Çünkü dert topraktan çıkmaz, Sıkıntı yerden bitmez.Thi Vanheld vokser ej op af Støvet, Kvide spirer ej frem af Jorden,
Çünkü dert topraktan çıkmaz, Sıkıntı yerden bitmez.Ty icke upp ur stoftet kommer fördärvet, ej ur marken skjuter olyckan upp;
Çünkü dert topraktan çıkmaz, Sıkıntı yerden bitmez.Vì sự hoạn nạn chẳng phải từ bụi cát sanh ra, Sự khốn khó chẳng do đất nảy lên;
Çünkü dert topraktan çıkmaz, Sıkıntı yerden bitmez.Vì sự hoạn_nạn chẳng phải từ bụi cát sanh ra , Sự khốn_khó chẳng do đất nảy lên ;
Çünkü dert topraktan çıkmaz, Sıkıntı yerden bitmez.Want het onheil komt niet uit de aarde voort; moeilijkheden groeien niet uit de grond op.
Çünkü dert topraktan çıkmaz, Sıkıntı yerden bitmez.Διοτι εκ του χωματος δεν εξερχεται η θλιψις, ουδε η λυπη βλαστανει εκ της γης
Çünkü dert topraktan çıkmaz, Sıkıntı yerden bitmez.Защото скръбта не излиза от пръстта, Нито печалта пониква из земята;
Çünkü dert topraktan çıkmaz, Sıkıntı yerden bitmez.Так, не из праха выходит горе, и не из земли вырастает беда;
Çünkü dert topraktan çıkmaz, Sıkıntı yerden bitmez.כי לא יצא מעפר און ומאדמה לא יצמח עמל׃
Çünkü dert topraktan çıkmaz, Sıkıntı yerden bitmez.ان البلية لا تخرج من التراب والشقاوة لا تنبت من الارض
Çünkü dert topraktan çıkmaz, Sıkıntı yerden bitmez.禍 患 、 原 不 是 從 土 中 出 來 . 患 難 、 也 不 是 從 地 裡 發 生
Çünkü dert topraktan çıkmaz, Sıkıntı yerden bitmez.禍患 、 原 不 是 從 土中 出來 . 患難 、 也 不 是 從地裡 發生
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.A vasat a földbõl hozzák elõ, a követ pedig érczczé olvasztják.
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.Besi digali dari dalam tanah; dari batu dilelehkan tembaga
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.Eisen bringt man aus der Erde, und aus den Steinen schmelzt man Erz.
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.el hierro se extrae del polvo, y el cobre es fundido de la piedra
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.Ferul se scoate din pămînt, şi piatra se topeşte ca să dea arama.
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.Hij weet hoe hij ijzer uit de grond moet halen en koper uit steen moet smelten.
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.Il ferro si cava dal suolo e la pietra fusa libera il rame
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.järn hämtas upp ur jorden, och stenar smältas till koppar.
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.jern hentes frem av jorden, og sten smeltes til kobber.
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.Jern hentes op af Jorden, og Sten smeltes om til Kobber.
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.철은 흙에서 취하고 동은 돌에서 녹여 얻느니라
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.Le fer se tire de la poussière, Et la pierre se fond pour produire l`airain.
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.O ferro tira-se da terra, e da pedra se funde o cobre.
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.rauta otetaan maasta, ja kivestä sulatetaan vaski.
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.Sắt từ nơi đất lấy ra , Ðá đúc chảy ra mà lấy_được đồng .
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.Sắt từ nơi đất lấy ra, Ðá đúc chảy ra mà lấy được đồng.
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.Żelazo z ziemi biorą, a z kamienia zlewają miedź.
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.železo sa berie z prachu, a rozpustený kameň dáva meď.
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.Železo se dobiva iz zemlje in iz kamenja izpuščajo s topljenjem bron.
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.Železo z země vzato bývá, a kámen rozpuštěný dává měď.
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.ο σιδηρος λαμβανεται εκ της γης και ο χαλκος χυνεται εκ της πετρας.
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.Железо получается из земли; из камня выплавляется медь.
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.Желязото се взема из земята, И медта се лее от камъка.
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.ברזל מעפר יקח ואבן יצוק נחושה׃
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.الحديد يستخرج من التراب والحجر يسكب نحاسا.
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.鐵 從 地 裡 挖 出 、 銅 從 石 中 鎔 化
Demir topraktan çıkarılır, Bakırsa taştan.鐵從 地 裡 挖出 、 銅從 石 中鎔化
Deniz yüksekliğinin artmasına, kuyularda ve toprakta tuz birikmesine neden olacak.Asta va duce la ridicarea nivelului mării. Va cauza depuneri saline în fântâni şi în terenuri.
Deniz yüksekliğinin artmasına, kuyularda ve toprakta tuz birikmesine neden olacak.Causará la elevación de los mares. Causará depósitos salinos en los pozos y tierra adentro.
Deniz yüksekliğinin artmasına, kuyularda ve toprakta tuz birikmesine neden olacak.Dat zal leiden tot een stijgende zeespiegel. Het zal leiden tot verzilting van bronnen en landbouwgronden.
Deniz yüksekliğinin artmasına, kuyularda ve toprakta tuz birikmesine neden olacak.Ils causeront un élèvement du niveau de la mer, des dépôts salins dans les puits et sur nos terres.
Deniz yüksekliğinin artmasına, kuyularda ve toprakta tuz birikmesine neden olacak.해수면이 상승하고 염류가 우물과 육지에 흘러들어갈 것입니다.
Deniz yüksekliğinin artmasına, kuyularda ve toprakta tuz birikmesine neden olacak.Meeresspiegel werden steigen, Salzwasser wird sich in Brunnen und im Land absetzen.
Deniz yüksekliğinin artmasına, kuyularda ve toprakta tuz birikmesine neden olacak.Spowoduje ono wzrost poziomu morza, zasolenie studni i gleb.
Deniz yüksekliğinin artmasına, kuyularda ve toprakta tuz birikmesine neden olacak.Způsobí to zvýšení hladiny moří. Následně pak zasolení vodních zdrojů a půdy.
Deniz yüksekliğinin artmasına, kuyularda ve toprakta tuz birikmesine neden olacak.Това ще причини покачване на морското равнище. Ще доведе до солни наноси в кладенци и земи.
Deniz yüksekliğinin artmasına, kuyularda ve toprakta tuz birikmesine neden olacak.Это приведёт к повышению уровня морей и к попаданию солёной воды в колодцы и на сушу.
Deniz yüksekliğinin artmasına, kuyularda ve toprakta tuz birikmesine neden olacak.זה יגרום לעלייה במפלס מי הים. זה יגרום למי מלח לחדור לבארות ואדמות.
Deniz yüksekliğinin artmasına, kuyularda ve toprakta tuz birikmesine neden olacak.انها سوف تؤدى لارتفاع البحار.وتحول المياه المالحة الى ابار واراضى
Deniz yüksekliğinin artmasına, kuyularda ve toprakta tuz birikmesine neden olacak.最も貧しく 弱い人たちが 不公平にも最も被害を受けます
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Af Jorden fremvokser Brød, imedens dens Indre omvæltes som af Ild;
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Av jorden kommer det brød; men inne i den blir alt veltet om som av ild.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Čo do zeme, z nej pochádza chlieb, a pod ňou sa prevracia čosi jako oheň.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Ðất sanh ra lương thực, Còn ở bên dưới nó dường như bị lửa xao lộn.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Ðất sanh ra lương_thực , Còn ở bên dưới nó dường_như bị lửa xao lộn .
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.De mens weet hoe hij uit de aarde voedsel kan verkrijgen, terwijl onder in de bodem het vuur brandt.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Iz zemlje raste kruh, a pod njo rijejo kakor ogenj.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.지면은 식물을 내나 지하는 불로 뒤집는 것같고