Milyonlarca yıl boyunca, Afrika'nın yaylalarında, Kadınlar sebze toplamak için işe gidip geldi.Мільйони років, на пасовищах Африки, жінки ходили на роботу збирати овочі.
Neler olduğuna dair kanıt toplamak için yola koyulduk.Abbiamo cominciato ad avere le prove di ciò che stava accadendo.
Neler olduğuna dair kanıt toplamak için yola koyulduk.Am început să investigăm ceea ce se întâmplă.
Neler olduğuna dair kanıt toplamak için yola koyulduk.Bizonyítékot gyűjteni indultunk.
Neler olduğuna dair kanıt toplamak için yola koyulduk.Chúng tôi tới thu thập dẫn chứng về những gì đang diễn ra.
Neler olduğuna dair kanıt toplamak için yola koyulduk.Fomos até lá para obter provas do que estava a acontecer.
Neler olduğuna dair kanıt toplamak için yola koyulduk.Fuimos buscando pruebas de lo que estaba pasando.
Neler olduğuna dair kanıt toplamak için yola koyulduk.Kami mencari bukti tentang apa yang terjadi.
Neler olduğuna dair kanıt toplamak için yola koyulduk.우리는 그곳에서 벌어지는 일의 증거를 찾기 위해 찾아갔고,
Neler olduğuna dair kanıt toplamak için yola koyulduk.Našim cieľom bolo získať dôkazy o tom, čo sa tam deje.
Neler olduğuna dair kanıt toplamak için yola koyulduk.Nous avons collecté des preuves de ce qui se passait.
Neler olduğuna dair kanıt toplamak için yola koyulduk.Szukaliśmy tam dowodów na to, co się dzieje.
Neler olduğuna dair kanıt toplamak için yola koyulduk.Vi gick ut för att skaffa bevis på vad som pågick.
Neler olduğuna dair kanıt toplamak için yola koyulduk.We begonnen bewijs te verzamelen van wat er aan de hand was.
Neler olduğuna dair kanıt toplamak için yola koyulduk.Wir fingen also an, Hinweise darüber zu sammeln, was vor sich ging.
Neler olduğuna dair kanıt toplamak için yola koyulduk.Začali jsme sbírat důkazy o tom, co se děje.
Neler olduğuna dair kanıt toplamak için yola koyulduk.Ξεκινήσαμε να βρούμε στοιχεία για το τι συνέβαινε.
Neler olduğuna dair kanıt toplamak için yola koyulduk.Започнахме с проучване на ситуацията.
Neler olduğuna dair kanıt toplamak için yola koyulduk.Ми почали шукати доказів того, що відбувалось.
Neler olduğuna dair kanıt toplamak için yola koyulduk.Мы собирали сведения о том, что происходит.
Neler olduğuna dair kanıt toplamak için yola koyulduk.ניגשנו לחפש ראיות למה שהתרחש.
Neler olduğuna dair kanıt toplamak için yola koyulduk.رحنا نبحث عن أدلة حول ماذا يحدث هناك.
Neler olduğuna dair kanıt toplamak için yola koyulduk.これはボタンに仕込んだ隠しカメラの映像です
Onları toplamakla yardımcı olan şekiller ve kalıplar görmeye başladım.Am început să observ mai bine forme și structuri care mă ajutau să le adun.
Onları toplamakla yardımcı olan şekiller ve kalıplar görmeye başladım.Comecei a identificar formas e desenhos que me ajudaram a colecioná-las.
Onları toplamakla yardımcı olan şekiller ve kalıplar görmeye başladım.Comencé a ver formas y patrones que me ayudaron a coleccionarlas.
Onları toplamakla yardımcı olan şekiller ve kalıplar görmeye başladım.Formákat és mintákat kezdtem el látni, amelyek segítségével összegyűjthettem őket.
Onları toplamakla yardımcı olan şekiller ve kalıplar görmeye başladım.Ho cominciato a vedere forme e modelli che mi hanno aiutato a collezionarle.
Onları toplamakla yardımcı olan şekiller ve kalıplar görmeye başladım.Ich fing an, Formen zu sehen, und Muster, die mir halfen, sie zu sammeln.
Onları toplamakla yardımcı olan şekiller ve kalıplar görmeye başladım.Ik begon te letten op vormen en patronen die me hielpen om ze te verzamelen.
Onları toplamakla yardımcı olan şekiller ve kalıplar görmeye başladım.J'ai commencé à reconnaître des formes et des modèles qui m'aidaient à les rassembler.
Onları toplamakla yardımcı olan şekiller ve kalıplar görmeye başladım.모양과 패턴에 익숙해 졌고 그건 성게껍질을 찾는데 도움이 됐었죠.
Onları toplamakla yardımcı olan şekiller ve kalıplar görmeye başladım.Pozorna sem postala na oblike in vzorce, po katerih sem se pri iskanju orientirala.
Onları toplamakla yardımcı olan şekiller ve kalıplar görmeye başladım.Saya mulai melihat pada bentuk dan pola yang membantu saya mengumpulkan cangkang itu.
Onları toplamakla yardımcı olan şekiller ve kalıplar görmeye başladım.Tôi bắt đầu nhận ra những hình dáng và những khuôn mẫu giúp tôi tìm ra chúng.
Onları toplamakla yardımcı olan şekiller ve kalıplar görmeye başladım.Začala jsem vidět tvary a obrazce, díky kterým jsem je lépe našla.
Onları toplamakla yardımcı olan şekiller ve kalıplar görmeye başladım.Začala som vnímať tvary a vzory, vďaka ktorým som ich ľahšie našla.
Onları toplamakla yardımcı olan şekiller ve kalıplar görmeye başladım.Ξεκίνησα παρατηρώντας σχήματα και μοτίβα που με βοηθούσαν να τα συλλέξω.
Onları toplamakla yardımcı olan şekiller ve kalıplar görmeye başladım.Започнах да виждам фигури и модели, които ми помагаха да ги събирам.
Onları toplamakla yardımcı olan şekiller ve kalıplar görmeye başladım.Я навчилась розпізнавати їхні форми та візерунки серед піску, що допомогло мені збирати їх.
Onları toplamakla yardımcı olan şekiller ve kalıplar görmeye başladım.Я начала различать формы и узоры, что помогало мне их собирать.
Onları toplamakla yardımcı olan şekiller ve kalıplar görmeye başladım.התחלתי לראות צורות ודוגמאות שעזרו לי לאסוף אותן.
Onları toplamakla yardımcı olan şekiller ve kalıplar görmeye başladım.بدأت أرى أشكالا وأنماطا ساعدتني على جمعها.
Onları toplamakla yardımcı olan şekiller ve kalıplar görmeye başladım.我開始憑形狀同紋理嚟搵佢哋
Onları toplamakla yardımcı olan şekiller ve kalıplar görmeye başladım.集められるように なったのです このことは 過去の何かを 探すという
Oy toplamak için mi?Hogy beleegyező szavazatokat gyűjts?
Oy toplamak için mi?Για τους πολίτες να δώσουν ψήφο έγκρισης;
Oy toplamak için mi?لكي يصوت الشعب لي؟
Parlamentoyu toplamak için Wembley Stadyumu gerekir.134の委員会、
Parlamentoyu toplamak için Wembley Stadyumu gerekir.Ai nevoie de stadionul Wembley pentru a gazdui parlamentul nostru.
Parlamentoyu toplamak için Wembley Stadyumu gerekir.A Wembley Stadionra van szükség, hogy fogadd a parlamentünket.
Parlamentoyu toplamak için Wembley Stadyumu gerekir.C'è bisogno dello stadio di Wembley per contenere il nostro parlamento.
Parlamentoyu toplamak için Wembley Stadyumu gerekir.Diperlukan Stadion Wembley untuk mengadakan sidang parlemen.
Parlamentoyu toplamak için Wembley Stadyumu gerekir.Il faut le stade de Wembley pour faire siéger notre parlement.
Parlamentoyu toplamak için Wembley Stadyumu gerekir.Je hebt Wembley Stadium nodig om ons parlement te huisvesten.
Parlamentoyu toplamak için Wembley Stadyumu gerekir.의회가 개최되는 웸블리 구장도 필요하고요.
Parlamentoyu toplamak için Wembley Stadyumu gerekir.Man braucht das Wembley-Stadion, um unser Parlament unterzubringen.
Parlamentoyu toplamak için Wembley Stadyumu gerekir.Na to potřebujete Strahovský stadion, když se má sejít poslanecká sněmovna.
Parlamentoyu toplamak için Wembley Stadyumu gerekir.Necesitaís el Wembley Stadium para acoger a nuestro parlamento.
Parlamentoyu toplamak için Wembley Stadyumu gerekir.Χρειάζεται το γήπεδο του Wembley για να φιλοξενήσει κοινοβούλιο μας.