Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Lecz ta mentalność pozostała lojalna wobec ziemi i kraju z których wzięła swój początek.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Maar deze mentaliteit bleef trouw aan de bodem en het land waar ze uit voortkwam.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Mais cette mentalité continue à être fidèle au sol et à la terre desquels elle a émergé.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Ma questa mentalità ha continuato ad essere fedele alla terra che l'ha vista nascere.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Mas esta mentalidade continuou fiel ao solo e à terra do qual emergiu.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Nhưng tư tưởng này vẫn sẽ trung thành với đất nước và vùng lãnh thổ mà nó bắt nguồn.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Pero este modo de pensar ha seguido siendo fiel al suelo y a la tierra que lo vio nacer.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Tetapi pola pikir ini terus menjadi setia kepada daratan dan negeri dimana itu muncul.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Αλλά αυτή η νοοτροπία παραμένει πιστή στο έδαφος και στη γη από την οποία ξεπήδησε.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.І цей спосіб мислення залишається вірним тій землі, яка його породила.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Но този мироглед остана верен на пръстта и земята, от които изникна.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Но это новое сознание продолжает быть плоть от плоти той земли, на которой оно родилось.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.אך דרך מחשבה זו המשיכה להיות נאמנת לאדמה ולארץ
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.ولكن ھذا التوجه بقي مخلصا لتراب الأرض
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.それが生まれた 風土に 忠実です
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.(40:8) Cache-les tous ensemble dans la poussière, Enferme leur front dans les ténèbres!
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.( 40 : 8 ) Hãy giấu chúng_nó chung nhau trong bụi đất , Và lấp mặt họ trong chốn kín_đáo .
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.(40:8) Hãy giấu chúng nó chung nhau trong bụi đất, Và lấp mặt họ trong chốn kín đáo.
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.(40:8) зарой всех их в землю и лица их покрой тьмою.
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.ascunde -i pe toţi împreună în ţărînă, înveleşte-le faţa în întunerec!
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.Csontjai érczcsövek, lábszárai, mint a vasrudak.
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.Dens ben er som kobberrør, dens knokler som jernstenger.
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.dens Knogler er Rør af, Kobber, Benene i den som Stænger af Jern.
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.Entiérralos juntos en el polvo; encierra sus rostros en lugares ocultos
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.Esconde-os juntamente no pó; ata-lhes os rostos no lugar escondido.
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.Hans benpipor äro såsom rör av koppar, benen i hans kropp likna stänger av järn.
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.그들을 함께 진토에 묻고 그 얼굴을 싸서 어둑한 곳에 둘지니라
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.Kosti jeho jako trouby měděné, hnátové jeho jako sochor železný.
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.Kuburlah mereka semua di dalam debu; kurunglah mereka di dunia orang mati
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.nascondili nella polvere tutti insieme, rinchiudili nella polvere tutti insieme
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.Sen luut ovat niinkuin vaskiputket, sen nikamat niinkuin raudasta taotut.
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.Skrij jih v prah vse vkup, njih obličja zakleni v skritost!
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.Skry ich spolu do prachu a zaviaž ich tvár na skrytom mieste!
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.Verscharre sie miteinander in die Erde und versenke ihre Pracht ins Verborgene,
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.Zakryj ich pospołu w prochu, a oblicza ich zawiąż w skrytości.
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.Zijn botten lijken op koperen buizen en zijn ribben zien eruit als ijzeren staven.
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.Κρυψον αυτους ομου εν τω χωματι καλυψον τα προσωπα αυτων εν αφανεια.
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.Скрий го купно в пръстта; Вържи лицата им в скрито място.
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.טמנם בעפר יחד פניהם חבש בטמון׃
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.اطمرهم في التراب معا واحبس وجوههم في الظلام.
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.將 他 們 一 同 隱 藏 在 塵 土 中 、 把 他 們 的 臉 蒙 蔽 在 隱 密 處
Hepsini birlikte toprağa göm, Mezarda yüzlerini kefenle sar.將他們一同 隱藏 在 塵 土中 、 把 他 們的臉 蒙蔽 在 隱密處
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.El a adus cuţitul său, deşi am avut două, şi am folosit pentru a le cutreiera by penetrarea lor în pământ.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.Ele trouxe sua própria faca, embora eu tivesse dois, e nós usamos para vasculhar os empurrando-os na terra.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.Él trajo su propio cuchillo, aunque yo tenía dos, y se utilizó para recorrer por empujándolos en la tierra.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.Han bragte sin egen kniv, selvom jeg havde to, og vi plejede at gennemsøge dem ved at stikke dem ned i jorden.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.Han tog sin kniv, men jag hade två, och vi brukade skura dem genom att sticka dem i jorden.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.Hän toi oman veitsen, vaikka minulla oli kaksi, ja käytimme pestä niitä vannoutuneita niitä maahan.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.나는 두했다하지만 그는 자신의 칼을 가져, 우리는 그들을 밀어하여 그들을 발견하기 사용
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.Ő hozta a saját kését, bár két, és mi használt kutat őket szúrásra őket a földbe.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.On je prinesel svoj nož, čeprav sem imel dve, in smo jih Ribiči, ki so jih Zabadanje v zemljo.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.On přinesl jeho vlastní nůž, i když jsem měl dva, a jsme se čistit jim jejich tlačení do země.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.On priniesol jeho vlastný nôž, aj keď som mal dva, a sme sa čistiť im ich tlačenie do zeme.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.Przyniósł jego własnym nożem, choć miałam dwa, i kiedyś przebiec je wbijając im w ziemię.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.Έφερε το δικό του μαχαίρι, αν και είχα δύο, και χρησιμοποιείται για να καθαρίζω τους ωθώντας τους στη γη.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.Він приніс своїм ножем, хоча в мене було два, і ми використовували прочесати їх, штовхаючи їх в землю.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.Он принес своим ножом, хотя у меня было два, и мы использовали прочесать их, толкая их в землю.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.Той донесе собствената си нож, въпреки че имах две, и ние да ги излъскване от тях бутане в земята.
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.הוא הביא את הסכין שלו, אם כי היו לי שניים, נהגנו לסרוק אותם לדחוף אותם
İki sanki O, kendi bıçak getirdi ve biz onları agresif düşürmekten toprağa.أحضر سكينا بلده ، على الرغم من أنني قد اثنين ، وكنا نظف عليهم دفع لهم