trafik ile cümle
trafik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Trafik yoğun olduğu için geç kaldım.I was late because the traffic was heavy.
Yoğun trafik yüzünden geç kaldım.I was late because of the heavy traffic.
Sürücü trafik kurallarını çiğnedi, sonuç olarak da cezalandırıldı.The driver violated the traffic rules; as a result, he was fined.
ABD'de, morfin türevi ilaçlar trafik kazalarından daha fazla ölüme neden olmaktadır.In the USA, opioids claim more victims than traffic accidents.
Bu sabah karayolu üzerindeki trafik koşulları normaldir.Traffic conditions on the highway are normal this morning.
Trafik olabilir.There could be traffic.
Tom bir trafik kazasıyla karşılaştı.Tom met with a traffic accident.
Trafikte sıkıştık.We're stuck in traffic.
Ben on üç yaşındayken ebeveynlerimi bir trafik kazasında öldüler.My parents died in a traffic accident when I was thirteen years old.
Trafik sıkışıklığına bir kaza neden oldu.The traffic jam was caused by an accident.
Trafik sıkışıklıklarından nefret ederim.I hate traffic jams.
Ben trafikteyken her zaman şerit değiştiririm.When I'm in traffic, I change lanes all the time.
Trafikte olduğumda, en hızlı hareket eden şeridi bulmaya çalışırım.When I'm in traffic, I try to find the fastest moving lane.
Tüm trafik, başkanlık konvoyunun geçmesine izin vermek için durduruldu.All traffic was halted to let the presidential motorcade pass.
Köpekler trafik için ciddi bir tehlikedir.Dogs are a serious danger to traffic.
Dikkat et! Trafik şekli değişti. Daha yavaş sür.Watch out! Traffic pattern changed. Drive slower.
Yeni trafik düzenlemeleri yarın yürürlüğe giriyor.The new traffic regulations come into force tomorrow.
Bu sabah çok trafik yoktu.There wasn't much traffic this morning.
Hiç trafik kazası geçirdin mi?Have you ever been in a car accident?
Menhattan'da trafik bir sorun.Traffic in Manhattan is a problem.
Trafik Menhattan'da bir sorundur.Traffic is a problem in Manhattan.
Trafik ışıklarına dikkat etmek zorundayız.We must pay attention to the traffic light.
Bir trafik polisinin yılbaşı gecesinde muhatap olduğu her on sürücüden beşi sarhoştur.Five out of ten drivers a traffic cop has to deal with on New Year's Eve night are drunk.
Tom trafik kazası geçirdi.Tom had a traffic accident.
Trafik durduruldu.Traffic has been halted.
Trafik durmuştu.Traffic was at a standstill.
Trafik kötüydü.The traffic was bad.
Batıya doğru giden trafik inşaattan etkilenmeyecek.Westbound traffic won't be affected by the construction.
Kasabamızda yalnızca bir trafik lambası var.Our town has only one traffic light.
Sürücüler trafik gecikmelerini önceden tahmin etmeliler.Motorists should anticipate traffic delays.
Bir trafik kazasında iki kişi öldü.Two people were killed in a traffic accident.
Bir sonraki trafik ışıklarından sola dön.Turn left at the next traffic lights.
Otobanda çok trafik var.There's a lot of traffic on the freeway.
Tom trafikte sıkıştı.Tom is stuck in traffic.
Bugün trafik kötü.Traffic is bad today.
O kırmızı trafik ışığında caddenin karşısına yürüdü.He walked across the street on a red traffic light.
En iyi arkadaşımı bir trafik kazasında kaybettim.I lost my best friend in a traffic accident.
Çok fazla trafik var.There's a lot of traffic.
Sürücülerin trafik ışıklarına dikkat etmesi gerekir.Drivers need to pay attention to the traffic lights.
Çok trafik vardı.There was plenty of traffic.
Ben trafikte sıkıştım.I was stuck in traffic.
Üzgünüm ama geç kalacağım. Trafikte sıkıştım!Sorry but I'm going to be late, I'm stuck in traffic!
Amerika'da trafik sağdan gider.In America traffic keeps to the right.
Bugün neden bu kadar çok trafik var?Why is there so much traffic today?
Tatil olmalı; Paris'te artık trafik sıkışıklığı yok.Must be the holidays; there are no more traffic jams in Paris.
Yoğun trafik yakında başlayacak.Rush hour traffic will start soon.
Tom trafik polisi olmayı sevdi.Tom loved being a traffic cop.
Ben trafikte takıldım.I got stuck in traffic.
Bir trafik kazası geçirdim.I got in an accident.
Sabahları burada çok trafik var.There's a lot of traffic here in the mornings.
Kazadan dolayı köprüde trafik vardı.Because of the accident, there was traffic on the bridge.
Tom trafikte oturmaktan nefret eder.Tom hates sitting in traffic.
Tom trafikte beklemekten nefret eder.Tom hates sitting in traffic.
Tom trafik kazasında ölmedi.Tom didn't die in a car accident.
Görünüşe göre, Tom rota 19'daki bir trafik sıkışıklığından dolayı geç kalmıştı.Apparently, Tom was late because there was a traffic jam on Route 19.
Trafik hemen durdu.Traffic was immediately halted.
Trafik sıkışıklığı olacak.There will be traffic jams.
Trafik yavaş ilerliyor.Traffic is slow moving.
Trafik yavaş hareket ediyor.Traffic is slow moving.
Tom bir trafik sıkışıklığındaydı.Tom was in a jam.