toprağı ile cümle
toprağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Scalpita nella valle giulivo e con impeto va incontro alle armi
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Scurmă pămîntul, şi, mîndru de puterea lui, se aruncă asupra celor înarmaţi;
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.ανασκαπτει εν τη κοιλαδι και αγαλλεται εις την δυναμιν αυτου εξερχεται εις απαντησιν των οπλων
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.Копае с крак в долината, и се радва на силата си; Излиза срещу оръжията.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.роет ногою землю и восхищается силою; идет навстречу оружию;
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.יחפרו בעמק וישיש בכח יצא לקראת נשק׃
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.يبحث في الوادي وينفز ببأس. يخرج للقاء الاسلحة.
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.他 在 谷 中 刨 地 、 自 喜 其 力 . 他 出 去 迎 接 佩 帶 兵 器 的 人
Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.他 在 谷中 刨地 、 自喜 其 力 . 他 出去 迎接 佩帶 兵器 的 人
Aynı toprağın içinde, bugüne kadar isimlendirilmemiş çeşitli organizmalar da vardır.흙이 1미터 두께로 쌓여있고 이름조차 알 수 없는 생물들이 살고 있습니다.
Aynı toprağın içinde, bugüne kadar isimlendirilmemiş çeşitli organizmalar da vardır.Există organisme în astfel de pământuri care nu au încă nici un nume.
Aynı toprağın içinde, bugüne kadar isimlendirilmemiş çeşitli organizmalar da vardır.עשרות מטרים מעל לאדמה, ישנם אורגניזמים בתוך קרקע זו שעדיין, אין להם שמות.
Aynı toprağın içinde, bugüne kadar isimlendirilmemiş çeşitli organizmalar da vardır.名前のつけられていない生物たちがいます これは名前のないカイアシ つまり甲殻プランクトンです
‹‹Ayrıca her yıl toprağımızın ve meyve ağaçlarımızın ilk ürününü RABbin Tapınağına götüreceğiz.해마다 우리 토지 소산의 맏물과 각종 과목의 첫 열매를 여호와의 전에 드리기로 하였고
‹‹Ayrıca her yıl toprağımızın ve meyve ağaçlarımızın ilk ürününü RABbin Tapınağına götüreceğiz.Me sitoudumme tuomaan maamme uutiset ja kaikkinaisten hedelmäpuiden uutiset joka vuosi Herran temppeliin
‹‹Ayrıca her yıl toprağımızın ve meyve ağaçlarımızın ilk ürününü RABbin Tapınağına götüreceğiz.Vi vil År for År bringe Førstegrøden af vor Jord og af alle Frugttræer til HERRENs Hus,
‹‹Ayrıca her yıl toprağımızın ve meyve ağaçlarımızın ilk ürününü RABbin Tapınağına götüreceğiz.ולהביא את בכורי אדמתנו ובכורי כל פרי כל עץ שנה בשנה לבית יהוה׃
‹‹Ayrıca her yıl toprağımızın ve meyve ağaçlarımızın ilk ürününü RABbin Tapınağına götüreceğiz.ولادخال باكورات ارضنا وباكورات ثمر كل شجرة سنة فسنة الى بيت الرب
‹‹Ayrıca her yıl toprağımızın ve meyve ağaçlarımızın ilk ürününü RABbin Tapınağına götüreceğiz.又 定 每 年 、 將 我 們 地 上 初 熟 的 土 產 、 和 各 樣 樹 上 初 熟 的 果 子 、 都 奉 到 耶 和 華 的 殿 裡
‹‹Ayrıca her yıl toprağımızın ve meyve ağaçlarımızın ilk ürününü RABbin Tapınağına götüreceğiz.又 定 每年 、 將 我 們 地上 初 熟 的 土產 、 和 各 樣樹 上 初 熟 的 果子 、 都 奉 到 耶和華 的 殿裡
Başlamadan önce, toprağımız böyle görünüyordu.Ale než jsme začali, naše pozemky vypadaly takto.
Başlamadan önce, toprağımız böyle görünüyordu.Dar înainte, terenul nostru arăta așa.
Başlamadan önce, toprağımız böyle görünüyordu.De mielőtt belevágtunk, a földünk így nézett ki.
Başlamadan önce, toprağımız böyle görünüyordu.Doch zuvor sah das Land so aus.
Başlamadan önce, toprağımız böyle görünüyordu.Jednak zanim zaczęliśmy, ziemia wyglądała tak.
Başlamadan önce, toprağımız böyle görünüyordu.우리가 사업을 하기 전에는 땅이 이랬습니다.
Başlamadan önce, toprağımız böyle görünüyordu.Maar voordat we begonnen, zag het land er zo uit.
Başlamadan önce, toprağımız böyle görünüyordu.Mais avant de commencer, nos terres ressemblaient à ça.
Başlamadan önce, toprağımız böyle görünüyordu.Ma prima di cominciare, la nostra terra aveva questo aspetto.
Başlamadan önce, toprağımız böyle görünüyordu.Mas antes de começarmos, a nossa terra estava assim.
Başlamadan önce, toprağımız böyle görünüyordu.Men innan vi började, såg vårt land ut så här.
Başlamadan önce, toprağımız böyle görünüyordu.Mutta ennen kuin aloitimme, maamme näytti tältä.
Başlamadan önce, toprağımız böyle görünüyordu.Namun sebelumnya lahan kami terlihat seperti itu.
Başlamadan önce, toprağımız böyle görünüyordu.Pero antes de que comenzáramos, nuestros suelos se veían así.
Başlamadan önce, toprağımız böyle görünüyordu.Trước khi chúng tôi bắt đầu, vùng đất trông như thế này
Başlamadan önce, toprağımız böyle görünüyordu.Αλλά πριν αρχίσουμε, η γη μας ήταν κάπως έτσι.
Başlamadan önce, toprağımız böyle görünüyordu.До того как мы приступили, земля выглядела вот так.
Başlamadan önce, toprağımız böyle görünüyordu.Преди да започнем, нашата земя изглеждаше ето така.
Başlamadan önce, toprağımız böyle görünüyordu.אבל לפני שהתחלנו, הקרקע נראתה כך.
Başlamadan önce, toprağımız böyle görünüyordu.この土地は雨量に関係なく
Başlamadan önce, toprağımız böyle görünüyordu.不過響計畫之前,依塊地係咁樣嘅
Benim herşeyim olan kemanım, sanki üzerime ölü toprağı serpiyordu..A hegedű, ami mindenemet jelentette, nehéz teher lett számomra.
Benim herşeyim olan kemanım, sanki üzerime ölü toprağı serpiyordu..Biola, yang berarti segalanya bagi saya, menjadi beban berat untuk saya.
Benim herşeyim olan kemanım, sanki üzerime ölü toprağı serpiyordu..Đàn vĩ cầm, là tất cả đối với tôi, đã trở thành một gánh nặng nề cho tôi.
Benim herşeyim olan kemanım, sanki üzerime ölü toprağı serpiyordu..De viool, die alles voor mij betekende, werd een zware last.
Benim herşeyim olan kemanım, sanki üzerime ölü toprağı serpiyordu..Die Geige, die für mich alles bedeutete, wurde mir zur schweren Last.
Benim herşeyim olan kemanım, sanki üzerime ölü toprağı serpiyordu..El violín, que lo era todo para mí se había convertido en una pesada carga.
Benim herşeyim olan kemanım, sanki üzerime ölü toprağı serpiyordu..Housle, které pro mě znamenaly vše, se staly mým ohromným břemenem.
Benim herşeyim olan kemanım, sanki üzerime ölü toprağı serpiyordu..Il violino, che per me significava tutto, era diventato quasi un peso per me.
Benim herşeyim olan kemanım, sanki üzerime ölü toprağı serpiyordu..바이올린은 제게 모든 것을 의미했지만, 그때는 오히려 큰 부담이었습니다.
Benim herşeyim olan kemanım, sanki üzerime ölü toprağı serpiyordu..Le violon, qui signifiait tout pour moi, m'était devenu un lourd fardeau.
Benim herşeyim olan kemanım, sanki üzerime ölü toprağı serpiyordu..O violino, que era tudo para mim, tornou-se num fardo pesado.
Benim herşeyim olan kemanım, sanki üzerime ölü toprağı serpiyordu..Skrzypce, kiedyś całe moje życie, stały się ogromnym ciężarem.
Benim herşeyim olan kemanım, sanki üzerime ölü toprağı serpiyordu..Vioara, care însemna totul pentru mine, devenise o mare povară.
Benim herşeyim olan kemanım, sanki üzerime ölü toprağı serpiyordu..Violinen, som betød alt for mig, blev en alvorlig byrde for mig.
Benim herşeyim olan kemanım, sanki üzerime ölü toprağı serpiyordu..Το βιολί, που για μένα σήμαινε τα πάντα, έγινε ένα βαρύ φορτίο.
Benim herşeyim olan kemanım, sanki üzerime ölü toprağı serpiyordu..Скрипка, которая была для меня всем, стала моим бременем.
Benim herşeyim olan kemanım, sanki üzerime ölü toprağı serpiyordu..Скрипка, котра була для мене всім, стала для мене похмурим тягарем.
Benim herşeyim olan kemanım, sanki üzerime ölü toprağı serpiyordu..Цигулката, която означаваше всичко за мен, стана тежко бреме за мен.
Benim herşeyim olan kemanım, sanki üzerime ölü toprağı serpiyordu..הכינור, שהיה הכל בשבילי, רבץ עלי כנטל כבד מנשוא.