toprakları ile cümle

toprakları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Grant ren geyiği (R. tarandus granti) Alaska'da ve Kanada'nın Yukon Kuzeybatı Toprakları'nda bulunur.R. tarandus granti, en Alaska, au Yukon et dans les Territoires du Nord-Ouest du Canada.
Bulgar Kralı Samuil dört yıl içinde elinde bulundurduğu toprakların yarısını kaybetmiş oldu.En quatre ans, Samuel a perdu la moitié de son empire.
Afganlar, on yıldan fazla bir süre istila ettikleri İran topraklarından çıkarılamadılar.N’oublions pas que les Chinois ont occupé notre pays pendant dix siècles.
Bu topraklar bölgedeki ilk Norman toprakları olacaktır.Trois patrouilles seront du premier grand camp en Normandie.
Kanada (Kuzeybatı Toprakları)'da resmi dillerden biridir.C'est une langue officielle dans les Territoires du Nord-Ouest au Canada.
Üsküp toprakları çok geniştir.Leurs terres sont extrêmement étendues.
872'deki durum (Krallık toprakları kırmızı renkte gösterilmiş).248 pages. (couverture de couleur rose).
Anadolu topraklarında antik çağdan beri dokuma yapılmaktaydı.Nous l'avons déjà rencontrée dans Dragon Age Origins.
Bu alan Avustralya Antarktik Toprakları'nı kapsamamaktadır.Elle fait partie du Territoire Antarctique australien.
1944 - II. Dünya Savaşı: İlk Alman V-2 roketi Birleşik Krallık topraklarına düştü.1944 : les premiers V-2 allemands tombent sur l'Angleterre.
MÖ 671 ile 667 yılları arasında Asur orduları Mısır topraklarına saldırmaya başladılar.Entre -671 et -667, les Assyriens entament les hostilités contre l'Égypte.
657'nin sonlarındaki Çin seferinde, Tang topraklarını önemli miktarda genişletmiştir.À la fin de la campagne de 657, la dynastie Tang a atteint sa plus grande étendue.
Topraklarında mermer kaynakları da mevcuttur.Des ressources d'uranium sont également présentes sur le territoire.
Fakat bu toprakların asıl kime ait oldukları hakkında tartışmalar vardır.On peut se demander plus généralement quels sont les corps possédant cette propriété.
Bugünkü Ekvator Ginesi olan ülke toprakları ise İspanyol Ginesi topraklarıdır.L'actuelle Guinée équatoriale forme alors les territoires espagnols du golfe de Guinée.
Günümüz Bulgaristan, Kuzey Yunanistan ve Türkiye'sinin Avrupa'da bulunan topraklarına sahipti.Elle couvrait une partie de la Bulgarie, de la Grèce et de la Turquie d'Europe actuelles.
Nunavut («toprağımız»): Kanada İnuit topraklarının en orta ve kuzeyini içerir.La seconde (20 ha) comprend l'île Middle, la portion terrestre la plus méridionale du Canada.
Bu süre zarfında neredeyse tüm İskoçya topraklarının yarısı bile Roma egemenliğine girmemiştir.À aucun moment, l'Écosse, et même la moitié de l'Écosse, n'est sous contrôle romain.
İlin topraklarının % 60'ı dağlık bölgede ve % 40'ı Gobi yarı çölünde yer almaktadır.La voirie parisienne consacre 60 % de son espace aux chaussées et 40 % aux trottoirs.
Göçmenlerin çoğu ya Holokost'tan kurtulanlar ya da Arap topraklarından kaçan Yahudilerden oluşmaktaydı.La plupart des immigrants étaient des Juifs persécutés par le régime nazi ou des survivants de la Shoah.
1920 yılında imzalanan Triyanon Antlaşması antlaşmasıyla Romanya Krallığı topraklarına katıldı.Il fut attribué par le traité de Trianon en 1920 au royaume de Roumanie.
1803 - ABD, Louisiana topraklarını Fransa'dan 15 milyon dolar karşılığında satın aldı.En 1803, les États-Unis achètent le territoire de Louisiane à Napoléon Ier pour la somme de 15 000 000 $.
Abhaz Krallığı sınırlarını Megrel ve Kartveli topraklarına kadar genişletti.Ils ont hérité du grand royaume de Magadha et ont souhaité l'étendre aux frontières encore plus lointaines.
1880 - Fransa Tahiti'yi topraklarına kattı.1880 : la France annexe l'île de Tahiti.
Buna karşılık olarak Haçlılar ordusu Tunus topraklarından ayrılıp gideceklerdi.En échange, l’armée croisée évacue Tunis en laissant les armes de siège.
Eğitimini tamamladıktan sonra beş yıl boyunca Bihar ili ve Geszt'de aile topraklarını yönetti.Au bout de cinq ans, il aurait créé une communauté d’Amis de Dieu dans sa propre maison.
Kanada tarihi bugünkü Kanada ülkesi sınırları içindeki toprakların tarihidir.Sa notoriété dépasse désormais les frontières du Canada.
Ülke toprakları tropikal yağmur ormanlarına sahip Kongo Havzası'nın neredeyse %60'ını kaplamaktadır.Environ 60 % des cyclones tropicaux du bassin de l'Atlantique proviennent d'ondes tropicales.
Ayrıca killi toprak ve çöl toprakları da içerir.Il comporte également des zones de marécage et des hautes terres.
24 Eylül'de ay toprağı taşıyan kapsül paraşütle Kazakistan topraklarına iniş yaptı.Il est de retour sur Terre le 24 mai 2011 au Kazakhstan à bord de la même capsule.
Ataları Rus İmparatorluğu ve toprakları üzerinde yaşamıştır.Histoire de la Russie et de son empire.
Uluslararası Köln/Bonn Havalimanı da bu şehir toprakları üzerinde kurulmuştur.L'avenue du Colonel-Bonnet fut ouverte sur ces terrains.
Jessica Hilda Mauboy 4 Ağustos 1989 tarihinde Darwin, Kuzey Toprakları, Avustralya'da doğmuştur.Jessica Hilda Mauboy est née le 4 août 1989 et a grandi à Darwin.
En sonunda topraklarımızı elimizden alacağını söylemişti.Enfin il nous affranchit d’impôts dans sa terre.
Ardından Rusya'ya bırakılan Polonya topraklarına katıldı.Il est ensuite envoyé via la Pologne sur le front Russe.
Ancak, Göktürk Devleti tekrar kurulunca, eski toprakları olan bu bölgeyi almak istediler.Les Pays-Bas, de leur côté, entendent récupérer leur ancienne colonie.
Toprakları genellikle Khamsa Ülkesi (Arapça: beş) olarak anılıyordu.Les métayers étaient désignés par le terme de Khammes (de l'arabe خمسة khamssa qui signifie cinq).
Bölge artık Pers topraklarıydı.L'endroit était déjà peuplé à la préhistoire.
Ruslar Tuva topraklarından çekilmelidir.Les Russes vont s’emparer de la butte.
93 Harbinin büyük bir bölümü Bulgaristan topraklarında çarpışıldı.En une semaine, 39 tonnes d'armes furent parachutées dans le champ de Panama.
Misya topraklarının büyük bir kısmı Bizans egemenliği döneminde Opsikion Theması'nda yer almıştır.La plupart d'entre eux a quitté la ville de Tubac après le siège de leur ancien presidio.
İmparatorluk toprakları eyaletlere ayrılmıştı.L'Empire est divisé en provinces.
Toprakları ekime müsait değildir.Le souterrain n'est pas accessible.
Crassus öldükten sonra, Pompey ve Caesar tüm Roma topraklarının hakimiyeti için tartışırlar.Avec la mort de Crassus, César et Pompée commencent à s'affronter pour la suprématie.
Has toprakların geliri doğrudan sultan ailesine veriliyordu.Le revenu des taxes sur ce produit était l'apanage de la sœur du Sultan.
Brest-Litovsk Antlaşmasının imzalanmasından sonra Rusya topraklarına döndü.Après la signature du Traité de Brest-Litovsk, il est envoyé à Moscou.
Ama tüm dünya toprakları bundan dolayı yangın dumanı ile kaplanır.Mais le ciel de notre ville, tout rempli des fumées d'incendies demeure de plomb.
1264'te Kyburg Hanedanlığı çöktüğünde, Habsburg topraklarını İsviçre platosunun doğusuna kadar genişletti.Lorsque la dynastie de Kyburg s'est éteinte en 1264, les Habsbourg ont pris la région.
Bazı ülkeler ABD taleplerini geri çevirmiştir, diğerleri de bu kişileri kendi topraklarında enterne etmiştir.Certains s'y établissent, d'autres continuent leur route vers les États-Unis.
Bu şekilde savaşı Polonya'nın Alman işgalindeki topraklarında sürdürmek amaçlanıyordu.En effet, son objectif était uniquement de mener des opérations sur la Pologne occupée.
Hessen Darmstadt bazı topraklarını kaybetti fakat egemenliği sona ermedi.Le Grand-duché de Hesse perdit quelques territoires mais pas sa souveraineté.
Angola toprakları ile herhangi bir karasal bağı bulunmamaktadır.Il n'y a pas de liaison aérienne directe avec la Corée du Sud.
Belediye topraklarında iki hidroelektrik santrali bulunmaktadır.Deux usines hydroélectriques fonctionnent sur la commune.
Başkanlığı sırasında ABD topraklarının genişlemesi sürdü.Le territoire américain s'est considérablement agrandi depuis la présidence de Washington.
Ülke toprakları dünyanın %0.16'sına sahiptir.Le niveau MI correspond aux 0,06 % des meilleurs joueurs du monde.
Bununla birlikte toprakların dar oluşu halkı başka geçim kaynakları aramaya yöneltmiştir.Pendant ce temps, les parents tentent de collecter des fonds pour une autre tentative d'évasion.
Ancak birçoğu İngilizler tarafından öldürülmüş ya da topraklarından sürülmüştü.Plusieurs sont par contre expropriés ou exploités par les propriétaires terriens anglais.
Verimli toprakları işleyen helotlar yılda iki kez hasat yapabilmektedir.Les bonnes terres, grassement fumées, produisent parfois deux récoltes par an.
21 Kasım'da Acuña protestocularuı topraklarında kalması için hoş karşıladı.El 21 de octubre, Acuña les daría la bienvenida a los protestantes para que estén en sus tierras.
Bölge Victoria Toprakları'nın bir parçası ve Ross Buz Sahanlığı'nın çoğunu içermektedir.La dependencia incluye parte de la Tierra de Victoria y la mayor parte de la barrera de hielo de Ross.
İlgili Sayfalar