Ana içeriğe geç
Sözlük

toplama ile cümle

toplama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
O değişik şeyler toplamayı ve çöpü karıştırıp abur cubur yemeyi sever.Ama le cose sporche e puzzolenti e spesso fruga nella spazzatura per trovare qualche avanzo di cibo.
Hoşino, çizimleriyle - özellikle karakter tasarımlarıyla - büyük övgü toplamaktadır.Gli piace molto disegnare, in particolar modo i fiori.
The Vault, Amerikalı şarkıcı Ashanti'nin hiç yayınlanmamış 12 şarkısını içeren toplama albümüdür.The Vault è una raccolta di canzoni mai pubblicate prima della cantante Ashanti.
Frank ailesi ve diğer aile trenle Polonya'daki Auschwitz toplama kampına gönderilir.Di lì gli ebrei saranno caricati su un convoglio per il campo di concentramento di Auschwitz in Polonia.
1945 yılı sonunda, Neuengamme'deki toplama kampından kaçtı.Verso la fine di aprile 1945, il servizio ferroviario a Neuenhagen fu interrotto.
Tom yatağını toplamadan bıraktı.Том оставил постель незаправленной.
Bahçeden çöp toplama.Вывозить мусор со двора.
Arkadaşının bilgisayar toplamasına yardım etti.Он помог другу собрать компьютер.
1945'te toplama kampında öldü.Погиб в концентрационном лагере в 1945 году.
1939'un Eylül ayında, Dachau Toplama Kampı'ndan Flossenbürg'a 1.000 siyasi mahkûm transfer edildi.В сентябре 1939 года из Дахау во Флосенбург было переведено 1000 политических заключённых.
Haziran 1941 birçok kez toplama kamplarına gönderildi.До июня 1941 года он неоднократно отправлялся в концлагеря.
İslamiyet’i yaymak ve vergi toplamak üzere Umman' a gönderildi.Принял ислам, раскаялся и был убит за это.
Cevap yazmak için cesaretimi toplamam birkaç gün aldı" demiştir.Мне понадобилось пару дней, чтобы собраться с духом и написать».
5 Aralık 2006'da, Shady Records Eminem Presents: The Re-Up adında toplama bir albüm çıkardı.5 декабря 2006 году Shady Records выпустил альбом-компиляцию Eminem Presents: The Re-Up.
Oyun içinde, oyun öncesi konuya ilişkin tüm verileri toplamak mümkündür.В самой игре можно собрать все сведения о предыгровом сюжете.
Toplama işlemi, birler basamağından (en sağdan) başlar.Изначально их полагалось носить на правой стороне груди.
Ailesi 1941'de Batu Ukrayna'daki toplama kamplarına gönderildi ve babası burada öldü.В 1941 году семья была депортирована в нацистские концлагеря на Западной Украине, его отец погиб.
1945 başında, Dachau toplama kampına transfer edildi.В начале апреля 1945 года они были переведены в концентрационный лагерь Дахау.
Toplama Kampı - 2000 ^Кучково поле, 2000.
Atıkları toplama işlemi bittiğinde valfler kapanır ve bir dahaki işleme kadar kapalı kalır.После завершения сброса клапаны закрываются и остаются закрытыми до конца полёта.
“Afrodit” lakaplı sanatçı, her zaman olumlu tepki toplamasa da sürekli gündemde kalmayı başarmaktadır.Утреннее шоу «РЕАЛисты» — Обеспечим хорошим настроением на весь день...
Koleksiyonlar (Toplama) Dairesi : Mossad'ın yurt dışı istihbarat toplama faaliyetlerinden sorumludur.Основными направлениями деятельности «Моссада» являются: Тайный сбор информации за рубежом.
Masrafları karşılayabilmek için pek çok para toplama etkinliği, müzayede ve yardım konserleri düzenlenir.Множество благотворительных акций, аукционов и концертов были проведены для покрытия расходов.
1933 yılında Dachau Toplama Kampı'nın Komutanı olarak atandı.В июне 1933 стал комендантом концлагеря Дахау.
Gece Waffen-SS bürosunda tutuldu ve daha sonra kişisel eşyalarını toplamak için bürosuna döndü.Всю ночь он провел в помещениях СС, после чего вернулся во дворец, чтобы собрать свои личные вещи.
Oyunda asıl amaç her seviyenin sonunda bulunan kaos zümrütlerini toplamaktır.На этих этапах игрок должен собрать Изумруды Хаоса.
1944'te 15 yaşındayken Auschwitz Toplama Kampı'na gönderildi, daha sonra Buchenwald'a gönderildi.В 1944 году, когда ему было 15 лет, его арестовали и отправили в Аушвиц, а затем переправили в Бухенвальд.
Katliamda birkaç yüz kadın ve 100 çocuk toplama kamplarına sürüldü.Повсюду сотнями насиловали женщин и несовершеннолетних девушек.
Yaşlılık için mal toplama.Мякоть с возрастом желтеет.
600 diyerek ihaleyi alan oyuncu o el en az 600 puan toplamak zorundadır.Eжегодный благотворительный бал, устраиваемый клубом, собирает не менее четырёхсот человек.
Bu rejimde tehdit, kuşku, korku, ceza, ihbar, taciz, işkence, öldürme, toplama kampları bulunmaktadır.Вопросы веры, покаяния, угрозы и отсрочки наказания, обвинения в неверии и заблуждении.
Fındık toplama sezonunda beldede geçici olarak büyük canlılık yaşanır.Во время сезона размножения они очень громогласны.
Gereğinin ötesinde silahlar toplama ya da silahlarla çalışma.Ты должен/должна отправиться туда один/одна и без оружия.
Genel olarak iki grupta toplamak mümkündür.В основном, они могут быть разделены на две группы.
Baba, kendisini kurtarmanın tek yolu olarak, hayat ağacından su toplamak olduğunu söyler.Врач говорит, что единственный способ победить болезнь — принести воду от Древа Жизни.
Sliver: The Best of the Box, Nirvana grubunun 2005 çıkışlı bir toplama albümüdür.Sliver: The Best of the Box — сборник, охватывающий всю историю группы Nirvana.
Ortak İstihbarat Bürosu: Politik istihbarat toplamakla sorumludur.警逻队 кейрэтэй) — главная задача — сбор разведывательной информации.
Bunun yanında 1941 başında toplama kampları kurulmaya başlatılmıştı.Они и начали в октябре 1941 года строить этот лагерь.
Bu işleme çöp toplama (İng., garbage collection) adı verilir.Дизайн Форм Кано она называет «мусором».
Haiti deprem kurbanları için para toplamak amaçlı düzenlenen etkinlik, Naomi Campbell tarafından düzenlendi.Мероприятие было организовано Наоми Кэмпбелл, чтобы собрать деньги для пострадавших от землетрясения на Гаити.
Ancak grubun toplama albümü Best of the Beast'te bulunur.Тем не менее, сингл выпущен в поддержку первого альбома-сборника группы Best of the Beast.
Bu bağlamda 1943 yılında Danimarkalı Yahudilerin toplama kamplarından kurtulması için girişimde bulundu.В 1943 году в связи с необходимостью спасения евреев итальянской зоны эта деятельность расширилась.
Müze, İzlanda'daki her memeliden penis örneği toplamayı amaçlamaktadır.Музей собирает законсервированные пенисы видов млекопитающих, обитающих в Исландии.
Menşevikler, III. Parti Kongresi'ne katılmayı reddettiler ve kendi kongrelerini toplamaya karar verdiler.Они отказались присоединиться к другим клубам и решили сделать свой собственный клуб.
Dachau toplama kampı, Nazi Almanyası'nda açılan ilk toplama kampı.Даха́у (нем. Dachau) — один из первых концентрационных лагерей на территории Германии.
Joachim Peiper Dachau Toplama Kampına gönderildi.Герлиха сослали в концентрационный лагерь Дахау.
Bu toplama, Alman matematikçi Bernhard Riemann'ın soyadı verilmiştir.Термин назван в честь немецкого математика Бернхарда Римана.
Hikâyenin başlarında Tanrı cehenneme (Gehenna) karşı verdiği savaşta güç toplamak için uyumaya geçer.Аллах может простить грешника, но может и наказать, ввергнув его на некоторое время в огонь ада.
Çünkü; yeterli kanıt toplamamıştı.Но много данных и не подтвердилось.
Şahne, şahna bir yerin vergisini toplamak ve asayişini korumukla görevlendirilmiş kişidir.Честный, ответственный солдат выполняющий своё задание — спасти выживших.
Fakat bu gereken fonları toplamaya yeterli olmadı.Однако, нужные средства собрать не удалось.
Unicef yararına bağış toplamak amacıyla New York Filarmoni Orkestrasını yönetmeye davet edilmişti.Для записи струнных аранжировок был приглашён Мюнхенский филармонический оркестр.
Taş Mauthausen toplama kampından granitten yapılmıştır.Камень доставлен из каменоломни концентрационного лагеря Маутхаузен.
Çok sayıda Monakolu Yahudi toplama kamplarına gönderildi.Почти все пасторы с еврейскими корнями были отправлены в концентрационные лагеря.
Nitekim gerek erzak sağlama gerekse yerel halktan asker toplama konusunda düşkırıklığına uğramamıştır.Он пожаловался, что не с кем решить вопрос о боеприпасах.
Çocukluğundan beri fosil toplama merakı vardı.С детства занимался коллекционированием минералов.
3 Temmuz 1941 günü, bir toplama kampına gönderildi.И, наконец, 4 декабря 1941 он был отправлен в клинику для душевнобольных.
Ancak bazı toplama kamplarında Çingenelere "Kahverengi Üçgen" verilmiştir.Для цыган позже был введён «собственный» треугольник коричневого цвета.
Bahçelerde çiçek toplamayı sever.Любил он вырезать цветы.
Kız kardeşi Denise ise Lyon'da tutuklanıp Ravensbrück Toplama Kampı'na gönderilmiştir.Елизавета была арестована и отправлена в концлагерь Равенсбрюк.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod