Böylece topluluk adamı ordugahın dışına çıkardı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, onu taşlayarak öldürdüler.И вывело его все общество вон из стана, и побили его камнями, и онумер, как повелел Господь Моисею.
Böylece topluluk adamı ordugahın dışına çıkardı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, onu taşlayarak öldürdüler.ויציאו אתו כל העדה אל מחוץ למחנה וירגמו אתו באבנים וימת כאשר צוה יהוה את משה׃
Böylece topluluk adamı ordugahın dışına çıkardı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, onu taşlayarak öldürdüler.فاخرجه كل الجماعة الى خارج المحلّة ورجموه بحجارة فمات كما امر الرب موسى
Böylece topluluk adamı ordugahın dışına çıkardı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, onu taşlayarak öldürdüler.於 是 全 會 眾 將 他 帶 到 營 外 、 用 石 頭 打 死 他 、 是 照 耶 和 華 所 吩 咐 摩 西 的
Böylece topluluk adamı ordugahın dışına çıkardı. RABbin Musaya buyurduğu gibi, onu taşlayarak öldürdüler.於是 全 會眾將 他 帶到 營外 、 用石 頭 打死 他 、 是 照 耶和華 所 吩咐 摩西 的
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.A gyülekezetek azért erõsödének a hitben, és gyarapodának számban naponként.
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.Así las iglesias eran fortalecidas en la fe, y su número aumentaba cada día
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.Assim as igrejas eram confirmadas na fé, e dia a dia cresciam em número.
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.A tak církve utvrzovaly se u víře a rozmáhaly se v počtu na každý den.
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.A tak pevnely sbory vo viere a množily sa hojne počtom čo deň.
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.A tak się zbory utwierdzały w wierze i przybywało ich w liczbie na każdy dzień.
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.Ấy vậy , các Hội_thánh được vững_vàng trong đức_tin , và số người càng_ngày_càng thêm lên .
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.Ấy vậy, các Hội thánh được vững vàng trong đức tin, và số người càng ngày càng thêm lên.
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.Bisericile se întăreau în credinţă, şi sporeau la număr din zi în zi.
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.Daardoor werden de gemeenten in hun geloof versterkt en kwamen er dagelijks meer mensen bij.
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.Da wurden die Gemeinden im Glauben befestigt und nahmen zu an der Zahl täglich.
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.이에 여러 교회가 믿음이 더 굳어지고 수가 날마다 더하니라
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.Le comunità intanto si andavano fortificando nella fede e crescevano di numero ogni giorno
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.Les Églises se fortifiaient dans la foi, et augmentaient en nombre de jour en jour.
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.Maka jemaat-jemaat itu bertambah kuat imannya, dan setiap hari makin bertambah banyak jumlahnya
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.Niin seurakunnat vahvistuivat uskossa ja saivat päivä päivältä yhä enemmän jäseniä.
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.Så blev da menighetene styrket i troen, og vokste i tall for hver dag.
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.Så styrkedes Menighederne i Troen og voksede i Antal hver Dag.
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.Så styrktes nu församlingarna i tron, och brödernas antal förökades för var dag.
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.Tako so se cerkve utrjevale v veri in njih število se je množilo vsak dan.
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.Αι μεν λοιπον εκκλησιαι εστερεουντο εις την πιστιν και ηυξανοντο τον αριθμον καθ' ημεραν.
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.И церкви утверждались верою и ежедневно увеличивались числом.
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.Така църквите се утвърдяваха във вярата, и от ден на ден се умножаваха числено.
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.Церкви ж утверджувались у вірі, і прибували числом що-дня.
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.ותתחזקנה הקהלות באמונה וירב מספרן יום יום׃
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.فكانت الكنائس تتشدد في الايمان وتزداد في العدد كل يوم.
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.於 是 眾 教 會 信 心 越 發 堅 固 、 人 數 天 天 加 增
Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.於是 眾 教 會 信心 越 發堅固 、 人數 天天 加增
"Böylesine çeşitli bir topluluk..." diye bahsediyor Fisher."C'est un tel melting pot" dit Amanda Fisher de ce groupe.
"Böylesine çeşitli bir topluluk..." diye bahsediyor Fisher."E o mare amestecătură," așa descrie Fisher grupul.
"Böylesine çeşitli bir topluluk..." diye bahsediyor Fisher."Es como un crisol," dice Fisher acerca del grupo.
"Böylesine çeşitli bir topluluk..." diye bahsediyor Fisher."Es ist so ein Schmelztiegel", sagt Fisher über die Gruppe.
"Böylesine çeşitli bir topluluk..." diye bahsediyor Fisher."Είναι πραγματικό χωνευτήρι λαών", αναφέρει η Fisher για την ομάδα.
"Böylesine çeşitli bir topluluk..." diye bahsediyor Fisher.Может быть потому, что многие из них - эмигранты.
Bu bakış açısını beslemek istedim. Tıpkı mantarları büyüttüğüm gibi bu konuda bir topluluk oluşturdum.Aby pielęgnować tę myśl, podobnie jak grzyby, założyłam Społeczność Decompiculture.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.Asta, în opinia mea, ne dă prima oportunitate ca o comunitate să schimbăm lumea în mod fundamental.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.Das gibt uns in meinen Augen erstmals die Möglichkeit, als Gemeinschaft grundlegend die Welt zu verändern.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.제 관점에서는, 이것이 우리에게 하나의 공동체로서 세계를 근본적으로 변화시킬 수 있는 첫번째 기회를 주었다고 봅니다
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.Po raz pierwszy nasza społeczność ma szansę całkowicie zmienić świat.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.Αυτό, κατά τη γνώμη μου, μας δίνει την πρώτη ευκαιρία ως κοινότητα να αλλάξουμε εκ βάθρων τον κόσμο.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.Това, според мен, ни дава първа възможност като общност да променим света из основи.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.Что, на мой взгляд, впервые даёт возможность нам, как обществу, существенно изменить мир.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.זה, בעיני, נותן לנו הזדמנות ראשונה כקהילה לשנות באופן מהותי את העולם.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.ذلك، في نظري، يعطينا أول فرصة كمجتمع لتغيير العالم جذرياً.
Bu, bana kalırsa, bizlere bir topluluk olarak tüm dünyayı temelde değiştirme imkanı tanıyor.世界を変える力を得ました 外交政策も二度と元に戻りません エリートには動かせないのです
Bu bir ekip, ve aynı zamanda bu teknolojiyi öngöremediğimiz şekillerde kullanan bir topluluk.É a equipa e também a comunidade que usa essa tecnologia de modos que não podíamos prever.
Bu bir ekip, ve aynı zamanda bu teknolojiyi öngöremediğimiz şekillerde kullanan bir topluluk.È la squadra, ed è anche la comunità che usa la tecnologia in modi che non potevamo prevedere.
Bu bir ekip, ve aynı zamanda bu teknolojiyi öngöremediğimiz şekillerde kullanan bir topluluk.Es el equipo y también es la comunidad utiliza esta tecnología de una manera que nosotros nunca imaginamos.
Bu bir ekip, ve aynı zamanda bu teknolojiyi öngöremediğimiz şekillerde kullanan bir topluluk.Je to tím a komunita, ktorá používa túto technológiu spôsobmi, ktoré sme nemohli predpokladať.
Bu bir ekip, ve aynı zamanda bu teknolojiyi öngöremediğimiz şekillerde kullanan bir topluluk.우리가 예측할 수도 없는 방법으로 이 기술을 활용하는 팀이며, 지역 공동체입니다.
Bu bir ekip, ve aynı zamanda bu teknolojiyi öngöremediğimiz şekillerde kullanan bir topluluk.Той е екип, а също и общност, която използва технолгоията по начини, които не бихме могли да предвидим.
Bu bir ekip, ve aynı zamanda bu teknolojiyi öngöremediğimiz şekillerde kullanan bir topluluk.זהו הצוות, וזאת גם הקהילה שמשתמשת בטכנולוגיה הזאת בדרכים שלא יכולנו לחזות.
Bu bir ekip, ve aynı zamanda bu teknolojiyi öngöremediğimiz şekillerde kullanan bir topluluk.وبلغ عمر فريق أوشاهيدي الخمس سنوات. إنه فريق ومجتمع كذلك يستخدم هذه التقنية بطرق لا يمكننا التنبؤ بها.
Bu bir ekip, ve aynı zamanda bu teknolojiyi öngöremediğimiz şekillerde kullanan bir topluluk.この技術を使って下さる コミュニティへと発展しました これを用い 世界中で これほど 多くの地図が作られるとは
Bu Birleşik Devletler'den bile büyük bir küresel topluluk.-Colocar el enfoque sobre eso