Takımlar, UEFA katsayılarına göre torbalara ayrılmıştır.As vagas foram atribuídas aos países de acordo com o seu coeficiente UEFA.
Kuşçuburun, İzmir'in Torbalı ilçesine bağlı bir mahalledir.A história da região está muito ligada a do Bispado de Vármia.
Torbalarda buldukları parayı geri götürmelerini söyledi.Ele estranha os objetos que encontra na mochila.
Kuralara 4. torbadan katıldı.O filme estreou em 4ª nas bilheterias.
Theodoros Zagorakis, 4.torbanın kura çekimini yaptı.Giorgio Vasari incluiu Baccio no volume IV de sua Vite.
Geri kalanlar incelendikten sonra plastik torbalarda kiliseye geri götürüldüler.Nadat alle stoffelijke resten onderzocht waren, werden ze teruggebracht naar de kerk in plastic zakken.
İlk üç tur için oluşturulan torbalarda 2011'in Mart ayındaki FIFA Dünya Sıralaması baz alındı.De loting voor de eerste drie rondes werd gebaseerd op de FIFA-ranglijst van maart 2011.
Pamuk şekeri bir çubuk veya plastik torbada satılır.Ze worden verkocht in een kartonnen of plastic cilinder.
32 takım 7 grup oluşturmak için beş torbaya ayrıldı.32 teams werden verdeel over 5 potten en na de loting in 7 groepen.
Kafasını çöp torbasına koymakla tehdit eder.Hij verkleint haar en stopt haar in de koffiepot.
Mantarların bir torba içerisine düzgün olarak istif edilmesi ile yapılmışlardır.Dan kan de koffer tijdelijk worden opgeslagen in een buffer.
İnce toz halinde olup, torbalar içinde satılır.Het wordt verkocht in blikken en pakjes.
Kum torbalarını ağırlaştırdım.Ik verzwaarde de zandzakken.
Torba yarıçaplarının büyüklük sırası 1 fm (= 10−15 m).Rząd wielkości „promienia torby” wynosi 1 fm (=10-15m).
Geri kalanlar incelendikten sonra plastik torbalarda kiliseye geri götürüldüler.Po zbadaniu kości przekazano je z powrotem kościołowi w plastykowych torbach.
İnsana benzer, fakat göbeğinde bulunan bir torbanın içinde yavrusunu taşır.Przedstawia ona podobne do lwa, siedzące zwierzę pożerające człowieka (z gęby wystaje ludzka ręka).
Meyve torba şeklindedir.Owocem jest torebka.
Bir çift çizme ve bir torba ister.W zamian prosi o buty oraz worek.
Gençler torbayı kapabilmek için çabalarlar.Dzieci usiłują wyważyć drzwi.
Maliyeti çok düşük olan kum torbaları çok büyük tahkimatlar oluşturabilmektedir.Zasoby polskich gazów łupkowych charakteryzują się dość wysoką szacowaną ceną wydobycia.
Torbalarda buldukları parayı geri götürmelerini söyledi.Zawsze też uprzedzała, by zwrócić kosz w które były zapakowane.
Pamuk şekeri bir çubuk veya plastik torbada satılır.Kolby miarowe zaopatrzone są u wylotu w szklany lub plastikowy korek.
16 takım, 4 torbaya ayrıldı.16 drużyn zostało podzielonych na 4 koszyki.
Geri kalanlar incelendikten sonra plastik torbalarda kiliseye geri götürüldüler.Efter att benen undersökts återlämnades de till kyrkan i plastsäckar.
Kalan altı takım ise dördüncü torbaya yerleştirildi.Övriga sex avrustades och lades i malpåse.
Türlerin çoğunun kanatlarında torba şeklinde bezler bulunur.Hos de flesta arter har hannarna en påfallande säck vid strupen.
Son şampiyon Atlético Madrid otomatik olarak 1. torbaya eklendi.Titelhållarna Atlético Madrid seedades automatiskt i Grupp 1.
Geri kalanlar incelendikten sonra plastik torbalarda kiliseye geri götürüldüler.Після того, як останки були розглянуті, вони були повернуті до церкви в поліетиленових пакетах.
Kuralara 4. torbadan katıldı.Вони входили у відання 4-ї поліцейської дільниці.
Angola, ev sahibi olduğu için, Mısır da son şampiyon olarak 1. torbada yer aldı.Ангола, як господар змагань і Єгипет, як діючий чемпіон були посіяні в першу корзину.
Ev sahibi iki takım direkt olarak 1. torbaya kondu.Котельник уперше в кар'єрі здобув одразу два пояси.
Kuralara 4. torbadan katıldı.Čtvrtý gól přidal z pokutového kopu.
Takımlar Temmuz 2011 FIFA Sıralaması'na göre dörtlü iki torbaya ayrılmıştır.Týmy byly podle žebříčku FIFA z července 2011 rozděleny do dvou losovacích košů.
Play-off kuraları için takımlar iki torbaya ayrıldı.V zavazadlovém algoritmu jsou klíči dvě „zavazadla“.
Peter Schmeichel, 1.torbanın kura çekimini yaptı.Petr Štembera si vštěpoval větvičku do ruky.
Para kesesi veya kese, küçük para çantası ya da torbaya verilen addır.Soustředí se na krádež peněženky z kapsy, či kabelky.
Kafasını çöp torbasına koymakla tehdit eder.Závěť jí dá do kabelky.
Kura çekimindeki torbalar, takımların Eylül 2013 ayındaki sıralaması esas alınarak oluşturuldu.Hráčky oddílů žen se nechaly na podzim 2013 nafotografovat pro kalendář.
Ama gerektiğinde eyerin altına, içinde kurşun bulunan ağırlık torbası koyulur.Pro krytí okolí srubu měl být použit lehký kulomet umístěný ve zvonu.
Eleme turlarını geçen takımlar çekiliş için dört farklı torbaya dağıtıldı.Jednalo se o zbraň, která mohla být pro přepravu demontována na čtyři kusy.
CONMEBOL, 10 Kasım 2014'te takımların yer aldığı torbaları duyurdu.CONMEBOL a anunțat urnele pe 10 noiembrie 2014.
Ev sahibi iki takım direkt olarak 1. torbaya kondu.Cele două gazde au fost distribuite automat în urna 1.
Torbalar ve kura prosedürü 22 Haziran 2018'de açıklandı.Distribuția în urnele valorice și procedura tragerii la sorți au fost anunțate pe 22 iunie 2018.
Para kesesi veya kese, küçük para çantası ya da torbaya verilen addır.Persoanei respective i se oferă daruri în bani sau o batistă.
Geri kalanlar incelendikten sonra plastik torbalarda kiliseye geri götürüldüler.A maradványokat a vizsgálatuk után műanyag zsákba csomagolva a templomba vitték.
Torbalar ve kura prosedürü 22 Haziran 2018'de açıklandı.A kiemelést és a sorsolás folyamatát 2018. június 22-én jelentették be.
Max üç sihirli kurşunu av için harcamış olup vurduğu kuşları av torbasından çıkartır.Max kénytelen utolsó megmaradt töltényét, a varázsgolyót puskájába tenni.
Kafasını çöp torbasına koymakla tehdit eder.Ő zsarolta meg Eszest. hogy legyen tégla a rendőrségen.
Peter Schmeichel, 1.torbanın kura çekimini yaptı.Peter Henlein megalkotja az első zsebórát.
Takımlar, konfederasyon içi sıralaması 22-28 olanlar 1. ve 29-35 olanlar 2. olmak üzere iki torbaya ayrıldı.Az 1. kalapba a rangsor 22–28. helyezettjei, a 2. kalapba a 29-35. helyezettjei kerültek.
Karton kutularda satılırlar veya tüplere veya torbalara ayrı ayrı sarılırlar.A korongok maguk gyűjthetők voltak, külön tasakokban vagy dobozokban árulták őket.
2. özel torbada geriye kalan takımlar birbirleriyle karşılaştı.A második speciális kalapból fennmaradó együttesek egymás ellen játszottak.
Ardından ortaya çıkan kütle bez torbalara doldurulur ve süzülmeye bırakılır.Lopuksi se puristetaan ja pakataan ilman kypsentämistä.
Kuralara 4. torbadan katıldı.Pujottelucupissa hän sijoittui neljänneksi.
Takımlar, UEFA katsayılarına göre torbalara ayrıldı.Maapaikat määräytyvät UEFAn maapisteiden perusteella.
Tabloda sandalyenin üzerinde bir pipo ve bir torba pipo tütünü görülmektedir.Πάνω στο κάθισμα της καρέκλας υπάρχει μια διακοσμημένη πίπα και μια σακούλα καπνού πίπας.
CONMEBOL, 10 Kasım 2014'te takımların yer aldığı torbaları duyurdu.Η CONMEBOL ανακοίνωσε τη σύνθεση των τεσσάρων δοχείων για την κλήρωση στις 10 Νοεμβρίου του 2014.
Altınlar 15.571 torbanın içinden çıkartılır.Είναι επιχρυσωμένο με ασήμι 1557.
Torbalar 4 Haziran 2018'de ilan edildi.Η αδελφοποίηση έγινε στις 4 Ιουνίου 2018.
Geri kalanlar incelendikten sonra plastik torbalarda kiliseye geri götürüldüler.Efter de jordiske rester var blevet undersøgt, blev de returneret til kirken i plastikposer.