Ana içeriğe geç
Sözlük

toplamak ile cümle

toplamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu dörtte birle dörtte ikiyi toplamakla aynı şey değil mi?そしてここで私がしたことは,この分数の分子と分母の両方に2をかけて,
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.A mozgalom vezetői Budrust az egyik legfontosabb toborzási eszközükként használják.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.De leiders van deze beweging hebben Budrus als een van hun primaire wervingsmiddelen gebruikt.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.Die Führer dieses Bewegung haben Budrus als eines ihrer Hauptwerkzeuge zur Rekrutierung verwendet.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.I leader di questo movimento hanno usato Budrus come principale strumento di reclutamento.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.이 운동의 리더들은 부드러스를 그들의 운동에 참여할 사람들을 모집하는 가장 주요한 도구의 하나로 사용하죠.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.Les leaders de ce mouvement utilisent Budrus comme l'un de leurs outils essentiels de recrutement.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.Liderii acestei mişcări au folosit Budrus drept una din uneltele lor principale de recrutare.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.Liedrzy tego ruchu używali Budrusu jako jednego z narzędzi do rekrutacji.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.Los líderes de este movimiento usan a Budrus como una de sus principales armas para el reclutamiento.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.Người lãnh đạo của phong trào này đã dùng Budrus làm công cụ tuyển mộ chính.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.Os líderes deste movimento têm usado Budrus como um dos seus instrumentos iniciais de recrutamento.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.Para pemimpin pergerakan ini telah menggunakan warga Budrus sebagai salah satu alat perekrutan mereka.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.Představitelé tohoto hnutí používají Budrus jako hlavní způsob oslovení lidí.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.Лидерите на това движение използват Будрус, като един от основните инструменти за набиране на членове.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.Лідери цього руху використовували приклад села Бурдус як засіб для набору прибічників.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.המנהיגים של התנועה הזו השתמשו בבודרוס כאחד הכלים העיקריים שלהם לגיוס.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.لقد كان قادة هذه الحركة كانوا يستخدمون نموذج بدرس باعتبارها واحدة من الأدوات الأساسية ليستخدموها.
Bu eylemin liderleri Budrus örneğini üye toplamak için başlıca yollardan biri olarak kullanıyorlar.参加者募集の主な手段として用いています 彼らによれば
Bu filmde, bir grup astronot uzayda yaşam aramak ve bilgi toplamak için Europa'ya gider.그 영화에서는 고립된 우주여행사들이 이 먼 위성에서 외계 생명체에 대한 단서를 찾기 위해 여행하는데요
Bu filmde, bir grup astronot uzayda yaşam aramak ve bilgi toplamak için Europa'ya gider.Μία ομάδα παγιδευμένων αστροναυτών ταξιδεύει εκεί για συλλογή στοιχείων και ανίχνευση εξωγήινων.
Bu filmde, bir grup astronot uzayda yaşam aramak ve bilgi toplamak için Europa'ya gider.בסרט הזה, צוות אסטרונאוטים נוסע לירח המרוחק על מנת לאסוף נתונים ולחפש חיים בחלל החיצון.
Bu filmde, bir grup astronot uzayda yaşam aramak ve bilgi toplamak için Europa'ya gider.でも予想だにしなかった事が見つかります
Bu ifadeye iki polinomu toplamak olarak bakabilirizDívejme se na to jako na součet dvou polynomů.
Bu ifadeye iki polinomu toplamak olarak bakabiliriz이건 그냥 두 다항식의 덧셈으로 볼 수 있습니다
Bu ifadeye iki polinomu toplamak olarak bakabilirizMożemy na to patrzeć jak na dodawanie dwóch wielomianów.
Bu ifadeye iki polinomu toplamak olarak bakabilirizТобто насправді ми повинні додати два многочлени.
Bu kesirleri toplamak istesem, ortak payda, x eksi 1 çarpı x eksi 2'nin karesi olurdu. -Quindi, se dovessimo sommare queste tre frazioni, il denominatore comune è (x -1) * (x - 2)^2.
Bu kesirleri toplamak istesem, ortak payda, x eksi 1 çarpı x eksi 2'nin karesi olurdu. -이 세 항을 더하면 공통 분모는 (x-1)(X-2)의 제곱 입니다
Bu kesirleri toplamak istesem, ortak payda, x eksi 1 çarpı x eksi 2'nin karesi olurdu. -Ако искам да събера тези три дроби, общият знаменател е x минус 1 по x минус 2 на квадрат
Bu kesirleri toplamak istesem, ortak payda, x eksi 1 çarpı x eksi 2'nin karesi olurdu. -اذا اردنا ان نجمع هذه الكسور الثلاثة فإن المقام الموحد هو (x - 1) (x - 2)^2
Bu kesirleri toplamak istesem, ortak payda, x eksi 1 çarpı x eksi 2'nin karesi olurdu. -分母 は(x−1)(x−2)^2で 分母 は(x−1)(x−2)^2で
Bu kitap için veri toplamak amacıyla, ben de o asansördeydim.Akurat tam byłem, zbierając materiał do książki.
Bu kitap için veri toplamak amacıyla, ben de o asansördeydim.Eu estava no elevador a recolher dados para este livro.
Bu kitap için veri toplamak amacıyla, ben de o asansördeydim.Ich war zufällig in diesem Aufzug, um Daten für dieses Buch zu sammeln.
Bu kitap için veri toplamak amacıyla, ben de o asansördeydim.Ik was toevallig in de lift data aan het verzamelen voor dit boek.
Bu kitap için veri toplamak amacıyla, ben de o asansördeydim.Já v tom výtahu náhodou sbírám podklady pro svou knihu.
Bu kitap için veri toplamak amacıyla, ben de o asansördeydim.J'étais dans l'ascenseur, collectant des données pour ce livre.
Bu kitap için veri toplamak amacıyla, ben de o asansördeydim.저는 이 사례를 수집하기 위해 엘레베이터에 탄 겁니다.
Bu kitap için veri toplamak amacıyla, ben de o asansördeydim.Mi trovavo li' per caso, proprio durante la raccolta dati per questo libro.
Bu kitap için veri toplamak amacıyla, ben de o asansördeydim.S-a nimerit să fiu în lift, când mă documentam pentru carte.
Bu kitap için veri toplamak amacıyla, ben de o asansördeydim.Sucede que yo estaba en elevador recolectando información para éste libro.
Bu kitap için veri toplamak amacıyla, ben de o asansördeydim.Tôi ngẫu nhiên có mặt trong thang máy đó để thu thập dữ liệu cho quyển sách này.
Bu kitap için veri toplamak amacıyla, ben de o asansördeydim.Έτυχε να είμαι στο ασανσέρ συλλέγοντας στοιχεία για αυτό το βιβλίο.
Bu kitap için veri toplamak amacıyla, ben de o asansördeydim.Случи се да съм в асансьора събирайки информация за една книга.
Bu kitap için veri toplamak amacıyla, ben de o asansördeydim.Я в то время как раз собирал материал для книги.
Bu kitap için veri toplamak amacıyla, ben de o asansördeydim.במקרה אספתי מידע לספרי בעודי עולה במעלית.
Bu kitap için veri toplamak amacıyla, ben de o asansördeydim.قد صادف أني كنت في مصعد وأجمع بيانات لهذا الكتاب.
Bu kitap için veri toplamak amacıyla, ben de o asansördeydim.一人が言います「ニュー・イングランド・ ジャーナルオブ・メディスン誌に論文が出ましてね」
Bunlardan ilki bir en ve bir boy uzunluğunu toplamak,bunun sonucu çevre uzunluğunun yarısına eşit olacaktır.Egyik módja ennek, hogy összeadjuk a szélességet és a hosszúságot egyszer, ez fogja kitenni a kerület felét.
Bunlardan ilki bir en ve bir boy uzunluğunu toplamak,bunun sonucu çevre uzunluğunun yarısına eşit olacaktır.길이에 폭을 더해 둘레의 반을 구하는건데요
Bunlardan ilki bir en ve bir boy uzunluğunu toplamak,bunun sonucu çevre uzunluğunun yarısına eşit olacaktır.الطريقة الاولى هي ان نجمع العرض + الطول مرة، وهذا يكون مجموع نصف المحيط
Bunları bir enstitüde toplamak için gerçekten bir öneri vardır.Ada sebuah proposal untuk mendirikan sebuah institusi.
Bunları bir enstitüde toplamak için gerçekten bir öneri vardır.C'è a proposta di mettere insieme un istituto,
Bunları bir enstitüde toplamak için gerçekten bir öneri vardır.Có một đề xuất thành lập một viện.
Bunları bir enstitüde toplamak için gerçekten bir öneri vardır.Er is een voorstel om een instituut op te zetten.
Bunları bir enstitüde toplamak için gerçekten bir öneri vardır.Es gibt den Vorschlag ein Institut zu gründen.
Bunları bir enstitüde toplamak için gerçekten bir öneri vardır.Há uma proposta para fundar um instituto.
Bunları bir enstitüde toplamak için gerçekten bir öneri vardır.Hay una propuesta que en realidad planteó un instituto.
Bunları bir enstitüde toplamak için gerçekten bir öneri vardır.Il y a une proposition de créer un institut.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod