Kaçmaya başladım ve yıkıldım, ambulanstakiler boynuma bir boru taktılar ve travma odasına durumu bildirdiler.ברחתי במורד הרחוב והתמוטטתי, החבר'ה באמבולנס צינררו אותי על המדרכה והודיעו לטיפול נמרץ
Kaçmaya başladım ve yıkıldım, ambulanstakiler boynuma bir boru taktılar ve travma odasına durumu bildirdiler.جريت إلى أسفل الشارع وسقطت، ورجال الإسعاف سحبوني من على الرصيف وأبلغوا غرفة الطوارئ
Kaçmaya başladım ve yıkıldım, ambulanstakiler boynuma bir boru taktılar ve travma odasına durumu bildirdiler.我一直走,最後瞓低咗 救護員喺行人路度幫我插喉 同埋話畀急症室知有人送緊入嚟
Kaçmaya başladım ve yıkıldım, ambulanstakiler boynuma bir boru taktılar ve travma odasına durumu bildirdiler.救急隊が歩道で私に挿管し 治療室の人たちに 搬送を知らせました
Kol amputasyonu genelde travmaya bağlı oluşur, endüstriyel iş kazaları, trafik kazaları veya bazen de savaş.팔을 잃게되는 이유는 주로 산업사고, 자동차 사고, 그리고 가슴아프게도 전쟁으로 인한
Kol amputasyonu genelde travmaya bağlı oluşur, endüstriyel iş kazaları, trafik kazaları veya bazen de savaş.קטיעת יד נגרמת לרוב כתוצאה מטראומה גופנית, עקב דברים כגון תאונות עבודה, תאונות דרכים
Kol amputasyonu genelde travmaya bağlı oluşur, endüstriyel iş kazaları, trafik kazaları veya bazen de savaş.تنتج معظم عمليات البتر بسبب حوادث ، مثل الحوادث الصناعية ، أو حوادث اصطدام المركبات
Kol amputasyonu genelde travmaya bağlı oluşur, endüstriyel iş kazaları, trafik kazaları veya bazen de savaş.工場事故や交通事故 そして悲しくも 戦争による外傷の結果です
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Así que era muy claro que las aves estaban estresadas, enfermas y traumatizadas.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Bolo teda jasné, že tie vtáky boli vystresované, choré a traumatizované.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Bylo tedy zcela jasné, že tito ptáci trpí stresem, traumatem a nemocemi.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Egyértelmű volt, hogy ezek ideges, beteg, traumatizált madarak.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Era evidente che si trattava di uccelli stressati, malati e traumatizzati.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Era foarte clar că acestea erau păsări stresate, bolnave, traumatizate.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Era muito evidente que estas aves estavam sob "stress", doentes e traumatizadas.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Es war also eindeutig, dass diese Vögel gestresst, krank und traumatisiert waren.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Il était donc clair que ces oiseaux étaient stressés, malades et traumatisés.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Jadi sangat jelas burung-burung ini stres, sakit, dan mengalami trauma.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.그 펭귄들이 스트레스와 병으로 고통을 받고 있다는게 분명했어요
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Meteen was het duidelijk dat deze vogels gestrest, ziek en getraumatiseerd waren.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Så det stod meget klart at dette var stressede, syge og traumatiserede fugle.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Tako je bilo zelo jasno, da so ptice pod stresom, bolne in traumatizirane.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Vâng, nó quá rõ ràng đây là những con chim đã bị căng thẳng, bị bệnh và bị tổn thương.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Więc było oczywiste, że to są zestresowane, chore i przerażone ptaki.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Ήταν ξεκάθαρο ότι πρόκειται για αγχωμένα, άρρωστα, τραυματισμένα πτηνά.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Відразу стало зрозуміло, що перед нами стривожені, хворі, травмовані птахи.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Така че беше напълно ясно, че това бяха стресирани, болни, травмирани птици.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.Так что сразу стало ясно, что там были больные, травмированные птицы, находящиеся под стрессом.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.אז היה מאוד ברור שאלו היו ציפורים חולות לחוצות שעברו טראומה.
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.فاتضح لي أن الطيور مريضة ومصدومة
Kuşların stres altında, hasta, ve travmatize oldukları ortadaydı.鳥たちは消耗し 病み ショック状態だったのです もう一つ驚いたのは
Manhattan'da, St. Vincent Hastanesi travma odasına götürüldüğüm gece.응급실로 옮겨졌어요.
Manhattan'da, St. Vincent Hastanesi travma odasına götürüldüğüm gece.Меня везли в больницу Сент-Винсент в Манхэттене.
Manhattan'da, St. Vincent Hastanesi travma odasına götürüldüğüm gece.לטיפול נמרץ של ביה"ח סנט וינסנט שבמנהטן,
Manhattan'da, St. Vincent Hastanesi travma odasına götürüldüğüm gece.إلى غرفة الصدمات بمستشفى "سانت فنسنت" في "مانهاتن"،
Manhattan'da, St. Vincent Hastanesi travma odasına götürüldüğüm gece.何が起こったかというと
Onlara olan şey, kanser veya travmadan muzdarip olmalarıdır.Ce qui leur arrive est qu'ils ont peut-être souffert d'un cancer ou d'un traumatisme.
Onlara olan şey, kanser veya travmadan muzdarip olmalarıdır.Ciò che è capitato loro è forse aver avuto un tumore o un trauma.
Onlara olan şey, kanser veya travmadan muzdarip olmalarıdır.Co se jim stalo, mohlo být například to, že měli rakovinu nebo nehodu.
Onlara olan şey, kanser veya travmadan muzdarip olmalarıdır.Det som händer med dem är att de kan ha lidit av cancer eller skador.
Onlara olan şey, kanser veya travmadan muzdarip olmalarıdır.Điều xảy ra với họ là họ phải chịu đựng căn bệnh ung thư hoặc bệnh trầm cảm.
Onlara olan şey, kanser veya travmadan muzdarip olmalarıdır.E posibil să fi suferit de cancer sau traume.
Onlara olan şey, kanser veya travmadan muzdarip olmalarıdır.그들은 암이나 종양의 고통을 겪는 일을 당했습니다.
Onlara olan şey, kanser veya travmadan muzdarip olmalarıdır.Lo que les sucede es que puede que hayan sufrido cáncer o trauma.
Onlara olan şey, kanser veya travmadan muzdarip olmalarıdır.O que lhes acontece é que podem ter sofrido de cancro ou algum trauma.
Onlara olan şey, kanser veya travmadan muzdarip olmalarıdır.Przychodzą dlatego, że są po przejściu poważnego raka lub urazu.
Onlara olan şey, kanser veya travmadan muzdarip olmalarıdır.Sie leiden an Krebs oder einem Trauma.
Onlara olan şey, kanser veya travmadan muzdarip olmalarıdır.Ze zullen eerder komen voor een kanker of een trauma.
Onlara olan şey, kanser veya travmadan muzdarip olmalarıdır.Вони в основному страждають від раку, чи наслідків травм.
Onlara olan şey, kanser veya travmadan muzdarip olmalarıdır.Може да са преживели раково заболяване или травма.
Onlara olan şey, kanser veya travmadan muzdarip olmalarıdır.Скорей всего им пришлось пережить рак или травму.
Onlara olan şey, kanser veya travmadan muzdarip olmalarıdır.מה שקורה להם זה שהם סבלו מסרטן או מטראומה.
Onlara olan şey, kanser veya travmadan muzdarip olmalarıdır.ما يحدث لهم انهم قد يعانون من سرطان او ورم.
Onlara olan şey, kanser veya travmadan muzdarip olmalarıdır.体験してきたのかもしれません こちらはヘンリーです
Psikolog bakış açısından, onun depresyon ve histeri onun travma sonrası tuhaf şekilde çoğaldığını var.Do ponto de vista de um psicólogo, sua depressão e histeria surgiram de uma forma peculiar após seu trauma.
Psikolog bakış açısından, onun depresyon ve histeri onun travma sonrası tuhaf şekilde çoğaldığını var.מנקודת מבטו של פסיכולוג, הדיכאון וההיסטריה שלו צץ בדרך מוזרה אחרי הטראומה שלו.
Psikolog bakış açısından, onun depresyon ve histeri onun travma sonrası tuhaf şekilde çoğaldığını var.من وجهة نظر علم النفس، والاكتئاب له والهستيريا ظهرت بطريقة غريبة بعد الصدمة له.
Psikolog bakış açısından, onun depresyon ve histeri onun travma sonrası tuhaf şekilde çoğaldığını var.彼の外傷後の独特の_のように生まれている。 表面的には、
RG: Ve ne yazıktır ki çok yaygın çok travmatik bir tecrübe.O que é muito mau, porque é uma experiência muito comum e muito traumática.
Sonuç olarak künt göğüs travmasına girdim.Acabei por sofrer um trauma do tórax.