toprağı ile cümle

toprağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
JY: Her yıl en az 213 milyon kilogram ftalat havamızı, suyumuzu ve toprağımızı kirletiyor.私たちの空気 水 土を汚染しています
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Bà nói chuyện với phụ nữ, và giải thích rằng đất đai ở đây rất cằn cỗi. vì họ đã cắt và bán hết cây cối.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Beszél a nőkkel, és elmagyarázza, hogy a föld azért terméketlen, mert kivágták és eladták a fákat.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Ella habla con las mujeres, y les explica que la tierra está árida porque han cortado y vendido los árboles.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Fala com as mulheres, e explica que a terra está árida porque cortaram e venderam as árvores.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Hon talar med kvinnorna och förklarar att jorden är ofruktbar eftersom de har huggit ner och sålt alla träd.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Hun taler med kvinderne og forklarer at jorden er ufrugtbar, fordi de har fældet og solgt træerne.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.그녀는 그곳 여성들에게, 나무를 너무 많이 베어 팔아서 땅이 불모지가 되었다고 설명했습니다.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Mluvila se ženami a vysvětlila jim, že půda je neúrodná, protože se pokácely a prodaly stromy.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Parla con le donne e spiega che la terra è sterile perché hanno tagliato e venduto gli alberi.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Rozprávala sa so ženami a vysvetľovala im, že pôda je neúrodná, pretože vyťali a predali stromy.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Vorbeste cu femeile si le explica ca pamantul este sterp pentru ca au taiat si vandut copacii.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Μιλά με τις γυναίκες και εξηγεί ότι η γη είναι άγονη επειδή έκοψαν και πούλησαν τα δέντρα.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Вона говорить з жінками та пояснює, що земля неродюча, бо дерева вирубали та продали.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.Тя говори с жените, обяснявам им, че земята не ражда, защото са изсекли и продали дърветата.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.משוחחת עם הנשים ומסבירה שהאדמה לא פוריה כי כרתו ומכרו את כל העצים.
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.وتحدثت مع النساء، لتشرح لهن بأن الأرض قاحلة لأنهم قطعوا الأشجار وباعوها
Kadınlarla konuşur ve onlara toprağın neden verimsiz olduğunu açıklar ağaçları kesip satmışlardır.女たちに説明しました そして植樹をしてもらい時間をかけて
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Agarramo-nos à nossa terra porque é o lugar seguro.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Anda bertahan di tanah Anda karena itu adalah tempat Anda yang aman.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Bạn bám lấy vùng đất của bạn bởi vì đó là 1 nơi an toàn
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Człowiek trzyma się swojej ziemi, bo to jest bezpieczne miejsce.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Je klampt je vast aan je land, omdat dat je veilige plek is. Je moet iedereen bestrijden die er binnendringt.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.자신을 위해 안전한 장소라는 이유로 땅에 집착하기도 합니다.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Man klammert sich an sein Land weil es sein sicherer Ort ist.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Ragaszkodsz a földedhez, mert az a te biztonságos területed.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Te aferras a tu tierra porque es tu lugar seguro.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Te agăţi bine de pamântul tău deoarece acesta te face să te simţi in siguranţă.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Ti aggrappi alla tua patria, perché è il tuo luogo sicuro.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Vous vous accrochez à votre pays, car c'est votre endroit sûr.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Προσκολλάσαι στον τόπο σου γιατί είναι το ασφαλές σου μέρος
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Вы цепляетесь за свою землю, потому что это место, где вы в безопасности.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.Придържаш се към земята си, защото тя е твоето сигурно място.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.אתה נצמד לאדמה שלך כי היא מקומך הבטוח.
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.تتمسك بأرضك لأنها مكانك الآمن
Kendi toprağınız güvenli bölgeniz olmuştur; ona sıkı sıkıya bağlanırsınız.これを侵すものとは戦わなくてはなりません
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.A drugo pade na skalnata tla, kjer nima veliko prsti, in precej požene, ker nima globoke zemlje.
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.A iné padlo na skalnaté miesto, kde nemalo mnoho zeme, a hneď vzišlo, lebo nemalo hlbokosti zeme.
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.A iné padly na skalnaté miesta, kde nemaly mnoho zeme, a hneď vzišly, pretože nemaly hlbokosti zeme;
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.A jiné padlo na místo skalnaté, kdežto nemělo mnoho země, a hned vzešlo; neb nemělo hlubokosti země.
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Drugo pa pade na skalnata tla, kjer nima veliko prsti, in precej požene, ker nima globoke zemlje.
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Er viel ook wat zaad op steenachtige grond. Omdat er weinig aarde lag, kwam het vlug op.
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Jiná pak padla na místa skalnatá, kdežto neměla mnoho země; a rychle vzešla, protože neměla hlubokosti země.
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.더러는 흙이 얇은 돌밭에 떨어지매 흙이 깊지 아니하므로 곧 싹이 나오나
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.더러는 흙이 얇은 돌밭에 떨어지매 흙이 깊지 아니하므로 곧 싹이 나오나
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Một phần khác rơi nhằm chỗ đất đá sỏi, chỉ có ít đất thịt, bị lấp không sâu, liền mọc lên;
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Một phần khác rơi nhằm chỗ đất_đá sỏi , chỉ có ít đất_thịt , bị lấp không sâu , liền mọc lên ;
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Một phần khác rơi nhằm nơi đất đá sỏi, chỉ có ít đất thịt, tức thì mọc lên, vì bị lấp không sâu;
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Một phần khác rơi nhằm nơi đất_đá sỏi , chỉ có ít đất_thịt , tức_thì mọc lên , vì bị lấp không sâu ;
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Némely pedig a köves helyre esék, a hol nem sok földje vala, és hamar kikele, mivel nem vala mélyen a földben.
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Outra caiu no solo pedregoso, onde não havia muita terra: e logo nasceu, porque não tinha terra profunda;
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Un'altra cadde fra i sassi, dove non c'era molta terra, e subito spuntò perché non c'era un terreno profondo
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.αλλα δε επεσον επι τα πετρωδη, οπου δεν ειχον γην πολλην, και ευθυς ανεφυησαν, επειδη δεν ειχον βαθος γης,
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Αλλο δε επεσεν επι το πετρωδες, οπου δεν ειχε γην πολλην, και ευθυς ανεφυη, διοτι δεν ειχε βαθος γης,
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.И когато сееше, някой зърна паднаха край пътя; и птиците дойдоха и ги изкълваха.
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Иное упало на каменистое место , где немного было земли, и скоро взошло, потому что земля была неглубока;
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.иное упало на места каменистые, где немного было земли, и скоро взошло, потому что земля была неглубока.
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Инше ж упало на каменистому, де не мало доволї землї, і зараз посходило, бо не мало глибокої землї.
Kimi, toprağı az, kayalık yerlere düştü; toprak derin olmadığından hemen filizlendi.Инше ж упало на каменистому, де не мало землї багато, й зараз посходило, бо не мало глибокої землї;
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi.ויש אשר נפל על מקום הסלע אשר אין לו שם אדמה הרבה וימהר לצמח כי לא היה לו עמק אדמה׃

İlgili Sayfalar