toprağı ile cümle

toprağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Dünya üzerindeki ekilebilir tüm toprağı temsil eden bir kareye dönüştürün.Превърнете го в квартал, равностоен на цялата орна земя на Земята.
Dünya üzerindeki ekilebilir tüm toprağı temsil eden bir kareye dönüştürün.תהפו אותו לריבוע המייצג את כל הקרקעות הראויות לשימוש בכדור הארץ.
Dünya üzerindeki ekilebilir tüm toprağı temsil eden bir kareye dönüştürün.تحويله إلى مربع يمثل جميع الأراضي الصالحة للزراعة على كوكب الأرض.
Dünya üzerindeki ekilebilir tüm toprağı temsil eden bir kareye dönüştürün.このように四角形で表してみましょう そして 既に占有済みの土地を点で表しましょう
‹‹Düştü erden kız İsrail, Bir daha kalkamaz, Serilmiş kendi toprağına, Kaldıran yok.››,,A căzut şi nu se va mai scula, fecioara lui Israel; stă trîntită la pămînt, şi nimeni n'o ridică.
‹‹Düştü erden kız İsrail, Bir daha kalkamaz, Serilmiş kendi toprağına, Kaldıran yok.››E' caduta, non si alzerà più, la vergine d'Israele; è stesa al suolo, nessuno la fa rialzare
‹‹Düştü erden kız İsrail, Bir daha kalkamaz, Serilmiş kendi toprağına, Kaldıran yok.››Elesett, nem kel fel többé Izráelnek szûze; végig terült az õ földén, és nincs, a ki felemelné.
‹‹Düştü erden kız İsrail, Bir daha kalkamaz, Serilmiş kendi toprağına, Kaldıran yok.››Elle est tombée, elle ne se relèvera plus, La vierge d`Israël; Elle est couchée par terre, Nul ne la relève.
‹‹Düştü erden kız İsrail, Bir daha kalkamaz, Serilmiş kendi toprağına, Kaldıran yok.››Hun er faldet og rejser sig ikke, Israels Jomfru, henstrakt på sin Jord, og ingen rejser hende op.
‹‹Düştü erden kız İsrail, Bir daha kalkamaz, Serilmiş kendi toprağına, Kaldıran yok.››Kaatunut on neitsyt Israel eikä enää nouse; hän viruu kaadettuna maassansa, eikä ole, kuka hänet nostaisi.
‹‹Düştü erden kız İsrail, Bir daha kalkamaz, Serilmiş kendi toprağına, Kaldıran yok.››처녀 이스라엘이 엎드러졌음이여 다시 일어나지 못하리로다 자기 땅에 던지움이여 일으킬 자 없으리로다
‹‹Düştü erden kız İsrail, Bir daha kalkamaz, Serilmiş kendi toprağına, Kaldıran yok.››Padla je devica Izraelova, ne vstane več, vržena je ob tla, ni ga, ki bi jo vzdignil.
‹‹Düştü erden kız İsrail, Bir daha kalkamaz, Serilmiş kendi toprağına, Kaldıran yok.››Padla, nepovstane viacej panna Izraelova. Hodená je na svoju zem; niet toho, kto by ju pozdvihol.
‹‹Düştü erden kız İsrail, Bir daha kalkamaz, Serilmiş kendi toprağına, Kaldıran yok.››Padneť, aniž více povstane panna Izraelská; opuštěna bude v zemi své, nebude žádného, kdo by jí pozdvihl.
‹‹Düştü erden kız İsrail, Bir daha kalkamaz, Serilmiş kendi toprağına, Kaldıran yok.››Падна Израилевата девица, Няма да стане вече; Хвърлена е на земята си Без да има кой да я вдигне.
‹‹Düştü erden kız İsrail, Bir daha kalkamaz, Serilmiş kendi toprağına, Kaldıran yok.››Упала, не встает более дева Израилева! повержена на земле своей, и некому поднять ее.
‹‹Düştü erden kız İsrail, Bir daha kalkamaz, Serilmiş kendi toprağına, Kaldıran yok.››נפלה לא תוסיף קום בתולת ישראל נטשה על אדמתה אין מקימה׃
‹‹Düştü erden kız İsrail, Bir daha kalkamaz, Serilmiş kendi toprağına, Kaldıran yok.››سقطت عذراء اسرائيل لا تعود تقوم. انطرحت على ارضها ليس من يقيمها.
‹‹Düştü erden kız İsrail, Bir daha kalkamaz, Serilmiş kendi toprağına, Kaldıran yok.››以 色 列 民 〔 原 文 作 處 女 〕 跌 倒 、 不 得 再 起 . 躺 在 地 上 、 無 人 攙 扶
‹‹Düştü erden kız İsrail, Bir daha kalkamaz, Serilmiş kendi toprağına, Kaldıran yok.››以色列 民 〔 原文 作 處女 〕 跌倒 、 不 得 再起 . 躺在 地上 、 無人 攙扶
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.A obráceni budou potokové její v smolu, a prach její v siru, a země její obrátí se v smolu hořící.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.A tak budú obrátené jej potoky na smolu a jej prach na síru, a jeho, Edomova zem sa obráti na horiacu smolu.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.Da werden Edoms Bäche zu Pech werden und seine Erde zu Schwefel; ja sein Land wird zu brennendem Pech werden,
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.De rivieren van Edom zullen gevuld zijn met brandende pek en de grond zal met vuur zijn bedekt.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.Edomin purot muuttuvat pieksi ja sen multa tulikiveksi; sen maa tulee palavaksi pieksi.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.És változnak patakjai szurokká, és pora kénkõvé, és lészen földe égõ szurokká.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.In potoki Edomovi se premene v smolo in prah njegov v žveplo, in zemlja njegova bo kakor goreča smola.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.I obrócą się potoki jej w smołę, a proch jej w siarkę, a ziemia jej obróci się w smołę gorejącą;
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.I torrenti di quel paese si cambieranno in pece, la sua polvere in zolfo, la sua terra diventerà pece ardente
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.에돔의 시내들은 변하여 역청이 되고 그 티끌은 유황이 되고 그 땅은 불 붙는 역청이 되며
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.Og Edoms bekker skal bli til bek, og dets jord til svovel; dets land skal bli til brennende bek.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.Sus arroyos se convertirán en brea, y su polvo en azufre. Su tierra llegará a ser brea ardiente
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.И превратятся реки его в смолу, и прах его – в серу, и будет земля его горящею смолою:
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.Потоците на Едом ще се превърнат в смола. И пръстта му в сяра, И земята му ще стане пламтяща смола
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.ונהפכו נחליה לזפת ועפרה לגפרית והיתה ארצה לזפת בערה׃
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.وتتحول انهارها زفتا وترابها كبريتا وتصير ارضها زفتا مشتعلا.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.以 東 的 河 水 要 變 為 石 油 、 塵 埃 要 變 為 硫 磺 、 地 土 成 為 燒 著 的 石 油
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.以東 的 河水 要 變為 石油 、 塵埃 要 變為 硫磺 、 地土 成 為燒 著 的 石油
Eğer çiftçi bana zarar vermeye çalışırsa o [Tekoha, toprağımız] buna müsaade etmez.Se i contadini mi danneggiano, lei [Tekoha] non glielo permette.
Eğer çiftçi bana zarar vermeye çalışırsa o [Tekoha, toprağımız] buna müsaade etmez.Si les fermiers cherchent à me faire du mal, il [Tekoha] ne les laissera pas faire.
Eğer çiftçi bana zarar vermeye çalışırsa o [Tekoha, toprağımız] buna müsaade etmez.Si los agricultores me hacen daño, él [Tekoha] no se los permite.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Af Jorden fremvokser Brød, imedens dens Indre omvæltes som af Ild;
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Av jorden kommer det brød; men inne i den blir alt veltet om som av ild.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Čo do zeme, z nej pochádza chlieb, a pod ňou sa prevracia čosi jako oheň.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Ðất sanh ra lương thực, Còn ở bên dưới nó dường như bị lửa xao lộn.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Ðất sanh ra lương_thực , Còn ở bên dưới nó dường_như bị lửa xao lộn .
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.De mens weet hoe hij uit de aarde voedsel kan verkrijgen, terwijl onder in de bodem het vuur brandt.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Iz zemlje raste kruh, a pod njo rijejo kakor ogenj.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.지면은 식물을 내나 지하는 불로 뒤집는 것같고
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.La terre, d`où sort le pain, Est bouleversée dans ses entrailles comme par le feu.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.La tierra, de la cual proviene el pan, pero cuyo interior se transforma como con fuego
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Maasta kasvaa leipä, mutta maan uumenet mullistetaan kuin tulen voimalla.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Man zerwühlt unten die Erde wie mit Feuer, darauf doch oben die Speise wächst.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Ovan ur jorden uppväxer bröd, men därnere omvälves den såsom av eld.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Pămîntul, de unde iese pînea, este răscolit în lăuntrul lui ca de foc,
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Quanto � terra, dela procede o pão, mas por baixo é revolvida como por fogo.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Una terra, da cui si trae pane, di sotto è sconvolta come dal fuoco
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Van föld, a melybõl kenyér terem, alant pedig fel van forgatva, mintegy tûz által;
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Z země vychází chléb, ačkoli pod ní jest něco rozdílného, podobného k ohni.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Z ziemi wychodzi chleb, chociaż pod nią coś różnego, podobnego ogniowi.

İlgili Sayfalar