Bunları toplamak için üzerine gelmemiz yeterli.これを集めていくのが醍醐味である。
Sigurður, "Penis toplamak herhangi bir şey toplamak gibidir.」シグルズールによれば、「陰茎標本をコレクションするのは、他の物をコレクションするのと同じです。
Mahallede çöpler çöp tenekelerine atılmakta belediye ise haftada iki sefer çöpleri toplamaktadır.ゴミの持ち込みが難しい高齢者には2ヶ月に1度ゴミの回収を行っている。
Her türlü bilgi ve haberi toplamakla görevlidir.各ニュースや情報のリサーチを担当している。
Ortak İstihbarat Bürosu: Politik istihbarat toplamakla sorumludur.公安調査庁 - 公安調査庁による情報収集の対象団体とされている。
Para toplamak için çeşitli yöntemler kullanılır.資金集めの方法などを考えた。
Bu proje kısaca Doğu ülkelerini tek bayrak altında toplamaktı.国旗は実在のイタリアの国旗から赤地を太くしたもの。
Görevi henüz yeni kurulmuş olan Alman İşçi Partisi (DAP) hakkında bilgi toplamaktır.彼に割り当てられた任務は革命政権を支持する兵士達への政治宣伝と、その一方で台頭しつつあったドイツ労働者党 (DAP) の調査であった。
Gerçeğe ulaşmanın tek bir yolu vardı: Yeni kanıtlar toplamak.自分が頼んだ唯一の事は、事実関係を調査するコミッションを開くことだった。
Warped Tour 2008 sırasında, Keep A Breast Foundation'a para toplamak için göğüslerinin kalıbını çıkarttı.2008年Warped巡回期间,她用她的双乳做了一个模具,为保住乳房基金会(英语:Keep A Breast Foundation)筹集资金。
Pekiştirmeli öğrenme öznesinin amacı mümkün olduğunca fazla ödül toplamaktır.强化学习主体的目标,是得到尽可能多的奖励。
İnsan kaynaklı (HUMINT) ham istihbarat bilgilerini toplamaktadır.以舉人納貲為知縣,累官至知府。
Ortak İstihbarat Bürosu: Politik istihbarat toplamakla sorumludur.联合情报处(JIB),负责收集政治情报。
Bunları toplamak için üzerine gelmemiz yeterli.我需要做的只是把它们结合在一起。
Kyhber aslında Ben 10'in uzaylı avcılarının DNA'larını toplamaktadır.巴托洛若鰺會吃飛旋海豚的排出物。
Cinayetin haraç toplamak isteyen bir gasp çetesi tarafından işlendiği ortaya çıkarıldı.為了找回一連串的殺人事件的兇器而追捕兇手。
Oyunun amacı en kısa sürede 66 puanı toplamaktır.聯勤創制66週年專輯。
Ağustos ayı içinde Çaybaşı'na fındık toplamak amacı ile ilçe dışından nüfus gelir.8月开设南风餐厅,联络海外同志。
Oyunda her oyuncunun görevi bir harita üzerinde bir parça peynir toplamak ve fare deliğine geri dönmektir.之后,玩家要控制收集到奶酪的老鼠返回地图中的老鼠洞来完成这轮游戏。
Sigurður, "Penis toplamak herhangi bir şey toplamak gibidir.” 《五分律》:「迦葉如是問一切修多羅已。
Oyunun amacı, bir sonraki seviyeye geçmek için altın bardaklar toplamaktır.이 게임의 목적은 쇠빛깔 잔들을 모아 다음 탄으로 가는 것이다.
Aynı dönemde Seyfert galaksiler için spektrofotometrik verileri toplamak amacıyla, çabalar yapılmıştır.같은 기간에 세이퍼트 은하에 관한 분광광도 데이터를 수집하기 위한 노력이 이루어져 왔었다.
Dave'e on seviyede rehberlik etmek ve düşmanın saklandığı Clyde'da kupalar toplamaktır.임무는 데이브를 10개의 탄을 통해 안내하면서 클라이드(Clyde)라는 적이 숨겨 놓은 트로피를 모으는 것이다.
Bu nedenle örnekleri toplamak, her zaman kesin olarak sonucu göstermeyebilmektedir.참고로, 이러한 계산은 늘 정확한 결과를 나타내지는 않는다.
Eserde genç bir kız leylak ağacından çiçekler toplamaktadır.작은 골판이 프릴의 가장자리를 장식하고 있다.
Senatoların görevi, vergi gelirlerini toplamaktı.תפקידם של הצבאות אז היה לגבות מיסים.
Oyunda silah ve diğer kaynakları toplamak gerekir.בתובה אפשר גם לשאת תחמושת וציוד נוסף.
Rummenigge ödül toplamak konusunda da boş durmamıştır.רומאן זה לא זכה לעריכה.
Gece Waffen-SS bürosunda tutuldu ve daha sonra kişisel eşyalarını toplamak için bürosuna döndü.באותו זמן מר קיטינג נכנס לחדר על מנת לאסוף את חפציו האישיים.
Bu nedenle örnekleri toplamak, her zaman kesin olarak sonucu göstermeyebilmektedir.כתוצאה מכך, אפילו מודלים שנבדקו, לא תמיד תיארו במדויק את המציאות.
Bize ot toplamak için kullanılır.שימוש זה נפוץ במקרא.
4) Malzeme toplamak : Bir kerede ancak 5 adet malzeme taşıyabiliriz.לפעולות אלו חמישה כללים: הפעולות ניתנות לביצוע רק בין כלי חזק לכלי חלש יותר.
Bu proje kısaca Doğu ülkelerini tek bayrak altında toplamaktı.במהלך הטיסה עבר המטוס את עיר היעד להנחית עליו דגל.
Benim hobim pul toplamak.התחביב שלי הוא איסוף בולים.
Benim hobim pul toplamak.ההובי שלי הוא איסוף בולים.
Bu oyunları birkaç grup altında toplamak mümkündür.Тези видове мачове могат да се разделят на няколко различни групи.
Oyunda silah ve diğer kaynakları toplamak gerekir.В играта могат да се използват различни оръжия и приспособления.
Senatoların görevi, vergi gelirlerini toplamaktı.Неговата длъжност е да събира данъци.
Görevi henüz yeni kurulmuş olan Alman İşçi Partisi (DAP) hakkında bilgi toplamaktır.Това включва проучване на дейностите на ДАП (Германската работническа партия).
Programın amacı Haiti depremindeki kazazedeler için yardım toplamaktı.Настоятелството си поставя задача да помага на пострадалите от въстанието в Босна и Херцеговина.
Bazı mitolojilerde, Azrail, kurbanlarını toplamak için gelirken onların ölümüne sebep olur.U nekim mitologijama, Kosac uzrokuje smrt žrtve, došavši ju pokupiti.
Gerçeğe ulaşmanın tek bir yolu vardı: Yeni kanıtlar toplamak.A sve ove smjernice sakupile su se u jednoj točki – novom realitetu.
Programın amacı Haiti depremindeki kazazedeler için yardım toplamaktı.Zisky zo stiahnutí tejto skladby boli určené na pomoc obetiam zemetrasení v Haiti.
Labirent üzerinde beliren meyveleri toplamak oyuncuya fazladan puan kazandırır.S postavitvijo mojstrskih točk pa igralec dobi določene dodatke.
Oyunun amacı en kısa sürede 66 puanı toplamaktır.Žaidimo tikslas – surinkti 66 taškus.
Gözetim uçağı, gözetim ve bilgi toplamak için kullanılan bir uçaktır.Žvalgybos orlaivis – orlaivis, naudojamas stebėti žemę ir rinkti informaciją iš oro.
Bu oyunları birkaç grup altında toplamak mümkündür.Juos galima suskirstyti į keletą grupių.
Çoğu Alman milliyetçisinin nihai amacı tek devlet altında Almanları toplamak oldu.Enamuse saksa rahvuslaste lõppeesmärgiks oli kõigi sakslaste ühte riiki koondamine.
Gözetim uçağı, gözetim ve bilgi toplamak için kullanılan bir uçaktır.Lennuk on konstrueeritud luure-/jälgimislendudeks ja sidepidamiseks.
10 milyon dolar toplamak icin yardıma ihtiyacı var.Anh ta cần giúp 10 triệu đô la.
10 milyon dolar toplamak icin yardıma ihtiyacı var.Are nevoie de 10 milioane de dolari.
10 milyon dolar toplamak icin yardıma ihtiyacı var.Dia memerlukan bantuan untuk mendapatkan 10 juta dolar.
10 milyon dolar toplamak icin yardıma ihtiyacı var.Er benötigt Hilfe, um 10 Millionen Dollar unterzubringen.
10 milyon dolar toplamak icin yardıma ihtiyacı var.Ha bisogno di aiuto per recuperare 10 milioni di dollari.
10 milyon dolar toplamak icin yardıma ihtiyacı var.Han mangler hjælp til at skaffe 10 millioner dollars.
10 milyon dolar toplamak icin yardıma ihtiyacı var.Hän tarvitsee apua saadakseen 10 miljoonaa dollaria.
10 milyon dolar toplamak icin yardıma ihtiyacı var.Hij heeft 10 miljoen dollar nodig.
10 milyon dolar toplamak icin yardıma ihtiyacı var.Il a besoin d'aide pour obtenir 10 millions de dollars.
10 milyon dolar toplamak icin yardıma ihtiyacı var.천만달러가 필요하다네요.
10 milyon dolar toplamak icin yardıma ihtiyacı var.Necesita ayuda para cobrar 10 millones de dólares.