Şimdi trende misin?¿Estás ahora en el tren?
Biz trende konuşabiliriz.Podemos hablar en el tren.
Sen trende miydin?¿Estabas en el tren?
Otobüste veya trende, bilet ödenmek zorundadır.En el autobús o el tren, uno tiene que pagar el billete.
Yolcular derhal trenden inmeli.Los pasajeros deben bajarse del tren ya.
Bu trendi beğendim.Me gusta esta tendencia.
Digital Trends (İngilizce).Digital Trends (en inglés).
Bir üst değişenler bölümü de Google Trends tarafından belirlenen popülariteye göre eklendi.También se añadió una sección de motores superior, basado en la popularidad determinado por Google Trends.
Erişim tarihi: 28 Kasım 2013. ^ "Nation bucks trend of global poverty".Consultado el 14 de enero de 2014. «Nation bucks trend of global poverty».
6 Ekim 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Motor Trend History of S600 "Honda S500 1963 - 1964".Archivado desde el original el 11 de noviembre de 2011. «Honda S500 1963 - 1964».
Araç 1990 yılında Motor Trends dergisi tarafından "Yılın İthal Otomobili" olarak ödüllendirildi.La recordada revista “Motor Trend” lo condecoró Auto del año.
Bu trendin işlemesi yanda görülen Avondale nüfus tablosiunda açıkça görülmektedir.En esa grabación se advierte notoriamente este posible origen de la milonga.
Trende yemekli vagon bulunmuyordu; ancak çeşitli ikramlar ücret karşılığı sağlanabiliyordu.No había moneda estándar en el reino, pero se usaban varios sistemas de pago.
Ben trende soyuldum.Sono stato derubato sul treno.
Tom trende yanında oturan kişiyle konuştu.Tom parlò con la persona che sedeva vicino a lui sul treno.
Trende Tom'a rastladım.Mi sono imbattuta in Tom sul treno.
Tom trende okumayı sevmiyor.A Tom non piace leggere in treno.
James Bond'un problemli kaçışı Rusya'dan Sevgilerle trende yer alır.La fuga di James Bond in Dalla Russia con amore è anch'essa ambientata nel treno.
Kiev’den Almanya’ya 22 Ocak günü kalkan ilk trende boş yer yoktur.Il primo treno rimase al completo quando partì da Kiev il 22 gennaio.
Trendeki Yabancılar (Strangers on a Train), 1951 yapımı bir Alfred Hitchcock filmidir.L'altro uomo (Strangers on a Train) è un film del 1951 diretto da Alfred Hitchcock.
İlk turda Trend Acid'i geçmesini bildi fakat çeyrek finalde Nigel McGuinness'a kaybederek elendi.Sconfigge l'americano Trent Acid al primo round, prima di perdere contro Nigel McGuinness ai quarti di finale.
Pikapın arkası dolunca CJ, trenden atladı ve pikapa bindi.Alla stazione dopo, Elizabeth salta giù dal treno.
Bir grup gezginci oyuncu Yunanistan'ın kırsalındaki ücra bir köyün tenha tren istasyonunda trenden inerler.Un uomo si risveglia in un bagno pubblico di una stazione ferroviaria a Washington.
Ege Ekspresi, İzmir-Eskişehir arasında çalışan günlük dört trenden biriydi.Il primo orario era strutturato su quattro coppie di treni misti giornalieri.
Araç 1990 yılında Motor Trends dergisi tarafından "Yılın İthal Otomobili" olarak ödüllendirildi.Nel 1990 la Town Car fu insignita del premio di auto dell'anno dalla rivista Motor Trend.
Trend - dünyada hangi haberlere dikkat çekiyorsa bakabilme.“Trends”: dove si possono scoprire le ultime tendenze in giro per il mondo.
Şemsiyemi hep trende bırakıyorum.Я всегда оставляю свой зонт в поезде.
2 ve Spider-Man bu trendin ilk ve en önemli örnekleri olmuşlardır.2) и Spider-Man стали самыми известными примерами данной тенденции.
Hızlı trende, vakumlu tuvalet de bulunmaktadır.В дизель-поезде имеются вакуумные туалеты.
Digital Trends (İngilizce).Digital Trends (англ.)русск.
Trende sadece onlar ve Grinko ile Kolzak vardır.В храме только я и на клиросе одинокий чтец.
Bu grup Blake’in modern trendlere karşıtlığını ve tinsel sanatsal yeni çağa olan inancını paylaştılar.Они разделяли антипатию Блейка к современным направлениям и его веру в духовное и художественное возрождение.
Google Hot Trends (Google Sıcak Gelişmeler), Google Trends'e yapılan bir ektir.Добавился инструмент Google Trends.
Digital Trends (İngilizce).Digital Trends (باللغة الإنجليزية).
Thomas trende Lizzie'ye cinsel tacizde bulunduktan hemen sonra siyah bir adamı öldürmüştür.قتل طوماس رجل زنجى في القطار بعدما وجده يتحرش جنسياً بليزى .
Zırhlı tren, zırh ile korunmuş trendir.قطار مدرع هو قطار محمي بدرع.
Oto Trend Dergisi.مجلّة "المسار".
O, trende.هو في القطار.
Trendeki kim?من الذي في القطار؟
Yanlış trendesin.أنت في القطار الخطأ.
Yanlış trendesiniz.أنتم في القطار الخطأ.
Digital Trends (İngilizce).Digital Trends (em inglês).
Karl trenden ayrılır, ama diğerleri rejenerasyon sonrası hafıza kaybı yaşayan Doktor ile kalır.Karl sai, mas os outros seguem a Doutora, que sofre de amnésia pós-regenerativa.
Stilleri öğrenciler arasında moda trendi olmuş ve medya bunu "SHINee Trend'i" olarak adlandırmıştır.Seu estilo criou uma tendência na moda entre os estudantes que a mídia apelidou de "SHINee Trend".
"Telemóveis", Youtube ve Spotify'da yayınlandıktan sonra Portekiz'de trend olmuştur.Atingiu também as tendências de YouTube e Spotify em Portugal.
Rusya Merkez Bankası atılgan bir şekilde döviz kaynağı biriktirme yoluyla bu trendle mücadeleye çalışmıştır.O Banco da Rússia tentou combater essa tendência acumulando reservas em moeda estrangeira.
Trend - dünyada hangi haberlere dikkat çekiyorsa bakabilme.Ela tende a acreditar tudo que vê no noticiário.
Zırhlı tren, zırh ile korunmuş trendir.Um Comboio (Trem) blindado é um comboio protegido com uma blindagem.
Sakarya vadisinde o dönemde hayvancılık yapılıyordu ve en hızlı ulaşım aracı trendi.O cavalo de pau surgiu numa época em que este animal era o principal meio de transporte e de tração.
Legal Trends (İngilizce).Form Trends (em inglês).
İlk turda Trend Acid'i geçmesini bildi fakat çeyrek finalde Nigel McGuinness'a kaybederek elendi.Ele derrotou Trent Acid na primeira rodada, antes de ser derrotado por Nigel McGuinness nas quartas de final.
2005 yılında Motor Trend dergisi tarafından yılın kamyonet seçilmiştir.Foi eleito pela revista Autoesporte o Carro do Ano de 2005.
O, trende yaşlı bir adama yer verdi.Ele deu lugar para um idoso no trem.
O, trende yaşlı bir adam için yer açtı.Ele deu lugar para um idoso no trem.
Soyutlamacılık, koleksiyonda farklı akım ve trendlerde bolca temsil edilmektedir.O Abstracionismo encontra-se fartamente representado na coleção, em diferentes correntes e tendências.
Trenden 60 kişi (trenin makinisti dahil) yaralandı, bunların 7si ağır yaralı.20 personen (waaronder de buschauffeur) waren zwaargewond geraakt.
Trende sadece onlar ve Grinko ile Kolzak vardır.Al in de auto hebben Nico en Sandra ruzie.
Trenden Milano’ya yakın bir istasyonda atlar.Hij vindt hem net op tijd in de trein richting Midland.
Twitter'da Trend topic listesinde birinci oldu.Binnen vijf minuten was hij wereldwijd trending topic op Twitter.
Trenden indiklerinde, Tenten, Milu'nun sarhoş olduğunu görür ve çok kızar.Volgens de aanklager was Letho dronken en voer hij te snel.