Hatta artık et tozu olmasa bile tükürük salgılıyorlardı.Salivaban incluso cuando no había alimentos.
Hatta artık et tozu olmasa bile tükürük salgılıyorlardı.Salivau chiar și când nu le era adusă pudra de carne.
Hatta artık et tozu olmasa bile tükürük salgılıyorlardı.Salivavano anche quando non vi era alcuna carne in polvere.
Hatta artık et tozu olmasa bile tükürük salgılıyorlardı.Śliniły się nawet wtedy, gdy nie dostawały karmy.
Hatta artık et tozu olmasa bile tükürük salgılıyorlardı.Ze kwijlden zelfs wanneer er geen vleespoeder was.
Hatta artık et tozu olmasa bile tükürük salgılıyorlardı.Слюна выделялась даже тогда, когда мясо не подавалось.
Hatta artık et tozu olmasa bile tükürük salgılıyorlardı.Те започвали да отделят слюнка дори когато храната липсвала.
Hatta artık et tozu olmasa bile tükürük salgılıyorlardı.הם הזילו ריר גם אם לא הופיעה אבקת בשר.
Hatta artık et tozu olmasa bile tükürük salgılıyorlardı.سال لعابهم حتى عندما لم يكن مسحوق اللحم موجوداً.
Işıltılı zirkon tozunun dairesel şeridi parçaya zengin bir estetik ve enerji kazandırır.Lingkaran pita zirkonia yang gemerlap memberi perhiasan ini sentuhan estetik mewah dan energi
Işıltılı zirkon tozunun dairesel şeridi parçaya zengin bir estetik ve enerji kazandırır.Uma faixa circular de zircônias reluzentes dá à peça estética e energia exuberantes
Işıltılı zirkon tozunun dairesel şeridi parçaya zengin bir estetik ve enerji kazandırır.Uma faixa circular de zircônias reluzentes dá à peça estética e energia exuberantes
Işıltılı zirkon tozunun dairesel şeridi parçaya zengin bir estetik ve enerji kazandırır.Una banda circular de circonitas da a la pieza una estética y una energía opulentas
Işıltılı zirkon tozunun dairesel şeridi parçaya zengin bir estetik ve enerji kazandırır.Une bande circulaire de zircons étincelants confère au bijou son caractère somptueux et son énergie.
Işıltılı zirkon tozunun dairesel şeridi parçaya zengin bir estetik ve enerji kazandırır.المجموعة المستديرة من أحجار الزرقون المتلألئة تمنحك إحساسا بالجمال النقي والطاقة
İşte burada, havalimanındaki güvenlik görevlerine göstermemeye çalıştığım 100 mikrogramlık beyaz tozum var.여기 제가 100마이크로그램의 백색가루를 가지고 있습니다. 공항에서 보안요원들에게 보여주면 안되겠죠.
İşte burada, havalimanındaki güvenlik görevlerine göstermemeye çalıştığım 100 mikrogramlık beyaz tozum var.Am aici 100 micrograme de pudra alba, pe care incerc sa o ascund de paza din aeroport.
İşte burada, havalimanındaki güvenlik görevlerine göstermemeye çalıştığım 100 mikrogramlık beyaz tozum var.Aquí tengo 100 microgramos de polvo blanco que trato de ocultar a la gente de seguridad del aeropuerto.
İşte burada, havalimanındaki güvenlik görevlerine göstermemeye çalıştığım 100 mikrogramlık beyaz tozum var.Ik heb hier 100 microgram wit poeder, dat ik verberg voor beveiligingsmensen op vliegvelden.
İşte burada, havalimanındaki güvenlik görevlerine göstermemeye çalıştığım 100 mikrogramlık beyaz tozum var.Mamy więc 100 mikrogramów białego proszku, którego nie pokazuję ochronie na lotniskach.
İşte burada, havalimanındaki güvenlik görevlerine göstermemeye çalıştığım 100 mikrogramlık beyaz tozum var.Tenho aqui uns 100 microgramas de pó branco, — que evito mostrar ao pessoal de segurança dos aeroportos.
İşte burada, havalimanındaki güvenlik görevlerine göstermemeye çalıştığım 100 mikrogramlık beyaz tozum var.Tôi có ở đây 100 micrograms bột trắng, thứ mà tôi thường phải cố gắng giấu nhân viên bảo vệ ở sân bay.
İşte burada, havalimanındaki güvenlik görevlerine göstermemeye çalıştığım 100 mikrogramlık beyaz tozum var.Van itt nálam 100 mikrogramm fehér por, amit próbáltam rejtegetni a reptéri biztonságiak elől.
İşte burada, havalimanındaki güvenlik görevlerine göstermemeye çalıştığım 100 mikrogramlık beyaz tozum var.И вот здесь у меня сто микрограмм белого порошка, который, я надеюсь, не найдут охранники в аэропорту.
İşte burada, havalimanındaki güvenlik görevlerine göstermemeye çalıştığım 100 mikrogramlık beyaz tozum var.ויש לי כאן מעט, 100 מיקרוגרמים של אבקה לבנה, שאני מנסה להסתיר מעיני אנשי הביטחון בנמלי התעופה.
İşte burada, havalimanındaki güvenlik görevlerine göstermemeye çalıştığım 100 mikrogramlık beyaz tozum var.ولدي هنا 100 ميكروغرام من المسحوق البيضاء، والتي أحاول أن أخفيها من أمن المطار.
İşte burada, havalimanındaki güvenlik görevlerine göstermemeye çalıştığım 100 mikrogramlık beyaz tozum var.空港の警備員には見せないようにしているものですが (笑)
İşte tam Piazza della Rotonda'nın sağında, Pantheon'nun önünde, tozu dumana katıyor, ve sonunda işine varıyor.À travers la Piazza della Rotonda, en face du Panthéon, dévastant toujours, et enfin arrivant au travail.
İşte tam Piazza della Rotonda'nın sağında, Pantheon'nun önünde, tozu dumana katıyor, ve sonunda işine varıyor.Door de Piazza della Rotonda, voor het Pantheon, nog steeds allesverwoestend, belandt hij op zijn werk.
İşte tam Piazza della Rotonda'nın sağında, Pantheon'nun önünde, tozu dumana katıyor, ve sonunda işine varıyor.Prin Piazza della Rotonda, în fața Panteonului, din nou creând dezastru, și în final ajungând la muncă.
İşte tam Piazza della Rotonda'nın sağında, Pantheon'nun önünde, tozu dumana katıyor, ve sonunda işine varıyor.Tuż przed Piazza della Rotonda, ponownie sieje spustoszenie przed Panteonem, aż w końcu dociera do pracy.
İşte tam Piazza della Rotonda'nın sağında, Pantheon'nun önünde, tozu dumana katıyor, ve sonunda işine varıyor.Прямо по Пьяцца делла Ротонда, мимо Пантеона, опять какой-то коллапс и, наконец, он добирается на работу.
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.As suas pedras são o lugar de safiras, e têm pó de ouro.
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.Batu di dalam tanah mengandung nilakandi, dan debunya berisikan emas murni
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.Các đá nó là chỗ có ngọc bích, Người ta tìm được mạt vàng tại đó.
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.Các đá nó là chỗ có ngọc_bích , Người_ta tìm được mạt vàng tại đó .
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.Där, bland dess stenar, har safiren sitt fäste, guldmalm hämtar man ock där.
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.es el lugar cuyas piedras son de zafiro y cuyo polvo es de oro
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.Hij weet hoe hij edelgesteente en goudstof kan vinden;
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.i Stenen der sidder Safiren, og der er Guldstøv i den.
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.그 돌 가운데에는 남보석이 있고 사금도 있으며
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.Köveiben zafir található, göröngyeiben arany van.
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.Le sue pietre contengono zaffiri e oro la sua polvere
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.Man findet Saphir an etlichen Orten, und Erdenklöße, da Gold ist.
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.Med njenimi kameni se nahaja safir in gruče zlata so v njej.
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.Miesto safíra sú jej kamene, rôzneho prachu, ktorý má zlato,
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.pietrele lui cuprind safir, şi în el se găseşte pulbere de aur.
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.Safiren har sin bolig i dens stener, og gullklumper finnes der.
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.Sen kivissä on safiirilla sijansa, siellä on kultahiekkaa.
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.Ses pierres contiennent du saphir, Et l`on y trouve de la poudre d`or.
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.V některé zemi jest kamení zafirové a prach zlatý,
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.W niektórych miejscach jest kamień Safir, i piasek złoty;
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.οι λιθοι αυτης ειναι τοπος σαπφειρων και εν αυτη χωμα χρυσιου.
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.Камни ее – место сапфира, и в ней песчинки золота.
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.Камъните и са място на сапфир, И златна пръст има в нея.
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.מקום ספיר אבניה ועפרת זהב לו׃
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.حجارتها هي موضع الياقوت الازرق وفيها تراب الذهب.
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.地 中 的 石 頭 有 藍 寶 石 、 並 有 金 沙
Kayalarından laciverttaşı çıkar, Yüzeyi altın tozunu andırır.地中 的 石頭 有 藍 寶石 、 並有 金沙
Kek tozundan, yumurta ve sütü çıkardılar.Ze směsi odebrali vajíčka a mléko.