"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Jeg får tøj på med det samme, pakke sammen indsamling af prøver, og modregning.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Je vais m'habiller tout de suite, emballer la collecte des échantillons, et partit.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."나는, 바로 입고 샘플의 수집을 싸가지고 출발거야.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Me vestiré de inmediato, el paquete de la colección de muestras, y partió.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Mi vesto subito, impacchettare il prelievo di campioni, e partì.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Saan pukeutunut heti, pakata näytteiden, ja lähti.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Tôi sẽ mặc quần áo ngay lập tức, đóng gói bộ sưu tập các mẫu, và đặt ra.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Voi mă îmbrac imediat, ambalaj de culegere de probe, si a pornit.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Vou me vestir de imediato, arrumar a coleta de amostras, e partiu.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Θα ντυθώ αμέσως, συσκευασία μέχρι τη συλλογή δειγμάτων, και ξεκίνησε.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Аз ще се облече веднага, опаковка на събирането на проби, и тръгнахме.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Я буду одеваться сразу, собрать коллекцию образцов, и отправились.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."Я буду одягатися відразу, зібрати колекцію зразків та й пішли.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız."אני אתלבש מיד, לארוז איסוף דגימות, ויצאו לדרך.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız.سوف "أرتدي ملابسي على الفور ، حزم امتعتهم لجمع العينات ، وانطلقوا.
"Ben, hemen giyinmiş örneklerin toplanması toparlanıp yola alırsınız.あなたは私が私の方法に着手することができるでしょう、あなたはできないだろうか?
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.C'è questa agricoltura grande, consolidata che porta a ciò che mangiamo in America.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Có những nông trại lớn và tiên tiến sản xuất ra lương thực cho chúng ta ở Mỹ.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Da ist diese große, konzentrierte Landwirtschaft, die zu dem geführt hat, was wir in Amerika essen.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Er is grote, verkavelde landbouw die ertoe leidt wat we eten in de V.S.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Există această agricultură de mari întinderi, stabilă, care a dus la ce mâncăm în America.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Existuje tady to velké, konsolidované farmaření, které vede k tomu, co jíme v Americe.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Itt van egyrészt a hatalmas, egységes földművelés, ez idézte elő az amerikai fogyasztási szokásainkat.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Jadi ada pertanian yang besar, kokoh yang mengarah kepada apa yang kita makan di Amerika.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Máme tu to veľké, spoločné poľnohospodárstvo, ktoré vedie k tomu, čo konzumujeme v Amerike.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Temos estas grandes explorações consolidadas que produzem o que consumimos nos EUA.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.To skonsolidowane rolnictwo doprowadziło do sytuacji w Ameryce.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Voilà cette agriculture énorme et consolidée qui a conduit à notre mode d'alimentation aux Etats-Unis.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Υπάρχει η μαζική,ενοποιημένη γεωργία που οδήγησε σε αυτά που τρώμε στην Αμερική.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Ето го това едро, консолидирано фермерство, довело до това, което ядем в Америка.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.Крупномасштабное консолидированное фермерство привело к той пище, что сейчас потребляют американцы.
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu var이 거대하고 통합된 농업이 있고
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu varיש את החקלאות הגדולה, המאוחדת
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu varفهنا نظام زراعي كبير متكامل
Bir de büyük, bir araya toparlanmış çifçilik konusu varそこで米国の食料が生産されています
Birilerini vurmanın komik olduğunu mu sanıyorsun? Hey, toparlanın.,יש לנו 18 ימים. כלומר .431שעות, 15 דקות ו-18 שניות
Böylece bir parça alan belirecek. Ve bu alan tekrardan toparlanabilmen için çok önemli bir şey olacak.És valami kiterjedést fogsz érezni, amit nagyon fontos lesz, hogy újra feldedezd.
Böylece bir parça alan belirecek. Ve bu alan tekrardan toparlanabilmen için çok önemli bir şey olacak.Un spațiu o să apară iar acel spațiu va fi ceva foarte important de recăpătat din nou.
Böylece bir parça alan belirecek. Ve bu alan tekrardan toparlanabilmen için çok önemli bir şey olacak.Vznikne tak víc prostoru, který je velmi důležitý znovu nabýt.
Böylece bir parça alan belirecek. Ve bu alan tekrardan toparlanabilmen için çok önemli bir şey olacak.そして、このような体験を恐れなくなります。このような体験に招かれるようになることさえです
Bu ahlaki üstünlükle ilişkilidir. Ve bu nedenden dolayı, toparlanması çok ama çok zordur.Disprețul e asociat cu superioritatea morală, de aceea e foarte greu să îți revii.
Bu ahlaki üstünlükle ilişkilidir. Ve bu nedenden dolayı, toparlanması çok ama çok zordur. İşte buna benziyor.Pohŕdanie vo vzťahu sa spája s morálnou nadradenosťou, a preto je ťažké dostať sa z toho.
Bu Mao Tse Tung tarafından merkezi planlamaydı. Çin toparlandı.Foi o planeamento central feito por Mao Tse Tung.
Central askerlerinin toparlanıp buraya ayak basması an meselesi.Centralin joukot järjestäytyvät pian ja tulevat tänne.
Central askerlerinin toparlanıp buraya ayak basması an meselesi.Det är bara en tidsfråga innan Centralstyrkorna stormar stället.
Central askerlerinin toparlanıp buraya ayak basması an meselesi.Det er kun et spørgsmål om tid, før Centralstyrkerne stormer stedet.
Central askerlerinin toparlanıp buraya ayak basması an meselesi.É apenas uma questão de tempo até as tropas de Central reagruparem e começarem a tentar entrar aqui.
Central askerlerinin toparlanıp buraya ayak basması an meselesi.È solo una questione di tempo prima che le truppe di Central si riformino, e tornino ad attaccarci.
Central askerlerinin toparlanıp buraya ayak basması an meselesi.Jest kwestią czasu, kiedy ci z Central się przegrupują i tu dotrą.
Central askerlerinin toparlanıp buraya ayak basması an meselesi.Las tropas de Central no tardarán en reagruparse y entrar aquí.
Central askerlerinin toparlanıp buraya ayak basması an meselesi.Είναι θέμα χρόνου να ανασυσταθεί ο στρατός του Σέντραλ και να μπει εδώ μέσα.
Central askerlerinin toparlanıp buraya ayak basması an meselesi.Это лишь вопрос времени - когда силы Централа перегруппируются и снова войдут сюда.
Çin toparlandı.La Chine s'en est remise.
Çin toparlandı.Trung Quốc đã hồi phục.
Çin toparlandı.Kina rejste sig igen.
Çin toparlandı.China erholte sich.
Çin toparlandı.China se recuperó.
Çin toparlandı.China şi-a revenit.
Çin toparlandı.Chine herstelde.
Çin toparlandı.Cina pulih kembali.