topluluğu ile cümle
topluluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bütün İsrail topluluğu sözünü dinlesin diye ona yetkinden ver.và trao phần vinh_hiển ngươi lại cho người , hầu cho cả hội chúng Y-sơ-ra-ên nghe người .
Bütün İsrail topluluğu sözünü dinlesin diye ona yetkinden ver.και θελεις επιθεσει επ' αυτον απο της δοξης σου, δια να υπακουωσιν εις αυτον πασα η συναγωγη των υιων Ισραηλ
Bütün İsrail topluluğu sözünü dinlesin diye ona yetkinden ver.И възложи на него част от твоята почетна власт , за да го слуша цялото общество израилтяни.
Bütün İsrail topluluğu sözünü dinlesin diye ona yetkinden ver.и дай ему от славы твоей, чтобы слушало его все общество сынов Израилевых;
Bütün İsrail topluluğu sözünü dinlesin diye ona yetkinden ver.ונתתה מהודך עליו למען ישמעו כל עדת בני ישראל׃
Bütün İsrail topluluğu sözünü dinlesin diye ona yetkinden ver.واجعل من هيبتك عليه لكي يسمع له كل جماعة بني اسرائيل.
Bütün İsrail topluluğu sözünü dinlesin diye ona yetkinden ver.又 將 你 的 尊 榮 給 他 幾 分 、 使 以 色 列 全 會 眾 都 聽 從 他
Bütün İsrail topluluğu sözünü dinlesin diye ona yetkinden ver.又 將 你 的 尊榮給 他 幾分 、 使 以色列 全 會眾 都 聽從他
Bu ‘uyuşturucu zirvesi’, uluslararası topluluğun yeni gündemini belirlerken üç anahtarDie Europäische Union spielt bei der Überprüfung der UNGASS-Ziele eine aktive Rolle.
Bu ‘uyuşturucu zirvesi’, uluslararası topluluğun yeni gündemini belirlerken üç anahtarZpráva také zdůraznila potíže při sběru údajů o aktivitách ke
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?Keď tedy máte súdy o veci časného života, ktorých nemajú za nič vo sbore, tých posaďte, aby súdili!
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?그런즉 너희가 세상 사건이 있을 때에 교회에서 경히 여김을 받는 자들을 세우느냐
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?Når I da har saker om timelige ting, så setter I dem til dommere som ikke aktes for noget i menigheten!
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?Når I da have Sager om timelige Ting, sætte I da dem til Dommere, som ere agtede for intet i Menigheden?
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?Protož když byste měli míti soud o tyto časné věci, těmi, kteříž nejzadnější jsou v církvi, soud osaďte.
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?Przeto jeźlibyście mieli sądy o rzeczy doczesne, tych, którzy są najpodlejsi we zborze, na sąd wysadzajcie.
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?Se dunque avete liti per cose di questo mondo, voi prendete a giudici gente senza autorità nella Chiesa
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?Βιωτικας λοιπον κρισεις εαν εχητε, τους εξουθενημενους εν τη εκκλησια τουτους καθιζετε κριτας.
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?А вы, когда имеете житейские тяжбы, поставляете своими судьями ничего не значащих в церкви.
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?Коли ж маєте судитись про житейські речі, то хоч би упослїджених у церкві беріть за суддів.
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?ואתם כאשר יש לכם דיני ממונות מושיבים אתם את הנחשבים לאין בקהל לשפטיכם׃
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?فان كان لكم محاكم في امور هذه الحياة فأجلسوا المحتقرين في الكنيسة قضاة.
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?既 是 這 樣 、 你 們 若 有 今 生 的 事 當 審 判 、 是 派 教 會 所 輕 看 的 人 審 判 麼
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?既 是 這樣 、 你 們 若 有 今生 的 事當 審判 、 是 派 教會 所 輕 看 的 人 審判麼
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Átélheted ennek a nyüzsgő, lélegző közösségnek a dinamizmusát.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Bạn có thể cảm nhận được sự sôi động của một công đồng đang sống và thở.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Du kan känna dynamiken av det här levande samhället.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Je voelt de dynamiek van deze levende, ademende gemeenschap.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.이렇듯 그 지역 생활의 활력과 생동감을 느낄 수 있을 겁니다.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Man kann die Dynamik dieser belebten und pulsierenden Gemeinschaft spüren.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Pode sentir o dinamismo desta comunidade de carne e osso.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Potete sentire il dinamismo della vita, la comunità che respira.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Poţi simţi dinamismul a acestei comunităţi care trăieşte şi respiră.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Pozwalają poczuć siłę tętniącej życiem społeczności.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Se puede sentir el dinamismo de esta comunidad que vive y respira.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Vous pouvez sentir le dynamisme de cette communauté qui vit et qui respire.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Μπορείς να νιώσεις αυτό το δυναμισμό της ζωντανής, ενεργούς κοινότητας.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Загалом можна відчути динамізм цієї живої спільноти.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Можете да усетите динамиката на тази жива, пулсираща общност.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.Можете почувствовать динамику этого живого, дышащего общества.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.אפשר לחוש את הדינמיקה של הקהילה החיה ונושמת הזו
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.يمكن أن تحس بحركية هذا المجتمع الحي المتنفس.
Bu yaşayan, nefes alan topluluğun dinamizmini hissedebilirsiniz.エネルギーが感じられるでしょう YouTube上にも 独自の ニュースサイトを展開しており
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.A išlo za ním veliké množstvo ľudu i žien, ktoré nariekaly a kvílily nad ním.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Có đoàn dân đông lắm đi theo Ðức Chúa Jêsus, và có mấy người đờn bà đấm ngực khóc về Ngài.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Có đoàn dân đông lắm đi theo Ðức_Chúa_Jêsus , và có mấy người đờn bà đấm ngực khóc về Ngài .
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Er liep een hele massa mensen achter Jezus aan. De vrouwen huilden en jammerden.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Es folgte ihm aber nach ein großer Haufe Volks und Weiber, die beklagten und beweinten ihn.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.I šlo za ním veliké množství lidu i žen, kteréžto plakaly a kvílily ho.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.I szło za nim wielkie mnóstwo ludu i niewiast, które go płakały i narzekały.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Ja häntä seurasi suuri joukko kansaa, myös naisia, jotka valittivat ja itkivät häntä.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.또 백성과 및 그를 위하여 가슴을 치며 슬피 우는 여자의 큰 무리가 따라 오는지라
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Követé pedig õt a népnek és az asszonyoknak nagy sokasága, a kik gyászolák és siraták õt.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Le seguía una gran multitud del pueblo y de mujeres, las cuales lloraban y se lamentaban por él
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Lo seguiva una gran folla di popolo e di donne che si battevano il petto e facevano lamenti su di lui
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Men der fulgte ham en stor Hob af Folket, og af Kvinder, som jamrede og græd over ham.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Men en stor hop folk följde med honom, bland dem också kvinnor som jämrade sig och gräto över honom.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Og en stor mengde av folket fulgte ham og mange kvinner, som jamret sig og gråt over ham.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Seguia-o grande multidão de povo e de mulheres, as quais o pranteavam e lamentavam.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Šla je pa za njim velika množica ljudstva in žene, ki so jokale in žalovale nad njim.