Trende çok yedim.Zjadłem dużo w pociągu.
Trende çok yedim.Έφαγα πολύ στο τρένο.
Trende çok yedim.Я много съел в поезде.
Trende geçen zaman eşittir trende alınan yol bölü trendeykenki hız. .Tiden med tog er lig med distancen med tog divideret med togets hastighed.
Trende geçen zaman eşittir trende alınan yol bölü trendeykenki hız. .기차로 간 시간(tt)은 기차로 간 거리를 기차의 속력으로 나눈 것과 같습니다
Trende geçen zaman eşittir trende alınan yol bölü trendeykenki hız. .Времето с влак ще бъде равно на пътят с влака, разделен на скоростта, с която върви влака.
Trende geçen zaman ne kadardır?Hvor lang tid kører Jason med tog?
Trende geçen zaman ne kadardır?기차로 간 시간을 어떻게 나타낼까요?
Trende geçen zaman ne kadardır?Колко е времето с влак?
Trendeki 200 kişiyi soyabilirsiniz, büyük bir yenilik.기차에 탄 200명에게 강도 짓을 할 수도 있어요. 일대의 혁신이죠.
Trendeki 200 kişiyi soyabilirsiniz, büyük bir yenilik.Bạn có thể cướp bóc được 200 người trên 1 chuyến xe lửa, thật là 1 sự cải tiến lớn.
Trendeki 200 kişiyi soyabilirsiniz, büyük bir yenilik.Egy vonaton 200 embert kirabolhattál, remek innováció.
Trendeki 200 kişiyi soyabilirsiniz, büyük bir yenilik.Ineens 200 mensen beroven. Grote stap voorwaarts.
Trendeki 200 kişiyi soyabilirsiniz, büyük bir yenilik.Jefuiai 200 de oameni dintr-un tren, mare inovație.
Trendeki 200 kişiyi soyabilirsiniz, büyük bir yenilik.Man konnte 200 Menschen in einem Zug ausrauben, eine tolle Innovation.
Trendeki 200 kişiyi soyabilirsiniz, büyük bir yenilik.On pouvait voler 200 personnes dans un train, une grande innovation.
Trendeki 200 kişiyi soyabilirsiniz, büyük bir yenilik.Podiam roubar 200 pessoas num comboio, uma grande inovação.
Trendeki 200 kişiyi soyabilirsiniz, büyük bir yenilik.Podían robar a 200 personas en un tren, una gran innovación.
Trendeki 200 kişiyi soyabilirsiniz, büyük bir yenilik.Si potevano derubare 200 persone su un treno, una grande innovazione.
Trendeki 200 kişiyi soyabilirsiniz, büyük bir yenilik.Świetna innowacja: okraść naraz 200 pasażerów.
Trendeki 200 kişiyi soyabilirsiniz, büyük bir yenilik.Tohle byla nesmírná inovace, neboť ve vlaku jste mohli oloupit takových 200 lidí.
Trendeki 200 kişiyi soyabilirsiniz, büyük bir yenilik.Vo vlaku ste mohli okradnúť 200 ľudí - dosť veľká inovácia.
Trendeki 200 kişiyi soyabilirsiniz, büyük bir yenilik.Μπορούσες να ληστέψεις 200 ανθρώπους σε ένα τρένο, μεγάλη καινοτομία.
Trendeki 200 kişiyi soyabilirsiniz, büyük bir yenilik.Великим нововведенням стала можливість пограбувати одразу 200 пасажирів поїзда.
Trendeki 200 kişiyi soyabilirsiniz, büyük bir yenilik.Возможность ограбить 200 человек на поезде — выдающаяся инновация.
Trendeki 200 kişiyi soyabilirsiniz, büyük bir yenilik.Можете да оберете 200 души във влак, това е голяма иновация
Trendeki 200 kişiyi soyabilirsiniz, büyük bir yenilik.אפשר לשדוד 200 איש ברכבת, חידוש אדיר.
Trendeki 200 kişiyi soyabilirsiniz, büyük bir yenilik.يمكن سرقة 200 شخص على متن قطار، ابتكار عظيم.
Trendeki 200 kişiyi soyabilirsiniz, büyük bir yenilik.インターネットによって
Trenden atlayacak olsa bol virajlı bu yolda atlardı.Gdyby miał wyskoczyć, zrobiłby to tutaj, na tych zakrętach.
Trenden atlayacak olsa bol virajlı bu yolda atlardı.Hän olisi hypännyt täällä, missä on paljon mutkia.
Trenden atlayacak olsa bol virajlı bu yolda atlardı.Hvis han hoppede af, gjorde han det nok i et sving.
Trenden atlayacak olsa bol virajlı bu yolda atlardı.Om han hoppade av gjorde han det nog i det kurviga partiet.
Trenden atlayacak olsa bol virajlı bu yolda atlardı.Se ele fosse saltar do comboio, era aqui que o faria, onde há imensas curvas.
Trenden atlayacak olsa bol virajlı bu yolda atlardı.Se voleva saltare dal treno, doveva farlo qui, dove ci sono tutte queste curve.
Trenden atlayacak olsa bol virajlı bu yolda atlardı.Si Scar tuviera que saltar del tren lo haría por aquí, donde hay muchas curvas.
Trenden atlayacak olsa bol virajlı bu yolda atlardı.Αν πηδούσε από το τρένο, θα το έκανε εδώ, που έχει πολλές στροφές.
Trenden atlayacak olsa bol virajlı bu yolda atlardı.Если он спрыгнул с поезда, то он сделал это здесь, где дорога извилистая.
Trende pil ya da sakız satışı yapıldığı şekilde.마치 지하철에서 배터리나 사탕을 팔 듯 말이죠.
Trende pil ya da sakız satışı yapıldığı şekilde.כאילו שתמכור סוללות או ממתקים בקרון הרכבת.
Trendeykenki hızın saatte 80 kilometre olduğu bilgisi soruda veriliyor. .문제에서 기차의 평균속력은 시속 50마일이라고 했습니다
Trendeykenki hızın saatte 80 kilometre olduğu bilgisi soruda veriliyor. .Toget kører med en gennemsnitshastighed på 50 mil i timen.
Trendeykenki hızın saatte 80 kilometre olduğu bilgisi soruda veriliyor. .Казано ни е, че влакът пътува в града със средна скорост от 50 мили в час.
Unutmayın, bunların hepsi yeşil trende oturan yolcunun bakış açısına göre. -Det her er relativt til passageren i det her tog.
Unutmayın, bunların hepsi yeşil trende oturan yolcunun bakış açısına göre. -명심하세요. 초록색 기차 안에 있는 사람에 대한 상대적인 값입니다.
Unutmayın, bunların hepsi yeşil trende oturan yolcunun bakış açısına göre. -Lembre, isso tudo é relativo a rapaz, ou a moça, sentado no trem verde.
Unutmayın, bunların hepsi yeşil trende oturan yolcunun bakış açısına göre. -Ricordati, questo è tutto relativo al tizio o la tizia, che siede in questo treno verde.
Unutmayın, bunların hepsi yeşil trende oturan yolcunun bakış açısına göre. -Не забравяйте, че това е спрямо момчето, или момичето, седящо в този зелен влак.
Unutmayın, bunların hepsi yeşil trende oturan yolcunun bakış açısına göre. -この緑の列車に座っています。 このような前提をすることで、
Ve kendiniz bu trendeyken aynı zamanda onu evet, sesle inşaa etme sürecinin bir partneri oluyorsunuz.En zo word je een partner die meebouwt aan de achtbaan met geluid, terwijl je de rit maakt.
Ve kendiniz bu trendeyken aynı zamanda onu evet, sesle inşaa etme sürecinin bir partneri oluyorsunuz.És partnerré válsz a hullámvasút építésében, igen, hangokból, menet közben.
Ve kendiniz bu trendeyken aynı zamanda onu evet, sesle inşaa etme sürecinin bir partneri oluyorsunuz.연주자는 파트너로서 음악으로 롤러코스터를 만듭니다. 그걸 타는 동시에 말이죠.
Ve kendiniz bu trendeyken aynı zamanda onu evet, sesle inşaa etme sürecinin bir partneri oluyorsunuz.Prendi parte nel costruire le montagne russe, suonando, pur essedoci seduto sopra.
Ve kendiniz bu trendeyken aynı zamanda onu evet, sesle inşaa etme sürecinin bir partneri oluyorsunuz.Și devi un partener construind montagne russe-ul da, din sunet, în timp ce te dai pe el.
Ve kendiniz bu trendeyken aynı zamanda onu evet, sesle inşaa etme sürecinin bir partneri oluyorsunuz.Stane se z vás partner, který staví horskou dráhu, ano, zvukem, tím, že se na ní sami vezete.
Ve kendiniz bu trendeyken aynı zamanda onu evet, sesle inşaa etme sürecinin bir partneri oluyorsunuz.Und du wirkst dabei mit, die Achterbahn zu bauen, ja, durch Klang, während du schon in voller Fahrt bist.
Ve kendiniz bu trendeyken aynı zamanda onu evet, sesle inşaa etme sürecinin bir partneri oluyorsunuz.Y te conviertes en un compañero al construir la montaña rusa, sí, con sonido, al tiempo que te montas en ella.
Ve kendiniz bu trendeyken aynı zamanda onu evet, sesle inşaa etme sürecinin bir partneri oluyorsunuz.Και γίνεσαι συνεργάτης χτίζοντας το τρενάκι, ναι, με ήχο, καθώς παράλληλα είσαι επιβάτης σε αυτό.
Ve kendiniz bu trendeyken aynı zamanda onu evet, sesle inşaa etme sürecinin bir partneri oluyorsunuz.И ставате партньор в построяването на влакчето, да, със звук, като че ли наистина се возите.
Ve kendiniz bu trendeyken aynı zamanda onu evet, sesle inşaa etme sürecinin bir partneri oluyorsunuz.ואתה נעשה לשותף הבונה את רכבת ההרים, כן, עם צליל, תוך כדי שאתה בנסיעה.