Ana içeriğe geç
Sözlük

toprağa ile cümle

toprağa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.地球へ。彼は私と一緒に料理の労働を共有した。
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Alla går de till samma mål; alla have de kommit av stoft, och alla skola de åter varda stoft.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Alle går sammesteds hen, alle blev til af Muld, og alle vender tilbage til Mulden.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Cả thảy đều qui vào một chỗ; cả thảy do bụi đất mà ra, cả thảy sẽ trở về bụi đất.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Cả_thảy đều qui vào một chỗ ; cả_thảy do bụi đất mà ra , cả_thảy sẽ trở_về bụi đất .
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.De farer alle til ett sted; de er alle blitt til av støvet, og de vender alle tilbake til støvet.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Es fährt alles an einen Ort; es ist alles von Staub gemacht und wird wieder zu Staub.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Kaikki menee samaan paikkaan. Kaikki on tomusta tullut, ja kaikki palajaa tomuun.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.다 흙으로 말미암았으므로 다 흙으로 돌아가나니 다 한 곳으로 가거니와
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Mereka menuju ke tempat yang sama. Mereka berasal dari debu dan akan kembali kepada debu
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Mindenik ugyanazon egy helyre megy; mindenik a porból való, és mindenik porrá lesz.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Obé to jde k místu jednomu; obé jest z prachu, obé také zase navracuje se do prachu.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Toate merg la un loc; toate au fost făcute din ţărînă, şi toate se întorc în ţărînă.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Todos vão para um lugar; todos são pó, e todos ao pó tornarão.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Todo va al mismo lugar; todo es hecho del polvo, y todo volverá al mismo polvo
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Tout va dans un même lieu; tout a été fait de la poussière, et tout retourne à la poussière.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Tutti sono diretti verso la medesima dimora: e tutto ritorna nella polvere
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Vse gre na eno mesto; vse je postalo iz prahu in vse se vrača zopet v prah.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Všetko ide na jedno a na to isté miesto; všetko povstalo z prachu a všetko sa navráti do prachu.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Wszystko to idzie na jedno miejsce; a wszystko jest z prochu, i wszystko się zaś w proch obraca.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Все идет в одно место: все произошло из праха и все возвратится в прах.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Всички отиват в едно място; Всички са от пръстта, и всички се връщат в пръстта.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.הכל הולך אל מקום אחד הכל היה מן העפר והכל שב אל העפר׃
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.يذهب كلاهما الى مكان واحد. كان كلاهما من التراب والى التراب يعود كلاهما.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.都 歸 一 處 . 都 是 出 於 塵 土 、 也 都 歸 於 塵 土
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.都 歸一處 . 都 是 出於 塵土 、 也 都 歸於 塵土
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.(89:3) Прежде нежели родились горы, и Ты образовал землю и вселенную, иот века и до века Ты – Бог.
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.Chúa khiến loài người trở vào bụi tro, Và phán rằng: Hỡi con cái loài người, hãy trở lại.
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.Chúa khiến loài_người trở vào bụi tro , Và phán rằng : Hỡi con_cái loài_người , hãy trở_lại .
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.der du die Menschen lässest sterben und sprichst: Kommt wieder, Menschenkinder!
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.Du byder mennesket vende tilbake til støv og sier: Vend tilbake, I menneskebarn!
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.Du låter människorna vända åter till stoft, du säger: »Vänden åter, I människors barn.»
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.Engkau menyuruh manusia kembali ke asalnya, menjadi debu seperti semula
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.Haces que el hombre vuelva al polvo. Dices: "¡Retornad, oh hijos del hombre!
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.주께서 사람을 티끌로 돌아가게 하시고 말씀하시기를 너희 인생들은 돌아가라 하셨사오니
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.Mennesket gør du til Støv igen, du siger: "Vend tilbage, I Menneskebørn!"
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.Pôsobíš to, aby sa smrteľný človek biedny navrátil až do prachu, a hovoríš: Navráťte sa, synovia človeka!
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.Pripraviš človeka, da razpade v prah, in veliš: Povrnite se, otroci človeški!
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.Sinä palautat ihmiset takaisin tomuun ja sanot: "Palatkaa jälleen, te ihmisten lapset".
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.Te visszatéríted a halandót a porba, és ezt mondod: Térjetek vissza embernek fiai!
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.Tu fai ritornare l'uomo in polvere e dici: «Ritornate, figli dell'uomo»
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.Tu fais rentrer les hommes dans la poussière, Et tu dis: Fils de l`homme, retournez!
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.Tu întorci pe oameni în ţărînă, şi zici: ,,Întoarceţi-vă fiii oamenilor!``
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.Tu reduzes o homem ao pó, e dizes: Voltai, filhos dos homens!
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.Ty přivodíš člověka na to, aby setřín byl, říkaje: Navraťtež se zase, synové lidští.
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.Ty znowu człowieka w proch obracasz, a mówisz: Nawróćcie się synowie ludzcy.
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.U laat de mens sterven en vergaan tot stof. U zegt: "Word weer stof, mensenkinderen."
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.Επαναφερεις τον ανθρωπον εις τον χουν και λεγεις, Επιστρεψατε, υιοι των ανθρωπων.
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.Обръщаш човека на пръст, И казваш: Върнете се човешки чада.
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.תשב אנוש עד דכא ותאמר שובו בני אדם׃
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.‎ترجع الانسان الى الغبار وتقول ارجعوا يا بني آدم‎.
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.你 使 人 歸 於 塵 土 、 說 、 你 們 世 人 要 歸 回
İnsanı toprağa döndürürsün, ‹‹Ey insanoğulları, toprağa dönün!›› diyerek.你 使 人歸 於 塵土 、 說 、 你 們 世人 要 歸回
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,(106:33) Он превращает реки в пустыню и источники вод – в сушу,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Él convierte los ríos en desierto y las fuentes de aguas en tierra sedienta
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Ele converte rios em deserto, e nascentes em terra sedenta;
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,El preface rîurile în pustiu, şi izvoare de apă în pămînt uscat,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Er machte Bäche trocken und ließ Wasserquellen versiegen,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Floder gør han til Ørken og Kilder til øde Land,
Irmakları çöle çevirir, Pınarları kurak toprağa,Folyóvizeket tett vala pusztává, és vízforrásokat szárazzá;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod