Ana içeriğe geç
Sözlük

toprağa ile cümle

toprağa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çünkü yere serildik, Bedenimiz toprağa yapıştı.Varför döljer du ditt ansikte och förgäter vårt lidande och trångmål?
Çünkü yere serildik, Bedenimiz toprağa yapıştı.Vì linh hồn chúng tôi bị phục dưới bụi tro; Thân thể chúng tôi dính vào đất.
Çünkü yere serildik, Bedenimiz toprağa yapıştı.Vì linh_hồn chúng_tôi bị phục dưới bụi tro ; Thân_thể chúng_tôi dính vào đất .
Çünkü yere serildik, Bedenimiz toprağa yapıştı.Waarom keert U ons de rug toe? Waarom trekt U Zich onze ellende en moeiten niet aan?
Çünkü yere serildik, Bedenimiz toprağa yapıştı.Διοτι εταπεινωθη εως χωματος η ψυχη ημων εκολληθη εις την γην η κοιλια ημων.
Çünkü yere serildik, Bedenimiz toprağa yapıştı.Защото душата ни е снишена до пръстта; Коремът ни е прилепен до земята.
Çünkü yere serildik, Bedenimiz toprağa yapıştı.כי שחה לעפר נפשנו דבקה לארץ בטננו׃
Çünkü yere serildik, Bedenimiz toprağa yapıştı.‎لان انفسنا منحنية الى التراب. لصقت في الارض بطوننا‎.
Çünkü yere serildik, Bedenimiz toprağa yapıştı.我 們 的 性 命 伏 於 塵 土 . 我 們 的 肚 腹 緊 貼 地 面
Çünkü yere serildik, Bedenimiz toprağa yapıştı.我 們 的 性命 伏於 塵土 . 我 們 的 肚 腹緊貼 地面
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›Gốc nho đã được trồng nơi đất tốt , gần nơi nhiều nước , hầu cho nứt tược , ra trái , trở_nên cây nho tốt .
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›Gốc nho đã được trồng nơi đất tốt, gần nơi nhiều nước, hầu cho nứt tược, ra trái, trở nên cây nho tốt.
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›Hij stond in goede aarde met genoeg water om een uitstekende wijnstok met veel bladeren en vruchten te worden.
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›그 포도나무를 큰 물 가 옥토에 심은 것은 가지를 내고 열매를 맺어서 아름다운 포도나무를 이루게 하려 하였음이니라
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›Zasadený bol na dobrom poli a pri mnohých vodách, aby vyhnal haluzi a niesol ovocie, aby bol krásnym viničom.
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›Тя бе посадена на добра почва, при много води, За да пусне пръчки и да принесе плод, Та да стане добра лоза.
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›אל שדה טוב אל מים רבים היא שתולה לעשות ענף ולשאת פרי להיות לגפן אדרת׃
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›في حقل جيد على مياه كثيرة هي مغروسة لتنبت اغصانا وتحمل ثمرا فتكون كرمة واسعة.
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›這 樹 栽 於 肥 田 多 水 的 旁 邊 、 好 生 枝 子 、 結 果 子 、 成 為 佳 美 的 葡 萄 樹
Dallansın, ürün versin, görkemli bir asma olsun diye akarsuların kıyısındaki verimli toprağa dikilmişti.›這樹 栽於 肥田 多水 的 旁邊 、 好生 枝子 、 結果子 、 成為 佳 美的 葡萄樹
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.A jsa v boji, horlivěji se modlil. I učiněn jest pot jeho jako krůpě krve tekoucí na zemi.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.Ale będąc w boju, gorliwiej się modlił, a był pot jego jako krople krwi ściekające na ziemię.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.A súc v smrteľnom zápase ešte napnutejšie sa modlil. A jeho znoj bol ako čo by kvapky krvi, stekajúce na zem.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.예수께서 힘쓰고 애써 더욱 간절히 기도하시니 땀이 땅에 떨어지는 피방울 같이 되더라
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.Og da han var i Dødsangst, bad han heftigere; men hans Sved blev som Blodsdråber, der faldt ned på Jorden.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.Og han kom i dødsangst og bad enda heftigere, og hans sved blev som blodsdråper, som falt ned på jorden.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.Trong cơn rất đau thương, Ngài cầu nguyện càng thiết, mồ hôi trở nên như giọt máu lớn rơi xuống đất.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.Trong cơn rất đau_thương , Ngài cầu_nguyện càng thiết , mồ_hôi trở_nên như giọt máu lớn rơi xuống đất .
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.И като беше на мъка, молеше се по-усърдно; и потта Му стана като големи капки кръв, които капеха на земята.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.И, находясь в борении, прилежнее молился, и был пот Его, как капли крови, падающие на землю.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.І, бувши в смертній боротьбі, ще пильнїще молив ся; був же піт Його як каплї крови, каплючі на землю.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.ויבאו עליו חבלי מות ויוסף להתפלל בחזקה ותהי זעתו כנטפי דם ירדים לארץ׃
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.واذ كان في جهاد كان يصلّي باشد لجاجة وصار عرقه كقطرات دم نازلة على الارض.
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.耶 穌 極 其 傷 痛 、 禱 告 更 加 懇 切 . 汗 珠 如 大 血 點 、 滴 在 地 上
Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti. Teri, toprağa düşen kan damlalarını andırıyordu.耶穌極 其 傷痛 、 禱告 更加 懇切 . 汗珠 如 大 血點 、 滴 在 地上
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Also begannen sie das einfach auf dem Land zu verteilen.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Así que se dispersa por la tierra de los alrededores.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Donc ils ont commencé à la répandre sur la terre alentour.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.E allora hanno cominciato a spandere quest'acqua tutt'intorno.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Então, começaram a espalhá-la nos terrenos circundantes.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Így nekiláttak a felesleget szétlocsolni a környező területen.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.그래서 그들은 이 물을 주변 땅에 뿌리기 시작했습니다.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Lalu mereka mulai membangun lebih banyak rumah ini di sekitarnya.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Så de spred helt enkelt ut vattnet till omgivningen.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.S-a început răspândirea ei în împrejurimi.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Vì thế họ bắt đầu mở rộng mô hình này trên các vùng đất quanh đấy.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Więc zaczęli ją rozprowadzać wokół.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Ze zijn het daarom maar gaan verspreiden over het land eromheen.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Έτσι, άρχισαν να το διανέμουν στη γύρω περιοχή.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Поэтому излишек воды стали выливать рядом.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.Така че те просто започнаха разпръскването и върху околната земя.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.אז פשוט החלו לפזר את המים על האדמה מסביב.
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.مما جعلهم يبدأون في توزيع المياه العذبة على الاراضي المحيطة به
Dolaysıyla çevresinde bulunan toprağa yaydılar.これは湿気をあげる相乗効果となり
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Aber dieses Selbstverständnis ist weiterhin treu zu dem Boden und zu dem Land aus dem es entstanden ist.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Ale tento postoj je stabilně věrný půdě a zemi, ve které se vylíhnul.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Ale toto myslenie neprestáva byť verné zemi a krajine, z ktorej vzišlo.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Ám ez a gondolkodási mód továbbra is hű marad a talajhoz, az anyaföldhöz, amelyből kifejlődött.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Însă această mentalitate a rămas credincioasă pământului şi terenului din care a luat naştere.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.하지만 이 사고방식은 그것이 발생한 지역에서 충실하게
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod