toprağı ile cümle

toprağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Versailles Barış Antlaşması ile Koridor Polonya toprağı haline geldi.Z Versajsko mirovno pogodbo je kolonija prešla pod okrilje Belgije.
Böcekler bitkilerdeki toprağın yoksul mineral besin takviyesi için kullanılır.Voda v rastlinskih celicah je šibka raztopina mineralnih snovi.
İspanyol toprağının bütünlüğü için savaşıyoruz.Španskega je povzročila vojno za špansko nasledstvo.
İnsanlara toprağı ekip biçmesini öğreten bu tanrıçadır.Na obojne se je dalo navezati božji nauk.
Yazın toprağın üst kısmının buzları çözülür ve zemin bataklık haline dönüşür.V kratkem poletju se zgornja plast snega raztopi in voda ne more nikamor odtekati.
Tüm karıncalar geceler boyunca toprağı kazıp dururlar.Ponoči je vsaka krava črna.
Üyeleri Amerika kıtasında toprağı bulunan 35 bağımsız ülkedir.Organizaciją sudaro 35 Amerikos žemyno nepriklausomos valstybės.
Halk, kendi ihtiyacı için toprağı ekip biçmeye devam etmektedir.Valstiečiai savo poreikiams sėklas auginosi patys.
535 yılında Sicilya bir Bizans toprağıydı.Nuo 535 m. miestą valdė Bizantija.
Toprağın üstünde de savaşlar devam etti.Mūšis tęsiasi ant grindų.
1863 - Arizona, Birleşik Devletler toprağı oldu.1868 – Vajomingas tampa Jungtinių Valstijų teritorija.
Bucağın toprağı,humuslu kara topraktır.Juodžemis – puri, tamsi žemė.
Balıkçıl toprağı kendisi için saklar.Burėmis žvejys visada rūpindavosi pats.
Tabii ki susuz toprağın verimi de düşük olmaktadır.Negritų potipis labai žemaūgis.
Hepimizi Küçük Asya toprağı sevgiyle doğurdu.Timūridai nusiaubė visą vakarinę Mažąją Aziją.
Biz Toprağı Bilirik!Kas tunned maad.
DB-25'in pin 1'inde ikinci bir "protective ground" (koruma toprağı) vardır.DB-25 ühenduspesa sisaldab kaitse eesmärgil teist maanduse kontakti.
İspanyol toprağının bütünlüğü için savaşıyoruz.See põhjustas Hispaania pärilussõja.
Yalnızca Mesinya gibi toprağı verimli olan yerlerde insanlar bir yılda iki kez ürün alabiliyordu.Vaid kõige paremad maad, nagu näiteks Messeenia maad, olid suutelised kandma kahte saaki aastas.
Osmanlı toprağı olan Bosna'nın Avusturya-Macaristan tarafından işgali Rusya'nın tepkisiyle karşılaşmıştır.Serbia oli põhjas pettunud Bosnia liidendamisest Austria-Ungari poolt.
O zamanki Fransa Kralından başka doğrudan doğruya pek çok Fransa toprağını yönetiyordu.Mõne Prantsuse kuninga ministrid juhtisid sellest hoolimata valitsust de facto.
Güneşi ve iyi drenajlı toprağı tercih eder.Ta eelistab otsest päikesevalgust ja hea drenaažiga mulda.
Bu insanların beslenmesi için de daha çok toprağın işlenmesi gerekliydi.Ühiskonnas pidi aga olema vajadus selliste kaupade ostmiseks.
Ahır gübresi, toprağın işlenmesini kolaylaştırır.Väetiste kasutamine soodustab mulla säilimist.
Sırbistan bölgeyi hala kendi toprağı olarak kabul etmektedir.Šveitsit peab ta oma teiseks koduks.
Yarışmaya Avrupa kıtasında toprağı olmayan ülkelerden de katılım olmuştur.Seadus laienes ka Euroopa Liitu mittekuuluvatele Euroopa Majanduspiirkonna riikidele.
Siyah: Eston toprağı.Ma olen Eestist. – Nga Estonia lay in.
Ayrıca toprağın nemli olması yer kullanımını zorlaştırıyordu.Tänu sellele oli masina kasutamine ebatasasel maastikul raskendatud.
Böylece toprağın ısı şartları da değişmiş olmaktadır.Nende peatuste vahel on olnud ka peatus Kliima.
Amaçları köyü vatan toprağı gibi savunmaktır.Küla on kaitse all pärandkultuuriobjektina – põlisküla.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.Aber wenn wir die Zusammensetzung des Erdbodens nicht ändern, werden wir das nie tun.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.Ale jeśli nie zmienimy składu gleby, nigdy do tego nie dojdzie.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.Ale když nezměníme složení půdy, nikdy se nám to nepodaří.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.Dar dacă nu schimbăm compoziția solului, nu vom putea face niciodată asta.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.De ha nem változtatjuk meg a talaj összetételét, soha sem fogjuk ezt elérni.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.그러나 우리가 토양의 구성을 바꾸지 않는다면, 우리는 절대 이 일을 하지 못할 것입니다.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.Mais si on ne change pas la composition de la terre, on ne pourra jamais accomplir cela.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.Mas se não mudarmos a composição do solo, nunca o conseguiremos.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.Όμως αν δεν αλλάξουμε τη σύνθεση του εδάφους, δεν θα τα καταφέρουμε ποτέ.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.Но если мы не изменим состав почвы, ничего не получится.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.Обаче ако не променим състава на почвата, никога няма да го постигнем.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.אך אם לא נשנה את הרכב הקרקע, לעולם לא נעשה זאת.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.لكن إن لم نغير تركيب التربة، فلن ننجح أبداً.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.それも決して実現しません さて 一つ計画があって こんなことを やってみたいんです
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.但如果一日我們唔改變泥土嘅成份 我哋永遠就唔會有可能
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Aber wie Sie sehen können, ist fast der ganze Regen von der Erdoberfläche verdunstet.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Ale jak vidíte, všechen ten déšť, téměř všechen, se vypařil z povrchu půdy.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Come potete vedere, quasi tutta la pioggia è evaporata dalla superficie del terreno.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Dar după cum vedeți, toată ploaia, aproape toată s-a evaporat de la suprafața solului.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.De ahogy látják, csaknem az összes esővíz elpárolgott a talajfelszínről.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.하지만 보시다시피, 그 비는 모두, 거의 대부분 땅 표면에서 증발해버렸습니다.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Mais comme vous pouvez le voir, toute cette pluie, presque toute, s'est évaporée de la surface du sol.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Mas como podem ver, quase toda aquela chuva, evaporou-se da superfície do solo.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Men som ni ser, allt regn, nästan allt, har dunstat från markytan.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Mutta kuten näette, lähes kaikki vesi on haihtunut maan pinnalta.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Như bạn thấy, lượng nước mưa đó, gần như toàn bộ đã bốc hơi từ mặt đất
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Pero como pueden ver, toda la lluvia, casi toda, se ha evaporado de la superficie del suelo.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Prawie cała woda z opadów wyparowała z powierzchni ziemi.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Αλλά όπως βλέπετε, όλη αυτή η βροχή, σχεδόν όλη, έχει εξατμιστεί από την επιφάνεια του εδάφους.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Но както се вижда, по-голямата част от дъжда, почти целия се е изпарил от земната повърхност.

İlgili Sayfalar