Ana içeriğe geç
Sözlük

torun ile cümle

torun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Mişmanın torunları: Hammuel Mişmanın oğluydu. Zakkur Hammuelin, Şimi de Zakkurun oğluydu.А Масмови синове: син му Амуил; негов син, Закхур; негов син, Семей.
Mişmanın torunları: Hammuel Mişmanın oğluydu. Zakkur Hammuelin, Şimi de Zakkurun oğluydu.Сыновья Мишмы: Хаммуил, сын его; его сын Закур; его сын Шимей.
Mişmanın torunları: Hammuel Mişmanın oğluydu. Zakkur Hammuelin, Şimi de Zakkurun oğluydu.ובני משמע חמואל בנו זכור בנו שמעי בנו׃
Mişmanın torunları: Hammuel Mişmanın oğluydu. Zakkur Hammuelin, Şimi de Zakkurun oğluydu.وبنو مشماع حموئيل ابنه زكّور ابنه شمعي ابنه.
Mişmanın torunları: Hammuel Mişmanın oğluydu. Zakkur Hammuelin, Şimi de Zakkurun oğluydu.米 施 瑪 的 兒 子 是 哈 母 利 、 哈 母 利 的 兒 子 是 撒 刻 、 撒 刻 的 兒 子 是 示 每
Mişmanın torunları: Hammuel Mişmanın oğluydu. Zakkur Hammuelin, Şimi de Zakkurun oğluydu.米 施瑪 的 兒子 是 哈母利 、 哈母利 的 兒子 是 撒刻 、 撒刻 的 兒子 是 示每
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.A dali Kálefovi Hebron, tak ako hovoril Mojžiš, a vyhnal odtiaľ troch synov Enákových.
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.A tak oddano Kalebowi Hebron, jako był rozkazał Mojżesz, skąd on wygnał trzech synów Enakowych.
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.Au dat Hebronul lui Calebm cum spusese Moise; şi el a izgonit deacolo pe cei trei fii ai lui Anac.``
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.Come Mosè aveva ordinato, Ebron fu data a Caleb, che da essa scacciò i tre figli di Anak
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.Después dieron Hebrón a Caleb, como Moisés había dicho. Y él echó de allí a los tres hijos de Anac
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.De stad Hebron was voor Kaleb, zoals Mozes had gezegd, want Kaleb had de drie zonen van Enak eruit verdreven.
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.E como Moisés dissera, deram Hebrom a Calebe, que dali expulsou os três filhos de Anaque.
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.És Kálebnek adták Hebront, a mint meghagyta volt Mózes, és kiûzé onnan Anák három fiát.
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.Haleb gav de Hebron, som Moses havde sagt. Og han drev de tre Anaksønner bort derfra.
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.I dali Kálefovi Hebron, jakož byl mluvil Mojžíš, a vyhnal odtud tři syny Enakovy.
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.In dali so Kalebu Hebron, kakor je bil govoril Mojzes; on je izgnal odtod tri sinove Enakove.
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.Ja he antoivat Kaalebille Hebronin, niinkuin Mooses oli puhunut; ja hän karkoitti sieltä ne kolme anakilaista.
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.무리가 모세의 명한 대로 헤브론을 갈렙에게 주었더니 그가 거기서 아낙의 세 아들을 쫓아내었고
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.Och de gåvo Hebron åt Kaleb, såsom Mose hade föreskrivit; och han fördrev därifrån Anaks tre söner.
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.Og de gav Hebron til Kaleb, således som Moses hadde sagt, og han drev de tre Anaks sønner bort derfra.
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.On donna Hébron à Caleb, comme l`avait dit Moïse; et il en chassa les trois fils d`Anak.
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.Und sie gaben dem Kaleb Hebron, wie Mose gesagt hatte; und er vertrieb daraus die drei Söhne des Enak.
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.Και εδοθη η Χεβρων εις τον Χαλεβ, καθως ειπεν ο Μωυσης και εξεδιωξεν εκειθεν τους τρεις υιους του Ανακ.
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.И дадоха Хеврон на Халева, според както Моисей беше казал; и той изгони от там тримата Енакови синове.
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.И отдали Халеву Хеврон, как говорил Моисей, и изгнал он оттуда трех сынов Енаковых.
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.ויתנו לכלב את חברון כאשר דבר משה ויורש משם את שלשה בני הענק׃
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.واعطوا لكالب حبرون كما تكلم موسى. فطرد من هناك بني عناق الثلاثة.
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.以 色 列 人 照 摩 西 所 說 的 、 將 希 伯 崙 給 了 迦 勒 . 迦 勒 就 從 那 裡 趕 出 亞 衲 族 的 三 個 族 長
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.以色列人 照 摩西 所 說 的 、 將希伯崙給 了 迦勒.迦勒 就 從那裡趕 出 亞衲族 的 三 個 族長
Ne? benim torunumu kırılganlıklarla bırakmanın benim için ne kadar zor olduğunu biliyor musun?Apa? Apakah kau tahu seberapa berat untuk berhubungan dengan cucu ku sendiri.
Ne? benim torunumu kırılganlıklarla bırakmanın benim için ne kadar zor olduğunu biliyor musun?Come? Ma tu lo sai quanto sia difficile per me camminare su gusci d'uova intorno a questo mio nipote?
Ne? benim torunumu kırılganlıklarla bırakmanın benim için ne kadar zor olduğunu biliyor musun?Co? Wiesz jak ciężko jest jeść tylko patrząc się tylko na niego?
Ne? benim torunumu kırılganlıklarla bırakmanın benim için ne kadar zor olduğunu biliyor musun?Mitä? Tiedätkö miten vaikeaa minulle on kävellä munienkuorien päällä lapsenlapseni ympärillä?
Ne? benim torunumu kırılganlıklarla bırakmanın benim için ne kadar zor olduğunu biliyor musun?Mi? Tudod, milyen nehéz nekem tojáshéjakon sétálni, az unokám közelében?
Ne? benim torunumu kırılganlıklarla bırakmanın benim için ne kadar zor olduğunu biliyor musun?Quoi ? Est-ce que tu sais comment c'est difficile de manger seulement en le regardant ?
Ne? benim torunumu kırılganlıklarla bırakmanın benim için ne kadar zor olduğunu biliyor musun?Sao ạ? Cháu có biết ông khổ thế nào khi phải bước rón rén xung quanh thằng cháu trai này không?
Ne? benim torunumu kırılganlıklarla bırakmanın benim için ne kadar zor olduğunu biliyor musun?Stii cat ce greu este pentru mine sa umblu cu grija cu nepotul meu?
Ne? benim torunumu kırılganlıklarla bırakmanın benim için ne kadar zor olduğunu biliyor musun?Was? Weißt du wie schwer es ist zu essen un dabei nur ihn an zuschauen?
Ne? benim torunumu kırılganlıklarla bırakmanın benim için ne kadar zor olduğunu biliyor musun?Τι; Ξέρεις πόσο σκληρό είναι για μένα να περπατάω πάνω σε αναμμένα κάρβουνα με τον εγγονό μου;
Ne? benim torunumu kırılganlıklarla bırakmanın benim için ne kadar zor olduğunu biliyor musun?Что? Ты знаешь на сколько тяжело мне ходить осторожно вокруг моего внука?
Ne? benim torunumu kırılganlıklarla bırakmanın benim için ne kadar zor olduğunu biliyor musun?ماذا؟ الم تعلمي كيف كان هذا صعب علي , العيش مع حفيدي؟
Ne? benim torunumu kırılganlıklarla bırakmanın benim için ne kadar zor olduğunu biliyor musun?孫の顔色をうかがって どんなに難しいか わかっているか? おじいさんと先輩とを 私が...
Ne çocuğu ne torunu kalacak halkı arasında, Yaşadığı yerde kimsesi kalmayacak.Anak dan keturunan ia tak punya; di kampung halamannya seorang pun tak tersisa
Ne çocuğu ne torunu kalacak halkı arasında, Yaşadığı yerde kimsesi kalmayacak.Ei sukua, ei jälkeläistä ole hänellä kansansa seassa, eikä ketään jää jäljelle hänen asuntoihinsa.
Ne çocuğu ne torunu kalacak halkı arasında, Yaşadığı yerde kimsesi kalmayacak.Hắn sẽ chẳng có con cháu giữa dân sự mình, Cũng không có ai còn sống tại trong nơi ở mình.
Ne çocuğu ne torunu kalacak halkı arasında, Yaşadığı yerde kimsesi kalmayacak.Hắn sẽ chẳng có con_cháu giữa dân_sự mình , Cũng không có ai còn sống tại trong nơi ở mình .
Ne çocuğu ne torunu kalacak halkı arasında, Yaşadığı yerde kimsesi kalmayacak.Il ne laisse ni descendants ni postérité parmi son peuple, Ni survivant dans les lieux qu`il habitait.
Ne çocuğu ne torunu kalacak halkı arasında, Yaşadığı yerde kimsesi kalmayacak.i sit Folk har han ikke Afkom og Æt, i hans Hjem er der ingen tilbage;
Ne çocuğu ne torunu kalacak halkı arasında, Yaşadığı yerde kimsesi kalmayacak.그는 그 백성 가운데서 아들도 없고 손자도 없을 것이며 그의 거하던 곳에는 한 사람도 남은 자가 없을 것이라
Ne çocuğu ne torunu kalacak halkı arasında, Yaşadığı yerde kimsesi kalmayacak.Não tem filho nem neto entre o seu povo, e descendente nenhum lhe ficará nas moradas.
Ne çocuğu ne torunu kalacak halkı arasında, Yaşadığı yerde kimsesi kalmayacak.Ne bo imel ne sina, ne potomstva med svojim ljudstvom, ne kakega ostanka po svojih selih.
Ne çocuğu ne torunu kalacak halkı arasında, Yaşadığı yerde kimsesi kalmayacak.Nepozůstaví ani syna ani vnuka v lidu svém, ani jakého ostatku v příbytcích svých.
Ne çocuğu ne torunu kalacak halkı arasında, Yaşadığı yerde kimsesi kalmayacak.Nie będzie syn ani wnuk między ludem jego, i nikt nie pozostanie w mieszkaniach jego.
Ne çocuğu ne torunu kalacak halkı arasında, Yaşadığı yerde kimsesi kalmayacak.Niet mu ani syna ani vnuka v jeho ľude ani nieto nijakého ostatku v príbytkoch jeho pohostínstva.
Ne çocuğu ne torunu kalacak halkı arasında, Yaşadığı yerde kimsesi kalmayacak.Non famiglia, non discendenza avrà nel suo popolo, non superstiti nei luoghi della sua dimora
Ne çocuğu ne torunu kalacak halkı arasında, Yaşadığı yerde kimsesi kalmayacak.No tendrá prole ni descendiente en su pueblo, ni sobreviviente en sus moradas
Ne çocuğu ne torunu kalacak halkı arasında, Yaşadığı yerde kimsesi kalmayacak.Nu lasă nici moştenitori, nici sămînţă în poporul său, nicio rămăşiţă vie în locurile în cari locuia.
Ne çocuğu ne torunu kalacak halkı arasında, Yaşadığı yerde kimsesi kalmayacak.Sem fia, sem unokája nem lesz az õ népében, és semmi maradéka az õ tanyáján.
Ne çocuğu ne torunu kalacak halkı arasında, Yaşadığı yerde kimsesi kalmayacak.Utan barn och avkomma bliver han i sitt folk, och ingen i hans boningar skall slippa undan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod