Kaza diğer trenin arkasına çarpması şeklinde oldu.Sie stürzte ein, als der nächste Zug darüber fuhr.
Bu trenin yedi tane vagonu var.Ce train est composé de sept wagons.
Hiçbir yer trenindeki adresim: araba 12, üçüncü bölme.Donc, ma nouvelle adresse dans ce train de nulle part : voiture 12, 3e compartiment dans le sens de la marche.
Sadece trenin kondüktörü, hiç yolcu taşımıyordu, bir parça yaralandı.Le train n'avait pas encore embarqué de passagers, et seul le conducteur fut légèrement blessé.
Yolcu trenindeki birkaç yolcu hafif yaralandı.Quelques voyageurs du train tamponneur sont blessés dans la collision.
Çünkü eğer giderse ‘trenin kalkması mümkün değildir’.S'il ne vient pas, le train partira sans lui ».
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Aucun membre n'a été blessé, mais le bus du groupe est sérieusement endommagé.
Kazanın nedeni, trenin bir tekerleğin parçalanarak trenin raydan çıkması olarak belirtilmiştir.On apprend que le retard du train est dû à la chute d'un enfant sous les roues.
Tom 2.30 trenine bindi.Tom se subió al tren de las dos y media.
4:10 trenine binelim.Cojamos el tren de las 4:10.
Şu trenin içinde az sayıda yolcu var.Solo hay unos pocos pasajeros en ese tren.
Trenin ne zaman geleceğini soracağım.Voy a preguntar cuándo va a venir el tren.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Nadie resultó gravemente herido, pero el autobús de la gira fue gravemente dañado.
Yolcu trenindeki birkaç yolcu hafif yaralandı.Algunos pasajeros sufrieron heridas leves.
Şans eseri trenin hızı sadece saatte 15 ve 20 km idi.La velocidad a campo través era de apenas 15 km/hora.
Trenin varlığının tek kanıdı beyaz buhar bulutlarıdır.Al ver el testamento encuentra solamente hojas blancas.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Nessun ferito, ma la parte anteriore del treno fu gravemente danneggiata.
Sadece trenin kondüktörü, hiç yolcu taşımıyordu, bir parça yaralandı.I treni sono operati dal solo macchinista, senza capotreno.
Treniniz platform 10'dan kalkar.Ваш поезд уходит с десятой платформы.
George trenin hareket etmeye başladığını hissetti.Джордж почувствовал, что поезд тронулся.
Anna Karenina neden kendini bir trenin önüne attı?Почему Анна Каренина бросилась под поезд?
Bu sırada yaklaşan trenin sesi duyulur.Тем временем уже слышен шум приближающегося поезда.
İki lokomotif ve trenin 27 vagonu raydan çıktı.С рельсов сошли 12 вагонов и локомотив поезда.
Yolcu trenindeki birkaç yolcu hafif yaralandı.Ещё несколько пассажиров из первого класса получили лёгкие травмы.
Chuck, Lee'nin bulduğu yük treninde yaşayan evsiz biridir.Мизинчик — один из бездомных, живущих в хижине на берегу реки, к которым попал Скуперфильд.
Sadece trenin kondüktörü, hiç yolcu taşımıyordu, bir parça yaralandı.В электропоезде находились всего несколько пассажиров, они не пострадали.
Fakat aniden görülmeyen bir saldırgan, Guy'ı kendine doğru çeker ve trenin dışına atar.Однако какое-то существо, не дав ему сделать этого, утаскивает его под поезд.
Tren raydan çıkarak zıt yönde gelmekte olan bir kömür trenine çarpar.تجهيز الحفرة من الداخل بقاعدة حديدية لحمل السيارة.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.لم تقع اصابات لكن الأضرار التي لحقت الطائرة كانت كبيرة.
Trenin şekli de havayla sürtünmeyi en aza indirecek şekilde tasarlanır.يتطلب فهم كيفية طيران الطائرة في الجو إلى التفكير المجرد.
Böylelikle de trenin merkezindeki hız, herhangi bir vagonun bireysel hızını geçmektedir.وتفوق سرعة القطار الكهربائي سرعة أي نوع آخر من القطارات.
Yeniden eve gidileceği zaman Kondüktör herkesi Dinozor Trenine çağırır.الأكثر شعبية من جميع الرحلات الوقت سوف يكون السفر إلى الوراء إلى زمن الديناصورات.
Hayatta kalanlar, çoğunlukla parti seçkinleri ve yakınları, trenin ön tarafındaki daha güvenli vagondaydılar.Os guardas dessa composição, por alguma razão, estavam todos no último vagão.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Ninguém ficou gravemente ferido, mas o ônibus de turnê da banda foi seriamente danificado.
Trenin şekli de havayla sürtünmeyi en aza indirecek şekilde tasarlanır.O veículo foi desenhado de forma a ser facilmente aerotransportado.
Yolcu trenindeki birkaç yolcu hafif yaralandı.As crianças que estavam no ônibus saíram com ferimentos ligeiros.
Yolcu trenindeki birkaç yolcu hafif yaralandı.Twee mannen op het werkvoertuig raakten lichtgewond.
Mavi Trenin Esrarı Agatha Christie'nin yazmış olduğu polisiye romanlarından biridir.Het geheim van de blauwe trein is een misdaadboek geschreven door Agatha Christie.
Trenden 60 kişi (trenin makinisti dahil) yaralandı, bunların 7si ağır yaralı.20 personen (waaronder de buschauffeur) waren zwaargewond geraakt.
Kazanın nedeni, trenin bir tekerleğin parçalanarak trenin raydan çıkması olarak belirtilmiştir.Het grootste gevaar is dat een trein door de impact van een botsing ontspoort.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Niemand raakte gewond, maar de neus van het vliegtuig was zwaar beschadigd.
Çarpışmada trenlerden birinin ilk iki vagonu, diğer trenin ilk vagonu üzerine çıktı.W wyniku kolizji dwa wagony pierwszego ze składów wjechały na jeden z wagonów drugiego pociągu.
Trenin şekli de havayla sürtünmeyi en aza indirecek şekilde tasarlanır.Najście samolotu musi być wykonane dokładnie z wiatrem.
Trenin içindeki durak listesi.Odprawa podróżnych w pociągu.
Tren raydan çıkarak zıt yönde gelmekte olan bir kömür trenine çarpar.Tågfärd (tåg) är att framföra fordon från en station till en annan (driftplats).
İşte bu nedenledir ki, trenin bulunuşu, başka bir İngiliz'e, George Stephenson'a mal edilir.Priset tillföll därför den engelske ingenjören George Stephenson.
Yolcu trenindeki birkaç yolcu hafif yaralandı.En städerska som fanns på tåget skadas svårt.
Treni tekrar raylara oturtmaya çalışan yetkililer başka bir trenin daha raydan çıktığını fark etmemişlerdir.Намагаючись поставити потяг на колію, контролери не помітили, що ще один потяг зійшов.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.При цьому гребля не постраждала, але машинний зал зазнав пошкоджень.
Rus televizyonu REN-TV'ye göre, olay öncesinde bir adam, trenin üzerine bir sırt çantası attığını iddia etti.Podle reportérů ruské televize REN-TV byla před explozí na metro vhozena aktovka.
"Rusya Acil Durumlar Bakanlığı"'ndan yapılan açıklamaya göre patlama, trenin üçüncü vagonunda gerçekleşti.Podle stanoviska ruského ministra pro nouzové situace bomba vybuchla v třetím voze metra.
Mavi Trenin Esrarı Agatha Christie'nin yazmış olduğu polisiye romanlarından biridir.Záhada Modrého vlaku (v originále The Mystery of the Blue Train) je detektivní román od Agathy Christie.
Trenden 60 kişi (trenin makinisti dahil) yaralandı, bunların 7si ağır yaralı.Při nehodě zahynulo 56 osob (včetně strojvedoucího stojícího vlaku) a 57 jich bylo zraněno.
Yolcu trenindeki birkaç yolcu hafif yaralandı.Pár návštěvníků utrpělo lehká zranění.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Nikomu se nic nestalo, ale stroj je zničen.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Nimeni nu a fost rănit, și locomotiva a suferit pagube ușoare.
En son 1978 yılında Paris metrosunda bir trenin altına atlamaya çalıştı.Ea fusese scoasă din metroul din Paris în 1991.
Bu sırada yaklaşan trenin sesi duyulur.Tudja, hogy mikor jön a következő vonat?
Yolcu trenindeki birkaç yolcu hafif yaralandı.Néhány utas könnyebb sérülést szenvedett.
Diğer mahkûmlarla beraber tıkıldıkları bir trenin yük vagonunda Dachau toplama kampına doğru yola çıkarlar.A Denzali börtön felé tartó páncélozott vonatban leláncolt rabot szállítanak.