topluluğu ile cümle
topluluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Ηκολουθει δε αυτον πολυ πληθος του λαου και γυναικων, αιτινες και ωδυροντο και εθρηνουν αυτον.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.И след Него вървяха голямо множество от народ и от жени, които плачеха за Него.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.И шло за Ним великое множество народа и женщин, которые плакали и рыдали о Нем.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Ійшло ж слідом за Ним велике множество народу й жінок, що голосили й ридали по Йому.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.וילכו אחריו המון עם רב והמון נשים והנה ספדות ומקוננות עליו׃
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.وتبعه جمهور كثير من الشعب والنساء اللواتي كنّ يلطمن ايضا وينحن عليه.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.有 許 多 百 姓 、 跟 隨 耶 穌 、 內 中 有 好 些 婦 女 、 婦 女 們 為 他 號 咷 痛 哭
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.有 許多 百姓 、 跟隨 耶穌 、 內中 有 好些 婦女 、 婦女 們為 他 號咷 痛哭
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Ale je tam veľký filmový štáb, ktorý potom zaslal všetky tieto obrázky do celého sveta.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Była tam też liczna ekipa filmowa, która potem rozsyłała zdjęcia po świecie.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.C'era anche una nutrita troupe cinematografica che poi ha fatto girare per il mondo le immagini.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Cо мной находится большая съемочная группа, которая потом разошлет все фотографии по миру.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Dar a fost o echipă mare de filmare care apoi au difuzat imaginile în jurul lumii.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Da war ein riesen Film-Team, um alle Bilder auf der ganzen Welt zu senden.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Havia também uma equipa de filmagens que enviou as imagens para o mundo inteiro.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.그리고 대규모 촬영팀이 전세계로 화면을 전송하기 위해 동행했습니다.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Mà còn có 1 đội quay phim sẽ gửi những hình ảnh đó đi khắp thế giới.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Mais il y a une équipe de tournage importante qui à ce moment-là envoie des images au monde entier.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Namun ada kru film dalam jumlah besar yang mengirimkan semua gambar-gambarnya ke seluruh dunia.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Ott volt velem egy népes filmes stáb is, hogy képeket küldjön szerte a világba.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Sino que hay un gran equipo de filmación que luego envían las imágenes por todo el mundo.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Tam je tudi velika filmska ekipa, ki je potem poslala slike po vsem svetu.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Ακολουθεί και ένα μεγάλο κινηματογραφικό συνεργείο το οποίο στέλνει τις εικόνες σε όλον τον κόσμο.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.Има и голям филмов екип, който после изпраща всички образи по целия свят.
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.סחבו את כל הציוד למעלה להר הזה לא היה לי רק את הספידו (בגד הים) שלי
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.لكن هناك فريق كبير للتصوير الذي كان يرسل الصور لكل العالم حينئذ
Büyük bir yapımcı topluluğu vardı daha sonra bütün bu görüntüleri dünyanın dört bir yanına göndermek için.本格的な撮影班も一緒でした この水泳で大変だったのは
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.A protož neostojí bezbožní na soudu, ani hříšníci v shromáždění spravedlivých.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Azért nem állhatnak meg a gonoszok az ítéletben; sem a bûnösök az igazak gyülekezetében.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Bởi cớ ấy kẻ ác chẳng đứng nổi trong ngày đoán xét , Tội nhơn cũng không được vào hội người công_bình .
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Bởi cớ ấy kẻ ác chẳng đứng nổi trong ngày đoán xét, Tội nhơn cũng không được vào hội người công bình.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.C`est pourquoi les méchants ne résistent pas au jour du jugement, Ni les pécheurs dans l`assemblée des justes;
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Därför skola de ogudaktiga icke bestå i domen, ej heller syndarna i de rättfärdigas församling.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Darum bleiben die Gottlosen nicht im Gericht noch die Sünder in der Gemeinde der Gerechten.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Deaceea cei rău nu pot ţinea capul sus în judecăţii, nici păcătoşii în adunarea celor neprihăniţi.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Derfor består de gudløse ikke i Dommen og Syndere ej i retfærdiges Menighed.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Derfor skal ugudelige ikke bli stående i dommen, og syndere ikke i de rettferdiges menighet.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.그러므로 악인이 심판을 견디지 못하며 죄인이 의인의 회중에 들지 못하리로다
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Orang jahat akan dihukum Allah, hakimnya dan dipisahkan dari umat-Nya
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Pelo que os ímpios não subsistirão no juízo, nem os pecadores na congregação dos justos;
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.perciò non reggeranno gli empi nel giudizio, né i peccatori nell'assemblea dei giusti
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Por tanto, no se levantarán los impíos en el juicio, ni los pecadores en la congregación de los justos
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Preto neobstoja bezbožní na súde ani hriešnici v shromaždení spravedlivých.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Przetoż się niepobożni na sądzie nie ostoją, ani grzesznicy w zgromadzeniu sprawiedliwych.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Sentähden eivät jumalattomat kestä tuomiolla eivätkä syntiset vanhurskasten seurakunnassa.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Δια τουτο δεν θελουσιν εγερθη οι ασεβεις εν τη κρισει, ουδε οι αμαρτωλοι εν τη συναξει των δικαιων.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Затова, нечестивите няма да устоят в съда, Нито грешните в събора на праведните;
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.Потому не устоят нечестивые на суде, и грешники – в собрании праведных.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.על כן לא יקמו רשעים במשפט וחטאים בעדת צדיקים׃
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.لذلك لا تقوم الاشرار في الدين ولا الخطاة في جماعة الابرار.
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.因 此 當 審 判 的 時 候 、 惡 人 必 站 立 不 住 . 罪 人 在 義 人 的 會 中 、 也 是 如 此
Bu yüzden yargılanınca aklanamaz, Doğrular topluluğunda yer bulamaz günahkârlar.因此 當審 判 的 時候 、 惡人 必 站立 不 住 . 罪人 在 義人 的 會中 、 也是 如此
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(b) Ambtenaar: een ambtenaar of ander personeelslid van de Europese Gemeenschappen.
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(b) «fonctionnaire», un fonctionnaire ou un autre agent des Communautés européennes.
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(b) „Funcţionar“ reprezintă un funcţionar sau alt angajat al Comunităţilor Europene.
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(b) pojęcie „urzędnika” obejmuje urzędników i pozostałych funkcjonariuszy Wspólnot Europejskich.
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(b) pojem „úradník“ znamená úradníka alebo iného zamestnanca Európskych spoločenstiev.
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(b) steht der Begri„Beamte“ für einen Beamten oder sonstigen Bediensteten der Europäischen Gemeinscha en.
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(b) „úředníkem“ se rozumí úředník nebo jiný pracovník Evropských společenství.
(b) “Yetkili” terimi Avrupa Topluluğu yetkilileri ya da görevlileri anlamında kullanılmaktadır(β) ο όρο «Υpiάλληλο» σηαίνει όνιο ή η υpiάλληλο των Ευρωpiαϊκών Κοινοτήτων.