Sadece trenin kondüktörü, hiç yolcu taşımıyordu, bir parça yaralandı.列車には乗客が乗っておらず、運転士と車掌にけがはなかった。
12 Mayıs - ABD'nin Pensilvanya eyaletindeki Philadelphia kentinde yolcu treni raydan çıktı.5月12日 - アメリカ合衆国ペンシルベニア州フィラデルフィアの付近で、ワシントンD.C.からニューヨークに向かう列車が脱線する鉄道事故が発生。
Genellikle, makiniste trenin güvenli bir şekilde ilerleyebileceği hızı veya makiniste durmasını bildirebilir.信号機は、運転士に列車が安全に進行できる速度を指示し、または停止を指示する。
Trenin içindeki durak listesi.電車の中のステージ。
7 Ağustos - Adana-Konya otobüsü yük treni ile çarpıştı.8月10日 - 東名高速道路で、過積載のトラックが観光バスに衝突。
(Sekizden önce burada olursan, treni yakalayabiliriz.)18時までに到着する列車では、改札口で運賃を支払う。
Trenin varlığının tek kanıdı beyaz buhar bulutlarıdır.火车的唯一证据,是其白色的蒸气。
Bu sırada yaklaşan trenin sesi duyulur.同時變更通過列車接近時的警告音音程。
Trenin Troodon olan bir Kondüktörü vardır.他有一列名為歌楚德(Gertrude)的無軌火車。
Kamyon sürücüsü, gelen treni görmedi.司机一看,走错道了。
Haupt burada bir Jacksonville trenine binerek Şikago'daki evine ailesini ve kız arkadaşını görmeğe gitti.相反,格兰特当晚乘火车离开华盛顿前往新泽西探亲。
1952 - Londra'da üç trenin karıştığı kazada 112 kişi öldü.1952年:英国伦敦三列火車相撞。
Metropol bölgede hizmet veren banliyö treni, şehrin idari bölümlerinin dışına da çıkar.布爾諾路面電車除了市中心外也服務市郊地區。
Genellikle, makiniste trenin güvenli bir şekilde ilerleyebileceği hızı veya makiniste durmasını bildirebilir.一般來說,鐵路號誌會指示列車可安全行駛的速度、或指示列車停止。
Fakat en sonuncu operasyonlarda para treninde sorunlara yol açır ve her ikisi azar işitmeye mecbur olurlar.小杏和大悟在郊游的电车上,两人诉说心事,并第一次接了吻。
Saatte 431 km hızına ulaşan Şanghay Maglev Treni, Dünya'nın en hızlı ticari tren servisidir.另有時速431公里的上海磁浮示範營運線,為世界上最快的商業軌道。
Trenin kasasındaki para çalındı.승용차 트렁크에서 시신으로 발견되었다.
(Sekizden önce burada olursan, treni yakalayabiliriz.)(당시 도착시각 오후8시 이후..
Geri dönen Kate, son trenin geçmiş olmasına rağmen bu trene biner.이 외의 일반인이 열차를 타고 왔다면 무조건 되돌아가야 한다.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.부상자 이상의 인명 피해는 없었으나, 이 사고로 인해 지하철 운행에 차질이 빚어졌다.
Trenin Sirkeci'den kalkıp Halkalı'ya varması 47 dakika sürmekteydi.신익희가 졸도한 후 45분만에 열차는 이리역에 도착했다.
Fakat en sonuncu operasyonlarda para treninde sorunlara yol açır ve her ikisi azar işitmeye mecbur olurlar.하지만 도망치려는 계획은 자꾸 엇나가고, 결국 기차에 오른 두 사람은 얘기를 나누게 된다.
Montmartre Tepesi’ ni Montmartre Treni (Little Train of Montmartre) ile de gezebilirsiniz.페트로바츠나모루는 몬테네그로어로 "바다와 접하고 있는 페트로바츠"를 뜻한다.
Hız treninde insanların çığlıkları duyulmaktadır, ancak trenin içinde kimse yoktur.수행원들이 인공호흡을 시도하며 기차 안에서 의사를 찾았지만 의사는 한 사람도 없었다.
Sadece trenin kondüktörü, hiç yolcu taşımıyordu, bir parça yaralandı.이 열차엔 승객이 타고 있지 않았으며 사상자는 없었다.
İstanbul-Kapıkule Bölgesel Treni공항철도 인천공항1터미널역
1929'daki büyük ekonomik bunalım trenin yolcularının azalmasına yol açtı.עם פרוץ השפל הכלכלי הגדול של 1929 נסגר הקו לנוסעים.
Ölüm Treni (film, 1993), 1993 yapımı TV filmi.מבוסס על סיפור שקרי (סרט טלוויזיה, 1993).
Yolcu trenindeki birkaç yolcu hafif yaralandı.נהג הטנק נפצע באורח קל.
Trenin ilerlediği güzergah ise Cambridgeshire'daki Nene Velley Demiryolu'dur.את ההשראה לסיפור הראשון שיצר קיבל כשביקר בקו הרכבת Nene Valley Railway שבקיימברידג', אנגליה.
Sahne arkasındaki ekranlarda üzerinde grafiti olan bir metro treninin kısa videosu gösterildi.Кратко видео показва изписан с графити метро влак.
Treni Özgürlüğe Almak .Пейте за свободата.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Корпусът на реактора не е пострадал, но щетите по железобетонната конструкция са сериозни.
Caragiale'nin naaşı yük treni ile Bükreş'e taşındı.В Гюргево взех влака за Букурещ.
Ancak treni beklemekteyken uyuyakalır.След скандала, те преспиват.
Az daha treni kaçırıyordum.Още малко и щях да изпусна влака.
Belki acele edersen, trenine yetişebilirsin.Може би ако побързаш, ще успееш да хванеш влака си.
Tren makinisti, bir treni işleten kişidir.Vodič vlaku videl osobu, ako ide po koľajniciach.
Bu sırada yaklaşan trenin sesi duyulur.Rozoberme sily pôsobiace na vlak v tomto okamihu.
Şark Ekspresi sadece yolcu treni değildi.Festival nie je doménou iba „cestovateľov“.
Eskişehir Tren İstasyonuna günde dört yönden 60 kadar yük ve yolcu treni uğramaktadır.Z Košíc do Rožňavy premávajú denne štyri rýchliky a niekoľko osobných vlakov.
Yolcu trenindeki birkaç yolcu hafif yaralandı.Z cestujúcich vo vlaku bol ľahko zranený rušňovodič a jeden cestujúci.
Böylelikle de trenin merkezindeki hız, herhangi bir vagonun bireysel hızını geçmektedir.Na ta način hitrost središča vlaka presega hitrost vsakega posameznega vagona.
Kazaya iki yolcu treni karıştı.Vendar se je na poti zgodila nesreča med dvema tovornjakoma.
Marmaray, Türkiye'nin İstanbul şehrinde hizmet veren banliyö treni sistemidir.Marmaray je projekt izgradnje železniškega predora v turškem mestu Istanbul.
Şark Ekspresi sadece yolcu treni değildi.Simbolizem ni bilo izključno pesniško gibanje.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Pri tem se ni poškodoval, toda dirkalnik je bil popolnoma uničen.
Şimdi Paris,Brüksel ve Londra arasında düzenli bir şekilde Eurostar treniyle seyahat gerçekleşmektedir.Skozi njega vozi vlak Eurostar, ki povezuje mesta Pariz, London in Bruselj.
Yolcu trenindeki birkaç yolcu hafif yaralandı.Kai kurie kortežu važiavę žmonės buvo sužeisti.
Çocuk geçmekte olan treni izliyordu.Pavyzdžiui, prabėgantys vaikai, pravažiuojantis traukinys.
Kazaya iki yolcu treni karıştı.Žinoma, kad taip buvo sunaikinti du traukiniai.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Nusileidimo metu lėktuvas sudužo, bet lakūnai nebuvo sužeisti.
Trenitalia SpA, İtalya merkezli bir tren işletmecisidir.Trenitalia yra pagrindinis traukinių paslaugų tiekėjas Italijoje.
Kazaya iki yolcu treni karıştı.Hukkusid mõlemad veduris viibinud rongijuhid.
Eskişehir Tren İstasyonuna günde dört yönden 60 kadar yük ve yolcu treni uğramaktadır.Raudteejaam suudab vastu võtta kuni 40 rongipaari ööpäevas.
8:23 treni iyidir.8:23 je dobrý.
8:23 treni iyidir.Cel de la 8:23 e bun.
8:23 treni iyidir.- Der um 20.23 Uhr ist gut.
8:23 treni iyidir.Die van 8:23 is goed.
8:23 treni iyidir.Este van egy jó csatlakozás.