Burada yapılan çeşitli kazılarda topraktan yapılmış pek çok çanak, çömlek bulunmuştur.Am găsit mulțime de norod adunată pe terenul vis-a-vis
Hititliler ölülerini topraktan yapılma küplere koyarak defnediyorlardı.Dacii practicau incinerația pentru morții lor.
Topraktan yılda 2 veya 3 defa ürün alınabilir.Aici se obțin cîte două-trei recolte pe an.
Malezya 13 eyalet (Negeri) ve 3 federal topraktan (Wilayah Persekutuan) oluşan federal bir devlettir.Malajzia 13 szövetségi államból és 3 szövetségi területből áll.
1757ye kadar surların disında bir topraktan hendek bulunmaktaydı.A faluban már 1757 óta állt egy fa harangláb.
Ağustos sonu ve Eylül başlarında kelebekler kozayı delerek topraktan çıkar.Elokuun lopun ja syyskuun alun ankarat hallat koettelivat satoa.
Çünkü topraksın, topraktan yaratıldın Ve yine ‘toprağa döneceksin'."Τώρα σήκω, βγες από αυτή τη γη και επίστρεψε στη γη της γέννησής σου».
Topraktan izole edilmiştir.Καταγόταν από την Ισαυρία.
Topraktan çıkan yeşil filizler tanrının yaşamının yenilenmesini sembolize ederdi.Η ανάπτυξη των φυτών αποτελούσε σημάδι της ανάστασης του θεού.
Bu döngüde azot bileşikleri sürekli olarak topraktan canlılara ve sonra tekrar toprağa geri dönerler.Κάθε νύχτα, ο ήλιος πεθαίνει στην αγκαλιά αυτής της Ζόρια και έπειτα επανέρχεται στη ζωή.
Solucanlar topraktan çekilerek yenir.Edderkopper flygter fra den.
Adını aşağısındaki kızıl rengindeki topraktan almıştır.Den har fått sitt navn fra den rødaktige fargen på sjøen her.
Ağustos sonu ve Eylül başlarında kelebekler kozayı delerek topraktan çıkar.Allerede ved slutten av januar og ut april trekker tjelden tilbake.
Kuran'a göre insan topraktan, cinler ise ateş ve hava karışımı yaratılmıştır.Di dalam Al-Qur'an disebutkan bahan bakar neraka adalah dari manusia dan batu (ada yang mengartikan berhala).
Çünkü topraksın, topraktan yaratıldın Ve yine ‘toprağa döneceksin'."Ngươi là bụi đất, và sẽ trở về với bụi đất."
Hümik asitler suyun topraktan buharlaşmasını yavaşlatmaktadır.Magie phản ứng chậm với nước.
Malezya 13 eyalet (Negeri) ve 3 federal topraktan (Wilayah Persekutuan) oluşan federal bir devlettir.Malaysia là một liên bang bao gồm 13 bang và 3 lãnh thổ liên bang.
Tanrı, Âdem’i topraktan yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi.神は土の塵(アダマ)から人(アダム)を形作り、その鼻から命の息吹を吹き込んだ。
Genelde pişmiş topraktan yapılır.これらは通常トウモロコシの生地で作る。
Kuran'a göre insan topraktan, cinler ise ateş ve hava karışımı yaratılmıştır.但人類卻將火與風當成紛爭的道具而絕望不已。
O kendisinin ateşten, Adem'in ise topraktan yaratıldığı söyler ve secde etmez.砲行必有乘也,惟砲與砲不相乘,亦不相食。
Malezya 13 eyalet (Negeri) ve 3 federal topraktan (Wilayah Persekutuan) oluşan federal bir devlettir.马来西亚是一个由13个州和3个联邦直辖区组成的联邦国家。
Topraktan alınan ateşin gücünü içerir.繼承了父親的火元素之力。
Küçük buluntular içinde pişmiş topraktan hayvan figürinleri büyük çoğunluğu oluşturmaktadır.微生物侵襲大部分大型動物暴露的大面積垃圾碎片。
Bu bilgiler aslında bitkilerin ağırlığının sadece topraktan değil havadan da geldiğini kanıtlamış oldu.此發現指出在生活四周的空氣並非僅來自於土壤。
Çünkü topraksın, topraktan yaratıldın Ve yine ‘toprağa döneceksin'.""땅이 '땅'인 이유는 땅을 때렸더니 '땅, 땅' 소리가 나서 그렇다."
Malezya 13 eyalet (Negeri) ve 3 federal topraktan (Wilayah Persekutuan) oluşan federal bir devlettir.말레이시아는 주 13개와 연방 직할구 3개로 구성된 연방 국가이다.
Malezya 13 eyalet (Negeri) ve 3 federal topraktan (Wilayah Persekutuan) oluşan federal bir devlettir.מלזיה היא פדרציה המורכבת מ-13 מדינות (Negeri) ו-3 טריטוריות פדרליות (Wilayah Persekutuan).
Hititliler ölülerini topraktan yapılma küplere koyarak defnediyorlardı.חייליו חששו שהאלים יענישו אותם על חילול הקברים.
Bu basit oyun, yeniden doğuşu ve topraktan doğumu temsil eder.לפי רעיון זה, הרי שהיציאה מהמים היא הלידה וההתחלה החדשה.
Topraktan izole edilmiştir.בידוד התיילים מהאדמה.
Ağustos sonu ve Eylül başlarında kelebekler kozayı delerek topraktan çıkar.בסוף יולי או אוגוסט מתפזרים הגורים.
Arkaik kültürde ilk kez topraktan yapılma büyük boy küpler içerisinde kurulumu yapılmaktaydı.За първи път пред публика е представена творба на Гней Невий.
Arazinin engebeli olması nedeni ile topraktan yeteri kadar faydalanılamamaktadır.Не мога да ви се отблагодаря достатъчно, от дъното на душата си.
Hümik asitler suyun topraktan buharlaşmasını yavaşlatmaktadır.Rast kvasiniek spomaľuje soľ.
Yine Türk yaratılış destanları yeryüzünün suyun içinde çıkarılan topraktan oluştuğunu söylerler.Podobné kométy, podľa nich, mohli byť zdrojom vody na Zemi.
Geçici bir yapı olarak topraktan ya da daha kalıcı bir yapıya sahip taşlardan yapılabilirler.Lahko je izdelana iz zemlje kot začasna struktura ali kamna v trajnejši strukturi).
Malezya 13 eyalet (Negeri) ve 3 federal topraktan (Wilayah Persekutuan) oluşan federal bir devlettir.Malaizija suskirstyta į 13 valstijų (negeri), ir 3 federalines teritorijas (wilayah persekutuan).
Arkaik kültürde ilk kez topraktan yapılma büyük boy küpler içerisinde kurulumu yapılmaktaydı.Esimest korda õnnestus vangistuses kasvatada sinipea-maaraagu.
Acelesi var sikini topraktan çıkarmaya ve tüm evreni sikmeyeIl a juste envie de sortir sa bite de la poussière et baiser l'univers
Acelesi var sikini topraktan çıkarmaya ve tüm evreni sikmeyeSa-si scoata p**a din noroi si sa f**a Universul
Acelesi var sikini topraktan çıkarmaya ve tüm evreni sikmeyeVytiahnuť svoj penis z piesku a kurva vesmíru
Ama bu baharda, topraktan fırlayan yeni tomurcuklar gördüm.Aber in diesem Frühling, sah man neue Knospen aus der Erde sprießen.
Ama bu baharda, topraktan fırlayan yeni tomurcuklar gördüm.Ale to jaro tam ze země vyrašily květy.
Ama bu baharda, topraktan fırlayan yeni tomurcuklar gördüm.Ale túto jar zo zeme vyrašili nové pupene.
Ama bu baharda, topraktan fırlayan yeni tomurcuklar gördüm.Ampak tisto pomlad so novi popki kukali iz zemlje.
Ama bu baharda, topraktan fırlayan yeni tomurcuklar gördüm.Dar acea primăvară, noi muguri se iveau din pământ.
Ama bu baharda, topraktan fırlayan yeni tomurcuklar gördüm.De azon a tavaszon, új rügyek bújtak elő a földből.
Ama bu baharda, topraktan fırlayan yeni tomurcuklar gördüm.Jednak tej wiosny pokazały się tam świeże pączki.
Ama bu baharda, topraktan fırlayan yeni tomurcuklar gördüm.하지만 그 봄, 새로운 꽃봉우리가 그 땅에서 터졌어요
Ama bu baharda, topraktan fırlayan yeni tomurcuklar gördüm.Maar die lente ontsproten nieuwe knoppen aan de grond.
Ama bu baharda, topraktan fırlayan yeni tomurcuklar gördüm.Mais ce printemps-là, des bourgeons surgirent de terre à nouveau.
Ama bu baharda, topraktan fırlayan yeni tomurcuklar gördüm.Ma quella primavera, c'erano nuovi germogli che spuntavano dalla terra.
Ama bu baharda, topraktan fırlayan yeni tomurcuklar gördüm.Mas nessa mesma primavera, já havia rebentos a brotar da terra.
Ama bu baharda, topraktan fırlayan yeni tomurcuklar gördüm.Men den våren, var det nya knoppar som kom upp från jorden.
Ama bu baharda, topraktan fırlayan yeni tomurcuklar gördüm.Men det forår var der nye knopper der skød frem af jorden.
Ama bu baharda, topraktan fırlayan yeni tomurcuklar gördüm.Nhưng mùa xuân đó, chồi non đã nảy lên từ đất.
Ama bu baharda, topraktan fırlayan yeni tomurcuklar gördüm.Pero esa primavera, hubo nuevos brotes surgiendo de la tierra.
Ama bu baharda, topraktan fırlayan yeni tomurcuklar gördüm.Tapi di musim semi itu, sebuah benih baru tumbuh dari bumi.
Ama bu baharda, topraktan fırlayan yeni tomurcuklar gördüm.Αλλά εκείνη την άνοιξη, ξεφύτρωναν καινούρια μπουμπούκια από τη γη.