Ana içeriğe geç
Sözlük

torun ile cümle

torun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kendisinden sonra ailesinden oğulları ve torunları vasıtasıyla tarîkat neşri devam etmiştir.Auch seine engsten Angehörigen, Gattinnen und Kinder, sind mit ihm unter dem Kreuz vereint.
Bir oğlu (Mehmet) ve bir torunu (Ömer Kerim Rado) vardır.Auch er hat (von einer verstorbenen Adligen) ein uneheliches Kind, dessen Vormund und Pate er ist.
Şarkıcının 21 çocuğu ve 90 torunu vardı.Er hinterließ 21 Kinder und 90 Enkelkinder.
Kilise'nin ilk önderlerinden Heber C. Kimball'un torunudur.Namensgeber war der Apostel Heber C. Kimball.
Onun yerine Ostrogotlar Krallığı tahtina kral olarak torunu Athalarik tahta geçirildi.Testamentarisch hatten sie und der König das Kloster Vadstena als Grabstätte bestimmt.
Torunu Christina Rau, Almanya'nın müteveffa cumhurbaşkanı Johannes Rau'nun da dul eşidir.Sie war die Großmutter von Christina Rau, der Ehefrau des achten Bundespräsidenten Johannes Rau.
Şef Mahko’nun torunu olan Geronimo, bir Bedonkohe Apaçi yerlisiydi.Geronimo, der große Apachenhäuptling war aus dem Indianerreservat ausgebrochen.
Diğer torunlar bazıları Türkiye ve Almanya'da yaşıyor.Einige Schwestern leben auch in Deutschland und in Italien.
İki torunu vardır.Sie haben zwei Enkelkinder.
Torunları ve çocukları hep onu örnek almıştır.Seine Söhne und Enkel eiferten ihm nach.
Yuanjia'nın yedi de torunu vardır.Betti hat inzwischen sieben Enkelkinder.
Sorb dilinde yazan Jakub Lorenc-Zalĕski'nin torunudur.Er war der Enkel des sorbischen Schriftstellers Jakub Lorenc-Zalěski.
Oğlu ve iki torunu da denizcilikle uğraşıp kaptanlık yapmıştır.Bekannt wurden sein Sohn und sein Enkel gleichen Namens, beide dänische Marineoffiziere.
Oyuncu Jean-Paul Belmondo'nun oğlu, heykeltıraş Paul Belmondo'nun torunudur.Belmondo ist der Sohn des Schauspielers Jean-Paul Belmondo.
İsmini aldığı Yorgo Papandreu'nun torunu, Andreas Papandreu'nun oğludur.Der linke Parteiflügel wurde vom Sohn Georgios Papandreou vertreten: Andreas Papandreou.
Medya patronu William Randolph Hearst'ün torunudur.Bill arbeitete für William Randolph Hearsts San Francisco Examiner.
"Coors Brewing Company" 'nin kurucusu olan Adolph Coors'un (1847-1929) torunudur.Als Urenkel von Adolph Kuhrs (1847–1929) gehört Coors zu den Erben der Molson Coors Brewing Company.
Kurucusunun torunları Gérald ve Valentin Piaget’nin girişimiyle, 1943’te Piaget markası tescil edilir.Gérald und Valentin Piaget, die Enkel des Gründers, liessen Piaget 1943 als Marke eintragen.
Ayrıca annesinin, torunlarıyla görüşmemesinden duyduğu üzüntüyü dile getirmektedir.Auch bedaure er es, dass sie ihre Enkelkinder nicht kenne.
Kendilerini kültürel ve tarihsel olarak İdil Bulgarlarının torunları olarak görürler.Sie betrachten sich kulturell und historisch als Nachfolger der Wolga-Bolgaren, was aber fraglich ist.
Torunu ünlü halk kahramanı Kenasarı Kasımoğlu'dur.Sein Publikum verachtet der kleine Virtuose.
Standard Oil Company'nin kurucusu John D. Rockefeller'ın torunuydu.Er war der Neffe von John D. Rockefeller.
Bir diğer misyoner olan Hiram Bingham I'in torunudur.Der Trauergottesdienst wurde von Hiram Bingham I. abgehalten.
Mirasını torunu olan kıza bırakmıştır.Dieser vererbte sie seinem Enkelsohn.
Torunlarına çok düşkünlüğü ile bilinir.Sie lernen ihr Genital besser kennen.
Ayrıca kimyager Alexander Mitscherlich'in de torunudur.Zur Biographie Alexander Mitscherlichs.
Yaşlı adama torunu tarafından eşlik edildi.Le vieil homme fut accompagné par son petit-enfant.
Yaşlı bayan kız torununa gülümsedi.La vieille dame sourit à sa petite-fille.
Evli, üç çocuk ve iki torun sahibidir.Ils ont trois fils (dont aucun n'atteindra l'âge adulte) et deux filles.
Togo'nun oğlu ve torunu da Japon İmparatorluk Donanması görev yaptı.Les fils et petit-fils de Tōgō servirent également dans la marine impériale japonaise.
Eşi Gozel Bayramova dört kızı ve yedi torunu hayata devam etmektedir.Il est survécu par son épouse, Gozel Bayramova, quatre filles et sept petits-enfants.
Ayrıca annesinin, torunlarıyla görüşmemesinden duyduğu üzüntüyü dile getirmektedir.Je me dis que c'est dommage qu'elle ne soit pas là pour voir ses petits-enfants.
Salih ve Ömer adında iki oğlu ile Meziyet Dilara ve Neslişah adında iki torunu bulunuyordu.Il n'y avait auprès de lui que deux hommes, Qatâda, fils de No`mân, et Sahl, fils de Honaïf.
Torunlarını da çok sever.Elle aime beaucoup ses neveux.
"Elma büyüklüğünde çilekler torunlarımızın torunları tarafından yenecek."Je peux le jurer sur la tête de mes petits-enfants."
Büyük torunu Ratu Sir George Cakobau, Fiji'nin ilk doğma büyüme Genel Valisidir (1973 - 1983).Son arrière-petit-fils, Ratu Sir George Cakobau, fut Gouverneur général de Fidji de 1973 à 1983.
Georgios ve onun büyük büyük torunu Andronikos Palaiologos'tan, Paleologos Hanedanı gelmektedir.C'est de Georges et de son arrière-petit-fils Andronic Paléologue que descend la dynastie Paléologue.
Nadir Şah'ın ölümünden sonra, Darya-i-Nur torunu Shahrokh Mirza'ya miras kalmıştır.Après la mort de Nâdir Châh, le Darya-e nour sera donné à son petit-fils, Shahrokh Mirza, en héritage.
Agatha Lekapene, Romanos Argyros ile evlendi; torunları imparator III. Romanos'tur.Agathe Lécapène, qui épousa Romain Argyre ; leur petit-fils fut l'empereur Romain III.
Romalı general Publius Quinctilius Varus ve iki kızkardeşi, ilk evliğinden dolayı torunlarıdır.Le général romain Varus et ses deux sœurs étaient des petits-enfants de son premier mariage.
Çocuklarına ve torunlarına çok düşkündür.Il adore ses petits-fils et petites-filles.
Oğlu ve iki torunu da denizcilikle uğraşıp kaptanlık yapmıştır.Ses trois fils et deux de ses filles après s'être jetés à la mer sont faits prisonniers ainsi que l'amiral.
Medya patronu William Randolph Hearst'ün torunudur.Il sera un des plus grands rivaux de William Randolph Hearst.
Ve peygamberin torunu, Hasan bin Ali dedi ki: Amca, Resulullah ile karşılaşacağın güne kadar sabret.Jâbir bin ‘Abdullah a dit: « J’ai vu le Messager d’Allah pendant son pèlerinage (Hajj), le jour de ‘Arafah.
Kızı Sonja Yánez Betancourt ve Şilili eşi Leo Yánez Betancourt ve torunları Roberto’nun yanına yerleşirler.Elle y retrouve sa fille Sonja Betancourt Yánez, son gendre Leo Yánez Betancourt, et leur fils Roberto Yánez.
Bu yüzden gelininin ve torununun ortadan kalkması gerekiyordu.Son fils et sa belle-fille sont portés disparus.
Bayan Klasnic'in kocası, üç çocuğu ve beş torunu vardır.Épouse de Claude Wyssa, elle a 3 fils et 2 petit-fils.
Torunu, Robert Baker Aitken Zen, Budizm öğretmeni ve yazar olarak bilinmektedir.Son petit-fils, Robert Baker Aitken (en), est un célèbre professeur et auteur bouddhiste Zen.
Torun, herhangi bir kimsenin çocuğunun çocuğu.Enfant d'autrui, fille de personne.
Polonya Kralı III. Jan Sobieski'nin torunu.Sa mère est la petite-fille du roi de Pologne Jean III Sobieski.
Sargon'un torunu Naram-Sin'i gösteren dikilitaş.La putain respectueuse de Sartre.
Ameratsu'nun oğlu Ame no Oshihomimi no Mikoto' üzerinden Ninigi-no-Mikoto adında bir torunu oldu.Celle-ci avait un fils nommé Ame no Oshihomimi no Mikoto et à travers lui un petit-fils Ninigi-no-Mikoto.
Kuşçubaşı Eşref'in torunudur.Paulina : belle-fille du général.
Tüm köy halkı Nergisoğlu (Nergis'in torunu)'dur.Ses habitants sont les Nervillois(es).
Mommu İmparator Tenmu ile İmparatoriçe Jitō'nun torunuydu.Genmei était la fille de l'empereur Tenji et de l'impératrice Jitō.
Mayıs 1900'de Julie Manet, ressam Henri Rouart'nın torunu sanatçı Ernest Rouart ile evlendi.Le 31 mai 1900, elle épouse Ernest Rouart, peintre et fils du peintre Henri Rouart.
Oyuncu Jean-Paul Belmondo'nun oğlu, heykeltıraş Paul Belmondo'nun torunudur.Il est le petit-fils du sculpteur Paul Belmondo et le fils de l'acteur Jean-Paul Belmondo.
Ülkede yaşayanların çoğu İspanyol ve İtalyan göçmenlerin torunlarıdır.La majorité des habitants sont des descendants d'Italiens et d'Espagnols.
Heykeltıraş François Dumont'un torunun oğlu ve bir diğer heykeltıraş Jacques-Edme Dumont'un oğludur.Il est le fils du sculpteur François Dumont et le père du sculpteur Jacques-Edme Dumont.
Tarihçi Sallust'un evlatlık torunu ve öz büyük büyük yeğeniydi.C'est le petit-fils adoptif et l'arrière-petit-neveu de l'historien Salluste.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod