Nihayetinde, ormanların yokolması ve topraktan çıkan metan emisyonu.И, наконец, есть вырубка лесов и выбросы метана от сельского хозяйства.
Nihayetinde, ormanların yokolması ve topraktan çıkan metan emisyonu.И накрая, обезлесяването допринася с емисии на метан от селското стопанство.
Nihayetinde, ormanların yokolması ve topraktan çıkan metan emisyonu.ולבסוף, יש את כריתת היערות, ויש פליטות של מתאן מהחקלאות.
Nihayetinde, ormanların yokolması ve topraktan çıkan metan emisyonu.واخيرا, هناك ازالة الغابات، وهناك انبعاثات الميثان من الزراعه
Nihayetinde, ormanların yokolması ve topraktan çıkan metan emisyonu.最後,係砍伐樹林 仲有係來自農業 甲烷排放
Nihayetinde, ormanların yokolması ve topraktan çıkan metan emisyonu.農業により排出の メタンによる グリーン・カーボン-
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.A Hospodin riekol: Čo si to urobil? Hlas krvi tvojho brata volá ku mne zo zeme!
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.Då sade han: »Vad har du gjort! Hör, din broders blod ropar till mig från jorden.
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.Ðức Giê-hô-va hỏi: Ngươi đã làm điều chi vậy? Tiếng của máu em ngươi từ dưới đất kêu thấu đến ta.
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.Ðức_Giê - hô-va hỏi : Ngươi đã làm điều chi vậy ? Tiếng của máu em ngươi từ dưới đất kêu thấu đến ta .
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.E disse Deus: Que fizeste? A voz do sangue de teu irmão está clamando a mim desde a terra.
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.Er aber sprach: Was hast du getan? Die Stimme des Bluts deines Bruders schreit zu mir von der Erde.
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.Et Dieu dit: Qu`as-tu fait? La voix du sang de ton frère crie de la terre jusqu`à moi.
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.In mu reče: Kaj si storil? Glas krvi brata tvojega vpije z zemlje do mene.
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.I řekl Bůh: Co jsi učinil? Hlas krve bratra tvého volá ke mně z země.
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.I rzekł Bóg: Cóżeś uczynił? Głos krwi brata twego woła do mnie z ziemi.
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.Ja hän sanoi: "Mitä olet tehnyt? Kuule, veljesi veri huutaa minulle maasta.
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.가라사대 네가 무엇을 하였느냐 네 아우의 핏소리가 땅에서부터 내게 호소하느니라
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.Le preguntó: --¿Qué has hecho? La voz de la sangre de tu hermano clama a mí desde la tierra
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.Maar de HERE zei: "Wat heb je gedaan? Het bloed van je broer roept naar Mij vanaf de aarde!
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.Men han sagde: "Hvad har du gjort! Din Broders Blod råber til mig fra Jorden!
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.Men han sa: Hvad har du gjort? Hør, din brors blod roper til mig fra jorden.
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.nda pedig [az Úr]: Mit cselekedtél? A te atyádfiának vére kiált én hozzám a földrõl.
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.Riprese: «Che hai fatto? La voce del sangue di tuo fratello grida a me dal suolo
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.Şi Dumnezeu a zis: ,,Ce ai făcut? Glasul sîngelui fratelui tău strigă din pămînt la Mine.
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.Και ειπεν ο Θεος, Τι εκαμες; η φωνη του αιματος του αδελφου σου βοα προς εμε εκ της γης
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.И рече Бог : Какво си сторил? Гласът на братовата ти кръв вика към Мене от земята.
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.И сказал: что ты сделал? голос крови брата твоего вопиет ко Мне от земли;
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.ויאמר מה עשית קול דמי אחיך צעקים אלי מן האדמה׃
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.فقال ماذا فعلت. صوت دم اخيك صارخ اليّ من الارض.
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.耶 和 華 說 、 你 作 了 甚 麼 事 呢 、 你 兄 弟 的 血 、 有 聲 音 從 地 裡 向 我 哀 告
RAB, ‹‹Ne yaptın?›› dedi, ‹‹Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor.耶和華 說 、 你 作 了 甚 麼 事 呢 、 你 兄弟 的 血 、 有 聲音從 地裡 向 我 哀告
Sebzeler aslında renklidir - onların tadları var, havuçlar toprakta yetişir, çilekler toprakta yetişir.야채들을 보세요. 형형색색에, 제 나름의 맛이 있지요. 당근은 땅에서 자랍니다.
Sebzeler aslında renklidir - onların tadları var, havuçlar toprakta yetişir, çilekler toprakta yetişir.Że warzywa są tak naprawdę kolorowe i mają smak, że marchew rośnie w ziemi, tak samo jak truskawki.
Sebzeler aslında renklidir - onların tadları var, havuçlar toprakta yetişir, çilekler toprakta yetişir.Что овощи на самом деле имеют цвет и вкус, что морковка растет в земле, а клубника растет на земле.
Sebzeler aslında renklidir - onların tadları var, havuçlar toprakta yetişir, çilekler toprakta yetişir.שירקות הם צבעוניים במציאות - שיש להם טעם, שגזרים צומחים מתוך האדמה,
Sebzeler aslında renklidir - onların tadları var, havuçlar toprakta yetişir, çilekler toprakta yetişir.أتعلمون , أن الخضروات هي حقيقة ملوَّنة .. ولها طعم حقيقي و الجزر ينمو في الأرض
Sebzeler aslında renklidir - onların tadları var, havuçlar toprakta yetişir, çilekler toprakta yetişir.彩り豊かで味わいもあり 人参は地面で育ち イチゴも地面で育つということを
Sigirlari, kamyondan topraga, veya topraktan kamyona, rampa olmadan atlamak zorunda birakiyorlar.,הם מובילים, או ליתר דיוק כופים ,על הבקר לעלות ולרדת ממשאיות ללא רמפות
Sismik ve volkanik faaliyetler sırasında toprakta büyük enerji salımı olur.Il terreno rilascia molta energia durante l'attività sismica e vulcanica.
Sismik ve volkanik faaliyetler sırasında toprakta büyük enerji salımı olur.Jorden optager en stor mængde energi fra vulkansk aktivitet.
Sismik ve volkanik faaliyetler sırasında toprakta büyük enerji salımı olur.La tierra libera mucha energía cuando hay actividad sísmica y volcánica.
Sismik ve volkanik faaliyetler sırasında toprakta büyük enerji salımı olur.Maaperään vapautuu energiaa seismisen toiminnan yhteydessä.
Sismik ve volkanik faaliyetler sırasında toprakta büyük enerji salımı olur.Marken tar upp en stor mängd energi vid vulkanisk aktivitet.
Sismik ve volkanik faaliyetler sırasında toprakta büyük enerji salımı olur.O solo liberta imensa energia durante as actividades sísmica e vulcânica.
Sismik ve volkanik faaliyetler sırasında toprakta büyük enerji salımı olur.Ta energia wyzwala się w ziemi podczas ruchów sejsmicznych i aktywności wulkanów.
Sismik ve volkanik faaliyetler sırasında toprakta büyük enerji salımı olur.Εκλύεται πολλή ενέργεια από τα ηφαίστεια και τους σεισμούς.
Sismik ve volkanik faaliyetler sırasında toprakta büyük enerji salımı olur.В земле высвобождается большое количество энергии при сейсмической и вулканической активности.
Sığırları, kamyondan toprağa, veya topraktan kamyona, rampa olmadan atlamak zorunda bırakıyorlar.Mereka Memimpin, atau lebih tepatnya memaksa,
Sığırları, kamyondan toprağa, veya topraktan kamyona, rampa olmadan atlamak zorunda bırakıyorlar.Vedou, nebo spíše násilně ženou krávy z vozu, bez vykládacích plošin.
Sığırları, kamyondan toprağa, veya topraktan kamyona, rampa olmadan atlamak zorunda bırakıyorlar.Vodijo, ali bolje rečeno prisilijo, živino na bankine in gor in dol iz tovornjakov brez klančin.
Sığırları, kamyondan toprağa, veya topraktan kamyona, rampa olmadan atlamak zorunda bırakıyorlar.הם מובילים, או ליתר דיוק כופים, על הבקר לעלות ולרדת ממשאיות ללא רמפות,
Su, toprakta yetişen onca güzel şey, Dünya'ya iyi bakmamız gerekiyor.l'acqua,tutte queste meraviglie che abbiamo sulla terra e dobbiamo prenderci cura della Terra.
Su, toprakta yetişen onca güzel şey,Земята, водата, почвата, всички чудесни неща, които имаме. Трябва да се погрижим за Земята.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.A ako sa hovorí, v prachu sa rodíme a v prach sa obrátime.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.A říká se, v prach jsi a v prach se obrátíš.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.Dan layaknya sebuah kiasan, kita berasal dari debu dan akan kembali menjadi debu.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.După cum se spune, din pământ ne tragem şi în pământ ne vom întoarce.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.E come si dice, siamo venuti dalla polvere e alla polvere torniamo.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.E diz o provérbio, vimos do pó e ao pó voltaremos.