaların oluştuğu döneme verilen addır.Σε αυτή την περίοδο, η πόλη είναι ευάλωτη σε τροπικές καταιγίδες και τυφώνες που σχηματίζονται στον Ατλαντικό.
Tropikal iklime sahiptir.Έχει τροπικό κλίμα.
Köppen iklim sınıflandırmasına göre, Dakka tropik yağışlı ve kuru bir iklime sahiptir.Σύμφωνα με την κλιματική ταξινόμηση Κέππεν, η Ντάκα έχει τροπικό υγρό και ξηρό κλίμα.
Yeni Dünya'da tropikal bölgede yaşar.Βρίσκεται στις τροπικές περιοχές της γης.
Tropikal akvaryumlar için idealdir.Είναι ιδανικό μέσο για υδροπονικές καλλιέργειες.
Ada, etrafındaki sular tarafından ılıklaştırılmış bir tropikal iklime sahiptir.Το νησί έχει τροπικό κλίμα το οποίο μετριάζεται από τη θάλασσα που το περιβάλλει.
En çok çeşitlilik tropiklerdedir.Τη μεγαλύτερη ποικιλία τη βρίσκουμε στις τροπικές ζώνες.
Pasifik'te yapılan sayımda doğu tropik sularda 175,000, batı tropik sularda da 85,000 olduğunu göstermiştir.I Stillehavet er der ved en optælling målt 175.000 individer i de østlige tropiske farvande og 85.000 i vest.
Şarkı Tropikal House Tarzındadır.Den er inspireret af tropical house-lyden.
Hastalık tipik olarak Sahara altı Afrikası’nın tropikal bölgelerinde salgın olarak görülmektedir.Sygdommen forekommer typisk i de tropiske egne af Subsaharisk Afrika.
Sıcak ve tropikal sularda yaşarlar.De findes i de tropiske og tempererede vande.
Marmosetgiller Orta- ve Güney Amerika'nın tropik ormanlarında yaşar.Egernaber lever i tropiske skove i Mellem- og Sydamerika.
1869 yılında ilk tropikal balık (Cennet Balığı) Asya'dan ABD'ye ithal edildi.I 1730 blev det første tempeltræ importeret fra Asien til Europa.
Bu türlerin çoğu tropikal ve subtropikal bölgelerde yaşar.De fleste af disse planter udviklede sig i tropiske eller subtropiske miljøer.
Tıbbî gelişme de tropikal hastalıklar için ilâçları geliştirmiştir.Forbedringer i lægevidenskaben var også meget vigtige, især medicin mod tropiske sygdomme.
Buna tropikal savan iklimi denir.Dette kaldes en tropisk zodiak.
Tropikal Afrika'daki yüksek bölgelerde görülür.Overvintringen sker i tropisk Afrika.
Genellikle tropik bölgelerde bulunurlar.De findes overvejende i troperne.
Langkawi tropik bir iklime sahip olup sıcaklık yıl boyunca 32 derecedir.Den nordlige del har et tropisk klima, hvor den gennemsnitlige temperatur ligger på 32 grader.
Yasi'nin başlangıcını Fiji yakınlarındaki hafif bir tropikal akım oluşturmuştur.Yasi oppstod fra et tropisk lavtrykk i nærheten av Fiji.
Tropik Bölge, Mayıs 2007'de Avustralya Ulusal Miras Listesi'ne eklenmiştir.Tropeområdene i Queensland ble også innskrevet på Australian National Heritage List i mai 2007.
Karbonifer döneminde iklim değişiklikleri bu tropikal ormanları tahrip etti.Klimaendringer herjet disse tropiske regnskoger i løpet av karbon-perioden.
Bu iki enlem arasındaki bölgeye tropikal kuşak denir.Rommet mellom disse kalles det intermembrane området.
Tropik birki örtüsü ve nemli toprak karakterize ettiği arazi, deniz seviyesine yakın ve düzdür.Tropisk vegetasjon og fuktig jord preger landet, som er flatt og omtrent på havnivå.
Özellikle tropik türleri çalılar ya da ağaçlardır.Artene er stort sett tropiske løvtrær, eller busker.
Tropik Amerika’da 30 türü bulunur.Det finnes om lag 10 arter i Norge.
Langkawi tropik bir iklime sahip olup sıcaklık yıl boyunca 32 derecedir.Pingelap har et tropisk klima med gjennomsnittlig temperatur over 20 °C gjennom hele året.
Genellikle tropik bölgelerde bulunurlar.Finnes særlig i tropiske strøk.
Sonbaharda tropikal Afrika'ya göçer ve Nisan sonu ya da Mayıs başında geri döner.Steinskvetten trekker til tropisk Afrika i august-september og kommer tilbake i april-mai.
Bu özelliğiyle Tropik Afrika için başarılı bir türdür.Arten er vidt utbredt i tropisk Afrika.
Örneğin buğday tropik iklimde yetişmez.I Norge vokser arten trollhegg.
Tropik bölgelerde, sığ sularda yaşar.I tropiske hav finnes de bare på svært dypt vann.
Tropikal bölgelerde çok rastlanır.Gruppen forekommer nesten utelukkende i tropiske områder.
Bu hastalık, ihmal edilen tropik hastalık olarak sınıflandırılmaktadır. ^ "Schistosomiasis (bilharzia)".Penyakit ini digolongkan sebagai penyakit tropis terabaikan. ^ "Schistosomiasis (bilharzia)".
Doğal ortamında N. crassa tropik ve subtropikal bölgelerde yaşar.Di lingkungan alaminya, N. crassa tinggal terutama di daerah tropis dan subtropis.
İhmal edilmiş tropikal hastalıklardan biridir.Ini adalah salah satu penyakit tropis yang diabaikan.
Mandriller, tropik yağmur ormanları ve orman-savan mozaiklerinde yaşamayı tercih etmektedir.Monyet dukun memilih untuk hidup di hutan hujan tropis dan savana hutan mosaik.
Bu, tüberküloz gibi diğer çocukluk ve tropik hastalıkların sebep olduğu hastalık yüküyle neredeyse aynıdır.Ini kira-kira sama dengan beban penyakit seperti penyakit anak-anak dan penyakit tropis.
Doğu kıyısının en kuzey noktası tropik yağmur ormanları ile kaplı Cape York Yarımadası'dır.Titik paling utara pesisir timur adalah Semenanjung Tanjung York yang memiliki hutan hujan tropis.
Köppen iklim sınıflandırmasına göre, Dakka tropik yağışlı ve kuru bir iklime sahiptir.Berdasarkan klasifikasi iklim Köppen, Kinshasa memiliki iklim tropis yang kering dan basah.
Ekvator Frengisi, 2012 yılı itibarıyla, en az 14 tropik ülke de yaygındır.Frambusia umum di setidaknya 14 negara tropis pada tahun 2012.
Çoğunlukla tropikal bölgelerde yetişir.Sebagian besar tumbuh di daerah tropika.
Tropikal iklim bölgesi: Af: Tropikal yağmur ormanı iklimi (Örn.Iriomote beriklim hutan hujan tropis (klasifikasi iklim Köppen Af).
Fırtına dünya tarihinin en ölümcül tropikal siklon olarak bugüne kadar devam etmektedir.Kerugian ini menempatkan Badai Maria sebagai siklon tropis paling merugikan ketiga sepanjang sejarah.
Takımadayı vuran bilinen en büyük dönencesel (tropik) kasırga Temmuz 1911'de meydana gelmiştir.Badai selanjutnya diperkirakan akan datang melanda pada 11 Juli.
Afrika'nın Atlantik sahilinin çoğunun iklimi nemli tropikal iklime sahiptir.Umumnya iklim di Republik Afrika Tengah itu tropis.
Batı Afrika'nın tropikal doğal ormanlarında yetişir.Gorila berasal dari hutan tropis di Afrika.
Bu özelliğiyle Tropik Afrika için başarılı bir türdür.Spesies ini merupakan jenis mamalia besar baru untuk Indonesia.
Park, 720 kilometrekarelik bir alana sahiptir ve Arjantin'deki tek tropik parktır.Nó có diện tích 720 km vuông và là vườn quốc gia bảo vệ hệ sinh thái nhiệt đới duy nhất ở Argentina.
Bu hastalık, ihmal edilen tropik hastalık olarak sınıflandırılmaktadır. ^ "Schistosomiasis (bilharzia)".Bệnh được xếp vào bệnh nhiệt đới bị lãng quên. ^ “Schistosomiasis (bilharzia)”.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod