Otur, kendini toparla sonra geri gel ve benimle konuş benimle bir "şey" gibi konuşabildiğinde... ne gibi?أجلس هناك ، أستجمع نفسك وعُد للحديث معي
Otur, kendini toparla sonra geri gel ve benimle konuş benimle bir "şey" gibi konuşabildiğinde... ne gibi?頭を冷やしてから また話に来るときは もっと「何らしく」話しなさいと?
O zaman bu yol üzerinde sürerseniz, topakları dışarı çıkarırsınız -- tam da burada gördüğümüz şey.Ak potom idete po ceste, vyberáte tie zhluky -- čo sme tu práve videli.
O zaman bu yol üzerinde sürerseniz, topakları dışarı çıkarırsınız -- tam da burada gördüğümüz şey.Als je dan over de weg rijdt, maak je het toeslagmateriaal los, wat we daarnet zagen.
O zaman bu yol üzerinde sürerseniz, topakları dışarı çıkarırsınız -- tam da burada gördüğümüz şey.Când conduci pe drum, aceste agregate sunt ceea ce tocmai am văzut.
O zaman bu yol üzerinde sürerseniz, topakları dışarı çıkarırsınız -- tam da burada gördüğümüz şey.Depois, se você conduz na estrada, você tira os agregados. É o que vimos aqui.
O zaman bu yol üzerinde sürerseniz, topakları dışarı çıkarırsınız -- tam da burada gördüğümüz şey.E le gomme dei mezzi di passaggio asportano i ciottoli -- come abbiamo appena visto.
O zaman bu yol üzerinde sürerseniz, topakları dışarı çıkarırsınız -- tam da burada gördüğümüz şey.Ensuite si vous roulez sur cette route, vous arrachez les agrégats -- ce que nous venons de voir ici.
O zaman bu yol üzerinde sürerseniz, topakları dışarı çıkarırsınız -- tam da burada gördüğümüz şey.Entonces, si conducen por la carretera, sacarán los agregados... como lo vimos aquí.
O zaman bu yol üzerinde sürerseniz, topakları dışarı çıkarırsınız -- tam da burada gördüğümüz şey.Így amikor utazunk, a kerék gumija felveri a kavicsokat, amiket az imént láttunk.
O zaman bu yol üzerinde sürerseniz, topakları dışarı çıkarırsınız -- tam da burada gördüğümüz şey.Kiedy ktoś przejeżdża, ziarna się przemieszczają, co mieliśmy okazję zobaczyć.
O zaman bu yol üzerinde sürerseniz, topakları dışarı çıkarırsınız -- tam da burada gördüğümüz şey.그리고 그 위를 운전하면, 도로가 패입니다. 우리가 방금 보았듯이 말이죠.
O zaman bu yol üzerinde sürerseniz, topakları dışarı çıkarırsınız -- tam da burada gördüğümüz şey.Lalu saat Anda berkendara, Anda melepaskan batu-batu -- seperti yang Anda lihat di sini.
O zaman bu yol üzerinde sürerseniz, topakları dışarı çıkarırsınız -- tam da burada gördüğümüz şey.Når man så kører på vejen, tager man helheden ud -- det vi lige så her.
O zaman bu yol üzerinde sürerseniz, topakları dışarı çıkarırsınız -- tam da burada gördüğümüz şey.Rồi nếu lái xe lên chỗ đường đó, bạn sẽ phá hủy những khối kết tập này -- như chúng ta vừa thấy ở đây.
O zaman bu yol üzerinde sürerseniz, topakları dışarı çıkarırsınız -- tam da burada gördüğümüz şey.Takže potom, když jedete po této cestě, vytrhujete tyto kamínky -- což jsme tady viděli.
O zaman bu yol üzerinde sürerseniz, topakları dışarı çıkarırsınız -- tam da burada gördüğümüz şey.Wenn man nun über die Straße fährt, entfernen sich die Aggregate, was wir gerade hier gesehen haben.
O zaman bu yol üzerinde sürerseniz, topakları dışarı çıkarırsınız -- tam da burada gördüğümüz şey.Και έτσι αν οδηγείτε πάνω στο δρόμο, βγάζετε τα αδρανή υλικά -- αυτό που μόλις είδαμε εδώ.
O zaman bu yol üzerinde sürerseniz, topakları dışarı çıkarırsınız -- tam da burada gördüğümüz şey.Затем, когда вы едете по дороге, материал растаскивается, как мы только что видели здесь.
O zaman bu yol üzerinde sürerseniz, topakları dışarı çıkarırsınız -- tam da burada gördüğümüz şey.Тогава, всекъ път когато карате по пътя, пълнежа ще се отлепя -- това точно видяхме сега.
O zaman bu yol üzerinde sürerseniz, topakları dışarı çıkarırsınız -- tam da burada gördüğümüz şey.Тоді, якщо ви їдете дорогою, ви відколюєте ці агрегати - саме так, як я щойно показав.
O zaman bu yol üzerinde sürerseniz, topakları dışarı çıkarırsınız -- tam da burada gördüğümüz şey.אז אם אתה נוהג על הכביש, אתה עוקר החוצה את האגרגטים -- מה שבדיוק ראינו כאן.
O zaman bu yol üzerinde sürerseniz, topakları dışarı çıkarırsınız -- tam da burada gördüğümüz şey.و حينها عند القيادة على الطريق ستتلف المجاميع و هو ما شاهدناه هنا
O zaman bu yol üzerinde sürerseniz, topakları dışarı çıkarırsınız -- tam da burada gördüğümüz şey.先程見たような光景になってしまうんです この問題の解決に向けて 自己修復性アスファルトを思いつきました
- Patent Bürosu'nda akrabanız mı var? - Evet, sayılır. Beni apar topar buraya getirdiniz..אני הכי טוב כי אני עובד עם הכי טובים אם אתה לא סומך על אנשיך
Peki ekonomi toparlarsa ne olur?A co się stanie, kiedy gospodarka odżyje?
Peki ekonomi toparlarsa ne olur?Cosa accadrà quando l'economia si riprenderà?
Peki ekonomi toparlarsa ne olur?Dar ce se întâmplă când economia își revine?
Peki ekonomi toparlarsa ne olur?Điều gì sẽ xảy ra khi kinh tế được hồi phục?
Peki ekonomi toparlarsa ne olur?Hvad sker der når økonomien kommer sig?
Peki ekonomi toparlarsa ne olur?경기가 회복되면 어떻게 될까요?
Peki ekonomi toparlarsa ne olur?Mi lesz, mikor a gazdaság helyreáll?
Peki ekonomi toparlarsa ne olur?O que vai acontecer quando a economia recuperar?
Peki ekonomi toparlarsa ne olur?Que se passera t-il lorsque la reprise économique sera là ?
Peki ekonomi toparlarsa ne olur?Que sucederá cuando la economía se recupere?
Peki ekonomi toparlarsa ne olur?Was passiert, wenn sich die Wirtschaft wieder erholt?
Peki ekonomi toparlarsa ne olur?Wat gebeurt er als de economie herstelt?
Peki ekonomi toparlarsa ne olur?Τι συμβαίνει όταν αναζωογονείται η οικονομία;
Peki ekonomi toparlarsa ne olur?Какво се случва, когато икономиката се възстанови?
Peki ekonomi toparlarsa ne olur?Но что будет, когда экономика оживёт?
Peki ekonomi toparlarsa ne olur?Що станеться коли економіка піде вгору?
Peki ekonomi toparlarsa ne olur?מה קורה כאשר הכלכלה מתאוששת?
Peki ekonomi toparlarsa ne olur?ماذا يحدث عندما ينتعش الإقتصاد ؟
Peki ekonomi toparlarsa ne olur?今のペースでいっても、2015年までには少なくとも25億台の
Rasgele olayları toparlamak demek mesela turaları saymak gibi dir.E você está somando eventos aleatórios como se estivesse contando o número de caras.
Rasgele olayları toparlamak demek mesela turaları saymak gibi dir.Gdy sumuje się wiele losowych wydarzeń, to trochę jak nasze zliczanie ilości reszek.
Rasgele olayları toparlamak demek mesela turaları saymak gibi dir.Získáme náhodné události podobné sčítání počtu hlav.
Rasgele olayları toparlamak demek mesela turaları saymak gibi dir.Когато добавяме случайни събития, това е сякаш преброяваме броя ези-та.
Rene Magritte'i toparlamak -- bu gerçekten eğlenceli.르네 마그리트를 정리한 거죠. 이건 정말 재미있어요.
Rene Magritte'i toparlamak -- bu gerçekten eğlenceli.Le bazar de Rene Magritte -- ranger ça est très amusant.
Rene Magritte'i toparlamak -- bu gerçekten eğlenceli.Ordenar a Rene Magritte, eso es realmente entretenido.
Rene Magritte'i toparlamak -- bu gerçekten eğlenceli.Ordonând Rene Magritte -- asta e foarte distractiv.
Rene Magritte'i toparlamak -- bu gerçekten eğlenceli.Organizovat Rene Magritta je supr.
Rene Magritte'i toparlamak -- bu gerçekten eğlenceli.Porządkowanie Rene Magritte'a -- to jest prawdziwa zabawa.
Rene Magritte'i toparlamak -- bu gerçekten eğlenceli.Rene Magritte aufräumen -- das macht wirklich Spaß.
Rene Magritte'i toparlamak -- bu gerçekten eğlenceli.Rene Magritte rendberakása - ez már igazi élvezet.
Rene Magritte'i toparlamak -- bu gerçekten eğlenceli.René Magritte wat opruimen -- Dit is pas echt leuk.
Rene Magritte'i toparlamak -- bu gerçekten eğlenceli.Riassettare Rene Magritte, questo è davvero divertente.
Rene Magritte'i toparlamak -- bu gerçekten eğlenceli.Thu dọn Rene Magritte -- thật sự vui nhộn.
Rene Magritte'i toparlamak -- bu gerçekten eğlenceli.Τακτοποιώντας τον Ρενέ Μαγκρίτ - πολύ διασκεδαστικό.