Bundan sonra Eyüp yüz kırk yıl daha yaşadı, oğullarını, dört göbek torunlarını gördü.وعاش ايوب بعد هذا مئة واربعين سنة ورأى بنيه وبني بنيه الى اربعة اجيال.
Bundan sonra Eyüp yüz kırk yıl daha yaşadı, oğullarını, dört göbek torunlarını gördü.此 後 、 約 伯 又 活 了 一 百 四 十 年 、 得 見 他 的 兒 孫 、 直 到 四 代
Bundan sonra Eyüp yüz kırk yıl daha yaşadı, oğullarını, dört göbek torunlarını gördü.此後 、 約伯 又 活了 一百四十 年 、 得 見 他 的 兒孫 、 直 到 四代
Bunlar torunlarınızın ya da onların torunların sahip olacakları seçenekler.Acestea sunt alegeri cu care nepoții voştri, sau nepoții nepoților se vor confrunta.
Bunlar torunlarınızın ya da onların torunların sahip olacakları seçenekler.Ce sont des choix que vos petits-enfants, ou leurs petits-enfants, auront à faire.
Bunlar torunlarınızın ya da onların torunların sahip olacakları seçenekler.Ci sono decisioni che i nostri nipoti, o i loro nipoti, dovranno prendere.
Bunlar torunlarınızın ya da onların torunların sahip olacakları seçenekler.Đây là những lựa chọn mà con cháu chúng ta, hay con cháu của chúng có thể sẽ có.
Bunlar torunlarınızın ya da onların torunların sahip olacakları seçenekler.Detta är val som era barnbarn, eller deras barnbarn kommer ställas inför.
Bunlar torunlarınızın ya da onların torunların sahip olacakları seçenekler.Dies sind Entscheidungen mit denen Ihre Enkel, oder deren Enkel, umgehen werden müssen.
Bunlar torunlarınızın ya da onların torunların sahip olacakları seçenekler.Dit zijn keuzes die jullie kleinkinderen, of hun kleinkinderen, zullen kunnen maken.
Bunlar torunlarınızın ya da onların torunların sahip olacakları seçenekler.Estas são as escolhas que os vossos netos, ou os netos dos vossos netos, vão ter que fazer.
Bunlar torunlarınızın ya da onların torunların sahip olacakları seçenekler.Ezek olyan választási lehetőségek, amelyekkel unokáink, vagy az ő unokáik fognak majd szembesülni.
Bunlar torunlarınızın ya da onların torunların sahip olacakları seçenekler.Ini adalah pilihan bahwa cucu Anda, atau cucu mereka, akan memilikinya.
Bunlar torunlarınızın ya da onların torunların sahip olacakları seçenekler.이런 것은 여러분의 손자들이나, 다른 세대 손자들이
Bunlar torunlarınızın ya da onların torunların sahip olacakları seçenekler.To są wybory, których wasze wnuki, albo ich wnuki będą dokonywać.
Bunlar torunlarınızın ya da onların torunların sahip olacakları seçenekler.Toto sú voľby, ktoré vaše vnúčatá alebo ich vnúčatá budú mať pred sebou.
Bunlar torunlarınızın ya da onların torunların sahip olacakları seçenekler.Αυτές είναι επιλογές που τα εγγόνια σας, ή τα εγγόνια τους, θα έχουν ενώπιόν τους.
Bunlar torunlarınızın ya da onların torunların sahip olacakları seçenekler.Вот возможности, которые ваши внуки или их внуки будут иметь в своем распоряжении.
Bunlar torunlarınızın ya da onların torunların sahip olacakları seçenekler.Това са избори, които внуците или правнуците ви ще имат пред себе си.
Bunlar torunlarınızın ya da onların torunların sahip olacakları seçenekler.אלו בחירות שהנכדים שלכם, או הנכדים שלהם,
Bunlar torunlarınızın ya da onların torunların sahip olacakları seçenekler.هذه هي الخيارات بالنسبة لأحفادكم أو أحفادهم
Bunlar torunlarınızın ya da onların torunların sahip olacakları seçenekler.そのまた孫が 生前から持つことになる 選択なのです
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Chúng ta nợ con cái chúng ta, những đứa cháu của chúng ta.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Das schulden wir unseren Kindern und Enkeln.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Devemos isso aos nossos filhos e netos.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Dlužíme to našim dětem a vnoučatům.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Jesteśmy to winni naszym dzieciom i wnukom. Dziękuję.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.우리는 우리 자식들과 후대에 빚을 진겁니다.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Le datorăm asta urmașilor noștri.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Lo dobbiamo ai nostri figli e ai nostri nipoti.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Nous le devons à nos enfants et nos petits-enfants.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Se lo debemos a nuestros hijos y nietos.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Sen olemme velkaa lapsillemme ja lastenlapsillemme.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.We zijn het ons nageslacht verschuldigd.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Το χρωστάμε στα παιδιά και στα εγγόνια μας.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Дължим го на нашите деца и внуци.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.Это наше обязательство перед детьми и внуками.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.אנחנו חייבים את זה לילדינו ולנכדינו.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.ندين بذلك لأبنائنا وأحفادنا.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.ありがとうございました
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.Asta e harta dinastiei Yuan condusă de Kubla Khan, nepotul lui Genghis Khan.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.C'était la carte au temps de la dynastie Yuan, mené par Kubla Khan, le petit-fils de Genghis Khan.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.Das ist die Karte der Yuan-Dynastie, regiert von Kublai Khan, dem Enkel von Dschingis Khan.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.Dit is de kaart van de Yuan-dynastie, geleid door Kublai Khan, de kleinzoon van Genghis Khan.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.È la mappa della dinastia Yuan, guidata da Kubla Khan, nipote di Gengis Khan.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.Es el mapa de la dinastía Yuan, fundada por Kubla Khan, el nieto de Genghis Kahn.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.Ez a Yuan dinasztia térképe, amit Kubla kán, Dzsingisz kán unokája vezetett.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.Ini adalah peta Dinasti Yuan di bawah pimpinan Kubilai Khan, cucu dari Genghis Khan.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.Pochodzi z czasów dynastii Yuan pod rządami Kubla Chana, wnuka Czyngis Chana.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.Αυτός είναι ο χάρτης της Δυναστείας Γιουάν, καθοδηγούμενης από τον Κούμπλα Χαν, τον εγγονό του Τζένγκις Χαν.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.Това е карта на династията Юан, водена от Кублай Хан, внукът на Чингис Хан.
Bu Yuan Hanedan'ının haritası. Cengiz Han'ın torunu Kubla Han tarafından yönetilen.Это - карта Юаньськой династии, возглавляемая Кубла-Ханом, внуком Чингиз-Хана.
Büyükannemi düşündüğümde, ona göre tabii ki bütün torunları özeldi.Amikor a nagymamámra gondoltam, persze, hogy neki minden unokája különleges.
Büyükannemi düşündüğümde, ona göre tabii ki bütün torunları özeldi.Când mă gândesc la bunica mea, desigur că ea credea că toţi nepoţii ei erau deosebiţi.
Büyükannemi düşündüğümde, ona göre tabii ki bütün torunları özeldi.Když jsem přemýšlel o babičce, určitě věřila, že má výjimečná vnoučata.
Büyükannemi düşündüğümde, ona göre tabii ki bütün torunları özeldi.Kiedy myślę o swojej babci, oczywiście uważała, że wszystkie jej wnuki są wyjątkowe.
Büyükannemi düşündüğümde, ona göre tabii ki bütün torunları özeldi.제 할머니는 물론 그녀의 모든 손자손녀들이 특별하다고 생각하시죠.
Büyükannemi düşündüğümde, ona göre tabii ki bütün torunları özeldi.Mỗi khi nghĩ về bà ngoại tất nhiên tôi biết bà cho rằng tất cả những đứa cháu đều đặc biệt.
Büyükannemi düşündüğümde, ona göre tabii ki bütün torunları özeldi.När jag tänker på mormor står det klart att hon naturligtvis ansåg att alla hennes barnbarn var speciella.
Büyükannemi düşündüğümde, ona göre tabii ki bütün torunları özeldi.Natürlich würde meine Großmutter all ihren Enkeln sagen, sie seien etwas Besonderes.