Kendini toparlamak zorundasın.You've got to get a hold of yourself.
Partiden sonra ortalığı toparlamak kolay değildi.Cleaning up after the party was no picnic.
Eşyaları sökmek geri toparlamaktan daha kolaydır.It's easier taking things apart than putting them back together.
Tom bu dağınıklığı toparlamak zorunda.Tom has to clean up this mess.
Tom kendini toparlamak için elinden geleni yaptı.Tom tried his best to pull himself together.
Kafasını toparlamak için zamana ihtiyacı vardı.He needed some time to think things over.
Bu arada Roma, Afrika seferi kuvvetlerinden kalanları toparlamak için yeni bir donanma gönderdi.The Romans, meanwhile, had sent a new fleet to pick up the survivors of its African expedition.
Şimdi denklemimizi toparlamak için yerine koyma yöntemini kullanalım. -Now let's make a little bit of a substitution just to clean up our expression a little bit.
Yuvaya çok hasar verir... ...bu durumda dağınıklığı toparlamak için fazladan işçi gerekir.There's a lot of damage to the nest, and extra ants are needed to clean up that mess.
Rasgele olayları toparlamak demek mesela turaları saymak gibi dir.When you're adding up random events that's like counting the number of heads.
Toparlamak gerekirse, Çin hafif tankları diğer araçların hepsinden farklıdır.To sum up, Chinese light tanks are very different from all other vehicles.
Evet toparlamak gerekirse:So to sum up:
Orduları toparlamak için söylenen askeriyedeki şu deyişi duymuşsunuzdur:You may have heard the military dictum for the gathering of armies:
Gördüğünüz gibi, aşağı yukarı bir resim kitabı gibi gözüken kitabımın adı "Sanatı Toparlamak".It's called "Tidying Up Art" and it's, as you can see, it's more or less a picture book.
"Sanatı toparlamak" söylemeliyim ki yeni bir terim.So Tidying Up Art, I mean, I have to say, that's a relatively new term.
Rene Magritte'i toparlamak -- bu gerçekten eğlenceli.Tidying up Rene Magritte -- this is really fun.
Şimdiye kadar çok uzun zamandır toparlamak istediğim resimleri toparladım.So now I've been able to tidy up pictures that I've wanted to tidy up for a long time.
Onunla keşfettiğiniz ve deneyimlediklerinizi toparlamak için. "To actually wrap up what you've opened and experienced with him."
Tüm düzenlemeler dağılan orduyu toparlamak için yapılmaktaydı.Todas estaban diseñadas de manera que pudiesen cortar el viento norte.
Tüm düzenlemeler dağılan orduyu toparlamak için yapılmaktaydı.Их нужно было уничтожить, заменив правильно организованной армией.
Celaleddin bu devleti yeniden toparlamak istedi.كابيلا قام بمحاولة لإعادة تنظيم الدولة.
Bu arada Roma, Afrika seferi kuvvetlerinden kalanları toparlamak için yeni bir donanma gönderdi.Os romanos, neste ínterim, enviaram uma nova frota para buscar os sobreviventes de sua expedição africana.
Ayrıca odalarını toparlamak ve kendi dikiş işlerini yapmakla sorumluydular.Hennes roll var också att sköta hans hushåll och hantera hans samlingar och pappersarbete.
Ayrıca odalarını toparlamak ve kendi dikiş işlerini yapmakla sorumluydular.Вони займали власні будинки і обробляли свої присадибні ділянки.
Inside the Actors Studio'da bu konu hakkında "sadece kendimi toparlamak için iyi oldu" diye açıklama yaptı."Az Inside the Actors Studio című műsorban nyilatkoztaː azért, hogy „összeszedje magát”.
Tüm düzenlemeler dağılan orduyu toparlamak için yapılmaktaydı.Befæstningerne var designet til at rumme en deling.
Sebastian, Mia'yı toparlamak için Mia'nın ailesinin evine gider.Sebastian drar til Boulder City og overbeviser Mia om å gå på auditionen.
Inside the Actors Studio'da bu konu hakkında "sadece kendimi toparlamak için iyi oldu" diye açıklama yaptı."Reznor juga mengakui dalam wawancara lain bahwa dia "sangat bahagia sekarang".
Bu arada Roma, Afrika seferi kuvvetlerinden kalanları toparlamak için yeni bir donanma gönderdi.По това време Рим строи нова флота.
Adım Ursus Wehrli, bugün sizlere "Sanatı Toparlamak" adlı projemden bahsetmek istiyorum.A nevem Ursus Wehrli, és a mai témám, amiről beszélni szeretnék a projektem, ami a Rendrakás a Művészetben.
Adım Ursus Wehrli, bugün sizlere "Sanatı Toparlamak" adlı projemden bahsetmek istiyorum.Chamo-me Ursus Wehrli e, esta manhã, gostaria de vos falar do meu projeto: Arrumar a Arte.
Adım Ursus Wehrli, bugün sizlere "Sanatı Toparlamak" adlı projemden bahsetmek istiyorum.Je m'appelle Ursus Wehrli, et j'aimerai vous parler ce matin de mon projet, L'art en bazar.
Adım Ursus Wehrli, bugün sizlere "Sanatı Toparlamak" adlı projemden bahsetmek istiyorum.제 이름은 우르수스 베얼리입니다. 그리고 이 아침, 여러분에게 제 프로젝트인 예술 정리하기를 소개하려 합니다.
Adım Ursus Wehrli, bugün sizlere "Sanatı Toparlamak" adlı projemden bahsetmek istiyorum.Mé jméno je Ursus Wehrili, a rád bych dnes mluvil o svém projektu Úklid v umění.
Adım Ursus Wehrli, bugün sizlere "Sanatı Toparlamak" adlı projemden bahsetmek istiyorum.Nazywam się Ursus Wehrli i dzisiejszego ranka chciałbym opowiedzieć wam o moim projekcie Porządkowania Sztuki.
Adım Ursus Wehrli, bugün sizlere "Sanatı Toparlamak" adlı projemden bahsetmek istiyorum.Tôi tên là Ursus Wehrli, và tôi hân hạnh được diễn thuyết ngày hôm nay về dự án của tôi, Nghệ Thuật Thu Dọn.
Adım Ursus Wehrli, bugün sizlere "Sanatı Toparlamak" adlı projemden bahsetmek istiyorum.Με λένε Ούρσους Βέρλι, και θα ήθελα να σας μιλήσω για το έργο μου, Τακτοποιώντας την Τέχνη.
Adım Ursus Wehrli, bugün sizlere "Sanatı Toparlamak" adlı projemden bahsetmek istiyorum.Казвам се Урсус Уерли и тази сутрин бих искал да говоря за проекта си, "Подреждане на Изкуството"
Adım Ursus Wehrli, bugün sizlere "Sanatı Toparlamak" adlı projemden bahsetmek istiyorum.Меня зовут Урсус Верли, и я хотел бы поговорить с вами этим утром о моем проекте "Искусство уборки".
Adım Ursus Wehrli, bugün sizlere "Sanatı Toparlamak" adlı projemden bahsetmek istiyorum.שמי אורסוס ווירלי, והבוקר ברצוני לשוחח איתכם על המיזם שלי, "לעשות סדר באמנות".
Adım Ursus Wehrli, bugün sizlere "Sanatı Toparlamak" adlı projemden bahsetmek istiyorum.اسمي أورسوس فيرلي، وأود أن أتحدث إليكم اليوم عن مشروعي، ترتيب الفن
Adım Ursus Wehrli, bugün sizlere "Sanatı Toparlamak" adlı projemden bahsetmek istiyorum.「アートの整頓」についてお話しします まず...ここまでで質問はございませんか?
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)A já si kreslila, abych rodinu spojila - ("Zůstávám spolu kvůli mým rodičům.")
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)Dan saya menggambar untuk mencoba menyatukan keluarga saya -- (Tawa)
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)E desenhava na tentativa de juntar a minha família. [Fico aqui contigo por amor aos meus pais.] (Risos)
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)En ik tekende om mijn familie samen te brengen -- (Gelach)
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)És azért rajzoltam, hogy összehozzam a családomat -- (Nevetés)
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)Et j'ai dessiné pour essayer de rassembler ma famille -- (Rires)
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)Iar eu am desenat încercând să-mi unesc familia -- (Râsete)
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)Jag ritade i försök att föra samman min familj -- (Skratt)
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)우리 가족들을 함께 모으기 위해 그렸습니다. (웃음) [나는 우리 부모님을 위해서 여기 같이 있는거야.]
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)Y dibujé para tratar de mantener unida a mi familia... (Risas)
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)Zatem rysowałam by znów ich zjednoczyć -- (Śmiech)
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)И аз рисувах опитвайки се да събера семейството си заедно - (Смях)
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)И я рисовала в попытках сплотить семью - Смех сплотить семью при помощи смеха.
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)וציירתי כדי לנסות לאחד את המשפחה שלי -- (צחוק)
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)وكنت أرسم محاولة ان اجمع عائلتي .. (ضحك)
Ailemi bir araya getirmek, toparlamak için çiziyordum -- (Gülüşmeler)(パパとママのために 一緒に来てあげたの) 一緒に笑いたくて描いていたのです
Beş: Toparlamak gerekirse,다섯째, 결국 말하자면,
Beş: Toparlamak gerekirse,ה': כל זה בא לומר,