Ana içeriğe geç
Sözlük

toprakta ile cümle

toprakta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Daha ılık bölgelerde çam ve servi gibi bazı türler zayıf toprakta, örselenmiş zeminde yetişir.In warmer areas, species such as some pines and cypresses grow on poor soils and disturbed ground.
Akışkan iletkenlik kontrolü (suyun toprakta hareket etme yeteneği).Fluid conductivity control (ability of water movement through the soil).
Ipomoea aquatica suda veya nemli toprakta büyür.Ipomoea aquatica grows in water or on moist soil.
Balık kemikleri, kurşunun kirlenmiş topraktan biyoremediasyonu için kullanılmıştır. [1] [2]Fish bones have been used to bioremediate lead from contaminated soil.[1][2]
“ Öldüğümüzde mezarımızı toprakta aramayın. Onu erkeklerin kalbinde bulun. [1] ”When we are dead, seek not our tomb in the earth, but find it in the hearts of men.[59]
Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlâtlarımız olmuşlardır." ”After having lost their lives on this land, they have become our sons as well."
Mercimek otu, zengin, hafif bir toprakta yetişen tohumdan yetiştirilir.Summer savory is raised from seed grown in a rich, light soil.
Çünkü topraksın, topraktan yaratıldın Ve yine ‘toprağa döneceksin'."Sie sprechen dabei: Denn du bist Erde und sollst zu Erde werden.
Keten her çeşit toprakta yetişebilir.Fährten können durch jede Art von Terrain führen.
Biraz killi, zengin ve rutubetli her tip toprakta yetiştirilebilir.Heutzutage könne man jeden winzigen Naturlaut aufnehmen, hoch pegeln und rund um die Welt schicken.
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.Es kommen dort Pflanzen vor, die an den erhöhten Schwermetallgehalt gebunden sind.
Çoğu doğada, örneğin atık sularda veya toprakta bulunur.Die meisten Aktivitäten geschehen im seichten Wasser oder an Land.
Türlerin çoğu toprakta yetişir.Einige Arten wachsen in den Boden eingesenkt.
Çoğu türler tuzculdur (halofittir), tuzlu toprakta büyürler.Viele Arten sind Psammophyten, wachsen also auf sandigen Böden.
Topraktan çıkan yeşil filizler tanrının yaşamının yenilenmesini sembolize ederdi.Die Segenssprüche stellen Danksagungen an Gott für die Erneuerung eines Tages dar.
Denis sırt üstü toprakta uzanıyordu.Denis était couché à plat sur le sol.
O kendisinin ateşten, Adem'in ise topraktan yaratıldığı söyler ve secde etmez.Certes il n'y eût ni de coups de feu, ni bombes, ni tués.
Gücünü topraktan alır.Il puise sa puissance de la terre.
Bir mirket toprakta tek başına 10 dakikada 2 metrelik bir tünel kazabilir.Un krill peut nettoyer une aire de 90 cm2 en 10 minutes.
Ağustos sonu ve Eylül başlarında kelebekler kozayı delerek topraktan çıkar.Entre mi-août et mi-décembre, des baleines à bosse viennent y mettre bas.
Toprakta ve suda bulanabilirler.Se puede encontrar en suelo y agua.
Türlerin çoğu toprakta yetişir.Pocas especies crecen directamente en la tierra.
O da topraktan uzak bir hapishanededir.El exterior de una prisión.
Malezya 13 eyalet (Negeri) ve 3 federal topraktan (Wilayah Persekutuan) oluşan federal bir devlettir.Malasia es un Estado federal compuesto por trece Estados y dos territorios federales.
Toprakta kök yapmazlar.Nadie es ombligo en la tierra.
Çünkü topraksın, topraktan yaratıldın Ve yine ‘toprağa döneceksin'."Porque eres polvo y al polvo tornarás.»
Yağmurdan hemen sonra killi toprakta hayvanların otlatılması, toprakta derin çukurlar oluşturur.En ocasiones, la lluvia es tan violenta, que los animales acaban destrozados en el suelo.
Mayıs-Eylül ayları arasında topraktaki su yetersizliği yörede tarım faaliyetlerini olumsuz etkilemektedir.Hay fuertes sequías de noviembre a abril que desequilibran la producción agropecuaria.
Çoğu türler tuzculdur (halofittir), tuzlu toprakta büyürler.Muchas de las especies son halófitas, es decir, que prosperan en suelos salinos.
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.Por aquí y por allá seguían apareciendo voces en contra de la reducción misional en la pimeria alta.
O kendisinin ateşten, Adem'in ise topraktan yaratıldığı söyler ve secde etmez.Così il fuoco non li toccò affatto, non fece loro alcun male, non diede loro alcuna molestia".
Ağustos sonu ve Eylül başlarında kelebekler kozayı delerek topraktan çıkar.Tra la fine di dicembre e i primi giorni di gennaio, le famiglie rurali uccidono il maiale.
Gücünü topraktan alır.Potere tampone del terreno.
Tanrı, Âdem’i topraktan yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi.Dio crea Adamo, facendolo sorgere dalla terra.
Topraktan alınan ateşin gücünü içerir.Possiede il potere della Fiamma del Deserto.
Toprakta ve suda bulanabilirler.Si rinviene nel terreno e nell'acqua.
O kendisinin ateşten, Adem'in ise topraktan yaratıldığı söyler ve secde etmez.Аллах создал рай и ад до сотворения творений, и они не будут уничтожены.
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.В местах загрязнения растения эволюционируют в сторону устойчивости к высокому уровню металлов в почве.
Doğada yaygın bir şekilde bulunmaktadır; toprakta, suda, bitkilerde ve hayvanlarda.Они широко распространены в почве, воде, среди людей и животных.
Dallar topraktan tepeye kadar ve çok sıktır.Горы гораздо дальше от нас и намного ниже.
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.فهنا تطورت نباتات مقاومة لنسبة المعادن العالية في التربة.
Malezya 13 eyalet (Negeri) ve 3 federal topraktan (Wilayah Persekutuan) oluşan federal bir devlettir.وماليزيا تضم ثلاثة عشر ولاية (نيغيري) متحدة وثلاثة أقاليم فيدرالية (ولايات فيدرالية).
Topraktan sızan karbonik ve organik asitler yarıklar içinde kayaların zayıflamasına yardımcı olurlar.الأحماض الكربونية والعضوية ,قد ترشح من التربة تساعد في إضعاف الصخور داخل الشقوق.
İnsanların bilmediği, ulaşamadığı bir yerde topraktan (kerpiçten) yapılmış evinde yaşar.بقي معتزلاً في بيته، لا يستطيع أن يطالب بما يعتقده ويدين الله تعالى به.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.يصبح الأطفال الذين يلعبون بأيديهم في التراب في بيئة ثم لا يغسلون أيديهم جيداً عرضة للعدوى بسهولة.
Biraz killi, zengin ve rutubetli her tip toprakta yetiştirilebilir.من الناحية المعمارية نستطيع أن نلمس الازدهار الغني والعمراني في كل قسم من أقسامه.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Crianças brincando nestes locais e colocando a mão na boca também podem ser facilmente infectadas.
Topraktan çıkan yeşil filizler tanrının yaşamının yenilenmesini sembolize ederdi.A verdura que retornava simbolizava a renovação da vida do próprio deus.
Bu bilgiler aslında bitkilerin ağırlığının sadece topraktan değil havadan da geldiğini kanıtlamış oldu.Isto demonstrava que uma parte da massa das plantas vinha do ar, e não somente do solo.
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.Neste caso, plantas com resistência a altos níveis de metais no solo evoluem.
Solucanlar topraktan çekilerek yenir.Os ímpios serão removidos da terra.
Doğada yaygın bir şekilde bulunmaktadır; toprakta, suda, bitkilerde ve hayvanlarda.Eles são amplamente distribuídos na natureza, e são encontrados no solo, água, plantas e animais.
İyi baklava toprakta başlar.Éon Arqueano começa na Terra.
Malezya 13 eyalet (Negeri) ve 3 federal topraktan (Wilayah Persekutuan) oluşan federal bir devlettir.Malásia é uma federação que consiste em treze estados e três territórios federais.
Toprakta kök yapmazlar.Ainda não chovera sobre a terra.
O da topraktan uzak bir hapishanededir.Veio o Largo da Cadeia.
Hemen hemen her toprakta yetişebilir.É capaz de se fixar em quase qualquer substrato.
Bu basit oyun, yeniden doğuşu ve topraktan doğumu temsil eder.Dizem que esta combinação representa simbolicamente nascimento e morte.
Hititliler ölülerini topraktan yapılma küplere koyarak defnediyorlardı.Estes acusavam a companhia de contaminar suas terras.
Bu yapı katında pişmiş topraktan insan ve hayvan figürleri, kırılıp çöpe atılmış olarak bulunmuştur.Uit vuur zou het vee en de mens zijn geschapen, aldus de Bundahisn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod