Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.Jak mówi powiedzenie: z prochu powstaliśmy i w proch się obrócimy.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.속담에서 이야기하듯 우리는 흙으로부터 와서 흙으로 돌아갑니다
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.Một câu châm ngôn nói rằng, chúng ta đến từ cát bụi và sẽ trở về với cát bụi.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.Úgy tartja a mondás: porból lettünk, porrá leszünk.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.Und wie man so sagt, wir kommen aus dem Staub und werden in den Staub zurückkehren.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.Y como dice el dicho: "polvo eres y en polvo te convertirás".
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.Zoals gezegd wordt: we kwamen uit stof en zullen terugkeren tot stof.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.Και όπως λέει το ρητό, χους ει και εις χουν απελεύσει.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.И като се казва, идваме от пръстта и ще се върнем в пръстта.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.Как говориться, мы - прах, в прах и возвратимся.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.Як кажуть, ми прийшли із землі, в землю й повернемось.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.ויש אמרה לפיה אנו באים מעפר ולעפר נשוב.
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.ويقول المثل، أتينا من التراب وسنرجع إلى التراب
Tıpkı "topraktan geldik, toprağa döneceğiz" sözünde dendiği gibi.人は土から生まれ土に還ります また自分が環境の一部だと理解したら
Toprağa bakın.A podívejte se na tu hlíny, téměř máte pocit, že zde je ta síla Francie.
Toprağa bakıyordum.Eram în faţa mormântului.
Toprağa bakıyordum.Ero con un piede nella fossa.
Toprağa bakıyordum.Había que enfrentar esta grave situación.
Toprağa bakıyordum.Ich stand vor dem Grab.
Toprağa bakıyordum.Ik werd geconfronteerd met het graf.
Toprağa bakıyordum.Jag stod och stirrade ner i graven.
Toprağa bakıyordum.J'avais un pied dans la tombe.
Toprağa bakıyordum.저는 무덤을 직면하고 있었습니다.
Toprağa bakıyordum.Saya berhadapan dengan kematian.
Toprağa bakıyordum.Stanąłem twarzą w twarz z grobem.
Toprağa bakıyordum.Tinha a morte em frente dos olhos.
Toprağa bakıyordum.Αντιμετώπιζα τον τάφο.
Toprağa bakıyordum.Стоях на прага на смъртта.
Toprağa bakıyordum.Я стоял у края могилы.
Toprağa bakıyordum.הייתי מול הקבר.
Toprağa bakıyordum.كنت أواجه القبر ( الموت ) .
Toprağa bakıyordum.「母親はどんな顔をして葬式に出席するのか?」
Toprağa geri döner ve ot olurdum.Jeg ville blive til jord og græs.
Toprağa geri döner ve ot olurdum.Muuttuisin taas maaksi ja ruohoksi.
Toprağa geri döner ve ot olurdum.Sarei tornato alla terra per diventare erba.
Toprağa geri döner ve ot olurdum. -Tavşanlar onu yerdi.Jag skulle bli till jord, och sen till gräs.
Toprağa geri döner ve ot olurdum.Trafiłbym do ziemi i stałbym się trawą.
Toprağa geri döner ve ot olurdum.Voltaria para a terra e transformar-me-ia em erva,
Toprağa geri döner ve ot olurdum.Volvería a la tierra y me convertiría en hierba.
Toprağa geri döner ve ot olurdum.Θα επέστρεφα στη γη και θα γινόμουν γρασίδι.
Toprağa geri döner ve ot olurdum.Я смешаюсь с землёй и превращусь в траву.
Toprağa gizlenmiş bir ilmek, Yoluna koyulmuş bir kapan bekliyor onu.a corda do mesmo está-lhe escondida na terra, e uma armadilha na vereda.
Toprağa gizlenmiş bir ilmek, Yoluna koyulmuş bir kapan bekliyor onu.capcana în care se prinde este ascunsă în pămînt, şi prinzătoarea îi stă pe cărare.
Toprağa gizlenmiş bir ilmek, Yoluna koyulmuş bir kapan bekliyor onu.Có sợi dây khuất dưới đất , Và cái bẫy ẩn tại trên đường để hãm lấy nó .
Toprağa gizlenmiş bir ilmek, Yoluna koyulmuş bir kapan bekliyor onu.Có sợi dây khuất dưới đất, Và cái bẫy ẩn tại trên đường để hãm lấy nó.
Toprağa gizlenmiş bir ilmek, Yoluna koyulmuş bir kapan bekliyor onu.Di tanah, tersembunyi tali jerat; di jalan, terpasang jebak dan pikat
Toprağa gizlenmiş bir ilmek, Yoluna koyulmuş bir kapan bekliyor onu.garn till att fånga honom äro lagda på marken och snärjande band på hans stig.
Toprağa gizlenmiş bir ilmek, Yoluna koyulmuş bir kapan bekliyor onu.Gli è nascosta per terra una fune e gli è tesa una trappola sul sentiero
Toprağa gizlenmiş bir ilmek, Yoluna koyulmuş bir kapan bekliyor onu.hänelle on maahan kätketty pyydys, polulle häntä varten silmukka.
Toprağa gizlenmiş bir ilmek, Yoluna koyulmuş bir kapan bekliyor onu.Jeho povraz je skrytý na zemi a jeho pasca na chodníku.
Toprağa gizlenmiş bir ilmek, Yoluna koyulmuş bir kapan bekliyor onu.그를 동일 줄이 땅에 숨겼고 그를 빠뜨릴 함정이 길에 베풀렸으며
Toprağa gizlenmiş bir ilmek, Yoluna koyulmuş bir kapan bekliyor onu.Le cordeau est caché dans la terre, Et la trappe est sur son sentier.
Toprağa gizlenmiş bir ilmek, Yoluna koyulmuş bir kapan bekliyor onu.Op elk pad dat hij kiest, ligt een valstrik voor hem klaar.
Toprağa gizlenmiş bir ilmek, Yoluna koyulmuş bir kapan bekliyor onu.Para él está escondida una cuerda en el suelo; para él hay un lazo en el sendero
Toprağa gizlenmiş bir ilmek, Yoluna koyulmuş bir kapan bekliyor onu.Progla je zanj skrita v tleh in past ga čaka na stezi njegovi.
Toprağa gizlenmiş bir ilmek, Yoluna koyulmuş bir kapan bekliyor onu.rok rejtetett el a földbe ellene, és zsineg az õ [szokott] ösvényén.
Toprağa gizlenmiş bir ilmek, Yoluna koyulmuş bir kapan bekliyor onu.Sein Strick ist gelegt in die Erde, und seine Falle auf seinem Gang.
Toprağa gizlenmiş bir ilmek, Yoluna koyulmuş bir kapan bekliyor onu.Skjult i jorden er det garn han fanges i, og fellen ligger på hans vei.
Toprağa gizlenmiş bir ilmek, Yoluna koyulmuş bir kapan bekliyor onu.Skrytať jest při zemi smečka jeho, a léčka jeho na stezce.
Toprağa gizlenmiş bir ilmek, Yoluna koyulmuş bir kapan bekliyor onu.Skryty jest w ziemi powróz jego, a samołówka jego na ścieszce.