Bu 102 yaşındaki kadının ikigai'si, torununun torununun torunu idi.For denne 102 år gamle kvinde, var hendes ikigai simpelthen hendes tip-tip-tip-oldebarn.
Bu 102 yaşındaki kadının ikigai'si, torununun torununun torunu idi.Für diese 102 Jahre alte Frau, war ihr Ikigai ganz einfach ihre Ur-Ur-Urenkelin.
Bu 102 yaşındaki kadının ikigai'si, torununun torununun torunu idi.L'ikigai de cette femme de 102 ans était simplement son arrière-arrière-arrière petite-fille.
Bu 102 yaşındaki kadının ikigai'si, torununun torununun torunu idi.Okamžitě věděli, proč se ráno probouzejí. Ikigai této stoleté ženy byla prostě její praprapravnučka.
Bu 102 yaşındaki kadının ikigai'si, torununun torununun torunu idi.Pentru aceasta femeie de 102 ani, ikigai-ul ei a fost pur si simplu stra-stra-stra-stranepoata sa.
Bu 102 yaşındaki kadının ikigai'si, torununun torununun torunu idi.Per questa donna di 102 anni, il suo ikigai era semplicemente la sua pro-pro-pro-pronipote.
Bu 102 yaşındaki kadının ikigai'si, torununun torununun torunu idi.Với cụ bà 102 tuổi này, ikigai là đứa chít gái..
Bu 102 yaşındaki kadının ikigai'si, torununun torununun torunu idi.Voor deze vrouw van 102, haar ikigai was eenvoudigweg haar achter-achter-achterkleinkind.
Bu 102 yaşındaki kadının ikigai'si, torununun torununun torunu idi.Για αυτή τη γυναίκα, 102 χρονών, το ικιγκάι της ήταν απλά η τετράκις εγγονή της.
Bu 102 yaşındaki kadının ikigai'si, torununun torununun torunu idi.Для цієї 102-річної жінки, ікігай це просто її прапраправнучка.
Bu 102 yaşındaki kadının ikigai'si, torununun torununun torunu idi.За тази 102-годишна жена, нейното икигаи беше просто нейната пра-пра-пра-внучка.
Bu 102 yaşındaki kadının ikigai'si, torununun torununun torunu idi.Икигай этой 102-летней женщины - это просто ее прапраправнучка.
Bu 102 yaşındaki kadının ikigai'si, torununun torununun torunu idi.לבת ה102 הזאת ההיקיגאי שלה היה הבת של הנכדה של הנכדה שלה.
Bu 102 yaşındaki kadının ikigai'si, torununun torununun torunu idi.بالنسبة لهذه المرأه المسنه ذات 102 , ايكيجايا خاصتها ببساطه كانت حفيدة حفيدة حفيدة حفيدتها
Bu 102 yaşındaki kadının ikigai'si, torununun torununun torunu idi.彼女の曾曾曾孫だと言いました その少女とは歳が101歳半、離れています
Bu benim için sürprizdi. Varlıklarını bilmediğim iki torunum...Es war eine Überraschung für mich, zu wissen, dass ich zwei Enkelkinder hatte, von denen ich nichts wusste.
Bu benim için sürprizdi. Varlıklarını bilmediğim iki torunum...Fue una sorpresa para mi saber que tengo dos nietos que no sabía que tenía
Bu benim için sürprizdi. Varlıklarını bilmediğim iki torunum...Het was ook een verrassing voor mij, weetje, twee kleinkinderen waarvan ik niet wist dat ik ze had.
Bu benim için sürprizdi. Varlıklarını bilmediğim iki torunum...To dla mnie niespodzianka, nie wiedziałem, że mam dwoje wnuków!
Bu benim için sürprizdi. Varlıklarını bilmediğim iki torunum...Изненадах се, че имаш деца.
Bu benim için sürprizdi. Varlıklarını bilmediğim iki torunum...Это было сюрпризом для меня, знаешь ли что у меня 2 внука, и я не знал об этом
Bu benim torunum,<br /> Jang Man Ok.C'est ma petite fille, Jang Man Ok.
Bu benim torunum,<br /> Jang Man Ok.Das ist meine Enkelin, Jang Man Ok.
Bu benim torunum,<br /> Jang Man Ok.Ea este nepoata mea, Jang Man Ok.
Bu benim torunum,<br /> Jang Man Ok.Ő az unokám, Jang Man Ok.
Bu benim torunum,<br /> Jang Man Ok.To jest moja wnuczka. Jang Man Ok.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.Asta e harta dinastiei Yuan condusă de Kubla Khan, nepotul lui Genghis Khan.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.C'était la carte au temps de la dynastie Yuan, mené par Kubla Khan, le petit-fils de Genghis Khan.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.Das ist die Karte der Yuan-Dynastie, regiert von Kublai Khan, dem Enkel von Dschingis Khan.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.Dit is de kaart van de Yuan-dynastie, geleid door Kublai Khan, de kleinzoon van Genghis Khan.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.È la mappa della dinastia Yuan, guidata da Kubla Khan, nipote di Gengis Khan.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.Es el mapa de la dinastía Yuan, fundada por Kubla Khan, el nieto de Genghis Kahn.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.Ez a Yuan dinasztia térképe, amit Kubla kán, Dzsingisz kán unokája vezetett.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.Ini adalah peta Dinasti Yuan di bawah pimpinan Kubilai Khan, cucu dari Genghis Khan.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.Pochodzi z czasów dynastii Yuan pod rządami Kubla Chana, wnuka Czyngis Chana.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.Αυτός είναι ο χάρτης της Δυναστείας Γιουάν, καθοδηγούμενης από τον Κούμπλα Χαν, τον εγγονό του Τζένγκις Χαν.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.Това е карта на династията Юан, водена от Кублай Хан, внукът на Чингис Хан.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.Это - карта Юаньськой династии, возглавляемая Кубла-Ханом, внуком Чингиз-Хана.
Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.징기스칸의 손자 쿠블라이칸이 세운 왕조지요.
Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.בהנהגתו של קובלא חאן, הנכד של ג'נגיס חאן.
Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.التي قادها كوبلا خان , حفيد جينكيز خان .
Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.つまり 歴史は必ずしも繰り返すものではなく
Çünkü torununun büyüdüđüne bile tanýk olamadýnCar tu n'as même pas vu ta petite-fille grandir
Çünkü torununun büyüdüđüne bile tanýk olamadýnProtože ty ani neuvidíš svá vnoučata růst
"Dae Han Grup'un Başkanı Park Dong Jae'nin torunu..." "...Park Hae Young'la ilişkisi olduğu dedikoduları"La rumeur concerne M. Park Hae Young,Npetit-fils du Président Park Jae Dong du Groupe Daehan
Dae Han Grup'un torunu Park Hae Young olarak... ...sesleniyorum.لكنني هنا كحفيد بارك دونغ صاحب مجموعة داي هان
Doğru. Torunum bana içki koymalı.Em yêu!
Doğru. Torunum bana içki koymalı.Správně, můj prazeť by mi měl nalít.
Doğru. Torunum bana içki koymalı.Très bien grand-père.
Doğru. Torunum bana içki koymalı.Да, зетят трябва да ми налее една чашка.
Doğru. Torunum bana içki koymalı.حسناً. حفيدي النسيب يجب أن يصبّ لي شراب
Dün, beni arayıp seni övdü. Bir torunu var. Bana senin bir ara onunla buluşup buluşamayacağını sordu.Дай да погледна.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.A spus ca ar fi o risipa sa-si casatoreasca nepoata cu un oarecare.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Dia mengatakan bahwa akan sia-sia menikahkan cucunya dengan orang lain.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Er hat gesagt,es wäre eine Verschwendung seine Enkelin einfach einen anderen zu verheiraten.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Ha detto che sarebbe uno spreco dare in matrimonio la sua nipote a qualunque.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Han pratade om hur det vore bortkastad att gifta bort hans barnbarn till bara vem som helst.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Hij zei dat het een verspilling zou zijn om zijn kleindochter met zomaar iemand te laten trouwen.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Il a dit qu'il serait dommage de marier sa petite-fille à n'importe qui.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Ông ấy nói sẽ thật phí hoài nếu gả cháu gái cho người bình thường nào đấy.