Torunun yakışıklı bir adam tarafından takip ediliyordu.Твоята внучка е преследвана от красавец.
Üyeliğiniz çocuklarınıza, torunlarınıza ve sevdiklerinize aktarılabilecek bir mirastır.Seu título é uma herança que pode ser passada para seus filhos, netos e entes queridos.
Üyeliğiniz çocuklarınıza, torunlarınıza ve sevdiklerinize aktarılabilecek bir mirastır.Su membresía es un legado que puede dejar a sus hijos, nietos y seres queridos.
Üyeliğiniz çocuklarınıza, torunlarınıza ve sevdiklerinize aktarılabilecek bir mirastır.Votre affiliation est transmissible à vos enfants, petits-enfants ou tous ceux que vous aimez.
Üyeliğiniz çocuklarınıza, torunlarınıza ve sevdiklerinize aktarılabilecek bir mirastır.Ваше членство может передаваться вашим детям, внукам или близким вам людям.
Üyeliğiniz çocuklarınıza, torunlarınıza ve sevdiklerinize aktarılabilecek bir mirastır.كذلك يمكن توريث العضوية إلى أطفالك، وأحفادك
Varlıklarını bilmediğim iki torunum...손자가 둘이나 있다니
Varlıklarını bilmediğim iki torunum...Měl jsem dvě vnoučata a vůbec jsem o tom nevěděl.
Varlıklarını bilmediğim iki torunum...Untuk mengetahui saya memiliki dua orang cucu yang sebelumnya saya tidak pernah ketahui
Varlıklarını bilmediğim iki torunum...لمعرفة ان لدي اثنين من الأحفاد لم أكن أعلم بوجودهم
Varlıklarını bilmediğim iki torunum...幸せだった
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.1759-ben elmesélte az unokájának miket lát.
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.1759 beskrev han för sin dotterson, olika saker som han såg.
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.1759년, 그는 손자에게 눈에 보이는 다양한 것들에 대해 얘기해주었습니다.
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.E em 1759 descreveu ao seu neto várias coisas que via.
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.E nel 1759 descrisse a suo nipote varie cose che stava vedendo.
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.En in 1759 beschreef hij voor zijn kleinzoon de verschillende dingen die hij zag.
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.Et en 1759, il décrivit à son petit-fils les différentes choses qu'il voyaient.
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.Iar în 1759 i-a descris nepotului său diverse lucruri pe care le vedea.
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.Năm 1759 ông ấy miêu tả cho cháu mình nhiều thứ ông ấy đã nhìn thấy.
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.Og i 1759 beskrev han for sit barnebarn forskellige ting, han så.
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.Und im Jahre 1759 beschrieb er seinem Enkel verschiedene Dinge, die er sah.
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.V roce 1759 popsal svému vnukovi různé věci, které vídal.
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.V roku 1759 opísal svojmu vnukovi rôzne veci, ktoré vídaval.
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.Vuonna 1759 hän kuvaili lapsenlapselleen erilaisia näkemiään asioita.
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.W roku 1759 opisał wnukowi, co czasami widywał.
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.Y en 1759 describió a su nieto varias cosas que estaba viendo.
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.Και το 1759 περιέγραψε στον εγγονό του διάφορα πράγματα που έβλεπε.
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.И в 1759 году он описал внуку свои разнообразные видения
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.И през 1759 г. той описал на внука си различни неща, които вижда.
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.У 1759 році він описав своєму онуку різноманітні видіння, які йому довелося побачити.
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.הראיה שלו היתה די חלשה. ב-1759 הוא תיאר לנכד שלו
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.وفي عام 1759 وصف لحفيده أشياء متعددة كان يراها.
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.孫に話したのです まず彼が話したのは
Ve bizim çocuklarımız ve torunlarımız için bu dersleri öğretmek zorundayız.Και πρέπει να διδάσκουν τα μαθήματα στα παιδιά μας και τα εγγόνια μας.
Ve torunlarınıza bu sürecin bir parçası olduğunuzu anlatmak ne kadar da havalı olurdu.Czyż nie byłoby wspaniale móc pochwalić się wnukom, że mieliśmy w tym swój udział?
Ve torunlarınıza bu sürecin bir parçası olduğunuzu anlatmak ne kadar da havalı olurdu.E como seria fantástico poder dizer aos vossos netos que fizeram parte disso?
Ve torunlarınıza bu sürecin bir parçası olduğunuzu anlatmak ne kadar da havalı olurdu.E sarebbe fantastico poter dire ai vostri nipoti che voi avete fatto la vostra parte.
Ve torunlarınıza bu sürecin bir parçası olduğunuzu anlatmak ne kadar da havalı olurdu.És milyen csodálatos is lenne, ha azt mondhatnánk az unokáinknak, hogy ennek részesei voltunk?
Ve torunlarınıza bu sürecin bir parçası olduğunuzu anlatmak ne kadar da havalı olurdu.Et est-ce que ça ne serait pas sympa de dire à vos petits-enfants que vous en faisiez partie ?
Ve torunlarınıza bu sürecin bir parçası olduğunuzu anlatmak ne kadar da havalı olurdu.Hoe geweldig zou het zijn om je kleinkinderen te vertellen dat je er bij was?
Ve torunlarınıza bu sürecin bir parçası olduğunuzu anlatmak ne kadar da havalı olurdu.그리고 얼마나 멋진 일일까요 여러분의 그 일부분이었다고 손주들에게 말하는것이 말이죠
Ve torunlarınıza bu sürecin bir parçası olduğunuzu anlatmak ne kadar da havalı olurdu.Kuinka makeeta sinun olisikaan kertoa lapsenlapsillesi, että olit osa sitä?
Ve torunlarınıza bu sürecin bir parçası olduğunuzu anlatmak ne kadar da havalı olurdu.¿No sería genial contarle a sus nietos que formaron parte de eso?
Ve torunlarınıza bu sürecin bir parçası olduğunuzu anlatmak ne kadar da havalı olurdu.Pikirkan betapa hebatnya dapat memberitahu cucu Anda bahwa Anda menjadi bagian dari itu?
Ve torunlarınıza bu sürecin bir parçası olduğunuzu anlatmak ne kadar da havalı olurdu.Şi cât de tare ar fi să spui nepoţilor tăi că ai fost o parte din asta?
Ve torunlarınıza bu sürecin bir parçası olduğunuzu anlatmak ne kadar da havalı olurdu.Und wäre es nicht toll, wenn Sie Ihren Enkeln erzählen können, dass Sie Teil dessen waren?
Ve torunlarınıza bu sürecin bir parçası olduğunuzu anlatmak ne kadar da havalı olurdu.Và sẽ tuyệt vời đến nhường nào khi mà được nói với cháu của bạn rằng bạn chính là 1 phần của nó?
Ve torunlarınıza bu sürecin bir parçası olduğunuzu anlatmak ne kadar da havalı olurdu.Και πόσο τέλειο θα ήταν να πείτε στα εγγόνια σας ότι λάβατε μέρος σε αυτό;
Ve torunlarınıza bu sürecin bir parçası olduğunuzu anlatmak ne kadar da havalı olurdu.И колко готино ще бъде да кажете на внуците си, че сте били част от това?
Ve torunlarınıza bu sürecin bir parçası olduğunuzu anlatmak ne kadar da havalı olurdu.Как здорово будет сказать нашим внукам, что мы были частью этого?
Ve torunlarınıza bu sürecin bir parçası olduğunuzu anlatmak ne kadar da havalı olurdu.וכמה מגניב יהיה לספר לנכדיכם שנטלתם חלק בזה?
Ve torunlarınıza bu sürecin bir parçası olduğunuzu anlatmak ne kadar da havalı olurdu.ما مدى روعة ذلك أن تخبر أحفادك أنك كنت جزء من ذلك؟
Ve torunlarınıza bu sürecin bir parçası olduğunuzu anlatmak ne kadar da havalı olurdu.担ったと言えたら どれほど恰好よいでしょうか? 技術的にも経済的にも妨害するものがないのは明らかです
Windy Media'nın yönetim kurulu başkanının torunu ile görüşmeniz nasıl gitti?Bagaimana pertemuan dengan cucunya Pimpinan?
Windy Media'nın yönetim kurulu başkanının torunu ile görüşmeniz nasıl gitti?Com'è andato l'incontro con la nipote del presidente?
Windy Media'nın yönetim kurulu başkanının torunu ile görüşmeniz nasıl gitti?Comment était le rendez-vous avec la petite-fille du directeur ?
Windy Media'nın yönetim kurulu başkanının torunu ile görüşmeniz nasıl gitti?Cum a mers intalnirea cu nepoata presedintelui?
Windy Media'nın yönetim kurulu başkanının torunu ile görüşmeniz nasıl gitti?Cuộc gặp với cháu gái ngài chủ tịch thế nào ạ?
Windy Media'nın yönetim kurulu başkanının torunu ile görüşmeniz nasıl gitti?Hoe ging de ontmoeting met de voorzitters kleindochter?