Ana içeriğe geç
Sözlük

toprakta ile cümle

toprakta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Adını aşağısındaki kızıl rengindeki topraktan almıştır.Den har fått sitt navn fra den rødaktige fargen på sjøen her.
Ağustos sonu ve Eylül başlarında kelebekler kozayı delerek topraktan çıkar.Allerede ved slutten av januar og ut april trekker tjelden tilbake.
Toprakta deri değiştirip aç nimf olur.Etter måltidet vil larvene falle ned og starte forvandlingen til nymfe.
Kuran'a göre insan topraktan, cinler ise ateş ve hava karışımı yaratılmıştır.Di dalam Al-Qur'an disebutkan bahan bakar neraka adalah dari manusia dan batu (ada yang mengartikan berhala).
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.Pada kasus ini, tanaman berevolusi menjadi resistan terhadap kadar logam yang tinggi dalam tanah.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Anak-anak yang bermain di tanah dan memasukkan tangan mereka ke mulut akan dengan mudah terinfeksi cacing ini.
Doğada yaygın bir şekilde bulunmaktadır; toprakta, suda, bitkilerde ve hayvanlarda.Bakteri ini secara luas dapat ditemukan di alam, contohnya di tanah, air, tanaman, dan hewan.
Ölçtükleri nicelik, topraktaki su gerilimidir (su potansiyeli, su gizil gücü).Mereka dapat mewujudkan diri sebagai semburan air (tornado atau pusaran di atas air).
Etkeni sularda ve toprakta bulunan Legionella bakterileridir..Menangkap mangsa baik yang ada di permukaan tanah dan perairan.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Trẻ nhỏ chơi đùa ở đất bị nhiễm và đưa tay vào miệng cũng dễ dàng bị lây nhiễm bệnh.
Çünkü topraksın, topraktan yaratıldın Ve yine ‘toprağa döneceksin'."Ngươi là bụi đất, và sẽ trở về với bụi đất."
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.Ở đây, thực vật tiến hóa có khả năng chịu một hàm lượng kim loại cao trong đất.
Hümik asitler suyun topraktan buharlaşmasını yavaşlatmaktadır.Magie phản ứng chậm với nước.
Malezya 13 eyalet (Negeri) ve 3 federal topraktan (Wilayah Persekutuan) oluşan federal bir devlettir.Malaysia là một liên bang bao gồm 13 bang và 3 lãnh thổ liên bang.
Kışı toprakta ergin halde geçirir.Nó qua mùa đông dưới dạng nhộng dưới đất.
Köy tuvaleti, insan dışkısını toprakta kazılan bir çukur içine toplayan bir yer tuvaleti türüdür.Hố xí hay hố đi vệ sinh là một kiểu nhà vệ sinh giữ phân người trong một cái hố dưới đất.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.そのような土で小児が遊んだり、汚染された土を触った手を口に入れたりしたときにも容易に感染する。
Tanrı, Âdem’i topraktan yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi.神は土の塵(アダマ)から人(アダム)を形作り、その鼻から命の息吹を吹き込んだ。
Kışı toprakta pupa halinde geçirir, yılda 3-4 döl verir.幼虫で越冬し、年4-5回発生。
Normalde toprakta bulunur.普段は地球に駐留している。
Genelde pişmiş topraktan yapılır.これらは通常トウモロコシの生地で作る。
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.小孩若在這樣的土地上玩耍,又將手放到嘴巴裡,很容易被感染。
Kuran'a göre insan topraktan, cinler ise ateş ve hava karışımı yaratılmıştır.但人類卻將火與風當成紛爭的道具而絕望不已。
O kendisinin ateşten, Adem'in ise topraktan yaratıldığı söyler ve secde etmez.砲行必有乘也,惟砲與砲不相乘,亦不相食。
Malezya 13 eyalet (Negeri) ve 3 federal topraktan (Wilayah Persekutuan) oluşan federal bir devlettir.马来西亚是一个由13个州和3个联邦直辖区组成的联邦国家。
Titanyum neredeyse tüm canlı varlıklarda, kayalarda, sularda ve toprakta bulunur.鈦亦同時存在於幾乎所有生物、岩石、水體及土壤中。
Topraktan alınan ateşin gücünü içerir.繼承了父親的火元素之力。
Küçük buluntular içinde pişmiş topraktan hayvan figürinleri büyük çoğunluğu oluşturmaktadır.微生物侵襲大部分大型動物暴露的大面積垃圾碎片。
Bu bilgiler aslında bitkilerin ağırlığının sadece topraktan değil havadan da geldiğini kanıtlamış oldu.此發現指出在生活四周的空氣並非僅來自於土壤。
Çünkü topraksın, topraktan yaratıldın Ve yine ‘toprağa döneceksin'.""땅이 '땅'인 이유는 땅을 때렸더니 '땅, 땅' 소리가 나서 그렇다."
Titanyum neredeyse tüm canlı varlıklarda, kayalarda, sularda ve toprakta bulunur.도롱뇽에는 물에서만 사는 것과 거의 땅에서만 사는 것, 물과 땅에서 모두 사는 것이 있다.
Malezya 13 eyalet (Negeri) ve 3 federal topraktan (Wilayah Persekutuan) oluşan federal bir devlettir.말레이시아는 주 13개와 연방 직할구 3개로 구성된 연방 국가이다.
Malezya 13 eyalet (Negeri) ve 3 federal topraktan (Wilayah Persekutuan) oluşan federal bir devlettir.מלזיה היא פדרציה המורכבת מ-13 מדינות (Negeri) ו-3 טריטוריות פדרליות (Wilayah Persekutuan).
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.מתפתחים צמחים בעלי עמידות לקרקע עם רמה גבוהה של תרכובות מתכתיות.
Hititliler ölülerini topraktan yapılma küplere koyarak defnediyorlardı.חייליו חששו שהאלים יענישו אותם על חילול הקברים.
Bu basit oyun, yeniden doğuşu ve topraktan doğumu temsil eder.לפי רעיון זה, הרי שהיציאה מהמים היא הלידה וההתחלה החדשה.
Topraktan izole edilmiştir.בידוד התיילים מהאדמה.
Ağustos sonu ve Eylül başlarında kelebekler kozayı delerek topraktan çıkar.בסוף יולי או אוגוסט מתפזרים הגורים.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Малките деца, играещи в подобна почва и бъркащи след това с ръце в уста, също лесно се заразяват.
Toprakta kök yapmazlar.Не копаят дупки в земята.
Toprakta ve suda bulanabilirler.Те може да се практикуват както на земя, така и във вода.
Bir mirket toprakta tek başına 10 dakikada 2 metrelik bir tünel kazabilir.Те са вещи копачи, които могат да изкопаят тунел в твърда почва за 10 минути.
Arkaik kültürde ilk kez topraktan yapılma büyük boy küpler içerisinde kurulumu yapılmaktaydı.За първи път пред публика е представена творба на Гней Невий.
Arazinin engebeli olması nedeni ile topraktan yeteri kadar faydalanılamamaktadır.Не мога да ви се отблагодаря достатъчно, от дъното на душата си.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Lako se zaraze i mlađa djeca koja se igraju takvom zemljom i potom ruke stavljaju u usta.
Türlerin çoğu toprakta yetişir.Većina vrsta se gnijezdi na tlu.
Hümik asitler suyun topraktan buharlaşmasını yavaşlatmaktadır.Rast kvasiniek spomaľuje soľ.
Normalde toprakta bulunur.V prirodzenom stave vždy bol.
Yine Türk yaratılış destanları yeryüzünün suyun içinde çıkarılan topraktan oluştuğunu söylerler.Podobné kométy, podľa nich, mohli byť zdrojom vody na Zemi.
Bitki besin elementlerinin toprakta, bitki için optimal değerlerde bulunması ifade eder.Zloženie pôdy vytvára optimálne podmienky pre niektoré rastliny.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Majhni otroci se na taki zemlji igrajo in se zlahka okužijo, ko segajo z rokami v usta.
Geçici bir yapı olarak topraktan ya da daha kalıcı bir yapıya sahip taşlardan yapılabilirler.Lahko je izdelana iz zemlje kot začasna struktura ali kamna v trajnejši strukturi).
Toprağa dökülen sporlar rüzgarla ya da böceklerle çevreye dağılır ve toprakta yıllarca yaşayabilir.Z blatom pridejo spore v zemljo in prah, kjer lahko preživijo več let.
Hemen hemen her toprakta yetişebilir.Na Malo goro se lahko podamo tako rekoč iz vsepovsod.
Toprakta kök yapmazlar.Čebula ni vsa v zemlji.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Vaikai žaisdami ant tokios dirvos ir kišdami rankas į burną taip pat lengvai užsikrečia.
Malezya 13 eyalet (Negeri) ve 3 federal topraktan (Wilayah Persekutuan) oluşan federal bir devlettir.Malaizija suskirstyta į 13 valstijų (negeri), ir 3 federalines teritorijas (wilayah persekutuan).
Kışı toprakta ergin halde geçirir.Žiemoja įsikasusi į žemę.
Doğada yaygın bir şekilde bulunmaktadır; toprakta, suda, bitkilerde ve hayvanlarda.Jis yra randamas labai mažais kiekiais uolienose, dirvožemyje, vandenyje, augaluose ir gyvūnuose.
Toprakta ve suda bulanabilirler.Tempimą galima atlikti sausumoje ir vandenyje.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod