Ana içeriğe geç
Sözlük

topa ile cümle

topa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tasmanya canavarı 1941'de koruma altına alında ve nüfusu yavaşça kendini toparladı.Le diable de Tasmanie a été légalement protégé en 1941 et la population s’est doucement rétablie.
İki kardeş “sakat”tırlar: Recep cüce, İsmail ise topaldır.Deux singles en sont issus : "Hieeee" et "This is My Hair",,,.
Savaşta bir bacağını kaybettiğinden topaldır.C'était un invalide qui avait perdu une jambe à la guerre.
Caligula saltanatının altıncı ayında ciddi biçimde hastalandı ve bir daha asla kendini toparlayamadı.Six mois après le début de son règne, Caligula tombe malade et ne se rétablit jamais totalement.
Kasparov daha sonra " (oyun süresince Topalov) yukarı bakıyordu.Elle a même été jouée occasionnellement par Garry Kasparov (voir partie ci-dessous).
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.Le SS m’a ordonné de me tourner vers la tranchée, il a tiré et m’a donné un coup de pied.
Ama takım çabucak toparlanmaya başladı.Toutefois, le peloton les reprend rapidement.
Basın, bu "canavar" kullanan "çılgınları" topa tutar.La presse d'abord se fustige de ces « forcenés » conduisant des « monstres ».
Oyun, bir oyuncunun topa tekme vurmasıyla başlar.La partie commence lorsqu’un attaquant reçoit le disque.
Toparlayıcı bir Antropolojiye Dair Düşünceler (Homo sum.Pour les articles homonymes, voir Antinoüs (homonymie).
1856 - İngiliz donanması, Çin'in Kanton şehrini topa tuttu.1857 : les troupes franco-britanniques bombardent Canton.
"Çakıcı topa tuttu".Un rideau à tirer. ».
Bu nedenle kaçan Haçlı süvariler kendilerini toparlama imkanı bulamadılar.Aucun des soldats sikhs piégés ne réussit à s'échapper.
Bu dönemde aile Topağacı semtindeki evlerinde yaşadı.À partir de ce moment, il vivait dans sa ville natale.
Çocukluğundan itibaren topallıyor ve bir koltuk değneğinin yardımı ile yürüyordu.Du coup, elle s'est tordu la cheville et marche en s'aidant d'un bâton.
Bu para ile Aleksios, Salonica yakınlarında bir ordu toparladı ve Boemondo ile savaşmaya koyuldu.Ceci lui permit de rassembler une armée près de Salonique avec laquelle il put attaquer Bohémond.
En büyük özellikleri topa tek hamlede vurabilmektir.Sa principale qualité est de pouvoir tirer avec une seule main.
Rocky ise birkaç defa yere düşsede tekrar toparlanmıştır.Dors le retrouve quasiment gelé quelques heures plus tard.
Ben de topa ters bir vuruş yaptım.Mais j'ai aussi dû faire face à quelques coups bas.
Bunun üzerine Olivia Amerika'dan apar topar Türkiye'ye gelir.Finalement, Farina exporte les voitures vers l'Amérique.
Bir müddet sonra Mustafa Topaloğlu firmadan ayrıldı.Peu de temps après, Murakami quitte l'éditeur.
Bizans'ın toparlanması, Komnenos restorasyonunu başlattı.La bizantinos recuperados comenzaron la restauración Comneno.
Buraya kadar hiçbir Alman oyuncu henüz topa dokunamamıştı.Ningún jugador alemán obtuvo algún punto.
Bunlardan en büyük iki hukuk akademisine ev sahipliği yapan Tzippori ve Lydda bir daha asla toparlanamamıştır.Tzippori y Lydda (sitio de dos de las academias legales principales) nunca fueron reconstruidas.
Başlangıçtaki atak Taliban'ı güçten düşürdü, fakat Taliban kuvvetleri yeniden toparlandılar.El ataque inicial sacó a los talibanes del poder, pero estos recobraron fuerza.
Bu şekilde en son topa kadar geçer.Nos merecemos la última bola.
Bu da Avusturya'nın toparlanıp savaştaki inisiyatifi Osmanlı İmparatorluğu'ndan almasını sağladı.Esto hizo que Irán se reagrupara y se preparara para una invasión de Irak.
Bu nedenle karısı Mina'yı Dresden'de bırakarak apar topar Zürih'e kaçtı.Dejó a su mujer, Minna, en Dresde, y huyó a Zúrich.
Topal lakapli Hasan Sitti ve kardesi sittioğullarının öndegelen büyükleridir.El asesinato del señor de Faenza y su hermano bastardo.
Rick, kendisini toparlar ve yeni doğmuş kızını görmeye gider.Max se decepciona y trata de celebrar su cumpleaños solo.
Ancak bir süre sonra tekrar toparlandı.Más tarde se recuperó parcialmente.
Oyuncular aynı anda topaçlarını döndürürler.Todos los jugadores tiran al mismo tiempo dados.
Topaktaş, Kahramanmaraş ilinin Afşin ilçesine bağlı bir köydür.También es costumbre llamar hereu de una población a su primer representante masculino.
Bu nedenle dağınık olarak inebilen taburlar bir hayli zor şartlarda toparlanabildiler.Aquellos que no pudieron escapar a tiempo enfrentaron circunstancias muy difíciles.
En büyük özellikleri topa tek hamlede vurabilmektir.Su tiro especial convierte el balón en un caballo.
Topa her dokunduğu anda yuhalandı.Se desmaya cada vez que la toca.
"Çakıcı topa tuttu".Me han dado una puñalada trapera"».
Tüm düzenlemeler dağılan orduyu toparlamak için yapılmaktaydı.Todas estaban diseñadas de manera que pudiesen cortar el viento norte.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.La mayoría comenzó a preparar su equipaje.
Yerine İstanbul sedaret kaymakamlığına Topal Recep Paşa getirilmiştir.Posteriormente fue demolida levantándose en su lugar un templo de estilo modernista.
Arkadan vur oğlum dedi ve topa dokunduğum an vurdum zaten.Tomando la pelota antes de que caiga al suelo una vez haya sido bateada por el bateador.
RKKA tanksavar tümenleri için daha geniş kalibreli topa ihtiyaç duyuyordu.Alemania tuvo que desarrollar un cortador de cable más efectivo.
Birçok işte çalışarak, gerekli olan parayı topalamaya çalıştı.Para ello, asume diversos trabajos para recaudar el dinero que necesita.
Tekrar toparlanan 6. Ordu Stalingrad'a girmeye başladı.1º Clasificado por equipos Volta a Catalunya.
Fakat çok geçmeden kendisini toparlamış ve eğitimine devam etmiştir.Debía aprender rápidamente y además trabajar.
Topa falsolu vuruşları da ünlüdür.Las Ventanillas de Combayo son también admirables.
Ailecek eşyalarını toparlayıp kente göçmeye ve orada yeni bir hayata başlamaya karar verirler.Por eso decide matar a toda su familia y comenzar una nueva vida.
Meazza, takımı toparlamayı başardı.Totsuko se veía obligado a fabricar su propio equipo.
Topanga'nın nüfusu 2000 yılı itibarıyla 5,441 kişidir.Nel 2000 Topanga contava 5.441 abitanti.
Savaşta bir bacağını kaybettiğinden topaldır.Durante questa guerra aveva perso una gamba.
Bunlardan en büyük iki hukuk akademisine ev sahipliği yapan Tzippori ve Lydda bir daha asla toparlanamamıştır.Zippori e Lidda (sede di due delle maggiori accademie legali) non si ripresero mai più.
Finler bu topa 122 H/10-30 adını verdi.I finlandesi ridenominarono il pezzo 122 H/10-30.
Yeni bir topa ihtiyaç duyulduğu açıktı.Richiede l'utilizzo di una palla.
Daha sonra bu rakamlar yirmi iki 40 mm ve yirmi dört 20 mm topa yükseltildi.Quest'ultima dotazione fu aumentata successivamente a 22 cannoni da 40 mm e 24 da 20 mm.
Raşit topallayarak yürüyen bir gençtir.Una giovane suora sta passeggiando.
Oyunun temel kuralına göre oyuncular, topa el veya kolla müdahale etmemelidir.Ad eccezione del portiere, nessun giocatore può giocare la palla con la mano.
Ancak bir süre sonra tekrar toparlandı.Solo molto tempo dopo vennero nuovamente inserite.
Topalak yemegi ve bulgur pilavıdır.Si nutre di tuberi e bulbi.
Ani toparlanmalı (Step-Recovery) diyotlar varaktör diyotların daha da geliştirilmişlerdir.I più veloci a muoversi furono quelli che riconobbero il loro vantaggio."
Üç parmağı kesilir ve iki ayağı da kırılır, bu yaralar yüzünden hayatının sonuna dek topallayacaktır.Infermo di ambedue le gambe, camminerà per tutta la vita con le stampelle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod