Belgrad banliyö treni yakın şehirleri ve banliyöleri kentin batı, kuzey ve güneyine bağlar.Sistemul feroviar suburban leagă suburbiile și orașele vecine din vestul, nordul și sudul orașului.
Ancak treni beklemekteyken uyuyakalır.Scopul este de a permite călătorului să călătorească în timp ce doarme.
Treni Özgürlüğe Almak .Drumul spre libertate.
En son 1978 yılında Paris metrosunda bir trenin altına atlamaya çalıştı.Ea fusese scoasă din metroul din Paris în 1991.
Kent ayrıca Beovoz olarak adlandırılan, kent yönetimi tarafından işletilen bir banliyö treni hattına sahiptir.De asemenea, Belgrad deține o rețea feroviară, Beovoz, care este în prezent administrată de guvernul orașului.
London Overground, Birleşik Krallık'ın başkenti Londra ve banliyölerine hizmet veren bir banliyö treni ağıdır.London Overground este o companie operatoare de trenuri suburbane din Londra, Regatul Unit.
O, treni kaçırmamak için hızla istasyona gitti.S-a dus repede la gară pentru a nu pierde trenul.
Bu sırada yaklaşan trenin sesi duyulur.Tudja, hogy mikor jön a következő vonat?
Kazaya iki yolcu treni karıştı.A baleset során két személyszállító vonat ütközött össze.
Yolcu trenindeki birkaç yolcu hafif yaralandı.Néhány utas könnyebb sérülést szenvedett.
Diğer mahkûmlarla beraber tıkıldıkları bir trenin yük vagonunda Dachau toplama kampına doğru yola çıkarlar.A Denzali börtön felé tartó páncélozott vonatban leláncolt rabot szállítanak.
İstanbul: Altın Kitaplar. 16.50 Treni.Budapest: Magvető Könyvkiadó, 46–50. o.
Ayrıca bir zamanların ünlü treni Orient Express de filmin geçtiği mekanlardan biridir.Ebben a hotelben szálltak meg valamikor az Orient Express utasai.
Ölüm Treni (film, 1993), 1993 yapımı TV filmi.Soif d'en sortir /tévéfilm/ 1993.
Şans eseri trenin hızı sadece saatte 15 ve 20 km idi.Junan nopeus oli onneksi vain 15-20 km/h.
8 Ağustos 1963 tarihinde Glasgow-Londra seferini yapan posta trenini soyan çetenin üyesiydi.Suuressa junaryöstössä ryöstettiin Englannissa Lontoon edustalla postin juna 8. elokuuta 1963.
Şehirde bir banliyö treni sistemi var (Başkentray veya Marmaray benzeri).Kaupungissa on rautatieasema (Podsolnetšnaja).
Amtrak firmasının Empire Builder isimli ülkeyi boydan boya kateden treni eyaletten geçer.Amtrakin matkustajajunista Idahon halki kulkee Empire Builder.
Tenten "Loch Lomond" marka içki olan bir yük treni görür.Haddockin mielijuoma on Loch Lomond -merkkinen viski.
Yolcu trenindeki birkaç yolcu hafif yaralandı.Junan matkustajat saivat vähäisiä vammoja.
Çarpışmada trenlerden birinin ilk iki vagonu, diğer trenin ilk vagonu üzerine çıktı.Δίνουν την τελευταία μάχη πάνω σε ένα τραίνο.
Çocuk geçmekte olan treni izliyordu.«Ο άνθρωπος που έβλεπε τα τρένα να περνούν».
Yolcu trenindeki birkaç yolcu hafif yaralandı.Μία αεροσυνοδός τραυματίστηκε ελαφρά.
(Sekizden önce burada olursan, treni yakalayabiliriz.)Στις 8 θα είμαι εκεί.
İstanbul: Altın Kitaplar. 16.50 Treni.Seattle, WA: Mountaineers Books, σελ. 165.
Şehirde bir banliyö treni sistemi var (Başkentray veya Marmaray benzeri).Στην πόλη υπάρχει ένα μουσείο για ατμομηχανές τρένων.
Trenimizi kaçırdık.Χάσαμε το τρένο μας.
Tom 2.30 trenine binecek.Ο Τομ θα πάρει το τρένο των 2:30.
Son treni kaçırmak istemiyorum.Δεν θέλω να χάσω το τελευταίο τρένο.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Ingen kom til skade ved uheldet, men bussen fik beskadiget fronten.
Şans eseri trenin hızı sadece saatte 15 ve 20 km idi.I myldretiden er gennemsnitshastigheden blot 15-20 kilometer i timen.
Kamyon sürücüsü, gelen treni görmedi.Der gik ikke lang tid efter, før lokoføreren så det modkørende tog.
Karesi Ekspresi treni, Menemen İstasyonu'na girerken.Tog kører ind på banegården.
Kazaya iki yolcu treni karıştı.To undersøgelser af togulykken er i gang.
Son treni yakalamayı başardım.Det lykkedes mig at nå det sidste tog.
Çarpışmada trenlerden birinin ilk iki vagonu, diğer trenin ilk vagonu üzerine çıktı.De to første vognene på det ene toget ble tvunget opp i luften over den første vogna på det andre toget.
08:46 — Brüksel kontrolörleri, trenin makinisti ile temas kurmaya çalışıyordu.08:46 Kontrolløren i Brussel prøvde å få kontakt med togføreren uten å klare det.
Treni Özgürlüğe Almak .Veien til frihet.
Peace Train (Barış Treni), Cat Stevens'ın Teaser and the Firecat albümünden, 1971'in sevilen bir şarkısı.«Morning Has Broken» ble popularisert i Cat Stevens' arrangement på albumet Teaser and the Firecat i 1971.
İlki tren sürücüsünün treni Wavre’den hareket ettirmesinin tecrübesizliği.Den første var at lokføreren som kjørte fra Wavre var uerfaren.
Trenin vagonları Montecarlo'da satıldı.Flere godsvogner ble bygget i Montreal.
Telgraf operatörü esir alındı ve posta treni durduruldu.Medlemmene i radioligaen ble bøtlagt og senderen ble beslaglagt.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Ingen menneskeliv gikk tapt, men postføreren ble sterkt mishandlet.
Tren raydan çıkarak zıt yönde gelmekte olan bir kömür trenine çarpar.De kjører fra stasjonen i det en isbil ankommer.
Hiçbir yer trenindeki adresim: araba 12, üçüncü bölme.Jadi, alamat baruku di kereta antah berantah ini: gerbong 12, kompartemen 3, dari depan.
Tren makinisti, bir treni işleten kişidir.Masinis adalah orang yang bertanggung jawab untuk menjalankan kereta api.
2000'den bu yana Betuweroute'da hızlı kargo trenin inşa çalışması devam etmektedir.Sejak tahun 2000, kereta api cepat kargo Betuweroute dari Rotterdam ke Jerman, telah dalam pembangunan.
Yaklaşık 250 hızlı Shinkansen treni büyük şehirleri birbirine bağlar.Khoảng 250 tàu Shinkansen tốc độ cao kết nối các thành phố lớn.
1969 - Metroliner treni hizmete girdi 1970 - Muammer Kaddafi, Libya Başbakanı oldu.1970 – Muammar al-Gaddafi trở thành thủ tướng của Libya.
Treni Özgürlüğe Almak .Taking the Train to Freedom (bằng tiếng Anh).
K'NEX ile yapılmış bir lunapark treni.Thác Đray K'nao ở M'Drăk.
1957'de Tokyo'da Odakyu Electric Railway, Japonya'nın kendi hızlı treni olan 3000 SSE'yi hizmete soktu.Năm 1957, Công ty đường sắt Odakyu ở vùng thủ đô Tokyo ra mắt dịch vụ Romancecar với series tàu 3000 SE.
Trenin Haydarpaşa'dan Gebze'ye varması ortalama 65 dakika sürer.Thời gian từ ga đi tới ga đến chỉ mất 15 phút.
Yolcu trenindeki birkaç yolcu hafif yaralandı.Mười bốn người bị thương nhẹ trong vụ tai nạn.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Không ai bị thương, nhưng máy bay đã bị một số hư hại cấu trúc và vỡ lốp.
Trenin kasasındaki para çalındı.彼らは列車から金庫を投げ出した。
České dráhy şirketinin işlettiği EuroCity sınıfı bir trenin adı Jaroslav Hašek'tir.チェコ鉄道のEuroCity級の列車には「ヤロスラフ・ハシェク」という名前のものがある。
Kendisini acayip bir üniformayla bir trenin içinde bulur.独特のコスチュームを身に纏い活動を行う。
Rayların üzerinde duran bir trenin üzerine asılmış "Herkes için sığınak.キャッチコピーは「鉄道を愛する全ての人に送る鉄道くらぶ」。
Yolcu trenindeki birkaç yolcu hafif yaralandı.乗車していた乗客数人が怪我を負った。