Topaz, yönetmenliğini Alfred Hitchcock'un yaptığı 1969 yapımı bir filmdir.Topaz è un film del 1969 diretto da Alfred Hitchcock.
Bunun üzerine Olivia Amerika'dan apar topar Türkiye'ye gelir.Jimmy Jump sta tornando dall'Europa negli USA.
Muzaffer Parlamento birlikleri York yönüne kaçan Prens Rupert'i takip etmek için yeniden toparlandı.I fuggitivi dall'esercito del principe Rupert si aprirono la strada verso York.
Alay halen toparlanabilmiş değildir.Il raccoglitore può ancora non esserne impressionato.
Daha sonra toparlanarak ligi 11. sırada tamamladı.Fu nuovamente convocato per i mondiali dove terminò undicesimo.
Kurucusu Hilmi Topaloğlu'dur.La sua ombra è un pipistrello assassino.
Topal Ali kurnazlığı ve zekâsı ile öne çıkar.Lancia stregonerie utilizzando l'Intelligenza e la Volontà.
Fakat takımda bir toparlanma olmadı ve ligi sonuncu sırada tamamladı.La squadra però non resse l'impatto con la categoria e finì ultima.
Ama takım çabucak toparlanmaya başladı.La squadra viene costruita in fretta.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Passa dunque a casa per prendere le sue cose.
Besteci, 1903'te bir araba kazasında yaralanmış ve topal kalmıştır.Puccini ebbe un brutto incidente automobilistico (nel 1903), a seguito del quale si fratturò una gamba.
Elif’in ise ailesini toparlayabilmek için başka çaresi yoktur.Sarà proprio la piccola Eliza a trovare il modo per ricomporre l'unità della famiglia.
Guruludur ve babası Topal Eskici ile çok benzer karaktere sahiptir.Padre e figlio hanno caratteri simili, e sono molto legati.
1949'daki uçak kazasından sonra yeniden toparlanmaya çalışan Torino'nun önemli isimlerinden biri oldu.Nel 1954 fu ingaggiato dal Torino che mirava a ritornare Grande dopo la tragedia di Superga del 1949..
O, topa tekme attı.Он пнул мяч.
O, odasını toparladı.Он привёл в порядок свою комнату.
O, oyuncaklarını toparladı.Он собрал свои игрушки.
Futbolcu topa tekme attı.Футболист пнул мяч.
O onu toparladı.Он привёл его в порядок.
Tom kendini toparladı.Том взял себя в руки.
Tom oturma odasını toparladı.Том навёл порядок в гостиной.
En son ne zaman odanı toparladın?Когда в последний раз ты убирался в своей комнате?
Mayonu toparladın mı?Ты упаковала свой купальник?
Eşyalarımı toparladım ve onları bavuluma koydum.Я собрал свои вещи и положил их в чемодан.
Odayı toparladım.Я привёл в порядок комнату.
Ayrıca kod adı HTC Topaz olarak bilinir.Также известен под кодовым именем HTC Topaz.
Finler bu topa 122 H/10-30 adını verdi.Финское обозначение орудия — 122 H/10-30.
Topalak da bunlardandır.«Всё — из одного (единого).
Bazı topaçlar bir ip (kamçı) vasıtasıyla döndürülürler.У некоторых лёгочных (слизней) раковина редуцирована.
İsyancıların bu zayıflığından faydalanan IV. Murat 18 Mayıs günü Topal Recep Paşa'yı saraya çağırdı.Мурад IV, воспользовавшись этой слабостью, 18 мая того же года вызвал Топала-пашу во дворец.
Bu kil topaklarının, çanak çömlek yapmak üzere yoğurulduğu düşünülmektedir.Считалось, что эти предметы должны отогнать тучу.
Savaşta bir bacağını kaybettiğinden topaldır.В боях потерял ногу.
İki ayağı da topaldır.Обе его ноги бьющие.
Karısını yakın zamanda kaybetmiştir ve kendisini bir türlü toparlayamamıştır.Она соблазнила многих мужчин, и быстро забыла, кем является сама.
Besteci, 1903'te bir araba kazasında yaralanmış ve topal kalmıştır.В 1903 году Пуччини, заядлый автомобилист, попал в аварию.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.Я замер в ожидании удара и вытащил мяч именно из правого угла.
Birçok işte çalışarak, gerekli olan parayı topalamaya çalıştı.То есть тратило на свои нужды ровно столько, сколько зарабатывало.
Kendimizi toparladık ve müziğimizi yapmaya devam ettik.Это наша музыка, и мы хотим всё сделать сами.
Bu dönemde aile Topağacı semtindeki evlerinde yaşadı.Жил в доме для престарелых в этом же городе.
Topakkaya resimleriФотографии пассажного инструмента
Yükseknamlu çıkış hızı sayesinde zırh geçme özelliği artırılan topa F-34 adı verildi.На максимально возможной скорости объятый пламенем Т-34 протаранил немецкий бронепоезд.
Oyuncu fetihleri bırakarak apar topar Moskova'ya kuvvetleriyle geri döner.Продав бабушкины золотые украшения, они втроём переезжают в Москву.
Topal Osman Paşa hasta idi seraskerlikten affını istedi.Испуганный Самойлович немедленно послал просить прощения.
Topal Kuhn kendisini geri çeker; Gertrud’u bıkkınlıkla, korkuyla ve tiksintiyle gözlemler.Воскресшие Лакуф и Престо слушают его с интересом и недоверием.
1949'daki uçak kazasından sonra yeniden toparlanmaya çalışan Torino'nun önemli isimlerinden biri oldu.Погиб в авиакатастрофе под Турином в 1949 году.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Он идет в офис, чтобы собрать вещи.
Topa vücudun dizden aşağı herhangi bir bölümüyle dokunmak yasaktır.Запрещается прерывать любой луч частями тела.
Ama takım çabucak toparlanmaya başladı.Но команда быстро нашла ему замену.
Buraya kadar hiçbir Alman oyuncu henüz topa dokunamamıştı.На настоящий момент ни один игрок ещё не смог достичь этого звания.
Tüm düzenlemeler dağılan orduyu toparlamak için yapılmaktaydı.Их нужно было уничтожить, заменив правильно организованной армией.
Ona tikler, topallık, veya senin istediğin hiçbir şeyi vermeyeceğim," dedi.Вы хотите остаться в живых, и я не могу вести вас к тому, что вам претит».
Aile bireylerinin elinde bulunan şirketin hisseleri de büyük ölçüde bir araya toparlandı.Таким образом, жители одного общинного дома держали все запасы вместе.
"Çağımızın Bir (Başka) Kahramanı: Topal Osman".Шей-за’ны (Сжёгшие Душу) — народ, родственный йе-арре.
1990 krizinde battı ve ardından tekrar toparlandı.В 1990 году дом сгорел и затем был отстроен заново.
Buna karşın takım tekrar toparlanarak ilk senesinde tekrar lige çıktı.Группе пришлось вернуться назад, чтобы начать всё сначала.
Hastalığın sonucu olarak önce topallamaya başladı; ardından da yürüme, konuşma yetilerini kaybetti.Был одним из первых, кто встретил Дио после воскрешения, и тогда чуть не потерял жизнь, но со страхом сбежал.
Şirket daha sonra toparlandı ve 1951 yılında 1300 mağazaya ulaştı.Розничная сеть быстро развивалась, достигнув к концу 2005 года 1500 магазинов.
9 Haziran 1921 tarihinde birkaç Yunan savaş gemisi, İnebolu'yu topa tuttu.في 9 يونيو 1921 قصفت بعض السفن اليونانية إينونو.
Saranac Lake, New York'ta toparlandıktan sonra Barnard College'ta 1924 ve 1925'te birkaç dönem eğitim gördü.وبعد أن تعافت من ذاك المرض في سارانك ليك بنيويورك، حضرت فصلين دراسيين في كلية بارنارد في عامي 1924 و 1925.
1999'dan bu yana ekonomi toparlandı ve son yıllarda büyüme %4-6 seviyelerine yükseldi.منذ عام 1999 بدأ الاقتصاد في التعافى وتسارع النمو إلى أكثر من 4٪ - 6٪ في السنوات الأخيرة.