trafik ile cümle
trafik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben bir trafik sıkışıklığında sıkıştım.I'm stuck in a traffic jam.
Trafik sıkışıklığında sıkıştım.I'm stuck in a traffic jam.
Tom'un arkadaşlarından biri bir trafik kazasında öldü.One of Tom's friends was killed in a traffic accident.
Kardeşim trafik kazasında öldü.My brother died in a traffic accident.
Biz trafikte sıkıştık.We got stuck in traffic.
Babam hiç trafik kazası geçirmediği için gururlanıyor.My father brags about never having had a traffic accident.
Babam hiç trafik kazası geçirmediğinden dolayı gurur duyuyor.My father is proud of the fact that he's never been in a traffic accident.
Bir trafik polisi, bir sürücünün sürücü belgesini almamayı rüşvet karşılığı kabul etti.For a bribe, a traffic policeman agreed not to take away a driver's license.
İstanbul'da yaşamakla ilgili en nefret ettiğim şey sürekli trafikte sıkışıp kalmaktır.What I hate most about living in Istanbul is always getting stuck in traffic.
Tramvayı beklerken bir trafik kazasına tanık oldum.While I was waiting for the streetcar, I witnessed a traffic accident.
Buradaki trafik kurallarını bilmiyorum.I don't know the traffic regulations here.
Yaşadığım yerde bütün gece boyunca trafik gürültüsü duyabiliyorum.I can hear traffic noise all night long where I live.
Hiç trafik kazası geçirmedim.I've never had a traffic accident.
Bir trafik kazası geçirdin ama iyi olacaksın.You've been in an accident, but you're going to be all right.
Trafikte sıkıştığım için geç kalmıştım.I was late because I got stuck in traffic.
Polis, Tom'a bir trafik cezası yazdı.The police officer wrote Tom a ticket.
Tom bir trafik kazasında öldüğünden beri neredeyse dört yıl oldu.It's been almost four years since Tom died in a traffic accident.
Bu lanet trafik beni öldürüyor!This fucking traffic is killing me!
Bu yolda trafik su baskınından dolayı kesintiye uğradı.Traffic on this road has been disrupted due to flooding.
2.30'da bir randevum vardı fakat trafikte sıkıştım ve oraya zamanında varamadım.I had an appointment at 2:30, but I got caught in traffic and couldn't get there in time.
Çok sayıda araba ve çok fazla trafik var.There are too many cars and too much traffic.
Motosikletler güzeldir. Trafik sıkışıklığında bile sorunsuz biçimde ilerleyebilirsin.Motorbikes are nice. You can move smoothly even through a traffic jam.
Trafiksiz bir kasaba istiyorum.I want a town free of traffic.
Trafik gürültüsü tarafından zulmediliyorum.I'm tormented by the noise of traffic.
Bugün yoğun trafik var.There's a lot of traffic today.
Trafik yasaları bu ülkede sadece bir öneridir.The traffic laws are only a suggestion in this country.
Caddenin aşağısında trafik sıkışıklığına ne neden oldu?What caused the traffic jam down the street?
Motosikletler harika. Onlar yoğun trafikte bile kolayca ilerleyebilir.Motorcycles are great. They can easily get through even in heavy traffic.
Yoğun trafikte araba sürmeyi sevmiyorum.I don't like to drive in heavy traffic.
Otobanda yoğun trafikte sıkıştım.I got stuck in heavy traffic on the expressway.
Tom bir trafik kazası geçirdi.Tom was in a traffic accident.
Bir trafik kazası geçirmişsem ne yapmalıyım?What should I do if I'm involved in a traffic accident?
Trafik ışığı çalışmıyor.The traffic light doesn't work.
Tom trafik kazasında öldü.Tom was killed in the accident.
İkinci trafik ışığında sola dön.Turn left at the second traffic light.
Tom bir trafik kazasında gözlerinden birinde görme yeteneğini kaybetti.Tom lost the sight in one of his eyes in a traffic accident.
Birçok sürücü trafik kurallarına saygı duymuyor.Many drivers have a cavalier attitude towards the rules of the road.
Birçok sürücü trafik kurallarını hiçe sayıyor.Many drivers have a cavalier attitude towards the rules of the road.
Saat beşte her zaman fazla trafik vardır.At five o'clock, there's always a rush.
Bu tür trafikte araba sürmeye alışkın değilim.I'm not used to driving in this kind of traffic.
Hava trafik kontrolörü olarak çalışıyorum.I work as an air traffic controller.
Ne ağır trafik!What heavy traffic!
Kesinlikle bugün çok trafik var.There sure is a lot of traffic today.
Yol, iki yönlü trafik için yeterince geniş mi?Is the road wide enough for two-way traffic?
Tom üç trafik kazası geçirdi.Tom has been in three traffic accidents.
Boston hakkında nefret ettiğim tek şey trafik.One thing I hate about Boston is the traffic.
Trafik ışığı yeşile döndü.The light turned green.
Trafik ışığı yeşil.The light is green.
Tom okula giderken bir trafik kazası geçirdi.Tom was in a traffic accident on his way to school.
Tom bir trafik kazasında ciddi olarak yaralandı.Tom got seriously hurt in a traffic accident.
Bize Tom'un trafik kazası geçirdiği söylendi.We were told Tom had been in an accident.
Tom bir trafik kazası geçirdiğini söylemek için beni aradı.Tom called to tell me he'd been in a traffic accident.
Sadece bana Tom'un bir trafik kazasına karıştığı söylendi.I was just told that Tom was involved in a traffic accident.
Bir saatten daha fazla bir süredir bu trafikte oturuyoruz.We've been sitting in this traffic for over an hour.
Bir saatten fazladır bu trafikte bekliyoruz.We've been sitting in this traffic for over an hour.
Trafikte sıkıştım. Saat onda orada olurum.I'm stuck in traffic, I'll be there at ten.
Tom bir trafik sıkışıklığında tıkandı.Tom is stuck in a traffic jam.
Tom muhtemelen trafikte sıkıştı.Tom is probably stuck in traffic.
Tom bir trafik kazasında anne ve babasını kaybetti.Tom lost his parents in a traffic accident.
Tom yoğun trafikten dolayı geç kaldı.Tom was late because of heavy traffic.