Ana içeriğe geç
Sözlük

tribün ile cümle

tribün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tribunus Cohortis Urbanae: Şehir kohortu komutanı.Tribunus Cohortis Urbanae: zapovjednik gradske kohorte, koja je obavljala policijske funkcije.
Stadın 500 kişilik kapalı tribünü mevcuttur.Nepoznata je vjeroispovjed za petinu stanovnika.
Star Tribune, 22 Ocak 2009.Harvard Law Record, 22. siječnja 2009.
Kolejdeyken, yerel gazete olan Waco Tribune-Herald'da muhabir olarak görev yapar.Počas štúdia pracoval ako reportér pre miestne noviny Waco Tribune-Herald.
Fotoğraf ilk olarak 2 Ekim tarihinde New York Herald Tribune gazetesinin bir pazar ekinde ortaya çıktı.Fotografia sa objavila v nedeľu ako foto doplnok v New York Herald Tribune dňa 2. októbra.
Doğu ve batı tribünleri Art deco sanatının etkisinde, yeniden inşa edildi.Západná a Východná tribúna boli postavené v štýle Art deco.
Chicago Tribune, 26 Mart 1985.Chicago Tribune, 28. máj 1993.
Tribuno Memmo'nun okuryazar olmadığı gayet muhtemeldir.Členom AOSS nie je Spolok slovenských spisovateľov.
Diğer üç tribün Bucaspor taraftarına aittir.Je prostredným z tria bratov Lukáčovcov.
Sezon içinde diğer kale arkası tribün yıkıldı ve inşaasına başlandı.Až po tretej salve sa dav zastavil a rozutekal.
Chicago Tribune yazısı, 22 Eylül 1985.Chicago Tribune, 22. jún 1996.
The San Diego Union-Tribune (İngilizce).San Diego Union-Tribune (angleščina).
Chicago Tribune (İngilizce).Chicago Tribune (angleščina).
La Tribuna de Albacete (İspanyolca).Viaje a la Patagonia Austral (španščina).
Kapalı ve açık tribünleri bulunmaktadır.Poznamo odprte in zaprte tovorne vagone.
Daha sonra Maraton Tribün yıkıldı.Maratonski let so potem prekinili.
2005 yılının mart ayında numaralı tribün hızla yıkıldı.Leta 1997 zaigra Marca v seriji VR.5.
Karşılıklı iki tarafına Jean Bouin tribünü ve Jean Jaurès tribünü ismi verildi.Buvo sukonstruotos Jean Bouin ir Jean Jaurès tribūnos.
Tribuni angusticlavii, Dar Kuşaklı Tribün: Her lejyonda beş adet daha kıdemsiz tribün bulunurdu.Kiti penki tribūnai tribuni angusticlavii ('siaurajuostis tribūnas') buvo kiek žemesnio rango.
Havuzun 500 kişilik seyirci tribünü mevcuttur.Stadiono tribūnose yra 500 vietų žiūrovams.
Kuzey tribünü inşaatı 11 Mayıs 2017'de başladı.Rygos „Akropole“ statybos darbai buvo pradėti 2017 m. gegužę.
Önemli maçlarda ek tribün yapılır.Debiutinėse rungtynėse pasižymėjo įvarčiu.
2005 yılının yaz aylarında Eski Açık tribün yıkılarak yeniden yapıldı.Atidaryta 2015 m. gruodžio mėn., rekonstravus senąją vasaros estradą.
Başından geçenleri burada ayrıntılı olarak New York Herald Tribune gazetesine anlatır.Väidetavalt avaldas tema saadetud teate ainult ajaleht New York Herald.
Havuzun 500 kişilik seyirci tribünü mevcuttur.Staadion mahutab 500 pealtvaatajat.
Tribünlerin üstü tamamen kapalıdır.Prügila on nõuetekohaselt suletud.
VIP tribünleri 25 kişiye ayrılmıştır.Seišellid on jagatud 25 ringkonnaks.
Dostumuz tribüne yaklaşıyor.Anh ấy đang đi tới khán đài, anh Federistas.
Dostumuz tribüne yaklaşıyor.Aquí viene a la tribuna, amigos espectadores.
Dostumuz tribüne yaklaşıyor.Dia masuk ke dalam lintasan, para penggembar Federer.
Dostumuz tribüne yaklaşıyor.Dojeżdża do trybuny głównej.
Dostumuz tribüne yaklaşıyor.Ele está a chegar à bancada, caros Federistas.
Dostumuz tribüne yaklaşıyor.Er nähert sich der Tribüne, liebe Gleichgesinnte.
Dostumuz tribüne yaklaşıyor.Hij rijdt tot aan de tribune, collega-Federistas.
Dostumuz tribüne yaklaşıyor.그가 특별관람석에 다가옵니다. 동료 협회인 여러분.
Dostumuz tribüne yaklaşıyor.Közeledik a nagy tribünhöz, tagtársaim!
Dostumuz tribüne yaklaşıyor.Přijíždí před hlavní tribunu.
Dostumuz tribüne yaklaşıyor.Si sta avvicinando alla tribuna, amici spettatori.
Dostumuz tribüne yaklaşıyor. (Tezahürat) (Korna sesleri)Il va vers la tribune, amis de la fédération [la FNB], (Acclamations) (Klaxon)
Dostumuz tribüne yaklaşıyor.Vine până la tribună, colegul Federistas.
Dostumuz tribüne yaklaşıyor.Έρχεται προς την εξέδρα, αγαπητοί φίλοι.
Dostumuz tribüne yaklaşıyor.Он приближается к трибуне, наш приятель Федеристас."
Dostumuz tribüne yaklaşıyor.Той се приближава към трибуната, уважаеми Федеристас.
Dostumuz tribüne yaklaşıyor.הוא מתקרב ליציע הצופים, חברים.
Dostumuz tribüne yaklaşıyor.انه قادم الى المدرج الزميل فيديرستاس.
Dostumuz tribüne yaklaşıyor.(歓声)
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Am fost de curând la o conferinţă pe tema luxului, organizată de Herald Tribune, în Istanbul.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Byłam ostatnio na konferencji o luksusie, organizowanej przez Herald Tribune w Istambule.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Es war wirklich interessant, weil ich die letzte Rednerin war. Meine Vorredner sprachen wirklich über Luxus.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Ik was onlangs op een conferentie over luxe in Istanboel, georganiseerd door de Herald Tribune.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.J'étais récemment à une conférence sur le luxe, organisée par le Herald Tribune, à Istanbul.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.얼마전 이스탄불에서 헤럴드 트리뷴이 주최한 럭셔리에 관한 컨퍼런스에 참석했죠
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Recientemente estuve en una conferencia sobre el lujo, organizada por el Herald Tribune, en Estambul.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Tôi mới dự một hội nghị về mặt hàng cao cấp tổ chức bởi Herald Tribune ở Istanbul.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Ultimamente sono stata ad un conferenza sul lusso, organizzata da Herald Tribune, ad Istanbul.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Ήμουν πρόσφατα σε ένα συνέδριο για την πολυτέλεια, που οργανώθηκε από την Χέραλντ Τρίμπιουν, στην Ιστανμπούλ.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Наскоро бях на конференция за лукса, организирана от "Хералд Трибюн", в Истанбул.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.Я была недавно на конференции о роскоши, организованной "Геральд Трибюн" в Стамбуле.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.הייתי לאחרונה בועידה בנושא מותרות שאורגנה על ידי ההראלד טריביון באיסטנבול.
Geçenlerde İstanbul'da Herald Tribune'un düzenlediği lüks konulu bir konferanstaydım.كنت مؤخراً في مؤتمر عن الرفاهية ، التي نظمتها صحيفة هيرالد تريبيون ، في اسطنبول.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod