toprağı ile cümle

toprağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Suyun taşı aşındırdığı, Selin toprağı sürükleyip götürdüğü gibi, İnsanın umudunu yok ediyorsun.vode prevotlijo kamene, njih nalivi odplavijo zemeljski prah: enako uničuješ smrtniku upanje.
Suyun taşı aşındırdığı, Selin toprağı sürükleyip götürdüğü gibi, İnsanın umudunu yok ediyorsun.Wasser wäscht Steine weg, und seine Fluten flößen die Erde weg: aber des Menschen Hoffnung ist verloren;
Suyun taşı aşındırdığı, Selin toprağı sürükleyip götürdüğü gibi, İnsanın umudunu yok ediyorsun.вода стирает камни; разлив ее смывает земную пыль: так и надежду человека Ты уничтожаешь.
Suyun taşı aşındırdığı, Selin toprağı sürükleyip götürdüğü gibi, İnsanın umudunu yok ediyorsun.אבנים שחקו מים תשטף ספיחיה עפר ארץ ותקות אנוש האבדת׃
Suyun taşı aşındırdığı, Selin toprağı sürükleyip götürdüğü gibi, İnsanın umudunu yok ediyorsun.الحجارة تبليها المياه وتجرف سيولها تراب الارض. وكذلك انت تبيد رجاء الانسان.
Suyun taşı aşındırdığı, Selin toprağı sürükleyip götürdüğü gibi, İnsanın umudunu yok ediyorsun.水 流 消 磨 石 頭 . 所 流 溢 的 、 洗 去 地 上 的 塵 土 . 你 也 照 樣 滅 絕 人 的 指 望
Suyun taşı aşındırdığı, Selin toprağı sürükleyip götürdüğü gibi, İnsanın umudunu yok ediyorsun.水流 消磨 石頭 . 所 流溢 的 、 洗去 地上 的 塵土 . 你 也 照樣滅絕 人 的 指望
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.Aj, já tlačiti budu zemi vaši tak, jako vůz těžký tlačí snopy.
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.Ebbene, io vi affonderò nella terra come affonda un carro quando è tutto carico di paglia
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.é, én [is] lenyomlak titeket, ott a hol vagytok, mint a [cséplõ] szekér lenyomja a kévékkel teli [szérût.]
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.Eis que eu vos apertarei no vosso lugar como se aperta um carro cheio de feixes.
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.Glejte, jaz vas bom tlačil do tal kakor tlači voz, ki je poln snopja.
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.Hľa, ja budem tlačiť na vás tam, kde ste, jako tlačí voz, plný snopov.
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.Iată, vă voi stropşi cum stropşeşte pămîntul carul încărcat cu snopi,
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.Katso, minä rusennan teidät alallenne, niinkuin täyteen kuormattu puimajyrä rusentaa lyhteet.
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.곡식 단을 가득히 실은 수레가 흙을 누름 같이 내가 너희 자리에 너희를 누르리니
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.Luister goed! Ik zal u laten kreunen als een wagen die volgeladen is met korenschoven.
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.Nầy , ta sẽ chận ép các ngươi trong nơi các ngươi cũng_như cái xe đầy những lúa bó chận ép .
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.Nầy, ta sẽ chận ép các ngươi trong nơi các ngươi cũng như cái xe đầy những lúa bó chận ép.
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.Oto Ja ścisnę ziemię waszę, tak jako ciśnie wóz napełniony snopami.
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.Se, jeg lader Grunden vakle under jer, ligesom Vognen vakler, når den er fuld af Neg.
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.Se, jeg vil knuge eder ned, likesom en vogn full av kornbånd knuger allting ned;
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.Siehe, ich will's unter euch knarren machen, wie ein Wagen voll Garben knarrt,
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.Voici, je vous écraserai, Comme foule la terre un chariot chargé de gerbes.
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.Yo, pues, haré tambalear vuestros pies como se tambalea la carreta repleta de gavillas
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.Ιδου, εγω θελω καταθλιψει υμας εν τω τοπω υμων, καθως καταθλιβεται η αμαξα η πληρης δραγματων.
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.Вот, Я придавлю вас, как давит колесница, нагруженная снопами, –
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.Ето, аз ще ви притисна на мястото ви Както притиска кола пълна със снопи.
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.הנה אנכי מעיק תחתיכם כאשר תעיק העגלה המלאה לה עמיר׃
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.هانذا اضغط ما تحتكم كما تضغط العجلة الملآنة حزما.
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.看 哪 、 在 你 們 所 住 之 地 、 我 必 壓 你 們 、 如 同 裝 滿 禾 捆 的 車 壓 物 一 樣
‹‹Tahıl yüklü araba toprağı nasıl ezerse, İşte ben de sizi öyle ezeceğim.看哪 、 在 你 們 所 住 之 地 、 我 必壓 你 們 、 如同 裝滿 禾捆 的 車壓 物 一 樣
Tanımadığınız bir halk toprağınızın ürününü ve bütün emeğinizi yiyecek. Sürekli sıkıştırılacak, ezileceksiniz.네 토지 소산과 네 수고로 얻은 것을 네가 알지 못하는 민족이 먹겠고 너는 항상 압제와 학대를 받을 뿐이리니
Tanımadığınız bir halk toprağınızın ürününü ve bütün emeğinizi yiyecek. Sürekli sıkıştırılacak, ezileceksiniz.פרי אדמתך וכל יגיעך יאכל עם אשר לא ידעת והיית רק עשוק ורצוץ כל הימים׃
Tanımadığınız bir halk toprağınızın ürününü ve bütün emeğinizi yiyecek. Sürekli sıkıştırılacak, ezileceksiniz.ثمر ارضك وكل تعبك ياكله شعب لا تعرفه فلا تكون الا مظلوما ومسحوقا كل الايام.
Tanımadığınız bir halk toprağınızın ürününü ve bütün emeğinizi yiyecek. Sürekli sıkıştırılacak, ezileceksiniz.你 的 土 產 、 和 你 勞 碌 得 來 的 、 必 被 你 所 不 認 識 的 國 民 喫 盡 . 你 時 常 被 欺 負 、 受 壓 制
Tanımadığınız bir halk toprağınızın ürününü ve bütün emeğinizi yiyecek. Sürekli sıkıştırılacak, ezileceksiniz.你 的 土產 、 和 你 勞碌 得 來 的 、 必被 你 所不認識 的 國民 喫盡 . 你 時常 被 欺負 、 受壓制
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.A Bôh učinil tak tej noci: sucho bolo len na rune, a všade inde na celej zemi bola rosa.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Da gjorde Gud således om Natten: Skindet alene var ført, men der faldt Dug på Jorden rundt om.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Dio fece così quella notte: il vello soltanto restò asciutto e ci fu rugiada su tutto il terreno
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.E Deus assim fez naquela noite; pois só o velo estava enxuto, e sobre toda a terra havia orvalho.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Et Dieu fit ainsi cette nuit-là. La toison seule resta sèche, et tout le terrain se couvrit de rosée.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.God deed wat Gideon had gevraagd; die nacht bleef alleen de vacht droog, maar de grond was bedekt met dauw!
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.In Bog je storil tako tisto noč: kajti bilo je suho samo na runu, a po vsej zemlji rosno.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.I učinil Bůh té noci tak, a bylo samo rouno suché, a na vší zemi byla rosa.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.I uczynił tak Bóg onej nocy, że było samo runo suche, a na wszystkiej ziemi była rosa.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Ja Jumala teki niin sinä yönä; ainoastaan villat jäivät kuiviksi, ja kastetta tuli kaikkialle muualle maahan.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.이 밤에 하나님이 그대로 행하시니 곧 양털만 마르고 사면 땅에는 다 이슬이 있었더라
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Och Gud gjorde så den natten; allenast ullen var torr, men eljest hade dagg kommit överallt på marken.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Og natten efter gjorde Gud således; ullen alene var tørr, men over hele marken var det dugg.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Şi Dumnezeu a făcut aşa în noaptea aceea. Numai lîna a rămas uscată, şi tot pămîntul s'a acoperit cu rouă.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Und Gott tat also dieselbe Nacht, daß es trocken war allein auf dem Fell und Tau auf der ganzen Erde.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.Бог так и сделал в ту ночь: только на шерсти было сухо, а на всей земле была роса.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.И Бог стори така през оная нощ: само руното остана сухо, а по цялата почва падна роса.
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.ויעש אלהים כן בלילה ההוא ויהי חרב אל הגזה לבדה ועל כל הארץ היה טל׃
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.ففعل الله كذلك في تلك الليلة. فكان جفاف في الجزّة وحدها وعلى الارض كلها كان طل
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.這 夜 神 也 如 此 行 . 獨 羊 毛 上 是 乾 的 、 別 的 地 方 都 有 露 水
Tanrı o gece Gidyon'un dediğini yaptı. Yapağı kuru kaldı, toprağın her yanıysa çiyle kaplandı.這夜 神 也 如此 行 . 獨 羊毛 上 是 乾的 、 別 的 地方 都 有 露水
Tek istisna, Somali tüysüz çöl köstebeği. Bu hayvan da asla burnunu toprağın üzerine çıkarmıyor.Den eneste undtagelse er den somaliske nøgenrotte, som aldrig stikker næsen over jordens overflade.
Tek istisna, Somali tüysüz çöl köstebeği. Bu hayvan da asla burnunu toprağın üzerine çıkarmıyor.Die einzige Ausnahme ist der nackte, in Somalia lebende Maulwurf, der nie an die Erdoberfläche kommt.

İlgili Sayfalar