Sizin O'ndan başka bir tanrınız daha yoktur. Sizi topraktan O meydana getirdi.And to the Thamud tribe, We sent their fellow man Saleh; he said, “O my people!
O: "Balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattığın insana secde edemem" dedi.Said he, 'I would never bow myself before a mortal whom Thou hast created of a clay of mud moulded.'
Sizi bir topraktan yaratması ve sonra yayılıp çoğalan insanlar olmanız O'nun ayetlerindendir.And of His signs is that He created you of dust; then lo, you are mortals, all scattered abroad.
Onu topraktan yarattı, sonra ona "ol" demesiyle o da hemen oluverdi.He created him from dust, then (He) said to him: "Be!" - and he was.
Onu topraktan yarattı, sonra ona "Ol!" dedi. Artık o, olur.He created him from dust, then (He) said to him: "Be!" - and he was.
Allah onu topraktan yarattı. Sonra ona "Ol!" dedi ve oluverdi.He created him from dust, then (He) said to him: "Be!" - and he was.
Allah Âdem’i topraktan yaratıp “ol” dedi, o da derhal oluverdi.He created him from dust, then (He) said to him: "Be!" - and he was.
Sonra sizi topraktan bir çağırdı mı hemen (kabirlerinizden) çıkıverirsiniz.And then, when He calls you out of the earth, you will emerge at once.
Sizi topraktan yarattık, yine oraya döndürürüz ve sizi bir kez daha ondan çıkarırız.Thereof We created you, and thereunto We return you, and thence We bring you forth a second time.
'Rabbin meleklere: "Ben, balçıktan, işlenebilen kara topraktan bir insan yaratacağım.And (remember) when thy Lord said unto the angels: Lo!
Allah sizi topraktan yarattı, sonra bir damla sudan.Allah created you from dust, then from a (sperm) drop.
Allah sizi (önce) topraktan, sonra meniden yarattı.Allah created you from dust, then from a (sperm) drop.
Hem Allah sizi bir topraktan, sonra bir damla sudan yarattı.Allah created you from dust, then from a (sperm) drop.
Sergide Vinica'da bulunmuş pişmiş topraktan ikonaların kopyaları yer alıyor.The exhibition will display copies of terracotta icons from Vinica.
Koyu humus bulunmadığı için, alt toprak genellikle üstteki üst topraktan daha soluk renktedir.As it is lacking in dark humus, subsoil is usually paler in color than the overlying topsoil.
Üçüncü katman - koyu sarı kil topraktan oluşur.The third layer — consists of dark-yellow clay soil.
Altıncı tabaka - koyu kahverengi kil topraktan oluşur.The sixth layer — consists of dark-brown clay soil.
İlk katman - kara topraktan oluşur.The first layer — consists of black soil.
İkinci katman - açık sarı kil topraktan oluşur.The second layer — consists of light-yellow clay soil.
Balık kemikleri, kurşunun kirlenmiş topraktan biyoremediasyonu için kullanılmıştır. [1] [2]Fish bones have been used to bioremediate lead from contaminated soil.[1][2]
Çünkü topraksın, topraktan yaratıldın Ve yine ‘toprağa döneceksin'."Sie sprechen dabei: Denn du bist Erde und sollst zu Erde werden.
Topraktan çıkan yeşil filizler tanrının yaşamının yenilenmesini sembolize ederdi.Die Segenssprüche stellen Danksagungen an Gott für die Erneuerung eines Tages dar.
O kendisinin ateşten, Adem'in ise topraktan yaratıldığı söyler ve secde etmez.Certes il n'y eût ni de coups de feu, ni bombes, ni tués.
Gücünü topraktan alır.Il puise sa puissance de la terre.
Ağustos sonu ve Eylül başlarında kelebekler kozayı delerek topraktan çıkar.Entre mi-août et mi-décembre, des baleines à bosse viennent y mettre bas.
O da topraktan uzak bir hapishanededir.El exterior de una prisión.
Malezya 13 eyalet (Negeri) ve 3 federal topraktan (Wilayah Persekutuan) oluşan federal bir devlettir.Malasia es un Estado federal compuesto por trece Estados y dos territorios federales.
Çünkü topraksın, topraktan yaratıldın Ve yine ‘toprağa döneceksin'."Porque eres polvo y al polvo tornarás.»
O kendisinin ateşten, Adem'in ise topraktan yaratıldığı söyler ve secde etmez.Così il fuoco non li toccò affatto, non fece loro alcun male, non diede loro alcuna molestia".
Ağustos sonu ve Eylül başlarında kelebekler kozayı delerek topraktan çıkar.Tra la fine di dicembre e i primi giorni di gennaio, le famiglie rurali uccidono il maiale.
Gücünü topraktan alır.Potere tampone del terreno.
Tanrı, Âdem’i topraktan yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi.Dio crea Adamo, facendolo sorgere dalla terra.
Topraktan alınan ateşin gücünü içerir.Possiede il potere della Fiamma del Deserto.
O kendisinin ateşten, Adem'in ise topraktan yaratıldığı söyler ve secde etmez.Аллах создал рай и ад до сотворения творений, и они не будут уничтожены.
Dallar topraktan tepeye kadar ve çok sıktır.Горы гораздо дальше от нас и намного ниже.
Malezya 13 eyalet (Negeri) ve 3 federal topraktan (Wilayah Persekutuan) oluşan federal bir devlettir.وماليزيا تضم ثلاثة عشر ولاية (نيغيري) متحدة وثلاثة أقاليم فيدرالية (ولايات فيدرالية).
Topraktan sızan karbonik ve organik asitler yarıklar içinde kayaların zayıflamasına yardımcı olurlar.الأحماض الكربونية والعضوية ,قد ترشح من التربة تساعد في إضعاف الصخور داخل الشقوق.
İnsanların bilmediği, ulaşamadığı bir yerde topraktan (kerpiçten) yapılmış evinde yaşar.بقي معتزلاً في بيته، لا يستطيع أن يطالب بما يعتقده ويدين الله تعالى به.
Topraktan çıkan yeşil filizler tanrının yaşamının yenilenmesini sembolize ederdi.A verdura que retornava simbolizava a renovação da vida do próprio deus.
Bu bilgiler aslında bitkilerin ağırlığının sadece topraktan değil havadan da geldiğini kanıtlamış oldu.Isto demonstrava que uma parte da massa das plantas vinha do ar, e não somente do solo.
Solucanlar topraktan çekilerek yenir.Os ímpios serão removidos da terra.
Malezya 13 eyalet (Negeri) ve 3 federal topraktan (Wilayah Persekutuan) oluşan federal bir devlettir.Malásia é uma federação que consiste em treze estados e três territórios federais.
O da topraktan uzak bir hapishanededir.Veio o Largo da Cadeia.
Bu basit oyun, yeniden doğuşu ve topraktan doğumu temsil eder.Dizem que esta combinação representa simbolicamente nascimento e morte.
Hititliler ölülerini topraktan yapılma küplere koyarak defnediyorlardı.Estes acusavam a companhia de contaminar suas terras.
Bu yapı katında pişmiş topraktan insan ve hayvan figürleri, kırılıp çöpe atılmış olarak bulunmuştur.Uit vuur zou het vee en de mens zijn geschapen, aldus de Bundahisn.
İnsanların bilmediği, ulaşamadığı bir yerde topraktan (kerpiçten) yapılmış evinde yaşar.Daar belandt hij in een aarde die in niets meer lijkt op wat hij kent.
Bu ise topraktan su emilimini kolaylaştırır.Dat zorgt ervoor dat water makkelijker weg kan uit de bodem.
Geçici bir yapı olarak topraktan ya da daha kalıcı bir yapıya sahip taşlardan yapılabilirler.Może być wykonany z ziemi, jako struktura tymczasowa, lub z kamieni, jako konstrukcja stała.
Topraktan yılda 2 veya 3 defa ürün alınabilir.W ciągu roku roślina może wydać dwa lub trzy pokolenia.
Çünkü topraksın, topraktan yaratıldın Ve yine ‘toprağa döneceksin'."Titeln kommer från citatet "av jord är du kommen och jord ska du åter bli".
Empedokles (MÖ 490-430) evrenin 4 temel element ateş, hava, su ve topraktan oluştuğunu iddia etmiştir.Empedokles cirka 490- cirka 434 f.Kr. lanserade idén om att allt består av jord, luft, eld och vatten.
Ağustos sonu ve Eylül başlarında kelebekler kozayı delerek topraktan çıkar.I slutet av augusti och början av september samlas renar till slakt.
İnsandan insana, hayvandan insana olduğu gibi, topraktan insana da bulaşma husule gelebilir.Також як людина походить від тварини, так і від людини відбудеться надлюдина».
Solucanlar topraktan çekilerek yenir.Мати кинулась збирати кашу з землі.
Bu bilgiler aslında bitkilerin ağırlığının sadece topraktan değil havadan da geldiğini kanıtlamış oldu.Tím ukázal, že část rostlinné hmoty pochází nejen z půdy, ale také ze vzduchu.
Çünkü topraksın, topraktan yaratıldın Ve yine ‘toprağa döneceksin'."Prach jsi a do prachu se navrátíš."
Pişmiş topraktan yapılma idollerin çoğu hayvan heykelcikleridir.Převážná většina prodávaných ryb pochází z umělého chovu.
Malezya 13 eyalet (Negeri) ve 3 federal topraktan (Wilayah Persekutuan) oluşan federal bir devlettir.Malajsie se člení na 13 spolkových států a 3 spolková teritoria.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Vrátil ses k nám, sestoupil jsi z nebe.