Çin toparlandı.China recovered.
Ekonomimiz toparlanıyor.Our economy is recovering.
Toparlanmış versiyonunda Keith Haring'in yedek parça dükkanına benzer bir şey elde ettik.So, in the tidied-up version we have a sort of Keith Haring spare parts shop.
Ve bilmelisiniz ki bu oda 1888'den beri toparlanmamıştı.And you have to say this room hadn't been tidied up since 1888.
Eşkıyanın toparlanmasına fırsat vermeden,We'd better execute them
Toparlandığı zaman Ay'a,And the moon when at the full,
Bakan gördüğü zarardan toparlanabilmiş değil.The minister has been unable to recover damages.
Analist, "Romanya'nın ekonomik toparlanma süreci dış unsurlar önünde hala kırılgan."Romania's economic recovery is still fragile before external factors.
Hayvan besiciliği ise 1990'lardaki düşüş sonrasında toparlanmış durumda.Livestock breeding has picked up after a decline in the early 1990s.
Sırbistan'ın toparlanmasının anahtarı Fiat fabrikasının elindeFiat factory holds potential key to Serbian recovery
Ancak Güneydoğu Avrupa ülkelerinin toparlanması daha uzun sürdü.The Southeast European countries, however, were slower to recover.
İkinci yarıda toparlanmak Sırbistan-Karadağ'a yetmediDespite second-half rally, Serbia-Montenegro comes up short
Ocak ayı sonlarında, ekonomistler V şeklinde bir toparlanma öngörüyorlardı.In late January, economists predicted a V-shaped recovery.
Vos 2016'da toparlandı ve ilk Dünya Turu yarışını California Turu'nun 3. etabında kazandı.Vos recovered in 2016 and won her first World Tour race in stage 3 of the Tour of California.
Panik sonrası pamuk ve tütün fiyatları toparlandı. [2]Cotton and tobacco prices recovered after the panic.[2]
Daha geniş bir cephede, ekonomi başlangıçta 1973-75 durgunluğundan hızlı bir şekilde toparlandı.On a broader front, the economy initially recovered at a brisk pace from the 1973–75 recession.
"On bir aydır uygulanan neoliberal model yıkılacak. 2021'de bir toparlanma yaşayacağız" dedi."The neoliberal model that was implemented for eleven months will be dismantled.
Ekonomi ve nüfus son yıllarda toparlandı, ana sektör turizmdir.The economy and population have recovered in recent years, the main industry being tourism.
Yine de, 2005 itibariyle turizm nihayet istikrar kazanmaya ve toparlanmaya başlamıştır.Nevertheless, as of 2005 tourism is finally starting to stabilize and recover.
Savaştan toparlanma, 1954-55'te büyük bir kıtlık nedeniyle yavaşladı.Recovery from the war was slowed by a massive famine in 1954–55.
Tuzağın farkına varan İliryalılar toparlandı ve karşı saldırıya geçti.The Illyrians, realizing the trap, rallied and counter-attacked.
Buna karşılık Haçlılar da toparlanmışlardı.Und sie brachten ihm dafür Blumen.
Ancak bir süre sonra tekrar toparlandı.Jedoch vereinigten sie sich kurze Zeit später wieder.
1990 krizinde battı ve ardından tekrar toparlandı.Bis 1990 sank die Produktion und stieg anschließend wieder an.
Buna karşın takım tekrar toparlanarak ilk senesinde tekrar lige çıktı.Die von ihm Zusammengetriebenen zerstreuten sich allerdings wieder bei der erstbesten Gelegenheit.
Ama geriye kalan ailesi sayesinde toparlanıp uzaylılara karşı saklanmayı başarmıştır.Den anderen alliierten Formationen gelang es hingegen, sich durchzuschlagen und von den Verfolgern abzusetzen.
Guerini, seyirciye çarptı fakat toparlanarak etabı kazanmak için devam etti.Gray provozierte bewusst das Publikum, aber trotz der Kontroversen erreichte er volle Zuschauerränge.
Bu tür oyuncular bazen oynamayarak toparlanır.Dort spielen sie oft mit nicht organisierten Spielern zusammen.
Almanlar toparlandıktan sonra çıkartma yapan birliklerle şiddetli ve kanlı çatışmalar yapmışlardır.Nach harten und blutigen Kämpfen setzten sich die Angreifer durch.
Ama takım çabucak toparlanmaya başladı.Toutefois, le peloton les reprend rapidement.
Rocky ise birkaç defa yere düşsede tekrar toparlanmıştır.Dors le retrouve quasiment gelé quelques heures plus tard.
Bizans'ın toparlanması, Komnenos restorasyonunu başlattı.La bizantinos recuperados comenzaron la restauración Comneno.
Bunlardan en büyük iki hukuk akademisine ev sahipliği yapan Tzippori ve Lydda bir daha asla toparlanamamıştır.Tzippori y Lydda (sitio de dos de las academias legales principales) nunca fueron reconstruidas.
Başlangıçtaki atak Taliban'ı güçten düşürdü, fakat Taliban kuvvetleri yeniden toparlandılar.El ataque inicial sacó a los talibanes del poder, pero estos recobraron fuerza.
Bu da Avusturya'nın toparlanıp savaştaki inisiyatifi Osmanlı İmparatorluğu'ndan almasını sağladı.Esto hizo que Irán se reagrupara y se preparara para una invasión de Irak.
Ancak bir süre sonra tekrar toparlandı.Más tarde se recuperó parcialmente.
Bu nedenle dağınık olarak inebilen taburlar bir hayli zor şartlarda toparlanabildiler.Aquellos que no pudieron escapar a tiempo enfrentaron circunstancias muy difíciles.
Tekrar toparlanan 6. Ordu Stalingrad'a girmeye başladı.1º Clasificado por equipos Volta a Catalunya.
Bunlardan en büyük iki hukuk akademisine ev sahipliği yapan Tzippori ve Lydda bir daha asla toparlanamamıştır.Zippori e Lidda (sede di due delle maggiori accademie legali) non si ripresero mai più.
Ancak bir süre sonra tekrar toparlandı.Solo molto tempo dopo vennero nuovamente inserite.
Ani toparlanmalı (Step-Recovery) diyotlar varaktör diyotların daha da geliştirilmişlerdir.I più veloci a muoversi furono quelli che riconobbero il loro vantaggio."
Muzaffer Parlamento birlikleri York yönüne kaçan Prens Rupert'i takip etmek için yeniden toparlandı.I fuggitivi dall'esercito del principe Rupert si aprirono la strada verso York.
Alay halen toparlanabilmiş değildir.Il raccoglitore può ancora non esserne impressionato.
Daha sonra toparlanarak ligi 11. sırada tamamladı.Fu nuovamente convocato per i mondiali dove terminò undicesimo.
Fakat takımda bir toparlanma olmadı ve ligi sonuncu sırada tamamladı.La squadra però non resse l'impatto con la categoria e finì ultima.
Ama takım çabucak toparlanmaya başladı.La squadra viene costruita in fretta.
1949'daki uçak kazasından sonra yeniden toparlanmaya çalışan Torino'nun önemli isimlerinden biri oldu.Nel 1954 fu ingaggiato dal Torino che mirava a ritornare Grande dopo la tragedia di Superga del 1949..
1949'daki uçak kazasından sonra yeniden toparlanmaya çalışan Torino'nun önemli isimlerinden biri oldu.Погиб в авиакатастрофе под Турином в 1949 году.
Ama takım çabucak toparlanmaya başladı.Но команда быстро нашла ему замену.
Aile bireylerinin elinde bulunan şirketin hisseleri de büyük ölçüde bir araya toparlandı.Таким образом, жители одного общинного дома держали все запасы вместе.
1990 krizinde battı ve ardından tekrar toparlandı.В 1990 году дом сгорел и затем был отстроен заново.
Buna karşın takım tekrar toparlanarak ilk senesinde tekrar lige çıktı.Группе пришлось вернуться назад, чтобы начать всё сначала.
Şirket daha sonra toparlandı ve 1951 yılında 1300 mağazaya ulaştı.Розничная сеть быстро развивалась, достигнув к концу 2005 года 1500 магазинов.
Saranac Lake, New York'ta toparlandıktan sonra Barnard College'ta 1924 ve 1925'te birkaç dönem eğitim gördü.وبعد أن تعافت من ذاك المرض في سارانك ليك بنيويورك، حضرت فصلين دراسيين في كلية بارنارد في عامي 1924 و 1925.
1999'dan bu yana ekonomi toparlandı ve son yıllarda büyüme %4-6 seviyelerine yükseldi.منذ عام 1999 بدأ الاقتصاد في التعافى وتسارع النمو إلى أكثر من 4٪ - 6٪ في السنوات الأخيرة.
Buna karşılık Haçlılar da toparlanmışlardı.نظم شهداء المعارك في زمنه صلى الله عليه وسلم.
Şehir bir daha toparlanamadı (MÖ 336)...لم أدخل إلى منزل آخر (...)
Ancak kent toparlanıp hızla gelişmesini sürdürdü.A doença continuou a progredir e o consumia rapidamente.
Ancak Sosyalist Parti kendini yenileyerek toparlanmaya başladı.O Partido Socialista (PS) entretanto assumia novo protagonismo.
Tam manasıyla olmasa da bir toparlanma söz konusudur.Apesar de não existir uma regra, existe o bom senso de dar um nome.