Dan geçen bir trenin tepesine atladı.Dan jumped onto the roof of a passing train.
Dan hareket eden bir trenin altına itildi.Dan was pushed under a moving train.
Dan bir trenin tepesine tırmandı.Dan climbed on top of a train.
Dan treni bir bakım atölyesine sürdü.Dan drove the train to a maintenance workshop.
Dan, trenin hızını artırdı.Dan increased the speed of the train.
Tom trenin hareket etmeye başladığını hissetti.Tom felt the train begin to move.
Tom son treni kaçırdı ve eve gitmek için taksiye binmek zorunda kaldı.Tom missed the last train and had to take a taxi home.
Tom son treni kaçırmış olabilir.Tom might've missed the last train.
O, treni yakalamak için acele etti.He hurried to catch the train.
O Tom'un bu gece treni yakalanamayacağına inanıyordu.He believed Tom would not be able to catch the train tonight.
Trenimiz çoktan yola çıkmış.Our train already left.
Ben lunapark hızlı trenine bayılırım.I'm crazy about roller coasters.
O, gecenin son trenini henüz kaçırdı.She just missed the last train of the night.
Daha hızlı koş yoksa treni kaçıracaksın.Run faster, otherwise you will miss the train.
Teknik bir arıza nedeniyle, bu trenin hizmeti bundan sonra devam etmeyecektir.Due to a technical malfunction, this train's service will be henceforth discontinued.
Tom acele etmezse treni kaçıracak.Tom will miss the train if he doesn't hurry.
Tom treni kaçıracak.Tom will miss the train.
Trenimiz akşam saat dokuzda varacak.The train we'll be on will arrive at 9 p.m.
O sekiz trenini yakalamak için acele ediyor.He is in a hurry to catch the eight o'clock train.
Lunapark hızlı trenini sever misin?Do you like roller coasters?
O, treni yakalamak için yeterince şanslıydı.He was fortunate enough to catch the train.
Onlar ilk treni kaçırdı.They missed the early train.
Bu trenin eşya vagonu yok.This train has no luggage van.
Bir yük treni Stokholm'ün tam güneyinde raydan çıktı.A freight train has derailed just south of Stockholm.
O, 8.30 trenini kaçırdı.He missed the 8:30 train.
Trenin on dakika içinde gelmesi gerekiyor.The train is supposed to arrive in ten minutes.
Hız treni gerçekten korkutucuydu.The roller coaster was really scary.
Onun Kyoto'ya giden treni ne zaman gelecek?When will his train to Kyoto arrive?
Onun treni Kyoto'ya ne zaman varacak?When will his train reach Kyoto?
Tom muhtemelen trenini kaçırdı.Tom probably missed his train.
Tom 2.30 trenine yetişeceğini söyledi.Tom said he was going to catch the 2:30 train.
Tom üç dakikayla trenini kaçırdı.Tom missed his train by three minutes.
O kendisini bir trenin önüne attığında sadece otuzdört yaşındaydı.He was only thirty-four years old when he threw himself in front of a train.
Sami bir treni daha kaçırdı.Sami missed another train.
Trenimiz geç geldi.Our train arrived late.
Sanırım Tom treni kaçırdı.I think Tom missed the train.
Tom üç dakikayla treni kaçırdı.Tom missed the train by three minutes.
Tom 2.30 treni ile gidecek.Tom is going to take the 2:30 train.
Trenin saat kaçta?What time's your train?
Tom trenini kaçırmış olabilir.Tom may have missed his train.
Tom koşuyor çünkü trenini kaçırmak istemiyor.Tom runs because he does not want to miss his train.
Tom'un treni saat 2.30'da gelecek.Tom's train will arrive at 2:30.
Tom'un treni saat 2.30'da geliyor.Tom's train arrives at 2:30.
Tom saat sekiz trenine bindi.Tom took the eight o'clock train.
Trenimiz saat 2.30'da ayrılıyor.Our train leaves at 2:30.
Trenimiz saat 2.30'da kalkıyor.Our train leaves at 2:30.
Trenimiz saat 2.30'da yola çıkıyor.Our train leaves at 2:30.
İstasyona ulaştığımda trenim çoktan ayrılmıştı.By the time I got to the station, my train had already left.
Belki Tom trenini kaçırdı.Maybe Tom missed his train.
Tom yakalamak istediği treni yakalamak için zamanında istasyona gitti.Tom got to the station in time to catch the train he wanted to catch.
Treniniz üç numaralı perondan kalkacak.Your train leaves from Platform 3.
Lunapark hız trenine binelim.Let's ride the roller coaster.
Treni kaçırmış olabilir. Henüz gelmedi.He may have missed the train. He hasn't come yet.
Treni beş dakika önce kalktı.His train left five minutes ago.
Gazete almak için dursaydı treni kaçıracaktı.He would have missed the train if he had stopped to buy a newspaper.
Treni kaçırmama umuduyla var gücüyle koştu.He ran as fast as he could hoping that he wouldn't miss the train.
Tom eğer acele etmezse treni kaçırabilir.Tom may miss his train if he doesn't hurry.
Tom treni kaçırmayacak.Tom won't miss the train.
Son treni kaçırmak istemiyorum.I don't want to miss the last train.
Treni kaçırmazsan oraya vaktinde varırsın.If you don't miss the train, you'll get there on time.