Kalmayacak kötülerin asası, Doğruların payına düşen toprakta, Yoksa doğrular haksızlığa el uzatabilir.악인의 권세가 의인의 업에 미치지 못하리니 이는 의인으로 죄악에 손을 대지 않게 함이로다
Kalmayacak kötülerin asası, Doğruların payına düşen toprakta, Yoksa doğrular haksızlığa el uzatabilir.Mert nem pihen meg a gonoszság pálczája az igazak részén, hogy rosszra ne nyújtsák ki kezeiket az igazak.
Kalmayacak kötülerin asası, Doğruların payına düşen toprakta, Yoksa doğrular haksızlığa el uzatabilir.Orang jahat tidak akan terus berkuasa di tanah pusaka orang jujur, supaya orang baik tidak ikut berbuat jahat
Kalmayacak kötülerin asası, Doğruların payına düşen toprakta, Yoksa doğrular haksızlığa el uzatabilir.Zakaj žezlo krivice ne bo počivalo nad deležem pravičnih, da ne iztegnejo pravični po krivici rok svojih.
Kalmayacak kötülerin asası, Doğruların payına düşen toprakta, Yoksa doğrular haksızlığa el uzatabilir.כי לא ינוח שבט הרשע על גורל הצדיקים למען לא ישלחו הצדיקים בעולתה ידיהם׃
Kalmayacak kötülerin asası, Doğruların payına düşen toprakta, Yoksa doğrular haksızlığa el uzatabilir.لانه لا تستقر عصا الاشرار على نصيب الصديقين لكيلا يمد الصديقون ايديهم الى الاثم.
Kalmayacak kötülerin asası, Doğruların payına düşen toprakta, Yoksa doğrular haksızlığa el uzatabilir.惡 人 的 杖 、 不 常 落 在 義 人 的 分 上 、 免 得 義 人 伸 手 作 惡
Kalmayacak kötülerin asası, Doğruların payına düşen toprakta, Yoksa doğrular haksızlığa el uzatabilir.惡人 的 杖 、 不 常 落在 義人 的 分 上 、 免得 義 人 伸手 作惡
Kapital dediğimizde de, topraktan, fabrikalardan, veya herhangi bir doğal kaynaktan bahsediyoruz.그리고 자본이라는 것이 토지가 될수도 있고
Kapital dediğimizde de, topraktan, fabrikalardan, veya herhangi bir doğal kaynaktan bahsediyoruz.و عندما نتكلم عن رأس المال قد نكون نتكلم عن
Kaynakların topraktan çıkartılması ve varlıkların toprak üzerine konmasıyla ilgili, mali işlemlerle ilgili.그 자원들을 채취하는 경제적 절차들에 관한 것입니다 그리고 자산을 그 기반 위에 축적하는 것에 대해서입니다
Kaynakların topraktan çıkartılması ve varlıkların toprak üzerine konmasıyla ilgili, mali işlemlerle ilgili.le processus économique, c'est d'extraire les ressources du sol et en retirer des avantages à l'air libre.
Kaynakların topraktan çıkartılması ve varlıkların toprak üzerine konmasıyla ilgili, mali işlemlerle ilgili.los procesos económicos, al sacar los recursos de la tierra y poner los activos encima de la tierra.
Kaynakların topraktan çıkartılması ve varlıkların toprak üzerine konmasıyla ilgili, mali işlemlerle ilgili.התהליכים הכלכליים, הוצאת המשאבים מן האדמה והצבת נכסים על פני האדמה.
Kaynakların topraktan çıkartılması ve varlıkların toprak üzerine konmasıyla ilgili, mali işlemlerle ilgili.العمليات الإقتصادية، أخذ الموارد من الأرض ووضع الأصول على قمة الأرض.
Kaynakların topraktan çıkartılması ve varlıkların toprak üzerine konmasıyla ilgili, mali işlemlerle ilgili.地上に資産を築く経済プロセスです その第一歩は 資源抽出の権利を売ること
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.Bäst ungdomskraften fyller hans ben, skall den ligga i stoftet med honom.
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.Csontjai, ha megtelnek is ifjú erõvel, de vele együtt roskad az a porba.
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.De jeugdige levenskracht in zijn botten verdwijnt samen met hem in het stof.
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.Hans Ben var fulde af Ungdomskraft, men den lægger sig med ham i Støvet.
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.Hans ben var fulle av ungdomskraft, men nu ligger den med ham i støvet.
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.Jeho kosti sú plné vlahy jeho mladosti; ale to všetko spolu s ním ľahne do prachu.
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.그 기골이 청년 같이 강장하나 그 기세가 그와 함께 흙에 누우리라
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.Kości jego napełnione są grzechami młodości jego, a w prochu z nim leżeć będą.
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.Kosti jeho naplněny jsou hříchy mladosti jeho, a s ním v prachu lehnou.
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.Kosti so mu bile polne mladostne moči, ta pa zdaj leži ž njim v prahu.
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.La vigueur de la jeunesse, qui remplissait ses membres, Aura sa couche avec lui dans la poussière.
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.Le sue ossa erano ancora piene di giovinezza, ma con lui giacciono nella polvere
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.Nuoruuden voimaa olivat täynnä hänen luunsa, mutta sen täytyi mennä maata multaan hänen kanssansa.
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.Oasele lui, pline de vlaga tinereţii, îşi vor avea culcuşul cu el în ţărînă.
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.Os seus ossos estão cheios do vigor da sua juventude, mas este se deitará com ele no pó.
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.Seine Gebeine werden seine heimlichen Sünden wohl bezahlen, und sie werden sich mit ihm in die Erde legen.
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.Sus huesos, aún llenos de vigor juvenil, yacerán con él en el polvo
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.Tứ chi nó đầy sức lực của buổi đang thì; Nhưng sẽ nằm chung với nó trong bụi đất;
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.Tứ_chi nó đầy sức_lực của buổi đang thì ; Nhưng sẽ nằm chung với nó trong bụi đất ;
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.Walaupun ia muda dan perkasa, tapi sebentar lagi ia menjadi debu belaka
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.Τα οστα αυτου γεμουσιν απο των αμαρτηματων της νεοτητος αυτου, και θελουσι κοιμηθη μετ' αυτου εν χωματι.
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.Кости его наполнены грехами юности его, и с ним лягут они в прах.
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.Костите му са пълни със съгрешенията на младостта му; И те ще лежат с него в пръстта.
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.עצמותיו מלאו עלומו ועמו על עפר תשכב׃
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.عظامه ملآنة شبيبة ومعه في التراب تضطجع.
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.他 的 骨 頭 雖 然 有 青 年 之 力 、 卻 要 和 他 一 同 躺 臥 在 塵 土 中
Kemiklerini dolduran gençlik ateşi Kendisiyle birlikte toprakta yatacak.他 的 骨頭雖 然 有 青年 之 力 、 卻要 和 他 一同 躺臥 在 塵土中
Kökü yerde kocasa, Kütüğü toprakta ölse bile,ældes end Roden i Jorden, dør end Stubben i Mulde:
Kökü yerde kocasa, Kütüğü toprakta ölse bile,Ainda que envelheça a sua raiz na terra, e morra o seu tronco no pó,
Kökü yerde kocasa, Kütüğü toprakta ölse bile,Aunque su raíz se envejece en la tierra y su tronco muere en el suelo
Kökü yerde kocasa, Kütüğü toprakta ölse bile,By se pak i sstaral v zemi kořen jeho, a v prachu již jako umřel peň jeho:
Kökü yerde kocasa, Kütüğü toprakta ölse bile,Choć się zstarzeje w ziemi korzeń jego, i w prochu obumrze pieó jego:
Kökü yerde kocasa, Kütüğü toprakta ölse bile,Cînd i -a îmbătrînit rădăcina în pămînt, cînd îi piere trunchiul în ţărînă,
Kökü yerde kocasa, Kütüğü toprakta ölse bile,Dẫu rễ nó già dưới đất , Thân nó chết trong bụi cát ,
Kökü yerde kocasa, Kütüğü toprakta ölse bile,Dẫu rễ nó già dưới đất, Thân nó chết trong bụi cát,
Kökü yerde kocasa, Kütüğü toprakta ölse bile,Jestli sa zostarie jeho koreň v zemi, a jeho peň zomrie, v prachu:
Kökü yerde kocasa, Kütüğü toprakta ölse bile,그 뿌리가 땅에서 늙고 줄기가 흙에서 죽을지라도
Kökü yerde kocasa, Kütüğü toprakta ölse bile,Ko se v zemlji mu postara korenina in mu parobek umira v prahu,
Kökü yerde kocasa, Kütüğü toprakta ölse bile,Még ha megaggodik is a földben a gyökere, és ha elhal is a porban törzsöke:
Kökü yerde kocasa, Kütüğü toprakta ölse bile,Meskipun di dalam tanah akarnya menjadi lapuk, dan tanggulnya mati karena busuk
Kökü yerde kocasa, Kütüğü toprakta ölse bile,Ob seine Wurzel in der Erde veraltet und sein Stamm im Staub erstirbt,
Kökü yerde kocasa, Kütüğü toprakta ölse bile,Om än dess rot tynar hän i jorden och dess stubbe dör bort i mullen,
Kökü yerde kocasa, Kütüğü toprakta ölse bile,om dets rot eldes i jorden, og dets stubb dør ut i mulden,
Kökü yerde kocasa, Kütüğü toprakta ölse bile,Quand sa racine a vieilli dans la terre, Quand son tronc meurt dans la poussière,