Tren makinisti, bir treni işleten kişidir.Een machinist is de bestuurder van een trein.
Kazaya iki yolcu treni karıştı.Bij het ongeval waren twee treinen betrokken.
Trenitalia SpA, İtalya merkezli bir tren işletmecisidir.Trenitalia SpA is verantwoordelijk voor de exploitatie van de treinen in Italië.
Şimdi Paris,Brüksel ve Londra arasında düzenli bir şekilde Eurostar treniyle seyahat gerçekleşmektedir.Vanaf dat moment rijden er dagelijks Eurostartreinen tussen Londen, Parijs en Brussel.
Balışeyh'de günde iki anahat treni durmaktadır.Naar Belfast vertrekt iedere twee uur een trein.
Yolcu trenindeki birkaç yolcu hafif yaralandı.Twee mannen op het werkvoertuig raakten lichtgewond.
Mavi Trenin Esrarı Agatha Christie'nin yazmış olduğu polisiye romanlarından biridir.Het geheim van de blauwe trein is een misdaadboek geschreven door Agatha Christie.
Ekskavatör sürücüsü sarhoştu ve treni görmedi.De buschauffeur had niets in de gaten en reed door.
Kazanın nedeni, trenin bir tekerleğin parçalanarak trenin raydan çıkması olarak belirtilmiştir.Het grootste gevaar is dat een trein door de impact van een botsing ontspoort.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Niemand raakte gewond, maar de neus van het vliegtuig was zwaar beschadigd.
Transilien, Fransa'nın Île-de-France bölgesinde faaliyet gösteren SNCF'ye ait bir banliyö treni hizmetidir.Transilien is de merknaam voor spoorwegdiensten van de SNCF binnen Île-de-France.
Bill ilk treni yakalamak için erken kalktı.Bill stond vroeg op om de eerste trein te halen.
Trenimiz sekiz buçukta kalkar.Onze trein vertrekt om half negen.
Treni bekliyorum.Ik wacht op de trein.
Mary daha gelmedi, yoksa treni mi kaçırdı?Mary is er nog niet of zou ze soms de trein hebben gemist?
Ancak treni beklemekteyken uyuyakalır.Niestety, zasypia, oczekując na pociąg.
Çarpışmada trenlerden birinin ilk iki vagonu, diğer trenin ilk vagonu üzerine çıktı.W wyniku kolizji dwa wagony pierwszego ze składów wjechały na jeden z wagonów drugiego pociągu.
(Sekizden önce burada olursan, treni yakalayabiliriz.)(Pociąg przyjedzie o godzinie siódmej).
Ayrıca bir zamanların ünlü treni Orient Express de filmin geçtiği mekanlardan biridir.Jednym z bardziej znanych przykładów nazw pociągów jest Orient Express.
Tren makinisti, bir treni işleten kişidir.Niespodziewanie okazuje się, że maszynista kierujący pociągiem to szaleniec.
Trenin şekli de havayla sürtünmeyi en aza indirecek şekilde tasarlanır.Najście samolotu musi być wykonane dokładnie z wiatrem.
Otomobil bir Amtrak treni tarafından Chicago’ya doğru hurdabaş edildi.Pociąg jest w całości złożony z taboru należącego do Amtraku.
Kuzey Amerika'daki ekonomi treni vagonları tamamen ayrılmıştır.Jak już wspomniano silniki pociągu są umieszczone oddzielnie.
Kamyon sürücüsü, gelen treni görmedi.Kierowcy nie rozpoznali jednak mężczyzny.
Trenin içindeki durak listesi.Odprawa podróżnych w pociągu.
Tren raydan çıkarak zıt yönde gelmekte olan bir kömür trenine çarpar.Tågfärd (tåg) är att framföra fordon från en station till en annan (driftplats).
Montmartre Tepesi’ ni Montmartre Treni (Little Train of Montmartre) ile de gezebilirsiniz.Ingår i: Är vi långt från Montmartre?
İşte bu nedenledir ki, trenin bulunuşu, başka bir İngiliz'e, George Stephenson'a mal edilir.Priset tillföll därför den engelske ingenjören George Stephenson.
Montrmartre Treni yaklaşık 40 dakikia sürer ve gezi ücreti yetişkinler için 6 eurodur.Till Monaco tar det endast 20 min med bil och kostar 3 Euro i motorvägsavgift.
Yolcu trenindeki birkaç yolcu hafif yaralandı.En städerska som fanns på tåget skadas svårt.
Yaklaşık 250 hızlı Shinkansen treni büyük şehirleri birbirine bağlar.Близько 250 високошвидкісних поїздів Сінкансен поєднують великі міста.
Ekskavatör sürücüsü sarhoştu ve treni görmedi.Попереднє слідство показало, що водій був п'яний і не впорався з керуванням.
Treni tekrar raylara oturtmaya çalışan yetkililer başka bir trenin daha raydan çıktığını fark etmemişlerdir.Намагаючись поставити потяг на колію, контролери не помітили, що ще один потяг зійшов.
Ölüm Treni (film, 1993), 1993 yapımı TV filmi.«Поїзд смерті» (англ. Death Train) — телевізійний фільм-бойовик 1993 року.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.При цьому гребля не постраждала, але машинний зал зазнав пошкоджень.
Kazaya iki yolcu treni karıştı.За водієм розміщувалося два пасажири.
İstanbul-Kapıkule Bölgesel TreniТрамвай-поїзд Regiotram
Treni Özgürlüğe Almak .Забезпечення свободи транзиту.
Réunion tramvay treni Projesi, 2008'de inşaya başlamıştır.Реалізація проекту будівництва трамвайної колії розпочалася у 2008 році.
Ölüm Treni (film, 2002), Bob Misiorowski'nin yönettiği 2002 yapımı ABD filmi.Під укіс (англ. Derailed) — американський бойовик 2002 року режисера Боба Місіоровські.
Kasım'da Lopez Wesley Snipes ve Woody Harrelson ile Para Treni adlı filmde rol aldı.Потім була суто декоративна роль поруч з Веслі Снайпсом та Вуді Харрелсоном у фільмі «Поїзд з грошима» (1995).
Çocuk geçmekte olan treni izliyordu.Вони атакували автобус, в якому їхав хлопчик.
Acele et yoksa son treni kaçıracaksın.Поквапся або пропустиш останній поїзд.
Treni kaçırdım.Я запізнився на потяг.
Treni bekliyorum.Я чекаю на потяг.
Tom treni kaçırdı.Том спізнився на потяг.
Rus televizyonu REN-TV'ye göre, olay öncesinde bir adam, trenin üzerine bir sırt çantası attığını iddia etti.Podle reportérů ruské televize REN-TV byla před explozí na metro vhozena aktovka.
"Rusya Acil Durumlar Bakanlığı"'ndan yapılan açıklamaya göre patlama, trenin üçüncü vagonunda gerçekleşti.Podle stanoviska ruského ministra pro nouzové situace bomba vybuchla v třetím voze metra.
"İzmir'e lüks banliyö treni".Vlakem z Ivančic do Oslavan?
Mavi Trenin Esrarı Agatha Christie'nin yazmış olduğu polisiye romanlarından biridir.Záhada Modrého vlaku (v originále The Mystery of the Blue Train) je detektivní román od Agathy Christie.
Tren makinisti, bir treni işleten kişidir.Vedoucím vlakové čety je řidič.
Caragiale'nin naaşı yük treni ile Bükreş'e taşındı.V Bombaji všichni nastoupí na vlak do Kalkaty.
Kamyon sürücüsü, gelen treni görmedi.Strojvedoucí si ztráty většiny vlaku nevšiml.
Yolcu trenindeki birkaç yolcu hafif yaralandı.Pár návštěvníků utrpělo lehká zranění.
Treni Özgürlüğe Almak .Cesty ke svobodě .
Daha sonra tren Zafer Treni olarak ünlenmiştir.Další pozornost byla kladena bezpečnosti vlaku.
Réunion tramvay treni Projesi, 2008'de inşaya başlamıştır.Stavba tunelu od stanice Strogino byla zahájena v roce 2008.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Nikomu se nic nestalo, ale stroj je zničen.
Montrmartre Treni yaklaşık 40 dakikia sürer ve gezi ücreti yetişkinler için 6 eurodur.Croaziera durează circa 4 ore și costă cca 15 euro de persoană.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Nimeni nu a fost rănit, și locomotiva a suferit pagube ușoare.