Bir başka deyişle, bu topluluk için gökyüzünde bahçeleri olacak.במלים אחרות, לקהילה זו יש גן בשמיים.
Bir başka deyişle, bu topluluk için gökyüzünde bahçeleri olacak.بعبارة أخرى، لهذا الانتقال لديهم هذه الحديقة في السماء.
Bir başka deyişle, bu topluluk için gökyüzünde bahçeleri olacak.この仕事は全ての面で 人間主義的な理想が強く出ていて
Birçok topluluktaki bağlantı yoksunluğu da bu konuda etkin olunmasını engelleyen etmenlerden olmakta.أخذ النقص المستمر في التواصل بين المجتمعات بغية تنشيطها حيزًا في النقاش كأحد أكبر العقبات.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Innanzi tutto sento dire che, quando vi radunate in assemblea, vi sono divisioni tra voi, e in parte lo credo
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Kajti prvič, kadar se shajate v zboru, slišim da so razpori med vami, in nekoliko verjamem to.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.첫째는 너희가 교회에 모일 때에 너희 중에 분쟁이 있다 함을 듣고 대강 믿노니
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Lebo najprv, keď sa schádzate v sbore, čujem, že sú roztržky medzi vami, a čiastočne tomu aj verím.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Mai întîi de toate, aud că atunci cînd veniţi la adunare, între voi sînt desbinări. Şi în parte o cred,
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Nejprve zajisté, když se scházíte do shromáždění, slyším, že jsou roztržky mezi vámi, a poněkud tomu věřím.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Porque, antes de tudo, ouço que quando vos ajuntais na igreja há entre vós dissensões; e em parte o creio.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Бо найперш, як сходитесь ви в церкву, чую, що буває роздїленнє між вами, й почасти вірю.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.Ибо, во-первых, слышу, что, когда вы собираетесь вцерковь, между вами бывают разделения, чему отчасти и верю.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.כי בראשונה שמעתי שיש מחלקות ביניכם כאשר תועדו בקהל ומקצתו אני מאמין׃
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.لاني اولا حين تجتمعون في الكنيسة اسمع ان بينكم انشقاقات واصدق بعض التصديق.
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.第 一 、 我 聽 說 你 們 聚 會 的 時 候 、 彼 此 分 門 別 類 . 我 也 稍 微 的 信 這 話
Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.第一 、 我聽說 你 們聚會 的 時候 、 彼此 分門 別類 . 我 也 稍微 的 信這話
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.(54:15) с которым мы разделяли искренние беседы и ходили вместе в дом Божий.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.(55:15) Ensemble nous vivions dans une douce intimité, Nous allions avec la foule à la maison de Dieu!
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.ale ty, biedny človeče, rovný mne samému, môj druh a môj známy,
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Ale ty, člověče mně rovný, vůdce můj a domácí můj;
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Ale ty, człowiecze mnie równy, wodzu mój, i znajomy mój.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Chúng tôi đã cùng nhau nghị bàn cách êm dịu; Chúng tôi đi với đoàn đông đến nhà Ðức Chúa Trời.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Chúng_tôi đã cùng nhau nghị bàn cách êm_dịu ; Chúng_tôi đi với đoàn đông đến nhà Ðức_Chúa_Trời .
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Conservávamos juntos tranqüilamente, e em companhia andávamos na casa de Deus.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Dahulu kita bergaul dengan ramah, dan biasa beribadat bersama-sama di Rumah Tuhan
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.die wir freundlich miteinander waren unter uns; wir wandelten im Hause Gottes unter der Menge.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Hanem te, hozzám hasonló halandó, én barátom és ismerõsöm,
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.ki sva skupaj sladko se družila, v hišo Božjo hodila z veselo množico.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.우리가 같이 재미롭게 의논하며 무리와 함께 하여 하나님의 집안에서 다녔도다
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Maar het is een goede vriend, iemand als ik die ik altijd heb vertrouwd.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Ma sei tu, mio compagno, mio amico e confidente
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.men det er du, du som var min likemann, min venn og min kjenning -
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Nej, du gör det, du som var min jämlike, min vän och förtrogne,
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Noi, cari trăiam împreună într'o plăcută prietenie, şi ne duceam împreună cu mulţimea în Casa lui Dumnezeu!
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.og det skønt vi delte Samværets Sødme, vandrede endrægtelig i Guds Hus.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.que juntos compartíamos dulcemente los secretos, y con afecto nos paseábamos en la casa de Dios
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.vaan sinä, minun vertaiseni, sinä, minun ystäväni ja uskottuni,
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.οιτινες συνωμιλουμεν μετα γλυκυτητος, συνεπορευομεθα εις τον οικον του Θεου.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.Заедно се разговаряхме сладко, С множеството ходехме в Божия дом.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.אשר יחדו נמתיק סוד בבית אלהים נהלך ברגש׃
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.الذي معه كانت تحلو لنا العشرة. الى بيت الله كنا نذهب في الجمهور.
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.我 們 素 常 彼 此 談 論 、 以 為 甘 甜 . 我 們 與 群 眾 在 神 的 殿 中 同 行
Birlikte tatlı tatlı yarenlik eder, Toplulukla Tanrının evine giderdik.我 們 素常 彼此 談論 、 以 為 甘甜 . 我 們與 群眾 在 神 的 殿中 同行
Bir şeye başladık. Bir topluluk oluşturduk.Demmo vita a qualcosa
Bir şeye başladık. Bir topluluk oluşturduk.Nous avons commencé quelque chose.
Bir şeye başladık. Bir topluluk oluşturduk.We begonnen iets
Bir şeye başladık. Bir topluluk oluşturduk.Zaczęliśmy coś, społeczeństwo.
Bir sonraki aşama bu toplulukların içinde gerçekleşti.A következő lépés ezeken a közösségeken belül történt.
Bir sonraki aşama bu toplulukların içinde gerçekleşti.Der nächste Schritt geschah nun innerhalb dieser Gemeinschaften.
Bir sonraki aşama bu toplulukların içinde gerçekleşti.De volgende stap gebeurde binnen deze gemeenschappen.
Bir sonraki aşama bu toplulukların içinde gerçekleşti.El siguiente nivel ocurrió dentro de estas comunidades.
Bir sonraki aşama bu toplulukların içinde gerçekleşti.Et la prochaine étape s'est produite au sein de ces communautés.
Bir sonraki aşama bu toplulukların içinde gerçekleşti.Il passo successivo avvenne all'interno di queste comunità.
Bir sonraki aşama bu toplulukların içinde gerçekleşti.다음 과정은 이런 공동체 안에서 일어납니다.
Bir sonraki aşama bu toplulukların içinde gerçekleşti.Następna zmiana nastąpiła już wewnątrz tych grup.
Bir sonraki aşama bu toplulukların içinde gerçekleşti.Ora, o passo seguinte que ocorreu foi dentro destas comunidades.
Bir sonraki aşama bu toplulukların içinde gerçekleşti.Quá trình tiếp theo xảy ra là ở trong những quần thể này.
Bir sonraki aşama bu toplulukların içinde gerçekleşti.Urmatoarea schimbare a avut loc in aceste comunitati.
Bir sonraki aşama bu toplulukların içinde gerçekleşti.Το επόμενο βήμα που έγινε ήταν μέσα σε αυτές τις κοινότητες.